İçeriğe geç

M20-D01

Sistem kuramı ve çift

Döngüsel nedensellik, homeostaz ve sınır kavramlarını çift ilişkisine uygular.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M20, Sistemik ve diğer yaklaşımlar · 3.171 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Terapi Akademisi’nde: S05-P01-D06 · S07-P01-D05

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Döngüsel nedensellikte "kim başlattı" sorusu cevapsızdır; her eş aynı çemberi kendi işine gelen yerden keser.

Bir eş yeni bir şey denediğinde ötekinin tedirgin olması, sistemin tanıdık düzene dönme eğilimidir; değişimin boşa gittiğini göstermez.

Aynı hamlenin dozunu artırmak birinci düzeyde kalır; çemberin yönü ancak onu yöneten kural değişince döner.

Çiftin sınırı ne kadar kalın olursa o kadar iyi değildir; kayınlar, çocuklar ve dış dünya için ayar konudan konuya değişir.

Bir belirtinin ailede iş gördüğü fikri terapistin cebinde bekleyen bir tahmindir; aileye hüküm olarak okunmaz, belirtinin tedavisini de ertelemez.

Şiddet ve korku olan bir ilişkide döngü dili sorumluluğu bölüştürmek için kullanılmaz; orada güç ve güvenlik konuşulur.

Açılış sahnesi

Üçüncü görüşmenin yirminci dakikası. Yadigar koltuğun ucuna oturmuş, Sacit pencereye bakıyor. Terapist geçen perşembe akşamını sorduğunda ikisi aynı akşamı anlatıyor, ama iki ayrı başlangıç noktasından.

Yadigar: "Eve geliyorum, bir şey soruyorum, cevap yok. Bir daha soruyorum, yine yok. Üçüncüsünde tabii ki sesim yükseliyor. O sustuğu için bağırıyorum." Sacit kollarını kavuşturuyor: "Kapıdan girer girmez ses tonundan anlıyorum. Ne desem yanlış olacak. Ben de susuyorum. O bağırdığı için susuyorum."

Terapist kalkıp tahtaya bir çizgi değil, bir çember çiziyor. Bir noktasına "Sacit susuyor", ondan sonrakine "Yadigar sesini yükseltiyor", sonrakine "Sacit daha da çekiliyor", sonrakine "Yadigar daha da yükseliyor" yazıyor; ok başa dönüyor. "Bu çemberin başı nerede?" diye soruyor. Yadigar Sacit'in sessizliğini, Sacit Yadigar'ın sesini gösteriyor.

Terapist çemberin dışına küçük bir nokta koyuyor: "Bu sırada on dört yaşındaki kızınız nerede?" Yadigar "Odasında, müziği açar," diyor. Sacit ekliyor: "Bazen de aşağı iner, bir matematik sorusu sorar." "Soru sorduğunda ne oluyor?" Kısa bir sessizlik. Yadigar yavaşça cevap veriyor: "Kavga duruyor. İkimiz de ona dönüyoruz." Terapist noktayı çemberin üstüne taşıyor. Çember artık üç kişilik.

Odada kimse yalan söylemiyor. Her biri çemberin bir noktasından anlatıyor ve o noktayı başlangıç sanıyor.

Bu derste ne olacak

M20 sistemik düşünceyle ve onun yanında gelişen başka ekollerle açılıyor; M19-D12 davranışçı modülü bir oturumun içinden kapatmıştı. Bu ilk derste, aile ve çift terapisinin kuramsal zemini olan sistem kuramının dört kavramını çift ilişkisine uyguluyoruz: döngüsel nedensellik, homeostaz, sınırların geçirgenliği ve semptomun işlevi.

Döngüyü bu modüle kadar iki dille konuştuk. M17-D02 onu bağlanma duygularına inen bir kapı olarak izledi, M19-D05 kutuplaşma süreci olarak çözümledi. Burada üçüncü dil sistem kuramının dili: Kim başlattı sorusu neden cevapsız kalır, bir eş değişince ilişki onu neden eski yerine çeker? Sınırı M10-D05'ten alıp açık ve kapalı sistem fikrine bağlayacak, sonra semptomun ailede iş gördüğü iddiasını ve feminist eleştirinin bu dile itirazını ele alacağız.

Sıfır noktası

Gündelik düşünce doğrusal ilerler: Bir neden vardır, ardından bir sonuç gelir. İki insanın birbirine verdiği karşılıklarda ise her davranış aynı anda hem öncekinin sonucu hem sonrakinin nedenidir. Yadigar'ın sesi Sacit'in sessizliğine bir cevap, Sacit'in sessizliği de Yadigar'ın sesine bir cevap.

Terapi S05-P01-D06 bu karşılıklılığa genel psikoterapi açısından değinmişti. Bu derste aynı fikri çiftin gündelik hayatına ve terapistin formülasyonuna taşıyoruz.

Mekanizma

Çemberin başı yok: döngüsel nedensellik

Sistemik düşünce çifti, parçaları birbirini sürekli etkileyen bir bütün olarak okur; nedeni bir kişinin içinde değil, karşılıkların sırasında arar.

Döngüsel nedenselliğin pratik sonucu, "kim başlattı" sorusunun cevapsız kalmasıdır. İletişim kuramcıları bunu bir noktalama sorunu olarak tarif etti: Aynı dizi, nereye virgül koyduğunuza göre farklı bir cümle olur. Yadigar diziyi Sacit'in sessizliğinden, Sacit Yadigar'ın sesinden başlatıyor; ikisi de aynı çemberi farklı yerden kesiyor. M07-D03'te okur katmanında anlatılan talep ve geri çekilme döngüsü bu yapının en bilinen örneği; sistem kuramı aynı mantığı her tekrarlayan örüntüye uygular.

Bazı zincirler gerçekten tek yönlüdür: Bir kaza ya da hastalık çiftin başına gelir. Sistemik terapist bunları yok saymaz; karşılık dizisini nasıl değiştirdiklerine bakar.

Sistemin dengesi: homeostaz ve değişime direnç

İkinci büyük fikir, ilişkilerin kendi dengesini koruma eğilimidir. Mutsuz bir çift neden mutsuzluğunu korusun? Çünkü dengenin iyi ya da kötü olması belirleyici değildir; sistem önce tanıdık olanı korur.

Terapist için sonucu şudur: Bir eş gerçekten farklı davrandığında öteki rahatlamak yerine huzursuzlanabilir. Sacit bir akşam susmak yerine konuşmayı denese, Yadigar'ın ilk tepkisi sevinç değil şüphe olabilir: "Bu ne şimdi, kim söyledi sana?" Bu tepki kötü niyet değildir; yeni bir hamlenin, sistemin eski kurallarına göre okunmasıdır.

Kuralları yerinde bırakıp yalnız davranışın miktarını değiştiren değişim birinci düzeydedir: daha yüksek sesle istemek, daha uzun susmak. Kuralın kendisini değiştiren ikinci düzey değişimi Terapi S05-P01-D06 "kuralı değiştiren değişim" diye tanıtmıştı; tekniğe nasıl dönüştüğü M20-D03'ün, stratejik ekolün konusu. Burada tek not: Homeostaz en çok birinci düzey çabaları yutar.

Homeostaz yalnız direnç de değildir; Cox ve Paley'in dinamik sistem dili iki yanı birlikte tutar: Sistem hem kendini düzenler hem yeniden düzenlenir.

Sınırlar, geçirgenlik ve açık sistem

M10-D05 çift sınırını bir duvar değil bir harita olarak tarif etmişti, M10-D06 da ailenin içindeki alt sistemleri. Sistem kuramı bu iki fikri tek bir soruda birleştirir: Bilgi, duygu ve karar, çiftin sınırından ne kadar kolay geçiyor?

Geçirgenlik iki uçta sorun üretir. Çok geçirgen sınırda kararlar kayınlara, çocuklara, arkadaşlara dağılır; çok kalın sınırda çift dışarıdan yardım ve bilgi alamaz. Açık bir sistem çevresiyle alışveriş edip yeni bilgiyle uyum sağlar; görece kapalı bir sistem içine döner ve eski kurallarını korumaya yatkındır. Hiçbir çift tam açık ya da tam kapalı değildir; soru, hangi konuda hangi geçirgenliğin bu iki insana yaradığıdır.

M12-D05, ayrılmış ebeveynlerin anlaşmazlığında çocuğun arada kalma duygusuna ad vermişti. Sistemik okuma o durumu da sınır diliyle görür: İki yetişkinin sınırı netleşmediğinde çocuk o boşluğu doldurmaya çekilir.

Semptomun işlevi: iddia ve eleştirisi

Sistemik ekollerin en çok tartışılan fikri, bir aile üyesindeki semptomun ailede bir iş gördüğü iddiasıdır. Açılıştaki kızın matematik sorusu bu fikrin küçük bir örneği: Kavga yükseldiğinde aşağı inmesi, ebeveynlerini bir anlığına ortak bir göreve yöneltiyor ve kavgayı durduruyor.

Fikir terapiste yeni bir soru verir: Bu sorun ortadan kalksa evde ne açığa çıkardı? Tehlikesi iki yerde. Birincisi, belirtiyi taşıyan kişinin acısını bir araca indirgeyebilir: Bir çocuğun kaygısı, bir ergenin yeme sorunu, bir yetişkinin depresyon belirtileri kendi başına gerçek ve tedavi gerektiren durumlardır. İkincisi, ebeveynlere örtük bir suçlama taşıyabilir: "Çocuğunuz sizin evliliğiniz yüzünden hasta." Böyle bir suçlama aileyi terapiden de uzaklaştırabilir.

Feminist aile terapistleri sistemik dilin bir başka kör noktasını gösterdi. M15-D01'de tanımlanan feminist eleştiri, "döngü" ve "karşılıklılık" dilinin eşler arasındaki güç farkını görünmez kıldığını savundu. Şiddet uygulayan ile şiddete uğrayan aynı çemberin iki eşit noktası gibi görünürse sorumluluk iki kişiye dağılır. M13-D01'in anlattığı güç dengesizliği tam bu yerde kaybolur.

Goldner ve arkadaşları sistemik düşünceyi atmıyor; döngünün içine cinsiyetin ve gücün kurallarını yerleştiriyor. Sonuç açık: Döngüsel nedensellik, bir eşin ötekine zarar verdiği ilişkide sorumluluğu bölüştürmek için kullanılamaz. Şiddet döngünün bir halkası değil, uygulayanın sorumlu olduğu bir eylemdir; M13-D01 bunu güç diliyle, M16-D04 ise klinik tarama diliyle zaten kurdu.

Usta katmanı

Terapi S07-P01-D05'teki sistemik formülasyon merkeze bir kişiyi değil bir örüntüyü koyar; sistemik terapist bu dersin dört kavramını dört soruya çevirir. Döngü sorusu: Bu kavgada her birinizin hamlesi ötekinin hangi hamlesine cevap? Homeostaz sorusu: Biriniz değişirse, kim ve ne bunu eski yerine çekmeye çalışır? Sınır sorusu: Bu konuda kararı kim veriyor, kim haberdar ediliyor, kim dışarıda bırakılıyor? İşlev sorusu: Bu sorun ortadan kalksa evde neyle yüz yüze kalırdınız?

Bu sorular çiftin bakış yerini değiştirdiği için kendileri birer müdahaledir; yanlış zamanda sorulduklarında da bir eşin acısını küçültebilirler. Sistemik bir soruyu hangi ritimde ve hangi eşe önce soracağına karar vermek, okunan sayfalardan değil, gözetim altında yürütülen vakalardan biriken bir zanaattir.

Güvenlik burada tek bir cümleyle ayrılır: Bir eşin ötekinden korktuğu bir evde çember çizmek, korkunun kaynağını iki kişiye bölüştürür; böyle bir işaret görülünce sistemik okuma bekler ve M16-D04'teki tarama öne geçer.

Etkililik konusunda önce bir ayrım: "Sistemik terapi" tek bir protokol değil, birçok ekolün şemsiyesidir ve derlemeler onu bütün olarak değerlendirir.

Carr'ın listesinde yakın partner şiddetinin geçmesi dikkatle okunmalı: Bu, şiddetin olduğu her ilişkide ortak çift terapisinin ilk adım olduğu anlamına gelmez; M13-D10 bu ayrımı kurdu.

Yaygın yanlış"Döngüsel nedensellik, kimsenin sorumlu olmadığı anlamına gelir."
Doğrusu

Döngü, iki kişinin birbirine nasıl karşılık verdiğini anlatır; hamlelerin ağırlığını eşitlemez. M15-D01'deki feminist eleştiri ve Goldner ile arkadaşlarının modeli, şiddet ve güç farkı olan ilişkilerde bu dilin sorumluluğu dağıtabileceğini açıkça gösterdi.

Yaygın yanlış"İlişki değişime direniyorsa bir eş değişmek istemiyordur."
Doğrusu

Homeostaz bir niyet değil, sistemin tanıdık olana dönme eğilimidir. Bir eşin değişimine verilen ilk huzursuzluk, çoğunlukla yeni hamlenin eski kurallarla okunmasıdır; değişim isteğinin olmadığını kanıtlamaz.

Yaygın yanlış"Çocuğun sorunu her zaman ebeveynlerin evliliğinden kaynaklanır."
Doğrusu

Semptomun işlevi bir klinik hipotezdir, bir yasa değil. Bir çocuğun kaygısı ya da bir yetişkinin hastalığı kendi başına gerçek bir durumdur; sistemik okuma onun bakımının yerine geçmez, yanına eklenir.

Yaygın yanlış"Sistemik terapinin etkili olduğu kanıtlandığına göre bütün kavramları da doğrudur."
Doğrusu

Von Sydow ve arkadaşlarının ve Carr'ın derlemeleri tedavi paketlerini değerlendiriyor, kavramları değil; homeostazın ya da semptomun işlevinin ayrı ayrı doğrulandığını söylemiyorlar.

Kanıtın sınırı

Buradaki kavramlar büyük ölçüde kuramsaldır; aile terapisinin kurucu kuşağının klinik gözlemlerinden doğdular ve Cox ile Paley'in derlemesi de onları doğrudan sınamıyor. Etkililik tarafında von Sydow ve arkadaşlarının ve Carr'ın derlemeleri sistemik terapiyi bir bütün olarak destekliyor; hangi bileşenin, hangi kavramın bu etkiden sorumlu olduğu bilinmiyor. Von Sydow'un derlemesi 2008'e kadarki çalışmalar ve tanı almış yetişkinlerle sınırlı. Goldner ve arkadaşlarının modeli klinik bir öneri olarak kaldı ve yalnız erkeğin kadına yönelik şiddetini ele aldı; aynı cinsiyetten çiftlerde ya da farklı güç düzenlerinde nasıl işlediği tartışmaya açık. Bu kavramların farklı kültürlerde, özellikle genişletilmiş aile yapısının belirgin olduğu toplumlarda aynı biçimde genellenip genellenemeyeceği de yeterince araştırılmadı.

Kendin dene

Aklında kalsın

Döngüsel nedensellikte "kim başlattı" sorusu cevapsızdır; her eş aynı çemberi kendi işine gelen yerden keser.

Bir eş yeni bir şey denediğinde ötekinin tedirgin olması, sistemin tanıdık düzene dönme eğilimidir; değişimin boşa gittiğini göstermez.

Aynı hamlenin dozunu artırmak birinci düzeyde kalır; çemberin yönü ancak onu yöneten kural değişince döner.

Çiftin sınırı ne kadar kalın olursa o kadar iyi değildir; kayınlar, çocuklar ve dış dünya için ayar konudan konuya değişir.

Bir belirtinin ailede iş gördüğü fikri terapistin cebinde bekleyen bir tahmindir; aileye hüküm olarak okunmaz, belirtinin tedavisini de ertelemez.

Şiddet ve korku olan bir ilişkide döngü dili sorumluluğu bölüştürmek için kullanılmaz; orada güç ve güvenlik konuşulur.

Sonraki derse köprü

Sınırı burada bir geçirgenlik sorusu olarak bıraktık. Sistemik ekollerden biri bu soruyu ileri taşıdı ve aileyi bir yapı olarak, kimin hangi alt sistemde durduğunu ve kararın kimde olduğunu gösteren bir harita gibi okudu. O ekol açılıştaki kızın matematik sorusuna da kendi sorusuyla bakar: Çocuk hiyerarşinin hangi katına çekiliyor? Sıradaki ders bu haritanın nasıl çizildiğini ve çift terapisinde ne işe yaradığını gösteriyor: Yapısal yaklaşım.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.