İçeriğe geç

M19-D02

Davranış değişimi anlaşmaları

Eşlerin olumlu davranışları artırmaya yönelik anlaşmalarının işleyişini ve sınırlarını açıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M19, Davranışçı ve bütüncül yaklaşımlar · 3.103 kelime · 17 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Olumlu davranışı artırmak kolay görünür; zor olan, onu bir borç defterine dönüştürmeden yaşatmaktır.

Açılış sahnesi

Üçüncü görüşmenin ortasında Hicran bir teklifle geliyor. "Tamam, şöyle yapalım. Yasin akşamları bulaşığı yıkarsa ben de cumartesileri annesine gitmeye itiraz etmem."

Yasin hemen ekliyor: "Bulaşık olur. Ama o zaman sen de arabanın deposunu boş bırakmayacaksın."

Terapist kalemini alıyor, iki maddeyi tahtaya alt alta yazıyor. Hicran bir üçüncüsünü söylüyor, Yasin bir dördüncüsünü. Beş dakika içinde tahtada altı satır var; her satırın sonunda bir "karşılığında". Odadaki hava biraz gevşemiş; haftalardır ilk kez aynı kâğıdın üstüne eğilmişler.

Terapist bir süre listeye bakıyor. Sonra Hicran'a dönüyor: "Diyelim Yasin salı akşamı bulaşığı yıkamadı. Cumartesi ne olur?"

Hicran duraksamadan cevap veriyor: "Gitmem tabii. Anlaşma bu."

Yasin gülüyor ama sesi gergin. "Yani ben bir akşam yorgun gelirsem annemi göremeyeceğim. Güzel."

Terapist tahtadaki "karşılığında" sözcüklerinin üstünü tek tek çiziyor. "Başka bir şey deneyelim. Her biriniz, ötekinin yapabileceği ve sizi gerçekten sevindirecek küçük şeyleri yazsın. Kimse kimseye borçlanmayacak. Bu hafta her biriniz karşıdakinin listesinden istediğinizi, istediğiniz gün yapacaksınız."

Hicran kâğıdı alıyor ama yazmıyor. "Ya o hiçbirini yapmazsa?"

Yasin omuz silkiyor. "Sen bana yaptırırsan ne kıymeti kalır ki zaten?"

Bu derste ne olacak

M19-D01 davranışçı çift terapisinin hangi öğrenme ilkeleri üzerine kurulduğunu anlattı. Bu ders o ilkelerin odaya giren ilk uygulamasına bakıyor: eşlerin birbirine yönelik olumlu davranışlarını artırmak için kurulan anlaşmalar.

Üç şeyi izleyeceğiz. Önce bu görevlerin nasıl kurulduğunu ve neden davranışçı terapinin ilk haftalarında yer aldığını. Sonra açılıştaki iki seçeneği, yani koşula bağlı anlaşma ile koşulsuz anlaşmayı, ve sıkıntılı çiftlerde katı karşılıklılığın neden ters tepebildiğini. Son olarak bu araçların kısa vadeli etkisini, kalıcılık sorununu ve güç farkı olan bir ilişkide nasıl bir denetim aracına dönüşebileceğini.

Sıfır noktası

Davranışçı yaklaşımın sıkıntılı ilişkiye bakışı yalın bir varsayıma dayanır: Eşler birbirlerinden aldıkları hoş şeyler azaldığı ve hoş olmayanlar arttığı için mutsuzdur. Bu varsayımın merkezinde M19-D01'deki karşılıklılık ilkesi durur: İyi giden ilişkilerde verilen güzellik karşılığını kendiliğinden bulur. O hâlde terapist ilk adımda hoş olan davranışların sayısını artırmayı dener. Bu, kavgaların konusuna girmeden önce ilişkide biraz nefes alanı açmanın da yoludur.

Bu görevlerin en bilinen biçimi, davranışçı geleneğin "özen günleri" (caring days) diye andığı uygulamadır: Bir eş belirlenen günlerde ötekinin listesinden birkaç maddeyi, karşılık beklemeden yapar. Listeler küçük ve somut olmalıdır. "Bana daha çok ilgi göster" bir madde değildir; "işten dönünce telefonu on dakika bırakıp günümü sor" bir maddedir.

Mekanizma

Görev nasıl kurulur

Terapist görevi kurarken birkaç şeye dikkat eder. Maddeleri, iyiliği görecek olan eş yazar; neyin hoş geleceğini en iyi o bilir. Maddeler çatışma konusu olmayan alanlardan seçilir; para tartışması süren bir çiftin listesine "harcamaları azalt" girmez, çünkü o madde görevi bir kavganın devamına çevirir. Maddeler kısa sürede yapılabilir olmalıdır ki eş başarabilsin. Ve iki eşin listesi de yaklaşık aynı ağırlıkta tutulur.

Görevin ikinci yarısı fark etmektir. Davranışçı gelenekte terapist, bir eşin yaptığı hoş şeyin öteki tarafından görülüp söylenmesine ayrıca önem verir. M18-D05'teki çalışma, eşin fark etmediği fedakârlıkların ilişkiye beklenen katkıyı yapmadığını göstermişti. Görülmeyen bir iyilik, onu yapan için de çabucak sönen bir çabaya döner.

Karşılıklı anlaşma ve iyi niyet anlaşması

Davranış değişimi görevleri zamanla daha resmî biçimlere de büründü. 1970'lerin davranışçı evlilik terapisi literatüründe iki sözleşme türü yan yana tartışıldı. Açılışta Hicran'ın önerdiği ilk türdü.

Karşılıklı anlaşmanın kâğıt üzerindeki çekiciliği açıktır: adil görünür, ölçülebilir, kimse sömürülmez. Klinik sıkıntısı da açılıştaki soruyla ortaya çıkar. İki yükümlülük birbirine kilitlendiğinde, ilk aksama zinciri koparır ve kimin önce bozduğu yeni bir kavga konusu olur. Güvensiz ve kırgın bir çiftte her iki eş de karşıdakinin önce başlamasını bekler. İyi niyet anlaşması bu kilidi çözmek için önerildi. Davranışçı terapistlerin klinik deneyimine göre resmî sözleşmeler zamanla geri plana çekildi ve yerini daha esnek, koşulsuz görevlere bıraktı; bu yargı uzman görüşüdür, çünkü iki biçimi doğrudan karşılaştıran erken denemelerin bulgularını özetleriyle doğrulayıp buraya taşıyamadık.

Puan tutmak ve zorla yapılan iyilik

Sıkıntılı çiftlerde katı karşılıklılığın neden ters tepebildiğini anlamak için sosyal psikolojideki bir ayrım işe yarıyor. Clark ve Mills'in araştırma programı, insanların bazı ilişkilerde verdiklerini ve aldıklarını denkleştirmeye, bazılarında ise karşıdakinin ihtiyacına göre vermeye yöneldiğini öne sürdü.

Bu bulgu karşılıklı anlaşmanın içindeki gizli bir dönüşümü düşündürüyor. Anlaşma, ilişkiyi ortaklık normundan takas normuna doğru iter: Eşler artık birbirinin ihtiyacını değil, birbirinin borcunu izlemeye başlar. Açılıştaki Hicran'ın "Ya o hiçbirini yapmazsa?" sorusu bu izlemenin dilidir.

Bulgunun klinik önemi şurada: Sıkıntılı bir çift terapiye geldiğinde muhtemelen takas normuna zaten kaymıştır. Terapistin bir de resmî karşılıklı anlaşma kurması, bu kaymayı yazıya geçirip mühürlemek olabilir.

İkinci sorun, yapılan iyiliğin nasıl karşılandığıdır. Açılışta Yasin bunu "sen bana yaptırırsan ne kıymeti kalır" diye söyledi. Davranışçı terapistler bu sorunu erken fark etti: Anlaşma gereği yapılan bir iyilik, alan kişi tarafından "anlaşma yüzünden yaptı" diye okunur. M11-D10'un sorumluluk yüklemesi dediği şeyin olumlu yöndeki karşılığı burada işler; hoşa giden davranış eşin iyi niyetine değil, dışarıdan konan bir kurala bağlanınca ilişkiye katkısı azalır.

Yan yana konduklarında görevin dili değişir. Terapist "yapmak zorundasın" yerine "hangisini seçersin" der. Seçim payı, yapılan iyiliğin sahici yaşanmasına alan açar.

Usta katmanı

Deneyimli bir terapist davranış değişimi görevlerini kısa vadeli bir araç olarak kullanır. Bu görevler ilk birkaç haftada ilişkinin havasını hızla yumuşatabilir, ama o yumuşama çoğu zaman görev bittiğinde azalır. M17-D10, Jacobson'ın ekibinin davranışçı tedavinin bileşenlerini ayrı ayrı sınayan bir çalışmasının iki yıllık izlemini aktarmıştı; öğrenilen becerileri sürdürmenin uzun dönem doyumla ilişkili çıkmadığını orada gördük. Terapist bu yüzden görevi tek başına bir tedavi olarak değil, daha zor konuşmalara hazırlanan bir zemin olarak konumlar.

Usta terapist görevin başarısızlığını da bilgi olarak okur. Bir eş üç hafta boyunca listeden hiçbir şey yapmıyorsa, bu tembellikten çok ilişkiye dair bir karar, bir kızgınlık ya da ilişkiden çıkmayı tartma hâli olabilir. M18-D06'nın ayrımı da burada işe yarar: Değişimi istenen eş listeye bir talepler zinciri gibi bakıyorsa, görevin ilk işi o eşin kendi listesini yazmasına alan açmaktır. Bu tür kararları masa başında okuyarak değil, süpervizör eşliğinde gerçek oturumlarda deneyip yanılarak öğrenmek gerekir; bu sayfalar ancak bir kroki verebilir.

Görevin en tehlikeli dönüşümü güç farkı olan ilişkide yaşanır. Bir eşin parayı, zamanı ve kararları elinde tuttuğu bir evde, "olumlu davranış listesi" ötekinin ne zaman neyi yapacağını belirleyen bir talimat listesine kolayca dönüşür; anlaşmanın dili de bu denetime meşru bir kılıf olabilir. M03-D07'de tanımlanan zorlayıcı kontrol örüntüsü bulunan bir ilişkide bu görev verilmez ve böyle bir örüntünün izi, M16-D04'teki taramanın konusudur. Listeye uymamanın evde bir bedeli olduğu anlaşılırsa, terapist ortak oturumu ve ev ödevlerini askıya alıp her iki eşin güvenliğini ayrı görüşmelerde değerlendirmeyi öne alır.

Kanıtın sınırı

Bu derste kart olarak aktarılan çalışmaların hiçbiri terapi odasında kurulan bir davranış değişimi görevini doğrudan sınamıyor. Clark ve arkadaşlarının iki çalışması ortaklık ve takas normlarının işleyişini gösteriyor, ama bir karşılıklı anlaşmanın sıkıntılı bir çifti takas normuna ittiği bu dersin çıkarımıdır, sınanmış bir bulgu değildir. Weinstein ve Ryan'ın çalışmaları romantik çiftlerde değil, genel yardım durumlarında yapıldı; Kogan ve arkadaşlarının günlük çalışması fedakârlık üzerineydi, anlaşma üzerine değil. Bu sonuçları çift terapisine genellemek dikkat ister.

Davranış değişimi ile iletişim çalışmasını ayrı ayrı karşılaştıran klasik çalışmaların ve iki sözleşme türünü yan yana koyan erken denemelerin özetlerine bu derste ulaşamadığımız için onları sayısal bulgu olarak aktarmadık; iyi niyet anlaşmasının karşılıklı anlaşmadan üstün olduğu yönündeki yargı bu yüzden uzman görüşü düzeyinde kalıyor. Görevlerin farklı kültürlerde nasıl karşılandığı da açık bir soru: Bazı ailelerde karşılıksız iyilik bir görev, bazılarında bir zayıflık gibi okunabilir. Hangi çiftte bu görevin yararlı, hangisinde zararlı olacağı bilinmiyor; terapist bunu çiftin kendi tepkisinden öğrenir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Yaygın yanlış"Adil olan, her iyiliğin karşılığının hemen verilmesidir."
Doğrusu

Clark ve arkadaşlarının evliliğe adım atan çiftlerle yaptığı çalışmada, evliliğin ikinci yılında verdiğinin karşılığını gözeten eşler daha düşük doyum bildirdi. Yakın ilişkide denklik yerine ihtiyaca bakmak, çoğu çiftin hem ideali hem de daha mutlu yaşadığı biçim.

Yaygın yanlış"Bir anlaşma imzalanınca iki taraf da daha çok çaba gösterir."
Doğrusu

Koşula bağlı bir anlaşmada ilk aksama zinciri kırar ve kimin önce bozduğu yeni bir tartışma konusu olur. İyi niyet anlaşması, tam da bu kilitlenmeyi önlemek için önerildi.

Yaygın yanlış"İyilik iyiliktir, neden yapıldığı fark etmez."
Doğrusu

Weinstein ve Ryan'ın çalışmalarında kendi isteğinden gelen yardım hem yapana hem alana daha çok yarar sağladı. Zorunlulukla yapılan bir iyilik, alanın gözünde değerini kaybedebilir.

Yaygın yanlış"Hoş davranışları artırmak ilişkiyi kalıcı olarak düzeltir."
Doğrusu

Davranış değişimi görevleri ilk haftalarda havayı yumuşatabilir, ama M17-D10'daki izlem gibi uzun dönem verileri bu iyileşmenin kendiliğinden sürmediğini düşündürüyor. Görev, daha zor işlere hazırlanan bir zemindir.

Olumlu davranışı artırmak kolay görünür; zor olan, onu bir borç defterine dönüştürmeden yaşatmaktır.

Sonraki derse köprü

Listeler ve anlaşmalar ilişkide biraz sıcaklık biriktirir, ama çiftin asıl tartıştığı konulara dokunmaz. Hicran ile Yasin'in cumartesi ziyaretleri üzerine bir gün konuşması gerekecek ve o konuşma, biri anlatırken ötekinin gerçekten dinleyebildiği bir düzen ister. Davranışçı terapinin ikinci büyük aracı bu ihtiyaçtan doğdu: konuşma ve dinleme sırasını yapılandırmak, bir problemi tanımlamaktan çözüm denemeye kadar adım adım ilerlemek. Bunun nasıl öğretildiğine ve odada nasıl göründüğüne bakacağız.

İletişim ve problem çözme eğitimi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.