M19-D12
Bir oturumun anatomisi
Bütüncül davranışçı bir oturumun akışını ve terapistin değişim ile kabul arasındaki kararlarını çözümler.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M19, Davranışçı ve bütüncül yaklaşımlar · 3.114 kelime · 17 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bütüncül davranışçı bir görüşmenin gündemini hafta yazar. Form, terapiste hem neyi açacağını hem de çiftin haftalar boyunca nereye gittiğini gösterir.
Bir haftanın tek bir anı, doğru seçildiğinde çiftin bütün farkını taşıyabilir; yanlış seçildiğinde elli dakika yüzeyde geçer.
Kabul ile değişim arasındaki karar bir evre meselesi değildir. Aynı görüşmede terapist önce bir incinmişliği duyurmaya, sonra somut bir sorunu çözmeye yönelebilir.
Akış bir ezber değildir. Sıra, her hafta yeniden formülasyondan çıkar; formda tek bir güvenlik işareti bütün sırayı askıya alabilir.
Açılış sahnesi
Kliniğin girişindeki alçak masada, sekreterin bıraktığı iki form ve iki kurşunkalem duruyor. Ruhsar formunu oturur oturmaz dolduruyor, kalemi bir kez bile kaldırmadan. Talat ilk satırda takılıyor: "Bu hafta ilişkinizden ne kadar memnundunuz?" Sıfırdan ona uzanan çizginin üstünde gözü bir süre gidip geliyor, sonra dördü yuvarlak içine alıyor.
Altıncı görüşme bu. Terapist kapıyı açınca ikisi de kâğıtlarını uzatıyor. Terapist oturmadan önce iki formu yan yana tutup okuyor. Ruhsar altı vermiş. "Bu hafta iyi giden bir an" satırına "Çarşamba, birlikte mantı açtık" yazmış, "Zor giden bir an" satırına tek kelime: "Balkon." Talat'ın formunda iyi an satırı boş. Zor an satırında: "Perşembe. Yardım etmek istedim, suçlu çıktım." En alttaki "Önümüzdeki günlerde zorlayabilecek bir şey" satırına ikisi de aynı şeyi yazmış: oğulları cumartesi gelini ve torunuyla iki gece kalmaya geliyor.
Terapist en son kutucuğa da bakıyor. İkisi de tartışmalarda itme ya da korkutma olup olmadığını soran satırı "hayır" diye işaretlemiş.
"Mantıdan başlayalım mı, balkondan mı?"
Ruhsar gülümsüyor ama gözleri gülmüyor. "Mantı iki dakika sürer."
Talat koltuğun kenarına ilişiyor. "Balkon da iki dakika sürdü zaten. Ben dört saat raf çaktım, o iki dakikada hepsini yıktı."
Terapist kalemi sehpaya bırakıyor. "Önce mantıya iki dakika verelim. Sonra balkona oturumun geri kalanını verebiliriz."
Bu derste ne olacak
Bu modül bütüncül davranışçı yaklaşımı parça parça kurdu: değişim teknikleri (M19-D03), formülasyon (M19-D05) ve kabulün üç yolu (M19-D06, M19-D07, M19-D08); M19-D09–D11 de yaklaşımın kenarlarını genişletti. Şimdi bu parçaların tek bir görüşmede hangi sırayla ve hangi gerekçeyle devreye girdiğine bakacağız.
Talat ile Ruhsar'ın altıncı görüşmesini dört kesitte izleyeceğiz: haftanın formdan okunması, bir olayın seçilip formülasyona bağlanması, kabul tekniklerinden birinin seçilmesi ve somut bir soruna değişim teknikleriyle geçiş.
Sıfır noktası
Talat ile Ruhsar'ın terapisti görüşmeye hazır bir planla girmez; elinde bir form ve bir formülasyon vardır. Terapistin işi, o haftanın içinden çiftin asıl farkına açılan anı bulmak ve o anla ne yapacağına karar vermektir.
Antrenör kırk hamlenin içinden bir anı seçti. Bakkal ise gördüğü eksiği hemen düzeltmek yerine önce onu anlamayı seçti. Bütüncül davranışçı görüşmede terapist her hafta bu iki işi birlikte yapar: hangi anın üstünde durulacağına ve o anın önce anlaşılması mı, yoksa değiştirilmesi mi gerektiğine karar verir.
Mekanizma
Haftayı formdan okumak
Yaklaşımın klinik tarifinde görüşme, eşlerin içeri girmeden ayrı ayrı doldurduğu kısa bir formla başlar. Ayrıntısı klinikten kliniğe değişir.
Form hem gündemdir hem ölçüm. Talat'ın dördü, geçen iki haftanın dördünü izliyor. M18-D09'un geri bildirim üzerine anlattığı mantık burada da işler; düz giden bir çizgi, terapistin kendine "bu çiftte neyi kaçırıyorum?" diye sormasının işaretidir.
Terapist mantıya gerçekten iki dakika ayırıyor. Çarşamba akşamı Ruhsar hamuru açmış, Talat kesmiş, ikisi de yıllardır böyle yapmadıklarını fark etmiş. Talat bunu yazmamış: "Küçük görünüyordu." Olumlu olayın kısa da olsa konuşulması, çiftin neyi koruması gerektiğini görünür kılar.
Belirgin olayı seçmek ve formülasyona bağlamak
Mantıdan sonra terapist balkona dönüyor. Bir haftanın bütün olaylarını açmaya elli dakika yetmez; terapist ikisinde de en canlı duyguyu taşıyan ve formülasyondaki temaya en açık biçimde bağlanan olayı arar.
Perşembe akşamı Ruhsar eczaneden eve sekizde dönüyor. Balkona çıktığında annesinden kalan dikiş makinesi depo odasına taşınmış; yerine Talat'ın yeni çalışma tezgâhı kurulmuş, duvara iki raf vidalanmış. Ruhsar "Kimseye sormadan mı?" diyor, Talat "Sürpriz olsun istedim." Sonra Ruhsar "Bu ev artık senin atölyen mi?" diyor ve Talat ceketini alıp kahveye gidiyor.
Terapist olayı dört hafta önce paylaştığı formülasyona bağlıyor; tema orada katkı ile alan arasındaki fark diye adlandırılmıştı. Talat sekiz ay önce demiryolundan emekli olmuş ve kendi değerini yaptığı işle ölçen biri; emeklilik bu formülasyondaki dış stres. Ruhsar dört kız kardeşle tek odada büyümüş; balkon, hayatında ilk kez yalnız kendisine ait olan köşe. Kutuplaşma tanıdık: Talat bir şey yaptıkça Ruhsar alanını daha sıkı koruyor, Ruhsar korudukça Talat bir şey daha yapıyor. Terapist bunu onların sözcükleriyle hatırlatıp soruyor: "Perşembe bu çemberin neresinde duruyor?"
Yaygın yanlış"Bütüncül davranışçı bir görüşme serbest bir sohbettir; terapist ne çıkarsa onunla çalışır."
Görüşme bir formla ve paylaşılmış bir formülasyonla başlar. Terapist haftanın olaylarından birini o formülasyona bağlanabildiği için seçer; seçilmeyen olaylar da bir karardır.
Kabul hamlesini seçmek
On beşinci dakikada olay sıraya dizilmiş ama oda hâlâ sıcak. Terapistin önünde M19-D04'ün dengesinden çıkan bir seçim var: kabul mü, değişim mi; kabulse hangi yol?
M19-D06'nın empatik birleşmesi sert şikâyetin altındaki kaygıya iner, M19-D07'nin birlikte uzaklaşması örüntüyü dışarıdan anlattırır. Terapist ilkini seçiyor, çünkü Talat'ın incinmişliği henüz hiç duyulmamış. Uzaklaşmayı önce denemek, o incinmişliği ad konmuş bir şakanın altında bırakabilirdi.
Terapist Talat'a o dört saati soruyor. Talat önce vidaları anlatıyor; terapist yavaşlatıyor: "Dört saatin içinde sende ne vardı?" "Emekli olduğumdan beri ilk kez sabahtan akşama bir işim vardı. Ruhsar işe gidiyor, ben salonda bir bekleme odasındaymış gibi oturuyorum. Rafı çakınca ev bir an benim de evim gibi oldu." Terapist Ruhsar'a ne duyduğunu soruyor. Cevabı önce savunma, sonra başka bir şey: "O makine annemin. Dört kız tek odada büyüdük. Balkon benim ilk kendi yerim." M19-D06'nın yumuşak açılma dediği hareket bu kez iki taraftan geliyor.
İkisi de duyulduktan sonra terapist örüntüye bir ad önerir gibi soruyor: "Biri yapıyor, öteki koruyor; öteki korudukça biri daha çok yapıyor. Buna ne ad verirdiniz?" Talat gülümsüyor: "Ben inşaat yapıyorum, o sınır karakolu." Ruhsar da gülüyor. Uzaklaşmaya ancak bu noktada geçiliyor; gülüş artık kimsenin acısını örtmüyor. M19-D08'in tolerans çalışmasını ise hiç açmıyor; Talat'ın katkı isteği değişmeyecek bir huy değil, pazarlığa açık bir istek.
Yaygın yanlış"Bütüncül yaklaşımda kabul her zaman önce gelir, değişime ancak terapinin sonunda geçilir."
M19-D04'te gördüğümüz denge bir evre sırası değil, tek tek olaylar için verilen kararların toplamıdır. Talat ile Ruhsar'ın terapisti aynı elli dakikada önce kabule, sonra değişime yöneliyor.
Değişime geçiş ve kapanış
Otuz beşinci dakikada hava değişmiş, ama somut bir mesele duruyor: tezgâh nereye konacak, makine nereye dönecek, oğullarının ailesi cumartesi geldiğinde balkon kimin olacak? İkisi de birbirinin isteğini meşru bulmaya başlamış ve konu çözülebilir; terapist M19-D03'teki problem çözme eğitimine geçiyor.
Terapist önce sorunu suçlamasız bir cümleye çevirmelerini istiyor. Ruhsar deniyor: "Talat'ın bir iş yeri, benim de dokunulmayan bir köşem olsun istiyoruz." Talat cümleyi kabul ediyor, yalnız bir sözcüğü değiştiriyor: "iş yeri" yerine "uğraş yeri". Seçenekleri yargılamadan sıralıyorlar: depo odası, apartmanın bodrumu, semtteki bir marangoz atölyesi. Terapist hiçbirini önermiyor, yalnız her seçenekte kimin neyi kaybettiğini soruyor.
İki haftalık bir deneme seçiyorlar: makine balkona dönecek, raflar kalacak ve Ruhsar saksıları kendisi yerleştirecek; tezgâh depo odasına geçecek, Talat oraya bir lamba çekecek. Kapanışta her birine bu görüşmeden yanında ne götürdüğünü soruyor. Talat "sürpriz yapmadan önce sormak" diyor. Ruhsar "rafı ben yıkmadım, o akşam yalnız ben yıkıldım" diyor ve ikisi de buna gülüyor. Son dakikalar cumartesiye ayrılıyor; çember başlarsa bunu bir sonraki formun "zor an" satırına yazmaları yetiyor.
Yaygın yanlış"Görüşmede varılan anlaşma eve aynen taşınır; iş kâğıda yazılınca biter."
Lassen ve arkadaşlarının görüştüğü çiftler değişim anlaşmalarını gündelik hayatta farklı biçimlerde yorumladı ve sonuçları aylar içinde değişti. Anlaşma bir bitiş değil, sonraki formlarda izlenecek yeni bir olaydır.
Usta katmanı
Görüşmenin karar noktalarının hiçbiri bir sırayla belirlenmemişti; olay seçimi de, uzaklaşmaya geçiş de, değişime dönüş de formülasyonun o an verdiği cevaptı. M17-D12'deki duygu odaklı görüşmede terapist tek bir döngünün içinde kaldı ve derinleşmeyi sahnelemeyle eşlerin arasına taşıdı. Burada bir olaydan başlayıp iki kabul hamlesi ve bir değişim tekniği arasında yön değiştirdi. M17-D12'de tanımlanan terapist uygulama sadakati burada da sorulabilir, ama soru adımların sırası değil, her hamlenin formülasyondan çıkıp çıkmadığıdır. Talat ile Ruhsar'ın elli dakikasını kâğıt üstünde izlemek, aynı kararları canlı bir odada verip kaydı bir süpervizörle geri sararak öğrenmenin yerine geçmez.
Program sırası tek yönlüdür; canlı bir görüşmede aynı dört adım elli dakikada birkaç kez dönebilir.
Yaygın yanlış"Haftalık puan yükseliyorsa terapi iyi gidiyordur, düşüyorsa kötü."
Puan bir sinyal, hüküm değil. Görüşme başına küçük ortalama artışlar bulunsa da tek bir çiftte puan bir stresle düşebilir, bir kaçınmayla yükselebilir; terapist sayıyı formdaki olaylarla ve formülasyonla birlikte okur.
Kanıtın sınırı
Talat ile Ruhsar'ın görüşmesindeki akış, yani formun okunması, belirgin olayın seçilmesi, kabul hamlesinin ve ardından değişim tekniğinin seçilmesi, yaklaşımı kuranların tarifinden geliyor; böyle bir sıranın görüşme düzeyinde sonucu yordayıp yordamadığını sınayan bir çalışma bu derse kaynak olmadı. Aktarılan bulgular üç ayrı yerden geliyor: bir klinikteki gazilerle yapılmış ilişkisel bir duygu izlemi, yaklaşımı belirtilmemiş bir terapide doyumun seyri ve altı çiftle yapılmış nitel bir çalışma. Hiçbiri IBCT görüşmesinin içindeki terapist kararlarını doğrudan ölçmüyor. Web programının yapısını anlatan makale bir tarif, bir sınama değil. Birlikte uzaklaşmaya ya da değişime geçmenin doğru anının nasıl belirleneceği, bugün için büyük ölçüde süpervizyon deneyimine dayanıyor. Bu bulguların Türkçe konuşan, emeklilik ya da geniş aile gibi farklı yaşam koşullarındaki çiftlere nasıl genellenebileceği ise henüz sınanmış değil.
Kendin dene
Aklında kalsın
Bütüncül davranışçı bir görüşmenin gündemini hafta yazar. Form, terapiste hem neyi açacağını hem de çiftin haftalar boyunca nereye gittiğini gösterir.
Bir haftanın tek bir anı, doğru seçildiğinde çiftin bütün farkını taşıyabilir; yanlış seçildiğinde elli dakika yüzeyde geçer.
Kabul ile değişim arasındaki karar bir evre meselesi değildir. Aynı görüşmede terapist önce bir incinmişliği duyurmaya, sonra somut bir sorunu çözmeye yönelebilir.
Akış bir ezber değildir. Sıra, her hafta yeniden formülasyondan çıkar; formda tek bir güvenlik işareti bütün sırayı askıya alabilir.
Sonraki derse köprü
Talat ile Ruhsar'ın balkonu, birinin kusuru olarak değil, iki hamlenin birbirini beslediği bir zincir olarak okundu: biri yaptıkça öteki korudu, öteki korudukça biri daha çok yaptı. Bu modül o zinciri davranışın işlevi, kutuplaşma ve kabul üzerinden çözümledi. Bir sonraki modül aynı zincire, ilişkiyi parçalarının toplamından fazlasını taşıyan bir sistem gibi düşünen bir kuram dilinden bakacak. Bir kavgada "ilk kim başladı?" sorusu neden çoğu zaman cevapsız kalır, döngüsel bir okuma neyi görünür kılar, ve bir çift değişmeye çalışırken neden kendini eski düzenine geri çekilirken bulur? Sistem kuramı ve çift.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.