M16-D09
Kararsız çiftler
Bir eşin ayrılmaya eğilimli olduğu çiftlerde karar sürecine odaklanan kısa görüşme yaklaşımını açıklar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M16, Değerlendirme ve formülasyon · 3.103 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Eşlerden biri ayrılığa yarı yarıya geçmişken başlayan çift terapisi çoğu zaman hiç başlamamış bir terapidir; önce terapinin ne olacağı belirlenir.
Kısa karar sürecinde ayrı konuşmalar yalnız bilgi toplamaz; her eşi kendi payına bakmaya davet eden müdahalenin kendisidir.
Süreç üç yoldan biriyle biter ve hiçbiri tek başına başarı ya da başarısızlık sayılmaz; ölçüt seçimin bilinçli olmasıdır.
Terapist sonucu savunmaz, ama güvenlikten ve çocukların iyiliğinden yana tarafsız değildir.
Açılış sahnesi
Tuğba merkezi bir pazartesi sabahı arıyor ve kısa konuşuyor: "Evliliğimiz zor bir dönemde, çift terapisine başlamak istiyoruz." İlk görüşmede iki koltuk yan yana duruyor, ama Emrah kendi koltuğunu birkaç santim pencereye doğru çekiyor.
Tuğba anlatmaya başlıyor. On bir yıllık evlilik, iki çocuk, son bir yılda giderek seyrelen konuşmalar. "Bir yerde koptuk," diyor, "ama ben bunu düzeltebileceğimize inanıyorum. Ne gerekiyorsa yaparım."
Terapist Emrah'a dönüp onun buraya neden geldiğini soruyor. Emrah bir süre kol saatinin kayışıyla oynuyor. "Açık konuşayım," diyor sonunda. "Ben bir avukatla görüştüm. Henüz bir şey imzalamadım. Buraya gelmeyi kabul ettim, çünkü çocuklara karşı her şeyi denedim diyebilmek istiyorum."
Tuğba'nın yüzü bembeyaz. Bu avukat görüşmesini ilk kez duyuyor. Terapist o an, defterinin ilk satırına "çift terapisi talebi" yazmış olduğunu fark ediyor ve kalemi bırakıyor. Karşısında aynı terapiyi isteyen iki kişi yok. Birisi ilişkiyi onarmak için gelmiş, öteki ilişkiyi bitirmeden önce vicdanını rahatlatmak için.
Bu derste ne olacak
M12-D02 okura, eşlerden birinin gitmeye, ötekinin kalmaya meylettiği dönemi ve bu çiftler için geliştirilmiş kısa bir görüşme biçimini tanıtmıştı. Bu ders aynı kapıdan terapistin tarafına geçiyor. Karma gündemli bir çift kapıdan girdiğinde klinisyen bunu nasıl fark eder, neden olağan çift terapisine başlamaz, birkaç görüşmelik karar sürecini nasıl kurar, her eşle ayrı ayrı ne konuşur ve sürecin sonunda hangi yollar masadadır?
Dört adım izleyeceğiz: Başvurunun içinde saklı kararsızlığı fark etmek. Görüşmenin iskeletini ve iki eşle yürüyen ayrı konuşmaları kurmak. Üç yolu ve karara varmanın nasıl bir şey olduğunu görmek. Son olarak terapistin sonuca karşı tarafsızlığını, bu tarafsızlığın neyi kapsayıp neyi kapsamadığını tartışmak.
Sıfır noktası
Çift terapisi örtük bir sözleşmeye dayanır: İki kişi de ilişkinin üzerinde çalışmak için oradadır. Ödevler yapılır, yeni konuşma biçimleri denenir, eski yaralar açılır, çünkü ikisi de bunun bir yere varacağına inanır. Eşlerden biri ayrılığa yarı yarıya geçmişse bu sözleşme baştan çökmüştür. Gitmeye eğilen eş ödevleri yapmaz ya da yapar ama içine bir şey koymaz. Kalmak isteyen eş her görüşmede biraz daha umutlanır ve biraz daha yalnız kalır. Birkaç ay sonra terapi "işe yaramadı" diye biter; aslında hiç başlamamıştır.
Bu yüzden kararsız bir çiftle ilk iş, terapinin ne olacağına karar vermektir. Klinisyen, kimin ne istediği netleşmeden onarım işine girmez.
Mekanizma
Başvurunun içindeki kararsızlığı duymak
Karma gündemli çiftler kendilerini nadiren böyle tanıtır. Çoğu "iletişim sorunu", "sürekli kavga" ya da "bir dönemden geçiyoruz" diye başvurur. Gitmeye eğilen eş ise ilk görüşmede çoğu zaman susar, ya da Emrah gibi bir cümleyle masayı devirir. Klinisyen bu yüzden ilk görüşmenin bir yerinde iki eşe de aynı soruyu sorar: Bu ilişkinin sürmesi hakkında şu an ne düşünüyorsunuz? Ayrılık aklınızdan geçiyor mu, ne kadar ciddi?
Bu soruya verilen cevap terapistin ilk karar noktasıdır. Ama tek seferlik bir fotoğraf gibi okunmamalı.
Bu bulgu klinisyenin ilk görüşmedeki tutumunu değiştirir. "Ayrılmayı düşünüyorum" cümlesi bir sonuç bildirmez, bir konum bildirir. Konum değişebilir; ama değişeceği de varsayılamaz.
Görüşmenin iskeleti: kısa ortak açılış, ayrı konuşmalar, ortak kapanış
M12-D02'de aktarılan yüz vakalık dizide bu yaklaşımın görüşmeleri her eşle yapılan bireysel konuşmalara ağırlık veriyordu. Klinik pratikte yaygın tarif, birkaç görüşmeyle sınırlı bir süreçtir. Her görüşme kısa bir ortak açılışla başlar, ardından terapist eşlerle ayrı ayrı konuşur, sonunda ikisini yeniden bir araya getirip o günden ne çıktığını özetler. Süreç her görüşmenin sonunda yeniden sorulur: Bir görüşme daha yapacak mıyız?
Ayrı konuşmaların iki eş için amacı farklıdır. Gitmeye eğilen eşle terapist ilişkinin nasıl bu noktaya geldiğini, şimdiye kadar neyin denendiğini, kendisinin bu tabloda nerede durduğunu konuşur. Kalmak isteyen eşle ise telaşını, umudunu ve bu ilişkiyi daha iyi bir yere taşımak için kendisinin neyi değiştirebileceğini konuşur. M16-D02'de eşlerle ayrı konuşmak değerlendirmenin bir parçasıydı. Burada ayrı konuşmalar aynı zamanda müdahalenin kendisidir.
Üç yol ve karara varmak
Süreç bir yolun seçilmesiyle biter. Yaklaşımı tanıtan klinisyenler üç yol tarif eder. Birincisi ilişkiyi olduğu gibi sürdürmek: Ne terapi ne ayrılık, en azından şimdilik. İkincisi ayrılık: Terapist bu yolda çifti kırgınlığın en az olacağı, çocukların korunacağı bir ayrılık sürecine yönlendirir. Üçüncüsü belirli bir süre boyunca ayrılık kararını bir kenara koyup bütün emekle yoğun bir çift terapisine girmek. Bu üçüncü yol bir zaman sınırı taşır: Süre dolduğunda iki kişi nereye geldiklerine yeniden bakar.
Ama netlik, düz bir çizgide gelen bir şey değildir. İnsanlar haftadan haftaya, hatta günden güne yer değiştirir.
Klinik açıdan bu bulgu terapiste bir uyarı veriyor. Kararsız eş bir görüşmede gitmeye çok yakın, bir sonrakinde kalmaya yakın görünebilir. Terapist bu dalgalanmayı bir tutarsızlık ya da bir manipülasyon gibi okumaz. Her görüşmede "bugün nerede duruyorsunuz?" sorusunu yeniden sorar ve tek bir oturumdaki konumu nihai karar saymaz.
Terapistin tarafsızlığı: sürece bağlı, sonuca değil
Karar sürecinde terapist bir sonucu savunmaz. Evliliğin sürmesinin ya da bitmesinin daha iyi olduğuna dair kendi değerlerini sürecin dışında tutmaya çalışır. Bu tarafsızlık bir ilgisizlik değildir: Terapist iki kişinin de iyiliğine bağlıdır, ama hangi yolun onlar için iyi olduğunu onların yerine bilmez.
Tarafsızlığın bir sınırı da burada başlar. Terapist sonuca karşı tarafsızdır, ama iki şeye karşı tarafsız değildir: güvenliğe ve çocukların iyiliğine. Gitmek istediğini söylemesi evde ona bir bedel ödetebilecek bir eş varsa, bu kısa karar yolu baştan uygun değildir; o zaman M16-D04'ün taraması ve M13-D10'un ilkesi ilk sözü söyler.
Galovan ve arkadaşlarının tablosu klinisyene alçakgönüllülük öğretiyor: Odaya gelen kararsız çift çoğu zaman aylarca kendi başına sessizce çabalamıştır; terapist yeni bir şey önermeden önce ne denendiğini sorar.
Usta katmanı
Karar sürecini çift terapisinden ayıran şey, ne yapıldığından çok neyin yapılmadığıdır. Terapist bu dönemde iletişim becerisi öğretmez, çatışma döngüsünü yeniden yapılandırmaya girişmez, ödev vermez. Bunların hepsi iki kişinin ilişkiye yatırım yapmayı seçtiği bir dönemin araçlarıdır. Kararsız bir çiftte bunları erken kullanmak, gitmeye eğilen eşe "sen zaten kalacaksın" mesajı verir ve onu ya sahte bir katılıma ya da sessiz bir direnişe iter.
Süreç bir yandan da bir değerlendirmedir. Ayrı konuşmalarda terapist çoğu zaman ilk kez bir eşin içerideki depresyon belirtilerini, bir başka ilişkiyi ya da alkol kullanımıyla ilgili bir sorunu duyar. Bu sorunların ayrılık kararını nasıl etkilediği M16-D08'in konusuydu. Burada terapistin sorusu daha dar: Bu bilgi, iki kişinin üç yol arasında seçim yapabilmesini nasıl etkiliyor? Örneğin gitmeye eğilen eşin sürmekte olan bir başka ilişkisi varsa, ortak bir onarım dönemine girmek ancak bu ilişki konuşulduğunda anlamlı olur; sırların nasıl ele alınacağını M16-D03 ayrıca konuşmuştu.
Bu yaklaşım bir kitaptan okunarak yürütülebilecek bir işlem değildir; iki kişinin farklı hızlarda yürüdüğü bir odada dengede durmak, ancak süpervizyon altında birkaç kez yanılıp düzelterek öğrenilir.
Kanıtın sınırı
Bu derste aktarılan bulgular kararsızlığın ne kadar yaygın ve ne kadar değişken olduğunu gösteriyor, ama kısa karar görüşmesinin işe yarayıp yaramadığını göstermiyor. M12-D02'de aktarılan yüz vakalık dizi karşılaştırma grubu içermiyordu; bu yaklaşımı olağan çift terapisiyle ya da hiç müdahale olmamasıyla kıyaslayan bir deneme elimizde yok. Hawkins'in ekibinin ve Galovan'ın ekibinin anketleri terapiye başvuran çiftlerle değil, genel nüfustaki evli bireylerle yapıldı ve tek bir ülkeden geliyor; bulguları kliniğe genellemek dikkat ister. Allen'ın ekibinin görüşmeleri otuz kişiyle sınırlı. Broman'ın verisi yirmi yıldan eski. Nikâhsız birlikte yaşayan ya da eşcinsel çiftlerde kararsızlığın nasıl yaşandığı bu çalışmalarda temsil edilmiyor. Terapistin tarafsızlığının sonucu nasıl etkilediği ise tartışmalı ve büyük ölçüde bilinmiyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Eşlerden biri ayrılığa yarı yarıya geçmişken başlayan çift terapisi çoğu zaman hiç başlamamış bir terapidir; önce terapinin ne olacağı belirlenir.
Kısa karar sürecinde ayrı konuşmalar yalnız bilgi toplamaz; her eşi kendi payına bakmaya davet eden müdahalenin kendisidir.
Süreç üç yoldan biriyle biter ve hiçbiri tek başına başarı ya da başarısızlık sayılmaz; ölçüt seçimin bilinçli olmasıdır.
Terapist sonucu savunmaz, ama güvenlikten ve çocukların iyiliğinden yana tarafsız değildir.
Yaygın yanlış"Boşanmayı düşünen biri er ya da geç boşanır."
Broman'ın ulusal örnekleminde boşanmayı düşünenlerin yaklaşık yüzde 90'ı üç yıl içinde boşanmadı; Hawkins ve arkadaşlarının verisinde de ilk ölçümde düşünenlerin yüzde 31'i bir yıl sonra artık düşünmüyordu. Düşünce bir konumdur, bir hüküm değil.
Yaygın yanlış"Ayrılığa eğilen eşi çift terapisine getirmek yeter; gerisini terapi halleder."
M12-D02'de aktarılan vaka dizisinde çiftlerin ancak yaklaşık yarısı karar sürecinin sonunda çift terapisini seçti, geri kalanların çoğu boşanma yoluna gitti. Terapi bir ikna aracı değildir; gitmeye eğilen eşin kendi kararına varması gerekir.
Yaygın yanlış"Kararsız insanlar ya içeridedir ya dışarıda, arası yoktur."
Allen ve arkadaşlarının görüşmelerinde boşanmayı düşünenler yaklaşma ve uzaklaşmanın yanında bir de tutunma örüntüsü gösterdi ve bu örüntüler aylar içinde yer değiştirdi.
Yaygın yanlış"Boşanmayı düşünenler önce bir uzmana gider."
Galovan ve arkadaşlarının örnekleminde boşanmayı düşünenlerin yaklaşık beşte dördü profesyonel yardımdan uzak durdu ve ilişkisini kendi başına onarmaya çalıştı. Terapi odasına gelenler, çoğu zaman uzun bir sessiz çabanın sonundadır.
Sonraki derse köprü
Tuğba ile Emrah'ın karar sürecinde konuşulmayan bir ses daha var. Tuğba'nın ailesi boşanmayı nasıl karşılar? Emrah'ın "çocuklara karşı her şeyi denedim diyebilmek" isteği kimin gözünde, hangi değerlerden doğuyor? Bir evliliğin bitmesini ya da sürmesini iki kişinin yanında bir aile, bir inanç ve bir çevre de tartıyor. Terapist bu sesleri değerlendirmeye nasıl katar, kendi kültür varsayımlarını çiftin üzerine yansıtmadan nasıl dinler? Bu soruların ardında başka bir değerlendirme alanı açılıyor: Kültürel değerlendirme.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.