M19-D01
Davranışçı çift terapisinin doğuşu
Davranış değişimi ilkelerinin çift ilişkisine nasıl uygulandığını ve ilk araştırma bulgularını açıklar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M19, Davranışçı ve bütüncül yaklaşımlar · 3.098 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Davranışçı çift terapisi, doyumu iki kişinin gün içinde birbirine yaşattığı sonuçların bir toplamı olarak okur.
Bir sonucun ödül mü ceza mı olduğuna niyete bakarak değil, davranışın sonraki seyrine bakarak karar verilir.
Sıkıntılı ilişkilerde karşılıklılık çoğu zaman olumsuz tarafta dengelenir; zincirin ilk halkasını aramak genellikle sonuçsuzdur.
Belirginleştirme bir şikâyeti sayılabilir kılar, işlevsel analiz ise o davranışın neden sürdüğünü gösterir.
İlk denemeler yaklaşımın sınanabilir olduğunu gösterdi ama yeni bileşen eklemenin sonucu kendiliğinden büyütmediğini de ortaya koydu.
Açılış sahnesi
Reha ile İlknur'un önündeki sehpada iki liste duruyor. Geçen hafta terapist onlardan, yedi gün boyunca karşılarındakinin yaptığı ve hoşlarına giden ya da gitmeyen her şeyi yorum katmadan, olduğu gibi yazmalarını istemişti. İlknur'unki telefonunun not uygulamasında; ekranı kaydırdıkça satırlar uzuyor. Reha'nınki buzdolabının kapağından sökülmüş bir alışveriş bloknotunun dört yaprağına sığmış, bazı satırlarında çay lekesi var.
Terapist önce sayıları soruyor. İlknur'un listesinde hoşuna gidenler on bir, gitmeyenler yirmi üç. Reha'nınkinde dokuza on dokuz. İkisi de bir an duraksıyor. Birbirlerinin listesinin kendilerininkine bu kadar benzeyeceğini beklememişler.
Sonra satırlara geçiyorlar. İlknur'un "hoşuma gitmedi" bölümündeki ilk madde şu: "Beni umursamıyor." Terapist bunun bir davranış olup olmadığını soruyor. İlknur düşünüyor, sonra yeniden yazıyor: "Salı akşamı eve girince telefonu bırakmadan mutfağa geçti, bana selam vermedi." Reha'nın listesinde perşembeye ait bir satır var: "Annemle telefonda konuşurken yanımdan geçip kapıyı çarptı." İlknur hatırlıyor. O kapıyı, Reha'yı yine mutfakta telefonla oyalanırken görünce çarpmış.
Terapist iki satırı yan yana koyuyor. Hiçbirine haklı ya da haksız demiyor. Yalnızca soruyor: "Selam verilmeyince ne oldu? Kapı çarpınca ne oldu?" Oturumun geri kalanı bu iki sorunun etrafında dönüyor.
Bu derste ne olacak
M19, çift terapisinin denetimli denemelerle sınanan ilk biçimiyle açılıyor. Dili ödül, ceza, sıklık, öncül ve sonuç gibi sözcüklerden oluşur; açılıştaki iki liste bu dilin bir oturma odasındaki karşılığı.
Önce öğrenme kuramının (learning theory) ilişkiye bakışını kuracağız: davranışın, ardından gelen sonuçlarla biçimlendiği fikrini. Sonra karşılıklılık düşüncesine ve sıkıntılı çiftlerde bu hesabın nasıl bozulduğuna geçeceğiz. Üçüncü bölüm, "beni umursamıyor" gibi bir şikâyetin terapistin elinde nasıl sayılabilir bir davranışa dönüştüğünü ve bir davranışın neden sürdüğünü çözmeye yarayan aracı anlatıyor. Son bölüm ilk araştırma dalgasına bakıyor: hangi soruları sordu, ne buldu, neyi açık bıraktı. M18-D10 bir önceki yaklaşımın kanıtını tartmıştı; burada aynı terazi başka bir geleneğe kuruluyor.
Sıfır noktası
Davranışçı çift terapisinin (behavioral couple therapy) çıkış sorusu yalın: iki insan neden birbirini mutsuz eder? Bu yaklaşım cevabı kişiliklerde, çocukluk yaşantısında ya da bilinçdışı beklentilerde aramadan önce, iki kişinin gün içinde birbirine ne yaptığına bakar. Doyum, bu bakışa göre büyük ölçüde gündelik bir alışverişin toplamıdır: kim kime ne verdi, karşılığında ne gördü.
Bu sade varsayım çift terapisine ölçülebilirlik getirdi. Bir şikâyet sayılabilir hale geldiğinde, terapinin bir şeyi değiştirip değiştirmediği de sınanabilir. M01-D02'deki gözlemsel kodlamayla aynı ilkeyi paylaşır: yorumu değil, görüleni kaydetmek.
Mekanizma
Sonuçların biçimlendirdiği davranış
Öğrenme kuramının çift ilişkisine taşıdığı temel düşünce şu: bir davranışın sürüp sürmeyeceğini büyük ölçüde onun ardından gelen sonuç belirler. Bir kişi partnerine sarıldığında karşılık görürse sarılmak sıklaşır; geri itilirse seyrekleşir. İlişkiye uygulandığında bu sezgi karmaşıklaşır, çünkü iki kişi aynı anda hem davranan hem de ötekinin davranışına sonuç veren taraftır.
Sözcüğün bu seride ikinci kez geçtiğini belirtmek gerekiyor. M17-D10'da pekiştirme duygu odaklı terapinin son evresinin adıydı ve kazanılmış yeni bir döngünün yerleşmesini anlatıyordu; burada ise tek bir davranışla onu izleyen sonuç arasındaki bağı anlatıyor.
Bu çerçevede ilişki bir tür ekonomi gibi düşünülür. Her eş ötekinden hoşa giden sonuçlar alır, ona hoşa gitmeyen sonuçlar da yaşatır; doyum bu iki akışın oranına bağlanır. M05-D01'de anılan karşılıklı bağımlılık kuramı ödülü ve maliyeti ilişkinin bütünü üzerinden tartıyordu. Davranışçı terapi aynı mantığı tek tek davranışların ölçeğine indirdi.
Karşılıklılık: alışverişin hesabı
Davranışçı modelin ikinci ayağı, iki eşin birbirine verdiği sonuçların zamanla benzeşmesidir.
Karşılıklılık iki yönde işler. Olumlu karşılıklılıkta bir eşin iyiliği ötekinin iyiliğini çağırır; iyi giden ilişkilerin gündelik dokusu buna benzer. Sıkıntılı bir ilişkide ise denge çoğu zaman öbür tarafta kurulur. M07-D05 bu öbür tarafa iki ayrı ad koymuştu: kötü sözün kötü sözle karşılanmasına ve kötü bir anın iyi davranışları kurutmasına. Davranışçı terapi bu iki örüntüyü tedavinin doğrudan hedefi yaptı.
Erken araştırmacılar bu alışverişi geriye dönük anlatılarla değil, çiftlerin gün gün tuttuğu kayıtlarla izlemeye çalıştı.
Şikâyetten davranışa: belirginleştirme ve işlevsel analiz
Açılıştaki "beni umursamıyor" satırı, davranışçı terapinin en çok emek verdiği dönüşümü gösterir. Böyle bir cümle bir yargıdır; hangi davranıştan beslendiği belli değildir ve ölçülemez. Terapist onu, karşıdakinin yapabileceği ya da yapmayı bırakabileceği bir eyleme çevirmeye çalışır.
Belirginleştirme bir davranışı görünür kılar ama onun neden sürdüğünü söylemez. Bunun için ikinci bir araç gerekir.
Açılıştaki kapı çarpması bu analizin küçük bir örneği. Öncül: Reha'nın mutfakta telefonla oyalanması. Davranış: İlknur'un kapıyı çarpması. Sonuç: Reha telefonu kapatıyor, ama gecenin geri kalanı konuşmadan geçiyor. Kapı çarpmak kısa vadede dikkati çekmeye yarıyor; uzun vadede ikisinin de istemediği bir mesafeyi büyütüyor. İşlevsel analiz bu iki zaman ölçeğini aynı çizimde göstermeye çalışır.
İlk denemeler: laboratuvardan kliniğe
Davranışçı çift terapisi, adını duyuran ilk makalelerden itibaren iddialarını sınanabilir kılmayı amaçladı. Richard Stuart'ın 1969'da yayımlanan ve evlilik anlaşmazlığına edimsel ilkelerle yaklaşan makalesi ile Neil Jacobson'ın 1977'de aynı dergide yayımladığı tedavi denemesi bu geleneğin erken metinleri arasında anılır. 1980'lerin sonuna gelindiğinde soru değişmişti: yaklaşımın işe yarayıp yaramadığından çok, kimde, hangi süreçle ve neyin eklenmesiyle daha iyi işlediği soruluyordu.
Üç kart birlikte okunduğunda davranışçı terapinin sınanabilir bir dil kurduğu ve bu dilin bir eşin alkol sorununa eşlik eden ilişki sıkıntısına da taşınabildiği görülüyor. Ama terapiye yeni parçalar eklemek sonucu kendiliğinden büyütmüyordu. M19-D03'teki bir karşılaştırma da iletişimdeki değişimin doyumdaki değişimle bağlantısını sorgulayacak.
Usta katmanı
Terapistin elinde işlevsel analiz bir formülasyon aracıdır. Açılıştaki iki liste ham veridir; asıl iş, satırları öncül, davranış ve sonuç halkalarına yerleştirip iki eşin zincirlerinin nerede birbirine kenetlendiğini görmektir. Terapist çizimi sınanacak bir varsayım gibi sunar: "Kapı çarptığında telefon kapanıyor, ama konuşma da kapanıyor; böyle mi?" Çift düzeltirse çizim değişir.
İkinci incelik, kayıt tutmanın da bir davranış olmasıdır; bazı çiftlerde gözlemi keskinleştirir, bazılarında suçlamayı besler. Terapist ayrıca modelin bir sınırını erken görür: davranışların sıklığı değişip doyum değişmediğinde, eksik halka çoğu zaman davranışın kendisinde değil, ona yüklenen anlamdadır. M19-D04'te kabul adıyla açılacak eleştiri tam bu noktadan doğdu.
Bir listeyi formülasyona çevirmek, okunarak değil, kayıtlı oturumlar üzerinde süpervizörle birlikte çalışılarak kazanılan bir beceridir.
Davranış alışverişinin mantığı, iki eşin birbirine eşit güçle sonuç verebildiğini varsayar. Bir eşin hoşa giden listesinde "bağırmadığı gün" gibi bir satır varsa, ödülün kaynağı yakınlık değil, korkunun dinmesi olabilir. Böyle bir olasılık masadayken alışveriş üzerine kurulu çalışma güç dengesizliğini derinleştirebileceği için, M16-D04'ün anlattığı tarama ve M13'te açılan çerçeve her türlü ortak ödevden önce gelir.
Yaygın yanlış"Davranışçı çift terapisi duygularla ilgilenmez."
Model duyguyu alışverişin sonucu ve doyumun bir bileşeni olarak ele alır. Üstelik bu dersteki denemelerden biri, davranışçı terapiye duygusal ifade eğitimini ve bilişsel yeniden yapılandırmayı açıkça ekleyip sınadı. Davranıştan başlamak, duyguyu dışarıda bırakmak demek değildir.
Yaygın yanlış"Ne kadar çok teknik eklenirse terapi o kadar etkili olur."
Altmış çiftle yapılan bir denemede davranışçı terapiye iki ayrı bileşen tek tek ve birlikte eklendi; etkin tedaviler arasında çok az fark çıktı. Eklemenin değeri, çiftin işlevsel analizinde neye cevap verdiğine bağlıdır.
Yaygın yanlış"Sorunlu bir ilişkide suçlu bir taraf vardır; onu değiştirmek yeter."
Karşılıklılık ilkesine göre iki eşin davranışları birbirinin sonucudur ve birbirini sürdürür. Bir zincirde "kim başlattı" sorusu çoğu zaman cevapsızdır; değişim de iki halkadan birinde ya da ikisinde birden başlayabilir.
Yaygın yanlış"Bir davranış hoşa gitmiyorsa onu cezalandırmak azaltır."
Ceza kısa vadede bir davranışı bastırabilir, ama ilişkide yan etkileri vardır: karşı tarafı geri çeker, olumsuz zinciri besler ve istenen davranışı öğretmez. Davranışçı terapi bu yüzden ağırlığı cezayı artırmaya değil, hoşa giden sonuçları belirginleştirip çoğaltmaya verir.
Kanıtın sınırı
Bu dersin en zayıf halkası tarihin kendisi. Davranışçı çift terapisini kuran Stuart ve Jacobson makalelerinin özetleri, taranan veri tabanlarında bulunmuyor; bu yüzden ders onların bulgularını aktarmıyor, yalnızca varlıklarını anıyor. Avrupa'da ve Amerika'da davranışçı evlilik terapisini ve evlilik öncesi programları birlikte inceleyen Hahlweg ve Markman 1988 meta-analizinin erişilen özeti de etki büyüklüğü vermiyor. Kanıt kartlarındaki üç çalışma birer tek deneme ya da ilişkisel süreç çalışması; tekrarlanıp tekrarlanmadıkları kartlardan anlaşılmıyor. Özetler katılımcıların kültürel kökenini, gelirini ya da cinsel yönelimini bildirmiyor; eşcinsel ilişkilerde ya da Türkçe konuşan ailelerde aynı sonuçların çıkıp çıkmayacağı bilinmiyor. Davranışçı terapinin genel etkililiğine dair meta-analizler M15-D02'de, geleneksel ve bütüncül biçimi karşılaştıran büyük deneme ise M19-D10'da tartışılıyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Davranışçı çift terapisi, doyumu iki kişinin gün içinde birbirine yaşattığı sonuçların bir toplamı olarak okur.
Bir sonucun ödül mü ceza mı olduğuna niyete bakarak değil, davranışın sonraki seyrine bakarak karar verilir.
Sıkıntılı ilişkilerde karşılıklılık çoğu zaman olumsuz tarafta dengelenir; zincirin ilk halkasını aramak genellikle sonuçsuzdur.
Belirginleştirme bir şikâyeti sayılabilir kılar, işlevsel analiz ise o davranışın neden sürdüğünü gösterir.
İlk denemeler yaklaşımın sınanabilir olduğunu gösterdi ama yeni bileşen eklemenin sonucu kendiliğinden büyütmediğini de ortaya koydu.
Sonraki derse köprü
Belirginleştirilmiş bir davranış ve onu sürdüren sonuçlar masaya konduğunda, akla gelen ilk soru şu: çift bu sonuçları bilerek değiştirebilir mi? Davranışçı terapinin ilk cevabı, eşlerin birbirine ne vereceğini açıkça konuşup bir uzlaşmaya bağlamasıydı. Bu uzlaşmanın nasıl kurulduğu, hangi koşulda iyi niyeti çoğalttığı ve nerede bir pazarlığa dönüştüğü sıradaki konunun malzemesi. Reha ile İlknur'un listesindeki "selam vermedi" satırı, böyle bir anlaşmanın ilk maddesi olabilir mi, yoksa bir maddeye dönüştüğü anda anlamını mı yitirir? Davranış değişimi anlaşmaları.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.