İçeriğe geç

M18-D07

Süreğen sorunlarda diyalog

Süreğen bir soruna yönelik kilitlenmiş durumu açmak için hayallerin ve anlamların konuşulmasını açıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M18, Gottman yaklaşımı · 3.125 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Süreğen bir sorun ile kilitlenmiş bir sorun aynı şey değil; fark, konunun kendisinde değil, onun etrafında kurulan konuşmanın biçiminde.

Gottman yaklaşımına göre kilitlenmenin altında çoğu zaman duyulmamış bir hayal durur; terapist takvim ya da kural önermeden önce o hayali sorar.

Konuşan anlatır, dinleyen merak eder; dinlemek pozisyona katılmak değil, isteği anlamaktır.

Esneklik alanı geniş, çekirdek küçük tutulmaya çalışılır; ama sürekli esneyen taraf kendi hayalini kaybedebilir.

Müdahalenin kendisi denetimli denemelerde ayrıca sınanmadı; komşu araştırmalar yalnız kilidin nasıl beslendiğine dair ipucu veriyor.

Açılış sahnesi

Dördüncü görüşme. Fadime koltuğun ucuna oturmuş, Yücel pencereye yakın sandalyede. Konu yine hafta sonları. Fadime cumartesileri kardeşlerinin evinde, kalabalık bir sofrada geçirmek istiyor; Yücel ise iki haftada bir de olsa evde, kimsenin gelmediği bir gün istiyor. On bir yıldır bu konuyu konuşuyorlar. Cümleleri artık ezber: Fadime "Sen benim ailemi sevmiyorsun" diyor, Yücel "Ben bu evde hiç nefes alamıyorum" diye karşılık veriyor.

Terapist bu kez bir öneri ya da takvim sormuyor. Fadime'ye dönüyor: "Bir dakikalığına kimin haklı olduğunu bırakalım. O sofra sizin için ne anlama geliyor? Arkasında bir hikâye var mı?"

Fadime bir süre susuyor. Sonra annesinin ölümünü anlatıyor. Cenazeden sonraki akşam beş kardeş aynı odada oturmuş, biri "Annem gitti, biz de dağılırız artık" demiş. Fadime o gece kendine bir söz vermiş: Bu aile dağılmayacak.

Yücel ilk kez Fadime'ye bakıyor. Terapist ona da aynı soruyu soruyor. Yücel, çocukluğundaki evi anlatıyor: Her hafta sonu misafir, babası hep salonda, kendisi hep mutfakta çay taşıyan çocuk. "Oğlumla bir sabah, sadece ikimiz, kahvaltı etmek istiyorum," diyor. "Babamın bana hiç vermediği bir sabah."

Odadaki konu hâlâ cumartesi. Ama artık iki takvim değil, iki söz konuşuluyor.

Bu derste ne olacak

M07-D02 bazı sorunların bir anlaşmayla kapanmadığını, iki kişinin kalıcı bir farkından beslenip geri döndüğünü anlatmıştı. Bu ders aynı ayrımı terapistin odasına taşıyor: Süreğen bir sorun ne zaman sağlıklı bir diyalog içinde yaşanır, ne zaman kilitlenir ve terapist kilidi açmak için ne yapar?

Dört başlığa bakacağız. Önce kilitlenmeyi süreğen sorundan ayıran işaretlere. Sonra Gottman yaklaşımının "çatışmadaki hayal" dediği şeye ve onu konuşmaya açan müdahaleye. Ardından bu konuşmanın konuşan ve dinleyen rolleriyle nasıl kurulduğuna. En sonda, hayal duyulduktan sonra neyin esneyebileceği, neyin esnemeyeceği sorusuna. Usta katmanında terapistin tarafsızlığı ve değer farklarındaki inceliği tartacağız.

Sıfır noktası

M18-D03'teki yedi katlı yapıda çatışmayı yönetme katının hemen üstünde hayalleri gerçekleştirme katı duruyordu ve model ikisini birbirine bağlıyordu. M18-D06 çatışmayı yönetmenin genel çerçevesini kurdu. Burada odak daha dar: yıllardır aynı yere varan, artık konuşulduğunda yalnız yara açan tek bir konu.

Gottman'ın klinik yazılarında süreğen bir sorunun iki hâli ayrılır. Birinde çift aynı farkı tekrar tekrar konuşur ama konuşma bir yere varır; gülebilir, şakalaşabilir, birbirinin tarafını anlayabilirler. Ötekinde konuşma her seferinde aynı duvara çarpar.

Bu ayrımın klinik sonucu açık. Terapistin hedefi süreğen sorunu ortadan kaldırmak değil, onu kilitlenmiş hâlden diyalog hâline taşımaktır. Fark kalacak; değişecek olan, farkın konuşulma biçimi.

Mekanizma

Kilitlenmenin işaretleri

Kilitlenme gözlenebilir bir tablo verir. Gottman'ın klinik betimlemesinde birkaç işaret öne çıkar: Her konuşma bir öncekinin tekrarıdır; eşler birbirini reddedilmiş hisseder; konu açıldıkça daha katı ve daha kötü niyetli sözler kullanılır; zamanla sorun hiç açılmaz ama her şeyin altında durur. Bu betimleme bir uzman görüşüdür; ölçek ya da kesim noktası değil.

İletişim araştırmalarında aynı tabloya seri tartışma adıyla bakıldığını M07-D02 göstermişti. O hattan gelen iki yeni çalışma, kilidin nerede başladığına ve neyin onu canlı tuttuğuna dair ipuçları veriyor.

Bu bulgu, M07-D03'teki ısrar ve kaçış döngüsünün bir dizinin daha ilk halkasında belirebildiğini düşündürüyor. Terapist için anlamı şu: Kilidin tarihi, çoğu zaman ilk konuşmanın nasıl geçtiğiyle başlıyor.

M07-D02'de tanımlanan algılanan çözülebilirlik burada tek başına iş görmüyor; kişinin konuyu ne kadar kafasında taşıdığıyla birlikte etkili. Bu, kilitlenmiş bir çiftin "Hiç bitmeyecek" inancı ile gece boyu süren iç tartışmasının ayrı ayrı değil, birlikte okunması gerektiğini düşündürüyor.

Yaygın yanlış"Bir konu ne kadar çok tartışılıyorsa çift o kadar kilitlenmiştir."
Doğrusu

Kilitlenmeyi sıklık değil, konuşmanın biçimi belirler. Açılıştaki pencere tartışması her gün yaşanıyor ama kimseyi yaralamıyor; konuşulmayan dağcılık konusu ise iki yıldır hiç açılmadığı hâlde evin bütün havasını belirliyor. Carr ve arkadaşlarının bulgusu da tartışmanın sürmesinin kendi başına değil, inanç ve düşünceyle birlikte anlam kazandığını gösteriyor.

Pozisyonun altındaki hayal

Gottman yaklaşımının kilitlenmeye dair temel önermesi şudur: Kilitlenen bir konunun altında çoğu zaman eşlerden birinin ya da ikisinin dile getirilmemiş, kimi zaman kendisinin bile tam bilmediği derin bir isteği vardır. Pozisyon görünen yüzdür; hayal onun neden bu kadar sıkı tutulduğunu açıklar.

Bu önerme bir klinik gözlemdir, sınanmış bir yasa değil. Ama klinik açıdan güçlü bir öngörüsü var: Kilitlenmiş bir konuyu çözmeye çalışmak, yani bir takvim, bir kural, bir anlaşma önermek, hayal duyulmadan yapılırsa çoğu zaman sonuçsuz kalır. Açılıştaki terapist bu yüzden takvim sormadı.

Hayaller farklı biçimlerde gelir. Bir özgürlük duygusu, bir yere ait olmak, geçmişte yaşanan bir yoksunluğu onarmak, bir değeri çocuklara aktarmak, bir anıyı korumak. Kimi bir nesneye bağlıdır, kimi bir saate, kimi bir kokuya. Fadime'nin kalabalık sofrası bir söze, Yücel'in sessiz sabahı bir yokluğa bağlıydı.

Yaygın yanlış"Hayal konuşulursa sorun çözülür."
Doğrusu

Gottman yaklaşımının kendi hedefi bile sorunu çözmek değil, diyaloğa taşımaktır. Bisikletin arkasındaki gençlik anlaşıldığında harcama sorunu ortadan kalkmaz; yalnız artık iki düşman pozisyon değil, iki anlaşılır istek konuşulur. Bunun gerçekten bir değişiklik yaratıp yaratmadığı her çiftte ayrıca görülmelidir.

Konuşan ve dinleyen

Gottman yönteminin "çatışmadaki hayaller" alıştırması yapılandırılmış bir konuşmadır. Eşlerden biri konuşan, öteki dinleyen olur ve roller belli bir süre sonra değişir. Konuşanın görevi, kendi pozisyonunun arkasındaki hikâyeyi, inancı ve isteği anlatmaktır; eşini suçlamak ya da ikna etmek değil. M06-D10'da tanımlanan yumuşak başlangıç burada konuşanın ilk cümlesine yön verir.

Dinleyenin görevi daha zordur. İkna etmeye, düzeltmeye, çözüm önermeye çalışmaz; yalnız merak eder ve sorar. Yöntemin kılavuzlarında dinleyene verilen sorular bu türdendir: Bu konuda neye inanıyorsun? Bunun arkasında bir hikâye var mı? Bu senin için neden bu kadar önemli? Burada senin en derin isteğin ne? Bu sorular kılavuzlarda yer alan uzman önerileridir; hangi sorunun hangi çiftte işe yaradığı sınanmış değil.

Terapistin rolü bu sırada bir hakem gibi değil, bir eşlikçi gibidir. Konuşmanın tona dönüştüğü, dinleyenin savunmaya geçtiği ya da taşmanın başladığı anları yakalar; gerekirse durdurur. M07-D07'nin tarif ettiği onarım girişimleri bu yapının içinde de kullanılır.

Bir eşin hayalini dile getirmesi için önce onu söylemeye değer görmesi gerekir. Bu noktada bir araştırma hattı dikkat çekiyor.

Bu bulgunun kilitlenmiş çiftler için önemi dolaylı ama dikkat çekici. "O hiç değişmez" diye düşünen biri, en derin isteğini anlatmanın boşuna olduğuna inanabilir. Terapist bu inancı yıkmaya çalışmaz; yalnız eşin bir kez gerçekten dinlediği bir deneyimi odada mümkün kılmaya uğraşır.

Yaygın yanlış"İyi dinlemek, karşındakine hak vermek demektir."
Doğrusu

Dinleyenin işi pozisyona katılmak değil, onun arkasındaki isteği anlamaktır. Yöntem, dinleyenin kendi pozisyonunu bırakmasını beklemez; yalnız konuşulan süre boyunca onu savunmayı ertelemesini ister. Anlamak ile onaylamak ayrı adımlardır.

Esneyebilen ve esneyemeyen

Hayaller duyulduktan sonra Gottman yöntemi ikinci bir adıma geçer. Her eşe, bu konuda kendisi için vazgeçilemeyecek bir çekirdeği ve bunun etrafında esneyebileceği bir alanı ayırt etmesi önerilir. Çekirdek küçük tutulmaya çalışılır; esneyebilen alan olabildiğince geniş. Sonra iki eş, esneklik alanlarında ortak bir geçici düzenleme arar ve bunu belli bir süre sonra yeniden değerlendirmeyi kararlaştırır.

M18-D06'da uzlaşma çalışması için kurulan çekirdek ile esneklik ayrımı, burada diyaloğun son adımına dönüşür: Hayal duyulduktan sonra her eş vazgeçemeyeceği çekirdeği korurken uyarlamaya, ertelemeye ya da paylaşmaya hazır olduğu yanları söyler ve geçici bir düzenleme bu alanlar üzerinden kurulur.

Fadime ve Yücel için çekirdek ile esneklik alanı farklı görünebilir. Fadime'nin çekirdeği "kardeşlerimle bağ kopmayacak" olabilir; her cumartesinin sofrada geçmesi ise bir esneklik alanı. Yücel'in çekirdeği "oğlumla yalnız bir sabah"; bunun hangi gün ve kaç saat olacağı esneyebilir. Çekirdekler artık birbirini dışlamıyor.

Bu adımın bir riski var: Esnemek, zamanla vazgeçmeye dönüşebilir. Bir araştırma bu riski yeni ilişkilerde görüyor.

Bu bulgu esneklik alanı çalışmasına bir uyarı ekliyor. Bir eşin hayalinden sessizce vazgeçmesi kısa vadede ilişkiyi sakinleştirebilir; ama bunun bedeli, bulguda olduğu gibi, ilişkinin ötekine yansıyabilir. Terapist bu yüzden çekirdeğin gerçekten korunup korunmadığını takip eder.

Yaygın yanlış"Uzlaşmak, iki tarafın da yarı yarıya vazgeçmesidir."
Doğrusu

Gottman yönteminde aranan şey ortadan bölmek değil, iki çekirdeği koruyup esneklik alanlarında geçici bir düzen kurmaktır. Gere ve Impett'in bulgusu, bir tarafın hedefini sessizce küçültmesinin ilişkiye bedelsiz olmayabileceğini düşündürüyor. Düzenleme de kalıcı değil; belli bir süre sonra yeniden bakılmak üzere kurulur.

Usta katmanı

Bu müdahalede terapistin en büyük sınavı tarafsızlıktır. Hayaller dile geldikçe birinin hikâyesi daha dokunaklı gelebilir; terapistin kendi değerleri bir hayale yakın, ötekine uzak düşebilir. Gottman yaklaşımında amaç iki hayalin de duyulmasıdır, birinin ötekine üstün gelmesi değil. Bir eşin anlatısı odayı doldurduğunda terapist ötekinin hayaline aynı zaman ve aynı merakı ayırdığını gözetir.

Değer ve inanç farkları ayrı bir dikkat ister. M14-D03 inanç farklarının çiftleri nasıl etkileyebildiğini tartışmıştı; bu tür farklarda çekirdek çoğu zaman büyüktür ve esneklik alanı dar görünür. Terapist bir inancı sorgulamaz, yalnız o inancın ilişkide hangi biçimde yaşanmak istendiğini konuşmaya açar.

Ayrıca bir uyarı gerekli: Bir sorunun süreğen sayılması, bir eşin ötekini korkuttuğu, kısıtladığı ya da ekonomik olarak denetlediği bir düzeni "kişilik farkı" diye meşrulaştırmamalıdır; böyle bir işaret görüldüğünde M16-D04'teki tarama hayal konuşmasından önce gelir. Hayalleri sorduran soruların zamanlamasını ve hangi anda geri çekileceğini kestirmek, gözetim altında birçok çiftle çalışarak kazanılır; bir metin bu deneyimin yerini dolduramaz. Süreğen sorunların toplam içindeki payına dair dolaşan oranlar için de M07-D02'nin uyarısı geçerli: kaynağı okunmadan aktarılmazlar.

Kanıtın sınırı

Bu derste anlatılan müdahalenin kendisi, yani çatışmadaki hayallerin yapılandırılmış biçimde konuşulması, ayrı bir bileşen olarak denetimli bir denemede sınanmış değil. Kilitlenme ve hayal kavramları Gottman'ın klinik gözlemlerine dayanıyor ve uzman görüşü düzeyinde. Aktarılan dört çalışma kavrama komşu süreçleri ölçüyor: seri tartışmaların ilk bölümü, çözülebilirlik inancı ile zihinde evirip çevirme, kişiliğin değişebilirliğine dair inanç ve hedef çatışması. Hiçbiri hayal konuşmasının kilidi açtığını göstermiyor; tümü öz bildirime dayanıyor ve çoğu flört ilişkilerinde ya da genç yetişkinlerde yapıldı. Uzun evlilikler, farklı kültürler ve inanç farkı yaşayan çiftler için genelleme yapmak bu yüzden sınırlı. Özetler örneklemlerin hangi ülkeden geldiğini bildirmiyor; bu müdahalenin Türkiye'deki çiftlerle sınandığını gösteren bir bulgu da buradaki kartlarda yok. Kabule dayalı yaklaşımların aynı soruna nasıl baktığı M19'da tartışılacak.

Kendin dene

Aklında kalsın

Süreğen bir sorun ile kilitlenmiş bir sorun aynı şey değil; fark, konunun kendisinde değil, onun etrafında kurulan konuşmanın biçiminde.

Gottman yaklaşımına göre kilitlenmenin altında çoğu zaman duyulmamış bir hayal durur; terapist takvim ya da kural önermeden önce o hayali sorar.

Konuşan anlatır, dinleyen merak eder; dinlemek pozisyona katılmak değil, isteği anlamaktır.

Esneklik alanı geniş, çekirdek küçük tutulmaya çalışılır; ama sürekli esneyen taraf kendi hayalini kaybedebilir.

Müdahalenin kendisi denetimli denemelerde ayrıca sınanmadı; komşu araştırmalar yalnız kilidin nasıl beslendiğine dair ipucu veriyor.

Sonraki derse köprü

Fadime'nin sofrası da Yücel'in sessiz sabahı da yalnız birer istek değildi; ikisi de hayatlarına bir anlam veren bir şeye bağlıydı. Hayaller tek tek duyulduğunda çift bir adım daha atabilir: Birlikte kurdukları gündelik tekrarlar, evdeki görevlerin nasıl paylaşıldığı ve ileriye dönük ortak amaçlar onlara bir "biz" duygusu veriyor mu? Gottman yaklaşımı ilişkinin en üst katını bu soruya ayırır ve sıradaki ders o katı açıyor: Ortak anlam.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.