İçeriğe geç

M19-D05

Formülasyon: tema, kutuplaşma, tuzak

Bütüncül davranışçı çift terapisinin çiftin temasını, kutuplaşma sürecini ve karşılıklı tuzağını tanımlamasını açıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M19, Davranışçı ve bütüncül yaklaşımlar · 3.161 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Farklı konulardaki kavgalar çoğu kez tek bir farkın farklı kılıklarıdır; bu farka çatışma teması denir.

Fark tek başına sıkıntı yaratmaz; eşlerin birbirini değiştirme çabası onu derinleştirir ve iki ılımlı eğilimi iki uca çevirir.

Karşılıklı tuzakta her eş kendi çıkmazını görür ama ötekininkini çoğunlukla göremez.

DEEP analizi farkın yanına duygusal hassasiyetleri, dış stresi ve etkileşim örüntülerini ekler; çerçeve yaklaşımın kendi kaynaklarına dayanır.

Zarar, kontrol ve bireysel bir tedavi ihtiyacı fark olarak formüle edilmez.

Açılış sahnesi

Dördüncü görüşme. Terapist üç haftadır Şükrü ile Türkan'ı birlikte ve ayrı ayrı dinliyor. Bu akşam masada bir çizim ya da çıktı yok; yalnızca terapistin el yazısıyla dolu küçük bir defter var. "Size kendi cümlelerinizi okuyacağım," diyor. "Hepsi sizin ağzınızdan çıktı. Ben sadece sıraya koydum."

İlk sayfa para üzerine. Şükrü'nün cümlesi: "Ay sonunu görmeden rahat edemiyorum." Türkan'ınki: "Her fişin hesabını verirken kendimi on altı yaşında hissediyorum."

İkinci sayfa misafir üzerine. Türkan komşuları, kuzenleri haber vermeden çağırmayı seviyor. Şükrü'nün cümlesi: "Kapı habersiz açılınca ev bana ait değilmiş gibi oluyor." Türkan'ınki: "Ona sorarsam kimse gelmez, biliyorum."

Üçüncü sayfa bayram tatili üzerine. Şükrü otel ve yol planını aylar önceden yapmak istiyor. Türkan'ın cümlesi: "Plan bitince tatil de bitmiş oluyor."

Terapist defteri kapatıyor. "Üç ayrı kavga anlattınız. Ben bu üç sayfayı okurken aynı tartışmayı üç kez dinlediğimi düşündüm. Sizce de öyle mi?"

Türkan gülüyor, sonra gülmesi yarıda kalıyor. Şükrü bir süre pencereye bakıyor. "Ben belirsizlikten korkuyorum galiba," diyor. "Hep öyleydim." Türkan ona dönüyor: "Ben de kafese girmekten."

Terapist bunu yazmıyor. Yalnızca ikisinin cümlesini bir kez daha, yan yana, yüksek sesle okuyor.

Bu derste ne olacak

M19-D04, kabulün neyin kabul edileceğini bilmeye bağlı olduğunu söyleyerek kapanmıştı. Bu ders o bilginin nasıl kurulduğunu gösteriyor. Bütüncül davranışçı çift terapisinin bir çifti okuma biçimini üç parçada izleyeceğiz: farklı şikâyetleri birbirine bağlayan çatışma teması, eşlerin birbirini uçlara iten kutuplaşma süreci ve her ikisinin de kendini sıkışmış hissettiği karşılıklı tuzak.

Ardından bu okumanın dört bileşenli hâline, DEEP analizine geçeceğiz. Usta katmanı formülasyonun çiftle paylaşılmasını ve en tehlikeli hatasını, bir zararı ya da bireysel bir sıkıntıyı "fark" diye yazmayı konu ediyor.

Sıfır noktası

Formülasyon bu seride yeni bir kavram değil. M16-D11 onu, terapistin değerlendirmeden topladığı bilgiyi sorunun nasıl doğup nasıl sürdüğüne dair geçici bir açıklamaya dönüştürmesi olarak işledi. M18-D09'da da bu açıklamanın bir geri bildirim oturumunda çifte nasıl sunulduğunu gördük. Her yaklaşım bu işi kendi kuramının diliyle yapar.

Bütüncül davranışçı çift terapisinin dili farklılık üzerine kuruludur. Önce iki kişinin gerçekten farklı olduğu bir alanı arar, sonra bu farkın nasıl sorun hâline geldiğini sorar. Fark tek başına sıkıntı doğurmaz; sıkıntı, eşlerin o farka verdiği tepkilerden doğar. Formülasyonun bütün işi bu tepkileri görünür kılmaktır.

Mekanizma

Çatışma teması: şikâyetlerin ortak paydası

Çiftler terapiye konu başlıklarıyla gelir: para, ev işi, aileler, cinsellik. Bütüncül yaklaşım bu başlıkların çoğunun aynı farkın kılıkları olabileceğini varsayar. Yaklaşımı kuranlar bu ortak farka "tema" adını verir. Biz onu, gündelik sözcükten ayırmak için daha özgül bir adla anacağız.

M07-D03'teki yakınlık-bağımsızlık farkı bu temaların en çok bilinenidir. Ama tema her çiftte o kadar kolay adlandırılmaz. Şükrü ile Türkan'da para, misafir ve tatil konuları üç ayrı yüzey gibi görünüyordu. Terapistin defteri, üçünün de aynı soruya döndüğünü gösterdi: Bu evde öngörülebilirlik mi, kendiliğindenlik mi ağır basacak? Temayı adlandırmak, bir tartışmada kazanılanın ötekini neden çözmediğini açıklar.

Bulgu tema fikrini doğrudan sınamıyor ama yakınlığın "doğru" bir miktarı olmadığını düşündürüyor. İki eşin istediği miktar farklıysa, biri için yeterli olan öteki için eksik kalır; bütüncül yaklaşım bu mesafeyi temanın hammaddesi sayar.

Yaygın yanlış"Çiftin tek bir sorunu varsa tema da odur."
Doğrusu

Tema, şikâyet edilen konunun kendisi değil, birden çok konunun altında tekrar eden farktır. Para tartışması bir çiftte güvence ile serbestlik, başkasında yakınlık ile bağımsızlık temasına bağlanabilir; bu yüzden tema şikâyetten değil, eşlerin her şikâyette ne istediğinden çıkarılır.

Kutuplaşma süreci: değişim çabasının ters etkisi

Bir tema tek başına bir fark olarak kalabilir. Onu sıkıntıya çeviren, eşlerin birbirini değiştirme çabasıdır. M18-D06'daki rol ayrımı burada da işe yarar: değişimi talep eden ile değişimin kendisinden beklendiği. Bütüncül yaklaşım bu ayrımın zaman içinde ne yaptığını sorar: Bir eş ötekini kendi kutbuna çekmeye çalıştıkça, öteki kendi kutbuna daha sıkı tutunur. Fark azalmaz, derinleşir.

Evliliğin ilk yıllarında Şükrü biraz tutumlu, Türkan biraz cömertti. Şükrü bütçe tablosu tutmaya başladığında Türkan küçük harcamalarını söylememeye başladı. Şükrü bunu fark edince tabloyu sıklaştırdı. Türkan kendine ait bir alan bulmak için misafiri daha sık ve daha habersiz çağırdı. On yıl sonra ikisi de kendini ötekinin karşısında bir uç gibi tanımlıyor: biri "cimri", öteki "savurgan". Hiçbiri evliliğe böyle başlamamıştı.

Kutuplaşmanın en çok çalışılmış biçimi, M07-D03 ve M04-D06'da anlatılan ısrar edip geri çekilme döngüsüdür. Oradaki roller kişilik özelliği gibi görünür; bir bulgu ise konuya bağlı olduklarını düşündürüyor.

Değişim isteyen taraf talep eder, değişimi istenen taraf çekilir. Bir temada hep aynı eş değişim istiyorsa, roller yıllar içinde o eşin "talepkâr", ötekinin "kaçan" kişi olarak görülmesine kadar sabitlenebilir. M17-D02 bu döngünün tedavi arayan çiftlerde ne kadar sık görüldüğünü göstermişti. Kutuplaşma kavramı ona bir tarih ekler: Uçlar başlangıçta yoktu, karşılıklı ısrarla üretildi.

Yaygın yanlış"Talep eden eş doğası gereği talepkâr, geri çekilen eş doğası gereği kaçıngandır."
Doğrusu

Christensen ve Heavey'nin çiftlerinde aynı kişi, konuya göre talepkâr ya da çekingen davrandı. Bu, kutuplaşmanın bir karakter tespiti değil, bir etkileşim süreci olarak formüle edilmesi gerektiğini destekler.

Karşılıklı tuzak: iki taraf da sıkışmış

Kutuplaşma uzun sürdüğünde her eş bir çıkmaza düşer: İstemeyi bırakırsa ihtiyacı karşılanmaz, sürdürürse döngü kötüleşir. Formülasyonun üçüncü parçası bu çaresizliğin adıdır.

Şükrü'nün tuzağı şöyle: Bütçeyi gevşetirse belirsizlik içinde boğulacağından korkuyor; sıkılaştırırsa Türkan uzaklaşıyor ve kendisi evin kötü adamı oluyor. Türkan'ın tuzağı da aynı biçimde kurulu: Şükrü'nün kurallarına uyarsa bir kafeste yaşayacak; uymazsa "sorumsuz" olan o sayılacak ve kurallar daha da sıkılaşacak. İkisi de ötekinin aynı biçimde sıkıştığını görmüyor. Tuzağı formülasyona yazmanın amacı bu görüşü açmak. M18-D07'deki kilitlenme bir konunun neden konuşulamadığını anlatıyordu; tuzak ise her eşin o konuya kendi hamlesinin içinden nasıl baktığını betimler.

DEEP: dört bileşenli bir okuma

Yaklaşımın sonraki yazılarında tema, kutuplaşma ve tuzak üçlüsü daha geniş bir çerçevenin içine yerleştirildi. Bu çerçevenin kaynağı yaklaşımı geliştirenlerin ve yakın çalışma arkadaşlarının yazıları; bağımsız bir araştırmanın türettiği bir model değil.

DEEP'in iki bileşeni bu dersin üçlüsüyle örtüşür. Farklılıklar temanın, örüntüler de kutuplaşma ile tuzağın karşılığıdır. Yeni olan iki bileşen, farkın neden bu çiftte bu kadar acıttığını ve neden şimdi büyüdüğünü sorar. Duygusal hassasiyet, M16-D11'in kalıcı kırılganlık dediği şeye yakındır: Şükrü'nün çocukluğunda babasının dükkânını kaybettiği yıl, Türkan'ın her harcamasını babasına söylemek zorunda kaldığı ergenliği. Dış stres de bu çiftte ortada: Şükrü'nün çalıştığı fabrikada işten çıkarma söylentileri dolaşıyor, Türkan ise yeni açtığı küçük dükkânın kirasını ödemeye çalışıyor. Fark yıllardır vardı; bu iki stres onu son bir yılda keskinleştirdi. Parsons ve arkadaşlarının uyarısı da burada: Dış stres yalnız iş ve para diye okunursa ayrımcılık, göç ya da aile baskısı formülasyonun dışında kalır.

Yaygın yanlış"Formülasyon çiftin sorununu kişiliklerine bağlar, bu yüzden değişimi imkânsız gösterir."
Doğrusu

DEEP çerçevesi farkı tek başına değil, hassasiyetler, dış stres ve etkileşim örüntüleriyle birlikte okur. Stres azaldığında ya da kutuplaşma yavaşladığında aynı fark çok daha az acı verebilir.

Usta katmanı

Formülasyon terapistin defterinde kalırsa işe yaramaz. Bütüncül yaklaşımda o, bir geri bildirim oturumunda çifte sunulur ve onların cevabıyla şekillenir. Amaç M16-D12'nin sorun uzlaşısı dediği şeye ulaşmaktır: Çiftin, sorunu suçlama yerine ortak bir dille tanıması. Şükrü ile Türkan'ın terapisti bu yüzden kendi yorumunu değil, onların cümlelerini okudu. Tema, terapistin değil, çiftin ağzından çıkarsa daha kolay benimsenir.

Formülasyonun sunuluş biçimi de bir müdahaledir. M16-D11'in çıkarımsal düzey dediği katman, yani bir davranışı eski bir korkuya bağlayan yorum, burada en dikkatli ele alınması gereken yerdir. Terapist hassasiyetleri birer teşhis gibi değil, birer soru gibi sunar ve çiftin düzeltmesine açık bırakır. Çift bir parçayı reddederse, formülasyon yanlış olabilir ya da henüz konuşulamayan bir yere dokunmuş olabilir.

Bütüncül çerçevenin en ciddi riski, her şeyi bir farka çevirebilmesidir. Bir eşin alkol kullanım sorunu, ağır depresyon belirtileri ya da kumar borcu bir temanın yüzü gibi yazılabilir; bu, bireysel bir tedavi ihtiyacını ilişki diline gömer. Daha da tehlikelisi zararın farka çevrilmesidir. Şükrü'nün bütçe tablosu bir kontrol aracına dönüşmüşse, Türkan'ın kendi kazancına ulaşamıyor, arkadaşlarını görmek için izin istiyorsa, bu bir tema değil, M13'te işlenen ekonomik ve zorlayıcı denetimdir; terapist kutuplaşma dilini o noktada bırakır ve M16-D04'teki taramaya geri döner. M13-D01'deki güç dengesizliği de aynı soruyu sordurur: Formülasyon iki meşru eğilimi mi tarif ediyor, yoksa birinin ötekinden daha fazla söz hakkını mı meşrulaştırıyor? Bir formülasyonu ne zaman tutup ne zaman bırakacağını sezmek, kayıtlar üzerinde süpervizörle yapılan uzun bir çalışmanın ürünüdür; bu ders o çalışmanın yalnızca haritası.

Bu bulgu bütüncül yaklaşımın aleyhine okunabilir, ama çalışma formülasyonun hedeflediği şeyi, farka verilen duygusal tepkinin yumuşamasını ölçmüyordu. Daha nazik konuşmak ile temayı birlikte tanımak ayrı göstergelerdir ve ayrı ayrı izlenir.

Yaygın yanlış"İyi bir formülasyon bir kez doğru kurulur, sonra değişmez."
Doğrusu

Bütüncül yaklaşımda formülasyon çifte sunulan bir önermedir ve onların cevabıyla düzeltilir. Hassasiyetler ve dış stres hakkında sonradan gelen bilgi, temanın adını ya da tuzağın tarifini değiştirebilir.

Kanıtın sınırı

Bu dersin omurgası olan üç kavram, tema, kutuplaşma ve tuzak, yaklaşımı geliştiren klinisyenlerin gözleminden doğdu; bağımsız ekiplerin ayrıca sınadığı yapılar değil. DEEP analizine dayanak gösterdiğimiz makale de kurucunun ortak yazarı olduğu bir klinik rehber. Christensen ve Heavey'nin bulgusu kutuplaşmanın bir parçasına, rollerin konuya göre yer değiştirmesine dayanak sağlıyor ama 31 çiftlik tek bir laboratuvar çalışması; farkın yıllar içinde derinleştiğini doğrudan göstermiyor. Sevier ve arkadaşlarının denemesi ise gözlenen iletişimde bütüncül terapinin bir üstünlüğünü bulmadı. İki terapistin aynı çift için aynı temayı yazıp yazmayacağını, yani bu formülasyonun güvenilirliğini buradaki kartların hiçbiri sınamıyor. Bu kavramların farklı kültürlerde, aile bağlarının ve cinsiyet rollerinin farklı ağırlık taşıdığı ilişkilerde aynı biçimde işleyip işlemediği de bilinmiyor; bu sorular hâlâ tartışmaya açık.

Kendin dene

Aklında kalsın

Farklı konulardaki kavgalar çoğu kez tek bir farkın farklı kılıklarıdır; bu farka çatışma teması denir.

Fark tek başına sıkıntı yaratmaz; eşlerin birbirini değiştirme çabası onu derinleştirir ve iki ılımlı eğilimi iki uca çevirir.

Karşılıklı tuzakta her eş kendi çıkmazını görür ama ötekininkini çoğunlukla göremez.

DEEP analizi farkın yanına duygusal hassasiyetleri, dış stresi ve etkileşim örüntülerini ekler; çerçeve yaklaşımın kendi kaynaklarına dayanır.

Zarar, kontrol ve bireysel bir tedavi ihtiyacı fark olarak formüle edilmez.

Sonraki derse köprü

Formülasyon çifte farkını gösterir; ama yıllardır kendi kutbunda savunmada duran bir eşin yumuşaması başka bir iştir. Şükrü "belirsizlikten korkuyorum" dediğinde Türkan bir an ona döndü. O an kısa sürdü, ardından ikisi de kendi cümlesine geri çekildi. Kutupların ardındaki korku ve kırılganlık konuşulabilir hâle geldiğinde, eşlerin öfkesinin yerini empatiye bırakması mümkün olabilir mi? Bütüncül yaklaşımın kabul tekniklerinin ilki tam bu kapıyı açmayı deniyor: Empatik birleşme.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.