M16-D02
Bireysel görüşmeler
Değerlendirmede eşlerle ayrı görüşmenin amacını ve bu görüşmelerin sınırlarını açıklar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M16, Değerlendirme ve formülasyon · 3.055 kelime · 17 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme
Terapi Akademisi’nde: S06-P01-D06
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
İki eşle tek tek yapılan saat, ortak saatin bir kopyası sayılmaz; kişinin öyküsünü, ruhsal yükünü, ilişkiye bağlılığını ve güvenliğini konuşmanın ayrı bir alanıdır.
Ortak odada söylenmeyen şeyler çoğu zaman önemsiz oldukları için değil; utanç, sadakat, koruma ya da korku yüzünden saklı kalır.
İki eşe denk süre ve dikkat ayırmak, ittifakın görünür bir parçasıdır; fark olursa nedeni söylenir.
Ayrı görüşme ittifakı hem onarabilir hem bölebilir; ittifak tek ölçümle değil süreç boyunca izlenir.
Ayrı görüşmede söylenecek şeyin ortak odaya nasıl taşınacağı, görüşmeden önce iki eşe birlikte açıklanır.
Açılış sahnesi
İlk ortak görüşmenin sonunda terapist takvimini açıyor. "Önümüzdeki hafta her birinizle ayrı ayrı birer saat görüşmek istiyorum," diyor. "Salı Mehtap Hanım, perşembe Vedat Bey. Ondan sonraki hafta yine üçümüz bir aradayız."
Vedat ceketini dizine koyuyor, bir an duraksıyor. "Ayrı ne konuşacağız ki? Sorun ikimizin arasında." Mehtap bir şey demiyor ama gözünü terapistin elindeki kaleme dikmiş. Arabada eve dönerken Vedat aynı soruyu bu kez ona soruyor: "Sen ona benim yokluğumda ne anlatacaksın?" Mehtap camdan dışarı bakıyor. "Bilmiyorum," diyor. "Belki hiçbir şey."
Salı günü Mehtap randevuya on dakika erken geliyor. Koltuğa oturduğunda ilk söylediği cümle, ortak görüşmede bir saat boyunca hiç söylemediği bir cümle: "Aslında ben buraya ilişkiyi kurtarmak için gelip gelmediğimden emin değilim."
Bu derste ne olacak
Çift değerlendirmesinde ortak görüşmenin ardından her eşle ayrı bir görüşme yapmak birçok klinisyenin yerleşik alışkanlığı. Bu ders o alışkanlığın gerekçesini açıyor: Ayrı görüşme neyi arar, ortak odada hangi bilgiler neden ortaya çıkmaz, iki eşe eşit süre ve eşit dikkat vermek neden yalnız bir nezaket kuralı sayılmaz ve ayrı görüşme terapistle kurulan ittifakı nasıl sarsabilir ya da güçlendirebilir. Kanıt bölümü, eşlerin ilişkide yaşanan saldırganlığı neden kendiliğinden anlatmadığını ve iki partnerin aynı olayları ne ölçüde farklı bildirdiğini inceleyen çalışmalara dayanıyor. Usta katmanı, klinisyenin bu görüşmeleri nasıl sıraladığını ve hangi noktada durduğunu gösteriyor.
Derste geçen bütün vakalar kurgusaldır; birden çok klinik tablodan bileşik olarak yazılmıştır ve gerçek bir danışanı anlatmaz.
Sıfır noktası
M16-D01 ilk ortak görüşmeyi anlattı: Çift aynı odada, aynı terapistin karşısında, sorunlarını birbirlerinin önünde tarif ediyor. O görüşme çok şey gösterir ama bir şeyi göstermez: Her eşin, öbürü dinlemezken ne söyleyeceğini. Partnerinin yanında konuşan biri onun tepkisini ve akşam evde açılacak konuyu hesaba katar; bu hesap da bir bilgidir, ama tek kaynak o olursa tablo eksik kalır.
Mekanizma
Ayrı görüşmenin dört amacı
Ayrı görüşme ortak görüşmenin tekrarı değildir. Klinisyen bu saate dört soruyla girer. Birincisi, kişinin bireysel öyküsü: Hangi ailede büyüdü, önceki ilişkileri nasıl bitti, yakınlık ve çatışma ona çocukken neyi öğretti. İkincisi, kişinin ruhsal durumu: Uykusu, keyfi, alkol ya da madde kullanımı, ilişkiden bağımsız bir yükü olup olmadığı. Bunun ayrıntılı değerlendirmesi M16-D08'in konusu; burada yalnız ayrı görüşmenin bu bilgiye ilk açılan kapı olduğunu not etmek yeterli. Üçüncüsü, kişinin ilişkiye bağlılığı: Gerçekten değişim mi istiyor, yoksa ayrılığa giden yolda bir ara durak mı arıyor. Dördüncüsü güvenlik.
M16-D01, Snyder ile çalışma arkadaşlarının çerçevesine dayanarak çift değerlendirmesinin bireye de bakması gerektiğini savunmuştu; ayrı görüşme o bakışın uygulandığı saattir. Bir gerekçe daha var: İki eş aynı ilişkiyi aynı sözcüklerle anlatmaz.
Moffitt ve arkadaşları bu örtüşmeyi temsilî bir genç çift örnekleminde ölçtü.
Yaygın yanlış"Ayrı görüşme, çift terapisinin bireysel terapiye kaydığını gösterir."
Ayrı görüşmenin hedefi kişinin kendisi değil, kişinin ilişkiye getirdiği şeydir. Moffitt ve arkadaşlarının örnekleminde iki partnerin aynı davranışlar hakkındaki bildirimleri tek tek ele alındığında zayıf ile orta arasında örtüşüyordu; ilişkiyi anlamak iki ayrı anlatıyı gerektirir. Görüşme bittiğinde bilgi bireysel bir tedaviye değil, çiftin ortak formülasyonuna akar.
Ortak odada söylenmeyenler
Ayrı görüşmenin değeri, ortak odada sessiz kalan şeyleri duyulur kılmasındadır. Bu sessizliğin nedenleri çeşitlidir. Utanç bunlardan biridir: Gizli bir borç, bir bağımlılık, bir cinsel güçlük. Sadakat ikincisidir: Kişi partnerinin ailesi hakkında düşündüğünü onun önünde söylemek istemez. Koruma üçüncüsüdür: Kişi partnerini kırmamak için kendi umutsuzluğunu saklar.
En ağır neden korkudur. Partnerinden korkan biri, o partnerin oturduğu bir odada korkusunu anlatamaz; anlatırsa eve aynı arabayla döneceğini bilir. Bu yüzden şiddet ve kontrol olasılığını konuşmanın güvenli tek ortamı, iki eşin ayrı ayrı dinlendiği görüşmedir. M13-D10 ayrı tarama görüşmesini bu gerekçeyle kurmuştu; bu ayrı alanda hangi soruların sorulacağı ve bulgunun nasıl tartılacağı ise M16-D04'te. Burada tutulması gereken tek ilke şu: Korku ihtimali ortak oturumun içinden sınanamaz; o ihtimal açıkça kapanmadan ortak çalışma ilk adım olmaz.
Ehrensaft ve Vivian'ın klinik örnekleminde eşlerin saldırganlığı neden kendiliğinden dile getirmediği doğrudan soruldu.
Kendiliğinden söylememek tek sorun değil; sorulduğunda bile iki eş aynı tabloyu çizmiyor.
Yaygın yanlış"Bir şey gerçekten önemliyse insan onu partnerinin yanında da söyler."
Ehrensaft ve Vivian'ın örnekleminde fiziksel şiddet yaşayan çiftlerin çok büyük kısmı bu deneyimi kendiliğinden başvuru nedeni olarak söylemedi ve en sık gerekçe onu bir sorun saymamaktı. Önem ile söylenebilirlik aynı şey değildir. Kişi bir yükü önemsiz sayarak, başka bir sorunun gölgesine koyarak ya da yalnız terapiste anlatabileceği bir yer bekleyerek taşıyabilir.
Eşit süre, eşit dikkat
Ayrı görüşmenin bir yan etkisi vardır: Görüşme bittiğinde eşlerden biri terapistle öbürünün paylaşmadığı bir saat geçirmiş olur. Bu saatin uzunluğu, sırası ve tonu, öbür eşin gözünde bir mesajdır. Birçok klinisyen bu nedenle görüşmeleri simetrik kurar.
İlkenin arkasında basit bir gözlem var. Ayrı görüşme sonrasında eşler birbirine "Ne konuştunuz?" diye sorar. Cevabın içeriği bilinmese bile süresi bilinir. İki saatlik bir görüşmeyle kırk dakikalık bir görüşme yan yana konduğunda, kısa görüşen eş terapistin öbürünü daha ilginç ya da daha haklı bulduğunu düşünebilir. M15-D04'ün eşler arası yandaşlık dediği bağ bu noktada sınanır: Eş, partnerinin terapistle kurduğu yakınlığı kendi aleyhine bir ittifak gibi okuyabilir.
Yaygın yanlış"Eşitlik, iki görüşmenin dakikasının birebir aynı olmasıdır."
Eşit süre ilkesi bir kronometre kuralı değildir. Bir eşin öyküsü daha karmaşık olabilir ya da ilk görüşmede bir kriz çıkabilir. İlkenin özü dakikaların aynılığı değil, farkın görünür ve gerekçeli olması; gerekirse öbür eşe de denk bir alan açılmasıdır.
Ayrı görüşme ve ittifak
Çift terapisinde terapist ittifakı tek kişiyle değil, iki kişiyle birden kurar ve bu iki ittifak birbirinden bağımsız değildir. Ayrı görüşme bu dengeyi iki yönde etkileyebilir. Bir yandan her eşe kendini tam anlatabildiği bir alan verir; ittifakı güçlendirebilir. Öte yandan bir eşin terapistle daha derin bir bağ kurmasına yol açarak öbürünü dışarıda bırakabilir.
M16-D01'in adını koyduğu bölünmüş ittifak, ayrı görüşmelerde iki yönde hareket edebilir: Bir eşin terapistte ötekinden daha çok anlaşıldığını hissetmesiyle büyüyebilir ya da ortak odada geri planda kalan eşe ayrı bir alan açılmasıyla kapanabilir.
M16-D01'in aktardığı iki çalışma burada da yol gösteriyor. Anker ve arkadaşlarının örnekleminde ilk oturumdaki ittifak sonucu yordamamış, sonraki ölçümler yordamıştı; Halford ve arkadaşları da terapiye daha az uyumla gelen erkek partnerlerin ilk oturumda terapistle daha zayıf bağ kurduğunu bildirmişti.
Bu bulgular ayrı görüşmeyi doğrudan sınamıyor, ama nereye bakılacağını gösteriyor: Terapiye daha az uyumla gelen eşin zayıf bağı partnerinin bağına da yansıyabilir ve ayrı görüşme ona terapinin kendi ihtiyaçlarını da gördüğünü gösterecek ilk fırsat olabilir.
Yaygın yanlış"Terapistin iki eşle ittifakı ilk görüşmede belirlenir, sonra pek değişmez."
M16-D01'de aktarılan ittifak çalışmalarında sonucu yordayan, ilk oturumdaki değil sonraki oturumlardaki ittifaktı. İttifak ayrı görüşmeler dahil süreç boyunca kurulur ve bozulur; bu yüzden her eşte ayrı ayrı izlenir.
Usta katmanı
Değerlendirme dönemini birçok klinisyen üç adımda kurar: Önce iki eşle birlikte, ardından her eşle ayrı, sonra yeniden birlikte.
Bu düzenin ilk koşulu, ayrı görüşmeden önce yapılır: Terapist iki eşe, ayrı görüşmede söylenenin ortak odaya nasıl taşınacağını henüz kimse konuşmadan açıklar. Bu kuralın hangi biçimleri alabileceği ve her birinin bedeli ayrı bir karar alanıdır; ama kuralın görüşmeden önce konuşulması, görüşmenin kendisi kadar önemlidir. Kural sonradan konulursa, söylenmiş bir şey kuralın rehinesi olur.
İkinci koşul görüşmenin içeriğiyle ilgilidir. Terapi S06-P01-D06, sabit bir soru listesinin dışında kalan alanları ve serbest akışın hiç uğramadığı alanları ayırmıştı. Ayrı görüşmede iki kayıp da tehlikelidir: Bir liste kişinin asıl derdini dışarıda bırakabilir, serbest bir sohbet de güvenlik ya da bağlılık sorusuna hiç varmadan saati doldurabilir. Bu nedenle klinisyenler çoğu zaman dört amacı sabit tutup sırayı ve sözcükleri kişiye göre ayarlayan yarı yapılandırılmış bir düzen kurar.
Üçüncü koşul, ayrı görüşmenin bir eşin terapistle ortaklığına dönüşmemesidir. Bir eş partnerinden yakınıp terapistten onay bekleyebilir; terapist merakını korur ama hükme katılmaz. Kişinin deneyimini anlamak ile partnerin kim olduğu hakkında bir yargıya ortak olmak arasındaki çizgi, ayrı görüşmenin en ince yeridir.
Bu sırayı okumak ile onu bir çiftin karşısında taşıyabilmek arasında, ancak gözetim altında birikmiş vakaların doldurabileceği bir mesafe var.
Kanıtın sınırı
Ayrı görüşmenin değerine ilişkin kanıt dolaylı ve sınırları belirgin. Ehrensaft ve Vivian'ın örneklemi, şiddetin kendiliğinden bildirilmediğini tek bir klinik grupta ölçtü, ama ayrı görüşmenin bu bildirimi ne ölçüde artırdığını sınamadı. Simpson ile Christensen'in ve Moffitt'in ekibinin çalışmaları iki eşin bildirimlerinin örtüşmediğini gösteriyor, ama yalnız saldırganlık ve istismar alanında; bağlılık ya da ayrılma niyeti gibi konularda eşlerin ayrı ve birlikteyken ne kadar farklı konuştuğu bu kaynaklarda ölçülmedi. Örneklemler karşı cinsten çiftlerden oluşuyor; bulguları eşcinsel çiftlere ya da farklı aile düzenlerine genellemek doğrudan mümkün değil. Hiçbiri ayrı görüşme yapılan ve yapılmayan değerlendirmeleri rastgele karşılaştırmıyor. Eşit süre ilkesi ve ortak-bireysel-ortak düzeni bu yüzden bir deney sonucundan çok klinik uzlaşıya yaslanıyor; doğrudan sınanıp tekrarlanana kadar iyi gerekçelendirilmiş ama tartışmaya açık uygulama kuralları olarak kalıyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
İki eşle tek tek yapılan saat, ortak saatin bir kopyası sayılmaz; kişinin öyküsünü, ruhsal yükünü, ilişkiye bağlılığını ve güvenliğini konuşmanın ayrı bir alanıdır.
Ortak odada söylenmeyen şeyler çoğu zaman önemsiz oldukları için değil; utanç, sadakat, koruma ya da korku yüzünden saklı kalır.
İki eşe denk süre ve dikkat ayırmak, ittifakın görünür bir parçasıdır; fark olursa nedeni söylenir.
Ayrı görüşme ittifakı hem onarabilir hem bölebilir; ittifak tek ölçümle değil süreç boyunca izlenir.
Ayrı görüşmede söylenecek şeyin ortak odaya nasıl taşınacağı, görüşmeden önce iki eşe birlikte açıklanır.
Sonraki derse köprü
Mehtap salı günü ilişkiyi kurtarmak isteyip istemediğinden emin olmadığını söyledi. Peki Vedat perşembe günü terapiste, karısının bilmediği bir şey anlatırsa? Terapist o bilgiyi saklamakla mı yükümlü, yoksa ortak odaya taşımakla mı? İki eşten birinin sırrını taşımak, terapistin iki kişiyle birden kurduğu ittifakı nasıl etkiler ve bu soruya terapiye başlamadan önce nasıl bir cevap verilmelidir? Klinisyenlerin bu konuda farklı yollar seçtiği ve her yolun kendi bedelini taşıdığı karar alanı:
Sırlar politikası.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.