İçeriğe geç

M19-D03

İletişim ve problem çözme eğitimi

Konuşan ve dinleyen rolleri ile adım adım problem çözmenin çift terapisindeki uygulamasını gösterir.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M19, Davranışçı ve bütüncül yaklaşımlar · 3.074 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beceri eğitimi davranışçı çift terapisinin en tanınan yüzü oldu ve hâlâ birçok yaklaşımın içinde yaşıyor. Ama ne zaman kullanılacağına karar vermek, onu iyi uygulamak kadar önemli.

Açılış sahnesi

İkinci görüşmenin ortası. Terapist sehpadan avuç içi büyüklüğünde, cilalı bir ahşap parçası alıp Lütfiye'ye uzatıyor. "Bu kimin elindeyse yalnız o konuşur. Öteki önce onun söylediğini kendi sözleriyle özetler, sonra kendi görüşünü değil, özetinin doğru olup olmadığını sorar. Konumuz, Kadri Bey'in atölyesi."

Lütfiye tahtayı iki eliyle tutuyor. "Emekli ikramiyesinin hepsini babasının yıllardır kapalı marangoz atölyesine gömmek istiyor. Torunlara söz verdiğimiz yardım ne olacak? Ben bütün gün evde tek başıma mı oturacağım?"

Kadri hemen öne eğiliyor. "Tek başına ne demek, akşam altıda evdeyim. Hem o atölye babamın…"

Terapist sesini yükseltmeden araya giriyor: "Tahta şu an Lütfiye Hanım'da. Kadri Bey, ne dediğini duydunuz mu?"

Kadri bir an susuyor. "Duydum. Parayı boşa harcadığımı söylüyor."

"Bunu mu söylediniz, Lütfiye Hanım?"

"Hayır. Torunlardan uzak düşmekten korktuğumu söyledim."

Kadri yeniden deniyor, bu kez daha yavaş: "Yani bütün günüm atölyede geçerse hem yalnız kalacağından hem de çocuklara verdiğimiz sözün yanacağından korkuyorsun." Lütfiye başını sallıyor, gözleri dolmuş. Sonra tahta el değiştiriyor ve bu kez Lütfiye zorlanıyor: Kadri'nin babasının kendi elleriyle kurduğu tezgâhlardan söz ettiği iki dakikayı "Yine bildiğini okuyacaksın" diye özetliyor. Terapist Kadri'nin cümlelerinden birini kendi sesiyle, yorumsuz biçimde tekrar ediyor ve "Böyle bir özet" diyor. Görüşme bittiğinde atölye meselesi çözülmüş değil. Ama her biri, karşısındakinin asıl derdini kendi ağzından bir kez söylemiş.

Bu derste ne olacak

Davranışçı çift terapisi iki ayak üzerinde yürüdü: evde karşılıklı olumlu davranışı artırmak ve çifte konuşmayı, anlaşmazlığı çözmeyi yeniden öğretmek. M19-D02 birinci ayağa baktı; bu ders ikincisine.

Önce konuşan ile dinleyenin rollerini ayıran düzene, sonra terapistin bir beceriyi oturumda nasıl öğrettiğine bakacağız: model olmak, prova ettirmek, geri bildirim vermek, eve ödev göndermek. Ardından bir anlaşmazlığı adım adım çözme sırasını ve odada öğrenilenin eve taşınıp taşınmadığı sorusunu ele alacağız. Usta katmanı bu araçların ne zaman işe yaramadığını ve beceri eğitiminin uzun vadede ne bıraktığına dair kanıtı tartıyor.

Sıfır noktası

Bu dersin malzemesi okur katmanında hazır duruyor. M06-D02 dinlemeyi ve duyulanı geri vermenin sınırlarını, M06-D03 kendini açmayı, M06-D04 ben dilini ve "biz" diyen kardeşini, M06-D10 zor bir konuyu suçlamadan açmayı anlattı. M15-D07 de bu becerilerin önleyici programlarda nasıl paketlendiğini gösterdi. Buradaki fark, aynı becerilerin zaten sıkıntı içindeki bir çifte, terapi odasında, gerçek bir anlaşmazlığın üzerinde öğretilmesi.

Davranışçı geleneğin çıkış varsayımı sadedir. Sıkıntılı çiftler anlaşmazlıkları konuşurken birbirini cezalandıran alışkanlıklar edinmiştir; bu alışkanlıklar öğrenildiyse yeniden öğrenilebilir. Terapist bu yüzden yorumcudan çok bir antrenör gibi çalışır: Göstermek, denetmek, düzeltmek ve tekrar ettirmek.

Mekanizma

Konuşan, dinleyen ve el değiştiren nesne

Konuşan-dinleyen düzeninin özü bir trafik kuralıdır. Sıkıntılı çiftlerde sorun çoğu zaman söylenecek şeyin yokluğu değil, iki kişinin aynı anda konuşması, ya da birinin ötekini dinlemek yerine cevabını hazırlamasıdır.

Nesnenin işlevi bir sembolden fazlasıdır. Elinde bir şey tutan kişi, söz hakkının kendisinde olduğunu bedeniyle de bilir; dinleyen de konuşmak için nesneyi istemek zorunda olduğunu. Terapist için nesne, kimin kuralı çiğnediğini suçlamadan gösteren tarafsız bir işarettir: "Tahta şu an onda" demek, "Yine sözünü kestiniz" demekten daha az yaralar.

Bu düzenin uzun vadede ne kadarının akılda kaldığına bakan nadir çalışmalardan biri, Almanca kısaltmasıyla EPL diye bilinen bir iletişim programını almış çiftleri on bir yıl sonra yeniden aradı.

Bu bulgunun klinik okuması iki yönlü. Ayrılık oranındaki fark umut verici; ama becerilerin kendisi zamanla siliniyor. Dinleme becerileri konuşma becerilerinden daha iyi hatırlanıyor gibi görünüyor. Terapist için bunun anlamı, bir çifte tekniği değil, tekniğin arkasındaki niyeti bırakmayı hedeflemek olabilir.

Oturumda öğretmek: göstermek, denetmek, düzeltmek

Davranışçı terapistin öğretim düzeni dört halkadan oluşur. Önce terapist beceriyi kendi sesiyle gösterir, yani model olur. Sonra çift aynı beceriyi gerçek bir konu üzerinde dener. Terapist hemen, kısa ve belirli bir geri bildirim verir: neyin işe yaradığını önce, düzeltilecek tek bir şeyi sonra. Son halka ödevdir: aynı alıştırma evde, belirli bir gün ve sürede tekrar edilir.

Konu seçimi provanın kolayca gözden kaçan parçasıdır. Bir sıralama mantığı, çiftin en yaralı konusuyla değil, orta ağırlıkta bir konuyla başlamayı önerir. Becerinin önce düşük yükte oturması, sonra ağır konulara taşınması beklenir. Bu bir klinik akıl yürütme; bir denemeyle sınandığını gösteren bir kaynak okumadık.

Adım adım problem çözme

Konuşan-dinleyen alıştırması anlamayı hedefler; çözüm onun dışında tutulur. Problem çözme ise ayrı bir aşamadır ve iki eş de birbirini anladığını düşündükten sonra başlar.

İlk adım çoğu zaman en uzun sürendir. "Sen hiç yardım etmiyorsun" bir tanım değil, bir hükümdür. Terapist bunu davranış diline çevirmeye yardım eder: "Akşam yemeğinden sonra bulaşık her gün bende kalıyor ve bu beni yoruyor." Tanımın içinde bir duygu ve somut bir durum vardır, ama karşıdakinin karakterine dair bir yargı yoktur. İkinci adımda kural, önerileri o an değerlendirmemektir; saçma görünen seçenekler bile listeye yazılır, çünkü eleştiri ilk önerileri susturur ve listeyi kısaltır. Üçüncü adımda seçenekler tek tek tartılır ve iki eşin de yaşayabileceği biri seçilir. Dördüncü ve beşinci adımda seçim belli bir süre denenir ve ardından birlikte gözden geçirilir.

Odadan eve: genelleme

Terapist odada güzel bir konuşma görebilir ve bunun evde hiç tekrarlanmadığını öğrenebilir. Davranışçı geleneğin en eski soru işaretlerinden biri budur: Oturumda kazanılan beceri, terapistin olmadığı mutfakta da kullanılıyor mu?

Bu bulgu, bir sonraki klinik soruyu baştan koyuyor. Beceri eve taşınabiliyor; ama taşındığında ilişki doyumunun neden düzeldiği, ya da neden düzelmediği, yalnız iletişimle açıklanamıyor.

Türkiye'den gelen ilk veriler de bu yönde bir merak uyandırıyor; ama çok küçük bir pilottan.

Usta katmanı

Bu araçlar sabit bir sırayla değil, her adımda yeniden verilen kararlarla kullanılır. İlk dal şudur: Bu çift şu anda öğrenmeye hazır mı? M07-D06'nın adını koyduğu taşma durumunda bir beceri provası anlamsızdır; bedenin yeniden dinleyebilir hâle gelmesi beklenir, M18-D06'daki ara bunun bir yoludur. Bir eşin ötekinden korktuğu bir ilişkide konuşan-dinleyen alıştırması ise eşitlik varsayan bir oyunu eşit olmayan iki oyuncuya dayatır; korkan taraf sözünü kendini kollayarak seçer ve "iyi bir özet" bir tehlikeyi örtebilir. Bu yüzden M16-D04'teki tarama, beceri çalışmasından önce gelir.

İkinci dal sorunun türüdür. Problem çözme adımları M07-D02'deki çözülebilir sorunlarda işler; eşler arasındaki fark kalıcıysa çözüm listesi her hafta yeniden yazılır ve bozulur. Üçüncü dal da varsayımın kendisidir: M14-D07'de tartışılan beceri eksikliği varsayımı, çifti konuşmayı bilmeyen iki kişi olarak görür. Oysa bazı çiftler bir yabancıyla son derece becerikli konuşur; eksik olan bilgi değil, birbirine karşı iyi niyettir.

Bu ayrımların zamanlaması, bir terapistin kayıtlı oturumlarını deneyimli bir göz eşliğinde geri sararak öğrendiği bir şey; bir okuma metni o yargıyı ancak tarif edebilir.

Bu tablo M18-D01'de Johnson ve Bradbury'nin derlemesiyle varılan kuşkuyu destekliyor: İletişim değişiyor, ilişki de bazen iyileşiyor, ama ikisinin arasındaki köprü beklenenden zayıf. Terapist için çıkarım, beceri eğitimini bırakmak değil, onu tek etkili bileşen saymamaktır.

Kanıtın sınırı

Bu derste aktarılan kanıtların çoğu, terapiden çok önleyici programlardan geliyor. Hahlweg ve Richter'in on bir yıllık izlemi de Williamson ve arkadaşlarının büyük denemesi de çiftlere bir eğitim sunulduğunda ne olduğunu gösteriyor; sıkıntılı bir çiftin terapi odasında aynı becerileri öğrenmesinin aynı sonucu verip vermediği bu verilerden doğrudan çıkarılamaz. Halford ve arkadaşlarının çalışması terapi bağlamında, ama otuz yılı aşkın bir geçmişe ait ve özeti örneklemi hakkında bilgi vermiyor. Konuşan-dinleyen alıştırmasının ya da problem çözme sırasının tek başına, öteki bileşenlerden ayrıştırılarak sınandığı bir deneme bu ders için okunan kaynaklarda bulunmadı.

Türkiye için elimizdeki tek veri sekiz çiftlik bir pilot. Bu çalışma programın katılımcılara anlamlı geldiğini ve uygulanabildiğini gösteriyor; etkinin büyüklüğünü ya da kalıcılığını genellemek için yinelenmesi gerekiyor. Ayrıca bir eşin ötekini "söz senin" diye beklemesinin, kuşaklar ve aileler arasında farklı anlamlar taşıyabileceği de bilinmiyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Yaygın yanlış"Çiftlere iletişim tekniği öğretmek için onlara anlatmak yeter."
Doğrusu

Davranışçı gelenekte beceri, terapistin gösterip çiftin gerçek bir konu üzerinde tekrar tekrar denediği, anlık geri bildirimle düzeltilen bir alışkanlıktır. Bilmek ile gerginlik altında kullanmak arasındaki mesafe, provayla kapanır.

Yaygın yanlış"Konuşan-dinleyen alıştırması bir anlaşmazlığı çözmenin yoludur."
Doğrusu

Alıştırma anlamayı hedefler, çözümü bilerek dışarıda bırakır. Problem çözme ayrı bir aşamadır ve iki eş birbirini duyduğunu hissettikten sonra başlar.

Yaygın yanlış"İletişim düzelirse ilişki de kendiliğinden düzelir."
Doğrusu

Halford ve arkadaşlarının terapi çalışmasında da Williamson ve arkadaşlarının büyük denemesinde de iletişimdeki iyileşme, doyumdaki iyileşmeyi açıklamadı. İletişim önemli bir araç, ama ilişkinin iyileşmesini tek başına taşımıyor görünüyor.

Yaygın yanlış"Öğrenilen teknik ömür boyu kalır."
Doğrusu

On bir yıllık izlemde eşlerin yalnızca bir kısmı öğrendiği becerileri hatırlayabildi; dinleme becerileri konuşma becerilerinden daha iyi akılda kalmıştı. Kalıcı olanın tekniğin kendisinden çok, bıraktığı bir alışkanlık ya da tutum olması mümkün.

Beceri eğitimi davranışçı çift terapisinin en tanınan yüzü oldu ve hâlâ birçok yaklaşımın içinde yaşıyor. Ama ne zaman kullanılacağına karar vermek, onu iyi uygulamak kadar önemli.

Sonraki derse köprü

Davranışçı terapistler bu araçlarla çalıştıkça bir şeyi fark etmeye başladı: Bazı çiftler bütün becerileri öğreniyor, çözüm listeleri yazıyor, anlaşmalar kuruyor, ama yine de birbirinin bir yanını değiştiremiyor. Bir eşin içe dönüklüğü, ötekinin düzen merakı yıllar içinde yerinden kıpırdamıyor. Terapistin önündeki soru da buna göre değişiyor: Değiştirilemeyen bir farkla çift ne yapacak? Sıradaki derste, değişimi tek hedef sayan bir terapinin bu soruda nerede tıkandığına ve farkı kabullenmenin çift terapisine nasıl bir amaç olarak girdiğine bakacağız.

Değişimden kabule.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.