İçeriğe geç

M19-D07

Birlikte uzaklaşmak

Sorunu dışarıdan, birlikte ve suçlamasız betimlemeyi sağlayan müdahaleyi açıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M19, Davranışçı ve bütüncül yaklaşımlar · 3.187 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Birlikte uzaklaşma, kavganın kendisini iki eşin yan yana oturup baktığı bir nesneye çevirir.

Bu müdahale işlevsel analizi terapistin defterinden çıkarıp çiftle paylaşır.

Kavgaya birlikte konan bir ad, iki kişinin ortak şakası olduğu sürece işe yarar; tek kişiyi işaret eden bir lakap ise küçümsemeye dönüşebilir.

Dışarıdan bakmanın duyguyu söndürmeden serinlettiğine dair deneysel bulgular var, ama bunlar terapideki müdahaleyi doğrudan sınamıyor.

Duygu odaklı terapi döngüden bağlanma duygusuna iner; bütüncül terapi örüntüyü kabulün aracı yapar.

Yas, ihanet ya da zararın konuşulduğu yerde mizah ve uzaklaşma bekler; güç farkı varsa ortak örüntü dili kullanılmaz.

Açılış sahnesi

Yedinci görüşme. Fatoş anlatmaya başlıyor, Dursun daha ikinci cümlede araya giriyor, Fatoş sesini yükseltiyor. Salı akşamı olan kavga, odanın içinde yeniden kurulmak üzere. Terapist elini kaldırıp ikisini de durduruyor ve beklenmedik bir şey istiyor: "Salı akşamını bana bir maç spikeri anlatır gibi anlatır mısınız? Kimin haklı olduğunu değil, sahada ne olduğunu."

Fatoş bir an duraksıyor, sonra gülmemeye çalışarak deniyor: "Saat sekiz. Dursun kapıdan giriyor, ayakkabılarını çıkarmadan telefonuna bakıyor. Fatoş mutfaktan sesleniyor: Ekmek aldın mı? Top Dursun'da." Dursun devam ediyor, bu kez gerçekten bir spiker tonuyla: "Dursun ekmeği unutmuş, ama bunu söylemek yerine trafiği anlatmaya başlıyor. Hata! Fatoş bu hamleyi tanıyor, kollarını kavuşturuyor." Fatoş artık gülüyor: "Ve Fatoş, son on dört günün bütün ekmeksiz akşamlarını tek tek sayıyor. Dursun televizyonu açıyor. Maç bitti, iki takım da soyunma odasına çekildi."

Terapist soruyor: "Bu maçın bir adı olsa ne olurdu?" Kısa bir sessizlikten sonra Dursun, "Saat sekiz düğümü," diyor. Fatoş başını sallıyor. Odada ilk kez ikisi aynı yöne bakıyor: Karşılarında birbirleri değil, her salı oynanan bir maç var.

Gülen Fatoş, Dursun'a değil, ikisinin birlikte düştüğü sahneye gülüyor. Bu fark, dersin bütün konusu.

Bu derste ne olacak

M19-D04 bütüncül davranışçı çift terapisinin değişimin yanına kabulü koyduğunu, M19-D06 da kabulü doğuran ilk teknik olan empatik birleşmeyi anlattı. Bu derste ikinci tekniğe geçiyoruz: çiftin sorunu dışarıdan, birlikte ve suçlamadan betimlemesini sağlayan birlikte uzaklaşma.

Önce bu müdahalenin neye dayandığına, M19-D01'de tanımlanan işlevsel analizin burada nasıl çiftin kendi eline verildiğine bakacağız. Sonra ad koymanın ve mizahın işlevini, uzaktan bakmanın duygu üzerindeki etkisine dair deneysel bulguları ele alacağız. Ardından dürüst bir karşılaştırma yapacağız: Duygu odaklı terapinin döngüyü düşman yapan çerçevesiyle bu müdahale nerede örtüşüyor, nerede ayrılıyor? Son olarak birlikte uzaklaşmanın kötüye gidebileceği yerleri konuşacağız.

Sıfır noktası

Bir tartışmanın içindeyken insan onu tek bir açıdan görür: kendi gözünden. Karşıdakinin sesi, yüzü, söylediği kelime gözünde büyür; kendi payı ise görüş alanının dışında kalır. Çift terapisine gelenlerin çoğu bu dar açıyla gelir. Her biri ötekinin hamlelerini ayrıntısıyla, kendininkini ise yalnızca bir cevap olarak hatırlar.

Bütüncül yaklaşım bu durumu düzeltmek için önce kimseyi ikna etmeye çalışmaz. Bakılan yeri değiştirir. Çiftten tartışmayı, sanki başka iki kişinin başına gelmiş gibi, tribünden izleyerek anlatmalarını ister.

Mekanizma

Örüntüyü masanın ortasına koymak

Birlikte uzaklaşma, bütüncül davranışçı çift terapisinde kabulü kurmanın ikinci yoludur. Empatik birleşme çiftin duygusuna yaklaşır; birlikte uzaklaşma ise bir adım geri çekilip olayın yapısına bakar. Terapist çiftle birlikte bir çatışmanın parçalarını sıralar: Onu ne tetikledi, her biri ilk olarak ne yaptı, öteki buna nasıl karşılık verdi, kavga nasıl bitti? Ardından farklı olayları karşılaştırır: Salı akşamının kavgası ile geçen bayramın kavgası arasında hangi adım ortak?

Bu, M19-D01'in işlevsel analizinin terapistin defterinden çıkıp çiftin konuşmasına girmesidir. Geleneksel davranışçı yaklaşımda analiz çoğunlukla terapistin işiydi; burada çift de analizin ortağı olur. Fark ince ama önemli: Kendi kavgasını bir örüntü olarak anlatabilen kişi, o kavgada yalnızca kurban ya da yalnızca sanık olmaktan çıkar.

M19-D04'te Cordova ve arkadaşlarının oturum kodlamalarını aktarmıştık: Bütüncül terapideki çiftlerde suçlamadan betimleme zaman içinde artıyor, bu artış doyumdaki artışla birlikte gidiyordu. O bulgu, bu dersin müdahalesinin neyi hedeflediğini gösteren en doğrudan veri. Ama dikkat: O çalışma suçlamasız betimlemenin arttığını gösteriyor, bu artışı hangi tekniğin doğurduğunu ayırmıyor.

Ad koymak ve mizahın yeri

Örüntüye bir ad vermek, birlikte uzaklaşmanın en tanınan biçimidir. "Saat sekiz düğümü", "fatura gösterisi", "saat on bir kuralı" gibi adlar bir işlev görür: Kavganın ortasında biri adı andığında, ikisi de bir anlığına sahneden çıkıp tribüne geçer. Ad aynı zamanda bir ortaklık işaretidir; onu iki kişi birlikte koymuştur, ikisi birlikte kullanır.

Mizah bu sürecin sık görülen yol arkadaşıdır. Bütüncül yaklaşımı geliştirenlerin klinik yazılarında terapistin hafif bir mizahla, abartıyla ya da benzetmeyle örüntüyü görünür kılması önerilir; bu bir kanıt değil, kurucuların klinik deneyimine dayanan bir uzman görüşüdür. Açılıştaki spiker benzetmesi tam bu türden: Kavganın ciddiyetini yok saymıyor, ona bir çerçeve veriyor.

Mizahın ilişkideki yerine dair geniş bir tablo var. M07-D07 yakınlaştırıcı mizahı saldırgan mizahtan ayırmıştı; aşağıdaki meta-analiz de bu ayrımın neden önemli olduğunu sayılarla gösteriyor.

Bu bulgunun birlikte uzaklaşma için okunabilecek tarafı şu: Doyumla en güçlü bağ, iki kişinin ortaklaşa sahip olduğu mizahta. Bir çiftin kendi kavgasına birlikte koyduğu ad, tam da bu türden ortak bir şakadır. Ama aynı tablo bir uyarı da taşıyor: Olumsuz mizah türleri doyumla ters yönde ilerliyor. M06-D05'in küçümseme dediği tavır, şaka kılığına girdiğinde de küçümsemedir.

Uzaktan bakmanın psikolojisi

Birlikte uzaklaşma bütüncül terapiye özgü bir müdahaledir, ama arkasındaki psikolojik süreç daha geniş bir araştırma alanının konusu. Ethan Kross ile Özlem Ayduk'un çalışmaları, insanların kendi olumsuz deneyimlerine dışarıdan bakmasının duygu üzerinde ne yaptığını deneysel olarak inceledi.

Bu üç çalışma birlikte bir mekanizma önerisi çiziyor: Olaya dışarıdan bakmak, duyguyu silmeden onun sıcaklığını düşürüyor ve kişinin karşıdakinin bakışını, uzlaşmayı, belirsizliği hesaba katmasına yer açıyor. M01-D10'da aktardığımız Finkel ve arkadaşlarının müdahalesi bu fikrin ilişkiye taşınmış bir biçimiydi: Çatışmayı tarafsız bir üçüncü kişinin gözünden yazmak. Ama bu bulguların hiçbiri terapi odasındaki birlikte uzaklaşmayı sınamıyor. Laboratuvardaki tek kişilik bir yönerge ile terapistin eşliğinde iki kişinin ortak betimlemesi aynı şey değil.

Duygu odaklı dans ile davranışçı örüntü: benzerlik ve fark

Bu derse kadar okuyan biri haklı olarak şunu soracak: Bu, M17-D04'te duygu odaklı terapistin döngüyü çiftin ortak hasmı yapmasından farklı mı? Cevap: Kısmen hayır, kısmen evet. İki müdahale de sorunu bir eşin karakterinden alıp ikisinin arasındaki örüntüye taşıyor. İkisi de çiftin "biz" diye bakabileceği bir üçüncü nesne yaratıyor. Anlatı terapisinin dışsallaştırma dediği uygulama da bu aileye yakın duruyor; ona M20'de geleceğiz.

Farklar, yaklaşımların neyi değiştirmek istediğinde yatıyor. Duygu odaklı terapide döngü, M17-D02'de anlatılan döngüyü izleme işiyle çıkarılır ve hemen ardından altındaki bağlanma duygularına inilir; dans bir kapıdır, hedef o kapının arkasındaki korku ve ihtiyaçtır. Bütüncül davranışçı terapide ise örüntünün kendisi analiz edilir: tetikleyici, hamle, sonuç, işlev. Hedef bağlanma yarasını iyileştirmek değil, farkı iki kişinin birlikte taşıyabileceği hale getirmektir; yani bir kabul stratejisidir. Mizah ve ad koyma da davranışçı tarafta daha merkezi bir araçtır. Duygu odaklı terapist çoğunlukla yavaşlar ve duyguyu yoğunlaştırır; birlikte uzaklaşmada terapist bir an için ısıyı düşürmeyi seçer.

Bu ayrım uygulamada her zaman temiz değildir. İyi bir bütüncül terapist birlikte uzaklaşmadan empatik birleşmeye geçer; iyi bir duygu odaklı terapist de döngüyü adlandırırken bir gülümsemeyi kaçırmaz. Fark, terapistin bir sonraki adımda nereye yöneldiğinde görünür.

Usta katmanı

Birlikte uzaklaşma, kötü kullanıldığında iki ayrı yoldan zarar verebilir. Birincisi geçiştirmedir: Bir ihanetin, bir kaybın, uzun süre bastırılmış bir yaranın konuşulduğu anda terapistin mizaha ya da dışarıdan bakmaya başvurması, acı çeken eşe "bunu bu kadar ciddiye alma" mesajı verir. Uzaklaşma, ağır duygunun yerine değil, ancak o duygu duyulduktan sonra işe yarar. İkincisi nötrleştirmedir: Bir eşin ötekini korkuttuğu, kısıtladığı ya da ona zarar verdiği bir ilişkide "ikinizin örüntüsü" demek, M13-D01'in güç dengesizliği dediği eşitsizliği görünmez kılar; bu türden bir belirti görülürse önce M16-D04'teki tarama yapılır ve iki kişiyi aynı tribüne oturtan bir müdahale orada yerini kaybeder.

Bir üçüncü tuzak da terapistin kendisindedir. Mizahı seven bir terapist, çiftin değil kendi rahatlığının peşine düşebilir. Burada belirleyici olan, gülüşün iki eşte de aynı anda ve aynı yöne doğru gelip gelmediğidir. Bir şakanın kime yaradığını ayırt etmek, kitaptan değil, kayıtlı oturumları bir süpervizörle tek tek izleyip yıllar boyunca biriktirilen bir duyarlılıktan gelir.

Yaygın yanlış"Kavgaya gülebilen çiftin sorunu yoktur."
Doğrusu

Hall'un meta-analizi ortak mizahın doyumla güçlü biçimde birlikte gittiğini gösteriyor, ama korelasyonel bir bulgu; gülebilmenin sorunu çözdüğünü değil, ikisinin birlikte bulunduğunu söylüyor. Bir kavgaya ad koyup gülebilen ama hiçbir şeyi değiştirmeyen çiftler de var.

Yaygın yanlış"Dışarıdan bakmak duyguları bastırmaktır."
Doğrusu

Ayduk ve Kross'un çalışmasında uzaktan bakmanın duygusal tepkiyi azaltması kaçınmadan değil, deneyimin yeniden yorumlanmasından geçiyordu. Uzaktan bakan kişi olayı düşünmeyi bırakmıyor, onu farklı bir yerden düşünüyor.

Yaygın yanlış"Birlikte uzaklaşma, duygu odaklı terapinin döngü çalışmasıyla aynı şeydir."
Doğrusu

İkisi de sorunu iki kişinin arasına koyar. Ama duygu odaklı terapi döngüden bağlanma duygularına iner; bütüncül davranışçı terapi ise örüntünün işlevini analiz eder ve onu kabulün bir aracı olarak kullanır. Benzerlik gerçek, hedef farklı.

Yaygın yanlış"Örüntü iki kişinin olduğuna göre sorumluluk her zaman eşittir."
Doğrusu

Bir örüntüde iki kişinin de hamlesi olması, hamlelerin ağırlığının aynı olduğu anlamına gelmez. Korku, kısıtlama ya da zarar varsa, örüntü dili eşitsizliği gizler; orada terapistin ilk işi örüntüyü adlandırmak değil, güvenliği değerlendirmektir.

Kanıtın sınırı

Bu dersin kanıtları iki farklı yerden geliyor ve ikisi de birlikte uzaklaşmanın etkisini doğrudan sınamıyor. Kross, Ayduk ve Grossmann'ın çalışmaları bireysel uzaktan bakmayı laboratuvarda inceledi; bulgular birkaç deneyde tekrarlandı, ama bir terapistin eşliğinde iki kişinin ortak betimlemesine genellenebileceği bilinmiyor. Ayduk ve Kross'un çift bulgusu ilişkiseldir ve kendiliğinden görülen eğilimi ölçer. Hall'un meta-analizi korelasyonel çalışmaları birleştiriyor; terapide önerilen mizahın etkisini değil, gündelik ilişkideki mizahın doyumla bağını gösteriyor. M19-D04'teki Cordova bulgusu suçlamasız betimlemenin arttığını bildiriyor ama bu artışın hangi teknikten geldiğini ayırmıyor. Birlikte uzaklaşmayı empatik birleşmeden ve diğer bileşenlerden ayıran bir sökme çalışması buradaki kartlarda yok; müdahalenin tek başına ne kadar katkı yaptığı bu yüzden tartışmaya açık. Mizahın hangi kültürde, hangi yaşta ve hangi ilişki biçiminde yakınlaştırıcı, hangisinde kırıcı okunduğu da yeterince araştırılmadı; burada aktarılan sınır notları bir kural değil, bir dikkat çağrısıdır.

Kendin dene

Aklında kalsın

Birlikte uzaklaşma, kavganın kendisini iki eşin yan yana oturup baktığı bir nesneye çevirir.

Bu müdahale işlevsel analizi terapistin defterinden çıkarıp çiftle paylaşır.

Kavgaya birlikte konan bir ad, iki kişinin ortak şakası olduğu sürece işe yarar; tek kişiyi işaret eden bir lakap ise küçümsemeye dönüşebilir.

Dışarıdan bakmanın duyguyu söndürmeden serinlettiğine dair deneysel bulgular var, ama bunlar terapideki müdahaleyi doğrudan sınamıyor.

Duygu odaklı terapi döngüden bağlanma duygusuna iner; bütüncül terapi örüntüyü kabulün aracı yapar.

Yas, ihanet ya da zararın konuşulduğu yerde mizah ve uzaklaşma bekler; güç farkı varsa ortak örüntü dili kullanılmaz.

Sonraki derse köprü

Dursun ile Fatoş artık salı akşamlarına bir ad koyabiliyor. Ama bu ad Dursun'un eve dönünce telefonuna bakma alışkanlığını ortadan kaldırmadı; belki hiç kaldırmayacak. Kabulün üçüncü ayağı tam bu soruya bakıyor: Bir eşin değişmeyeceği anlaşılan bir davranışına öteki nasıl daha az acıyla dayanabilir, ve bu dayanma çabası nerede bir eşin kendini silmesine dönüşür? Bütüncül yaklaşımın toleransı büyütmek için önerdiği alıştırmaları ve bu alıştırmaların hangi davranışlar için hiç düşünülmemesi gerektiğini konuşacağız: Tolerans geliştirmek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.