İçeriğe geç

M19-D06

Empatik birleşme

Sorunun altındaki incinebilir duyguları açarak eşlerin birbirine empatiyle yaklaşmasını sağlayan müdahaleyi gösterir.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M19, Davranışçı ve bütüncül yaklaşımlar · 3.228 kelime · 15 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 15 dk okuma · 22 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Suçlayıcı bir şikâyet çoğu zaman söylenmemiş bir korkunun, utancın ya da yalnızlığın üstünü örter.

Sanford'un ayrımına göre sert cümleler iki kaygıdan beslenebilir: suçlanıp denetlenme ve ilgi ya da katkı görmeme.

Empatik birleşmede terapist sert ifadenin altındaki duyguyu açar, onu çiftin farkına bağlar ve cevabı öteki eşe döndürür.

Teknik duygu odaklı terapiye benzer ama işlevsel analize dayanır ve hedefi bağın yeniden kurulmasından çok farkın kabulüdür.

Yumuşak açılma, karşısındakinin onu duyacağına güvenildiğinde mümkündür; korku, aşağılama ve şiddet bu daveti geçersiz kılar.

Kırılganlığın bedeli kültüre, cinsiyete ve aileye göre değişir ve davet bu bedel tartılarak yapılır.

Açılış sahnesi

Yedinci oturum. Ender sandalyesine yerleşmeden konuya giriyor: "Bedia annemi hiçbir zaman sevmedi. Her pazar sabahı bir bahanesi hazır. Baş ağrısı, rapor, temizlik. Ben de tek başıma gidiyorum, sonra eve dönünce suratımın asık olmasına şaşırıyor." Bedia'nın cevabı da hazır. Kayınvalidesinin onu nasıl karşıladığını, sofrada sorulan soruları sıralamaya başlıyor.

Terapist araya giriyor ama Bedia'yı susturmak için değil. Ender'e dönüyor ve iki oturum önce onun anlattığı bir şeyi hatırlatıyor: Annesi geçen ay merdivende düşmüş, komşu bulmuş. "Pazar sabahı oraya tek başınıza gittiğinizde, kapıyı açtığınızda ne görüyorsunuz?"

Ender bir süre konuşmuyor. Sonra sesinin tonu değişiyor: "Yaşlanmış bir kadın görüyorum. Masayı üç kişilik kurmuş, Bedia gelir diye. Tabağı geri kaldırırken bana bakmıyor. O an kendimi hem kötü bir evlat hem kötü bir koca gibi hissediyorum. İkisini birden toparlayamıyorum."

Terapist bunu Bedia'ya çevirmeden önce kısa bir cümle ekliyor: "Belki de pazar öğlenleri eve getirdiğiniz o asık surat, Bedia'ya kızgınlıktan çok bu ikiye bölünmüşlüğün yorgunluğu." Bedia'nın listesi yarıda kalıyor. Bir an Ender'e bakıyor ve bu sefer savunma yerine bir soru soruyor: "Masayı üç kişilik mi kuruyor? Bunu bana hiç söylemedin."

Konu çözülmüş değil. Pazar ziyaretleri hâlâ sürecek ve Bedia o evde hâlâ rahat edemeyecek. Ama odadaki tartışmanın yönü değişti: İki kişi bir suçlamanın iki ucunda durmak yerine, ortak bir derdin iki yanından konuşmaya başladı.

Bu derste ne olacak

Bütüncül davranışçı çift terapisinin kabul için kullandığı üç tekniğin ilkine bakacağız. Önce sert şikâyet ile altındaki yumuşak duygu arasındaki bağı, çatışmadaki temel kaygıları ölçen araştırmalarla kuracağız. Sonra terapistin bu bağı odada nasıl görünür kıldığını izleyeceğiz. Ardından müdahalenin duygu odaklı terapideki birincil duygu çalışmasından nerede ayrıldığını tartışacağız. Son olarak öteki eşin cevabına ve yumuşak ifadenin güvenli olmadığı koşullara geçeceğiz.

Sıfır noktası

M08-D02 okur katmanında çatışmadaki olumsuz duyguları iki aileye ayırmıştı: güç ve yönelme taşıyanlar, kırılganlık taşıyanlar. Orada sert duygu kötüleşen, yumuşak duygu ılımlaşan bir konuşmayla birlikte gidiyordu. Bütüncül davranışçı çift terapisi, M19-D04'te tanıştığımız haliyle, bu gözlemi bir müdahaleye çevirir.

Çiftlerin çoğu terapiye birbirlerini suçlayarak gelir; suçlama dinleyen eşte savunma ya da karşı saldırı uyandırır ve konuşma her seferinde aynı yere varır. Oysa çoğu suçlamanın altında söylenmemiş bir şey vardır: bir korku, bir utanç, bir yalnızlık. Bu katman ortaya çıktığında, öteki eşin karşısında artık bir saldırgan değil, incinmiş ya da korkmuş biri durur. Bu da başka türlü bir cevabı mümkün kılar.

Mekanizma

Sert şikâyetin altındaki kaygı

Bir eş tartışmada neden sert bir duyguya, neden yumuşak bir duyguya yönelir? Keith Sanford'un çalışmaları bu soruya, duygunun kendisinden çok, kişinin o anda neyin tehlikede olduğunu algıladığına bakarak yaklaşır. Ona göre çatışmada eşleri harekete geçiren iki temel kaygı vardır.

Bu ayrım klinik açıdan önemlidir, çünkü aynı sert cümle iki farklı kaygıdan gelebilir. Ender'in "Bedia annemi sevmedi" cümlesi bir suçlama gibi duyuluyor; ama altında Bedia'nın onu denetlediği değil, onu yalnız bıraktığı algısı yatıyor. Yani bir ihmal kaygısı. Terapist suçlamanın biçimine değil, onu besleyen kaygıya cevap verdiğinde, konuşma başka bir zemine taşınır.

Yaygın yanlış"Sürekli eleştiren eş, sert bir mizaca sahip olduğu için böyle konuşur."
Doğrusu

Sanford ve Grace'in sekiz haftalık izleminde duygu türlerindeki etkilerin çoğu kişi içi düzeyde, yani aynı kişinin bir çatışmadan ötekine değişiminde görüldü. Duygunun yönü, o anki kaygıyla birlikte kayıyor. Sert konuşmak bir kişilik etiketi olmaktan çok, o anda algılanan tehlikenin bir izi olabilir.

Empatik birleşme nasıl yürür

Teknik tek bir hamle değil, bir sıralamadır. Terapist önce çatışmayı, M19-D05'te gördüğümüz formülasyonun içinden dinler: Bu tartışma çiftin temasının hangi yüzü, kutuplaşmanın hangi anı? Sonra sert ifadenin içinde yumuşak bir iz arar. İz bazen daha önce anlatılmış bir hikâyede, bazen suçlamanın kendisindedir; "hiç", "yine", "her zaman" gibi sözcükler çoğu kez yorgun bir beklenti taşır.

Terapist bu izi bulduğunda, ya kişiyi kendi sözcükleriyle anlatmaya davet eder ya da onun yerine kısa bir yeniden ifade önerir. Açılış sahnesinde ikisi birden oldu: Ender'e bir soru soruldu, ardından terapist onun asık suratını yorgunluk olarak yeniden adlandırdı. Son adım cevabı öteki eşe çevirmektir. Terapist ona ne duyduğunu sorar ya da duyduğunu doğrulamasına yardım eder.

Yaygın yanlış"Empatik birleşmenin amacı, sorunlu davranışı durdurmaktır."
Doğrusu

Yaklaşımın kurucuları bu tekniği kabul stratejileri arasına koyar; hedef, davranışın ortadan kalkması değil, farkın iki eş için katlanılır ve hatta yakınlaştırıcı bir şeye dönüşmesidir. M19-D04'te değişim ile kabul arasındaki terazide durduğumuz yer burası. Cumartesi ziyaretleri sürebilir; değişen, Bedia'nın onları bir saldırı gibi yaşaması olabilir.

Bütüncül terapiden sonunda yararlanan çiftler, ilk oturumlarda daha az yapıcı görünüyordu. Kabul çalışmasının çatışmayı odaya taşıdığı ve bunun yüzeyde bir kötüleşme gibi durduğu bir yorum olabilir, ama özet yalnızca örüntüyü bildiriyor. Terapist için çıkarılacak ders daha mütevazı: Erken oturumlardaki gerginlik tek başına bir başarısızlık işareti değil.

Birincil duygu çalışmasıyla nerede ayrılır

Bu müdahale duygu odaklı terapiyi bilen birine tanıdık gelecektir. M17-D03'ün birincil ve ikincil katmanları, M17-D06'nın empatik tahmini, M17-D08'deki yumuşama olayı: Hepsinde sert bir yüzey, altında bir kırılganlık ve bu kırılganlığın öteki eşe ulaşması var. Benzerlik gerçek. Ama iki yaklaşım aynı hareketi farklı bir kuramdan yapar ve farklı bir sonuç bekler.

İlk fark, sert ve yumuşak ayrımının neye dayandığıdır. Duygu odaklı terapide birincil ve ikincil ayrımı bir zaman ve katman ayrımıdır ve bağlanma kuramına bağlıdır: Altta yatan duygu, karşılanmamış bir bağlanma ihtiyacına işaret eder. Bütüncül yaklaşımda ise sert ve yumuşak ayrımı iletişimsel bir ayrımdır: Hangi ifade dinleyen eşte savunma, hangisi yaklaşma uyandırıyor? Bu ayrım M19-D01'de tanıdığımız işlevsel analizden gelir; terapist bir ifadenin ne olduğundan çok, öteki eşte ne yaptığına bakar.

İkinci fark, yöntemin derinliğidir. Duygu odaklı terapist yoğunlaştırma ve çağrıştırıcı yanıtla duygunun içinde uzun süre kalabilir. Bütüncül terapist çoğu zaman daha kısa ve daha bilişsel bir yol izler: yumuşak duyguyu adlandırır, onu çiftin temasına bağlar ve konuşmaya geri döner. Üçüncü fark, hedefin kendisidir. Duygu odaklı terapide yumuşama, bağın yeniden kurulduğu bir değişim olayıdır. Bütüncül terapide ise empatik birleşmenin ürünü, M07-D02'nin adını koyduğu duygusal kabuldür: Fark yerinde dursa bile ona eşlik eden suçlamanın gevşemesi.

Yaygın yanlış"Empatik birleşme, duygu odaklı terapinin başka bir adla anlatılmasıdır."
Doğrusu

İki teknik yüzeyde benzer adımlar atıyor, ama dayandıkları kuram ve bekledikleri sonuç farklı. Biri bağlanma ihtiyacını ve bağın yeniden kurulmasını, öteki ifadenin işlevini ve farkın kabulünü merkeze koyuyor. Bu farkın sonuçta ne kadar fark yarattığı ise hâlâ açık bir soru.

Öteki eşin cevabı

Empatik birleşme yalnızca bir eşin yumuşamasıyla tamamlanmaz; cevabın da bir karşılığı olmalıdır. M09-D01 bu karşılığın davranışsal biçimine empatik karşılık verme demişti. Burada sorduğumuz şey daha önceki bir halka: Bir eş, ötekinin onu duyacağına inanmadan yumuşak bir şey söyler mi?

M05-D05'in algılanan eş duyarlılığı burada kırılganlığı göstermenin kendisini de etkiliyor gibi görünüyor. Terapist bir eşi yumuşak duygusunu söylemeye davet ederken, öteki eşin bu cümleyi nasıl karşılayacağına dair bir beklentiyi de sınıyor. İlk girişim karşılıksız kalırsa, o eş bir sonrakinde muhtemelen daha sert bir yere döner.

Yaygın yanlış"Gerçekten incinmiş biri, karşısındaki nasıl davranırsa davransın bunu söyler."
Doğrusu

Ruan ve arkadaşlarının deneyinde partnerin duyarlılığına dair algı değiştirildiğinde, kaygının partnere ifade edilme düzeyi de değişti. Duygunun dile gelmesi yalnızca duygunun şiddetine değil, onu duyacak kişiye dair beklentiye de bağlı. Susan bir eş, incinmemiş olduğu için değil, karşılık bulamayacağını sandığı için susuyor olabilir.

Usta katmanı

Empatik birleşmenin en ince yeri, terapistin hangi eşi ne zaman yumuşamaya davet edeceğidir. Çoğu çiftte bir eş daha görünür biçimde sert, öteki daha sakin durur ve terapist kolayca sert olanı sürekli yumuşamaya çağırıp sakin olanın tutumunu olduğu gibi kabul etmeye kayar. Bu, sert eşi her oturumda bir kez daha sorunlu taraf yapar ve kabulü tek yönlü bir istek haline getirir.

İkinci karar, yumuşak ifadenin güvenli olup olmadığıdır. Kırılganlık göstermek, onu duyan kişinin bu bilgiyi bir sonraki kavgada aleyhe kullanmayacağına güvenilebilen bir ilişkide işe yarar. Bir eş ötekinden korkuyorsa, aşağılanıyorsa ya da şiddet görüyorsa, kırılganlığa davet onu daha da açıkta bırakır; M16-D04'teki tarama bu tekniğin önüne geçer. Kültürel bağlam da aynı soruyu sorar. M14-D01 ilişki biliminin dar bir örneklem üzerine kurulduğunu hatırlatmıştı; kırılganlık göstermenin bir erkeklik ayıbı sayıldığı ya da bir kadının korkusunu ailenin önünde söylemesinin ona yük olarak döndüğü ilişkilerde, terapist yumuşak duyguyu nasıl ve kime söyletmeye çalıştığını bu bedeli göz önünde tutarak tartar.

Sert bir cümlenin altındaki duyguyu hangi anda ve ne kadar açık önereceğini kestirmek, kayıtlı oturumları deneyimli birinin yanında tekrar tekrar dinleyerek kazanılan bir zamanlama işidir; yazılı örnekler o kulağın ancak bir taslağını verir.

Kanıtın sınırı

Empatik birleşmenin dayandığı kanıt dolaylıdır. Sanford'un çalışmaları altta yatan kaygıları ve duygu türlerini ölçüyor, ama terapi dışında ve öz bildirimle; kaygıların terapide değiştiğini sınamıyor. Sanford ve Grace'in sekiz haftalık izlemi üniversite öğrencileriyle yapıldı ve uzun evliliklere ne kadar genellenebileceği bilinmiyor. Sevier ve arkadaşlarının oturum kodlaması empatik birleşmeyi ayrı bir bileşen olarak ölçmüyor, yaklaşımı geliştiren ekipten geliyor ve örneklemin büyük kısmı beyaz çiftlerden oluşuyor. Ruan ve arkadaşlarının bulgusu da çatışmadaki eşlerden değil, gündelik ilişkilerden geliyor. M19-D04'te andığımız oturum içi yumuşak duygu bulgusu bu boşluğa en yakın kanıt, ama o da tek ekipten. Empatik birleşmenin duygu odaklı terapinin yumuşama olayından daha mı az, aynı mı ya da daha mı çok işe yaradığı ise tartışmaya açık; iki tekniği doğrudan karşılaştıran bir çalışma bu dersin kaynakları arasında yok.

Kendin dene

Aklında kalsın

Suçlayıcı bir şikâyet çoğu zaman söylenmemiş bir korkunun, utancın ya da yalnızlığın üstünü örter.

Sanford'un ayrımına göre sert cümleler iki kaygıdan beslenebilir: suçlanıp denetlenme ve ilgi ya da katkı görmeme.

Empatik birleşmede terapist sert ifadenin altındaki duyguyu açar, onu çiftin farkına bağlar ve cevabı öteki eşe döndürür.

Teknik duygu odaklı terapiye benzer ama işlevsel analize dayanır ve hedefi bağın yeniden kurulmasından çok farkın kabulüdür.

Yumuşak açılma, karşısındakinin onu duyacağına güvenildiğinde mümkündür; korku, aşağılama ve şiddet bu daveti geçersiz kılar.

Kırılganlığın bedeli kültüre, cinsiyete ve aileye göre değişir ve davet bu bedel tartılarak yapılır.

Sonraki derse köprü

Empatik birleşme iki eşi sorunun en hassas yerine indirir. Ama her konu bu derinliğe hazır değildir; bazen yumuşak bir duyguyu açmak bile yeni bir tartışmanın kıvılcımı olur. Bu durumda terapist ters yönde bir hareket dener: Sorunun içine girmek yerine, iki eşin onu biraz dışarıdan, sanki ikisinin de başına gelen bir şeymiş gibi anlatmasını ister. Ender ile Bedia cumartesi çekişmesini birbirlerinin kusuru olarak değil, ikisinin birlikte düştüğü tanıdık bir döngü olarak, hatta biraz gülümseyerek tarif edebilir mi? Bütüncül yaklaşımın kabul için kullandığı ikinci teknik bu mesafeyi kurmayı amaçlıyor: Birlikte uzaklaşmak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.