İçeriğe geç

M13-D03

Zorlayıcı kontrol

Zorlayıcı kontrol kavramını tanımlar ve tek tek olaylardan çok bir örüntü olarak nasıl işlediğini gösterir.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M13, İlişkide şiddet ve kontrol · 3.004 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Zorlayıcı kontrol en çok tek tek olaylara bakıldığında kayboluyor; sıradan günün içinde görünür hale geliyor.

Küçük kurallar, karşılıklı değil tek yönlü olduğunda ve uyulmamasının bir bedeli olduğunda, birikerek bir kişinin seçim alanını daraltabiliyor.

Yalıtım, gözetim, aşağılama ve tehdit birbirini besliyor; birinin varlığı ötekine itiraz etmeyi zorlaştırıyor.

Fiziksel saldırının hiç olmadığı bir ilişkide de korku yaşanabiliyor ve bu korku ayrılıktan sonra azalmak yerine artabiliyor.

Ulusal bir araştırmada kontrol edici istismarın mağdurları ağırlıkla kadındı; ama kontrol her cinsiyetten ve her türden çiftte görülebiliyor.

Açılış sahnesi

Nurdan, mutfak masasında oturmuş, kız kardeşinin ona verdiği küçük defterin ilk sayfasına bakıyor. Kardeşi "Ne olduğunu yaz, tarihiyle" demişti. Nurdan kalemi eline alıyor ve bir süre hiçbir şey yazamıyor. Çünkü yazılacak bir olay yok gibi geliyor ona. Sami on bir yıllık evliliklerinde ona hiç el kaldırmadı.

Sonunda yazmaya başlıyor, ama olay değil, kural yazıyor. Market fişleri akşam masaya bırakılır. Annesi haftada bir aranır, hoparlör açık. Kuaföre gidilecekse bir gün önceden söylenir. Okul arkadaşlarıyla buluşma "gereksiz" olduğu için yapılmaz. Sami akşam eve geldiğinde ev belli bir düzende olmazsa bağırmaz; yalnızca susar, iki gün konuşmaz ve bu iki gün boyunca Nurdan'ın evdeki her hareketi ağırlaşır.

Sayfanın sonuna geldiğinde Nurdan kendi yazdığına şaşırıyor. Tek tek bakınca her biri küçük, hatta makul görünen şeyler. Bir arkadaşına anlatsa "Eh, her evde böyle şeyler olur" diyebilir. Ama alt alta yazılınca sayfa bir ev düzenine değil, bir haritaya benziyor: Nurdan'ın gidebileceği yerlerin, konuşabileceği insanların ve harcayabileceği paranın haritası. Haritayı çizen de o değil.

Bu derste ne olacak

M03-D07 kıskançlığı işlerken zorlayıcı kontrole (coercive control) kısaca değinmiş, adını koymuştu. Bu derste kavramı yeniden tanımlamayacağız; onun nasıl işlediğine bakacağız. Neden tek tek olaylarla değil bir örüntü olarak anlaşılması gerektiğini, gündelik hayatın küçük kurallarla nasıl örüldüğünü, yalıtım, gözetim, aşağılama ve tehdidin bir arada nasıl çalıştığını, fiziksel şiddet hiç olmadan da nasıl sürebildiğini ve ayrılıktan sonra neden bitmeyebildiğini göreceğiz.

Bu ders kimseye "senin ilişkin şudur" demiyor. Bir ilişkinin bu tabloya uyup uymadığını uzaktan bir metin belirleyemez. Ders, Nurdan'ın defterinde yaptığı şeyi, yani dağınık parçaları yan yana koyup bakmayı, düşünmek için bir çerçeve sunuyor.

Sıfır noktası

Bir ilişkide yaşananı anlatmanın iki yolu var. Birincisi en kötü günü anlatmak: o akşam ne oldu, kim ne dedi, ne kırıldı. İkincisi sıradan bir salıyı anlatmak: sabah nasıl başladı, kime haber vermek gerekti, neyin izni alındı, neyden çekinildi. Zorlayıcı kontrolü anlamak için ikinci anlatım çoğu zaman daha çok şey söylüyor.

M13-D02 psikolojik şiddetin biçimlerini adlandırmıştı. Zorlayıcı kontrol o biçimlerin yan yana durmasından daha fazlası; onların aynı yöne, yani bir kişinin seçim alanını daraltmaya doğru birlikte çalışması.

Mekanizma

Olaydan örüntüye

Bir ilişkide yaşanan zararı anlamaya çalışan herkes, aile, arkadaş, hatta zararı yaşayan kişinin kendisi, önce olaya bakma eğiliminde. Bir şey olmuş mu, ne kadar ağır olmuş, iz kalmış mı? Bu soru fiziksel saldırıyı yakalamakta işe yarıyor; kontrolü yakalamakta ise çoğu zaman ıskalıyor.

Olay odaklı bakışın sorunu, kontrolün çoğu parçasının "olay" sayılacak kadar büyük olmaması. Bir fişi göstermek, bir aramayı hoparlöre almak, bir buluşmadan vazgeçmek; bunların hiçbiri tek başına anlatmaya değer görünmüyor. Ağırlık, onların her gün ve aynı yönde tekrarlanmasından geliyor.

Bu bulgunun gündelik dile çevirisi şu olabilir: Yaşananı en iyi anlatan şey en çok iz bırakan an değil, korkunun ve kısıtlamanın sürekli olarak orada olması.

Yaygın yanlış"Bir ilişkinin ne kadar zarar verdiğini en ağır olayına bakarak anlarsın."
Doğrusu

En ağır olay önemli bir bilgi; ama kontrolün yükünü taşımıyor. Myhill ve Hohl'un incelediği vakalarda o anki olayda yaralanma olup olmaması, genel istismar örüntüsüyle tutarlı biçimde ilişkili çıkmadı; örüntüyü en iyi temsil eden şey tehdit, kısıtlama, yalıtım ve korkunun birlikteliğiydi. Yaralanmanın olmadığı bir akşam, kontrolün olmadığı anlamına gelmiyor.

Gündelik hayatın düzenlenmesi

Zorlayıcı kontrolün belki en az konuşulan yüzü, sıradan günün küçük kurallarla örülmesi. Ne yenecek, ne giyilecek, telefon kaç kez çalınca açılacak, eve kaçta dönülecek. Kuralların her biri tek başına bir tercih ya da alışkanlık gibi görünebiliyor; birikince kişinin kendi gününü kendisinin kurma alanı kalmıyor.

Burada yaptırım her zaman bağırma ya da tehdit olmak zorunda değil. Nurdan'ın evindeki iki günlük sessizlik de bir yaptırım: Kurala uymamanın bir bedeli olduğunu her seferinde yeniden öğretiyor. Zamanla kişi kuralları hatırlatılmadan uygulamaya başlıyor, çünkü bedeli önceden biliyor.

Bu çalışmadaki kavramlardan biri, kontrolün neden bu kadar yorucu olduğunu açıklıyor.

Yaygın yanlış"Evde kuralların olması zaten sağlıklı bir düzen işaretidir."
Doğrusu

Birlikte konuşulup birlikte değiştirilebilen kurallar bir evin düzenini kolaylaştırabilir. Zorlayıcı kontrolde kurallar karşılıklı değil, tek yönlü; itiraz edilemiyor ve uyulmadığında bir bedel ödeniyor. Pitman'ın görüşmelerinde kadınları zorlayan şey kuralların varlığı değil, kendi partnerlerine uygulanmayan kurallarla ve hangi seçeneği seçerlerse seçsinler kusurlu sayılmakla yaşamaktı.

Parçaların birlikte çalışması

Zorlayıcı kontrolü tek bir davranış türüne indirgemek zor, çünkü onu oluşturan parçalar birbirini besliyor. Yalıtım, kişinin dışarıdan bir ayna bulmasını engelliyor: arkadaşı, kardeşi ya da iş arkadaşı "bu tuhaf" diyemiyor. Gözetim, yalıtımın delinip delinmediğini denetliyor; M11-D09 bu izlemenin nasıl kendini besleyen bir döngüye dönüştüğünü göstermişti. Aşağılama, kişinin kendi algısına güvenini aşındırıyor: "Abartıyorsun", "sen hep böylesin". Tehdit ise bütün bunların arkasında duran ihtimal: söylenmese de bilinen bir bedel.

Bu dört parçanın her biri başka bir derste ayrı ayrı ele alınabilir. Zorlayıcı kontrolde dikkat çeken, birinin ötekinin işini kolaylaştırması. Yalıtılmış biri gözetime daha az itiraz edebiliyor; aşağılanmış biri tehdidi daha kolay haklı buluyor.

Bu bulgu, kontrolün kimin başına gelebileceğine dair bir sınır çizmiyor. Kontrolü yaşayan bir adamın ya da kadın partneri tarafından denetlenen bir kadının deneyimi de aynı parçalardan kurulabiliyor; yalnızca sayıların dağılımının eşit olmadığını hatırlatıyor.

Yaygın yanlış"Her ilişkide biraz kıskançlık, biraz alınganlık, biraz ağız dalaşı olur; bunlar kontrol sayılmaz."
Doğrusu

Her biri ayrı ayrı bakıldığında sıradan ilişki sürtüşmeleri gibi görünebilir. Sürtüşme iki yönlü yaşanır ve sonunda iki taraf da kendi hayatına döner; kontrolde ise sürtüşmenin her turu bir tarafın alanını biraz daha daraltır ve o alan geri gelmez. Pitman'ın görüştüğü kadınların anlattığı ağ da tek tek tartışmalardan değil, bu daralmanın birikmesinden örülüydü. Ayırt edici olan davranışların varlığı değil, aynı yöne doğru sürekli ve birlikte çalışmaları.

Şiddet olmadan ve ayrılıktan sonra

Kontrolün en yanlış anlaşılan yanı, fiziksel şiddetin ön koşulu olduğu sanısı. Oysa bazı ilişkilerde kontrol hiç el kaldırılmadan sürüyor ve korku yine de evin içinde yaşıyor.

Bu çalışmanın başlığı, katılımcılardan birinin cümlesinden alınmış: Eşi ona hiç el sürmeden onu korkutabiliyordu. Fiziksel bir olay olmadığında kişinin kendisi bile yaşadığını adlandırmakta zorlanabiliyor; çevre ise çoğu zaman hiç adlandıramıyor.

Ayrılık sonrası korkunun yüksek çıkması da ayrı bir bilgi taşıyor. Kontrol bir ev düzenine bağlı değil, bir ilişkiye bağlı; ev ayrıldığında ilişkinin başka kanalları, ortak çocuklar, ortak mülk, ortak tanıdıklar, kalabiliyor. M12-D06'da ayrılık sonrası ebeveynlik ilişkisinin şiddet ya da kontrol olduğunda yüz yüze yürütülemeyebileceğine değinilmişti; buradaki bulgu bunun nedenlerinden birini gösteriyor.

Yaygın yanlış"Ayrıldıktan sonra kontrol de biter; asıl tehlike evlilik içindedir."
Doğrusu

Ayrılık ev içi düzenlemeyi ortadan kaldırabilir, ama ilişkinin bütün bağlarını kesmeyebilir. Crossman, Hardesty ve Raffaelli'nin çalışmasında şiddet içermeyen kontrol yaşamış annelerin ayrılık sonrası korkusu, karşılaştırılan iki gruptan da yüksekti. Ayrılık, kontrolün biçimini değiştirebilen bir dönem olarak ciddiye alınmayı hak ediyor.

Usta katmanı

Bir terapist ya da danışman zorlayıcı kontrolü çoğu zaman danışanın getirdiği şikâyette değil, şikâyetin kenarında duyuyor. Danışan "çok tartışıyoruz" ya da "ben çok gerginim" diye geliyor; kontrol, sorulan sıradan sorulara verilen yanıtlarda beliriyor. Bu yüzden deneyimli bir uygulayıcı "En son ne zaman kötü bir şey oldu?" sorusunun yanına "Bir haftanız nasıl geçiyor, hangi şeyleri yapmadan önce haber vermeniz gerekiyor?" sorusunu da ekliyor. Myhill ve Hohl'un önerdiği, olaydan olaya tepkinin ötesine geçme fikri, odadaki görüşmeye de uyarlanabiliyor.

Uygulayıcı için ikinci önemli nokta, örüntünün aynı odada, iki partnerin önünde konuşulmasının taşıdığı risk. Kontrol edilen kişi, konuştuğu her şeyin akşam evde bir bedeli olabileceğini bildiği için ortak bir görüşmede sessiz kalabiliyor ya da her şeyi küçültebiliyor. Bu nedenle böyle bir tabloda ortak çift terapisi ilk adım sayılmıyor; bunun ayrıntısı M13-D10'un konusu. Terapi S03-P02-D07'nin anlattığı güvenlik planlamasının ilkeleri, burada kişinin kendi gerçek hayatına göre ve kendi sözcükleriyle kurulmuş bir plan fikriyle önem kazanıyor.

Güvenlik notu

Zorlayıcı kontrolde risk her zaman bir kavga anında yükselmiyor; kişi kurallara uymayı bıraktığında, yardım istediğinde ya da ayrılmaya hazırlandığında da artabiliyor. Bu yüzden bir değişiklik yapmadan önce, telefonun ya da defterin başkası tarafından okunup okunmadığını hesaba katarak, güvenilen bir yakınla konuşmak bir başlangıç olabilir. Polis ya da jandarma, bir hastanenin acil servisi, kadına ve aileye yönelik şiddet konusunda görevli kamu birimleri ve baroların adli yardım büroları başvurulabilecek kapılardan bazıları. Kişi kendini tehlikede hissettiğinde yardım istemek için bir olayın "yeterince ağır" olmasını beklemek zorunda değil; korkunun kendisi başvurmak için yeterli bir neden.

Kanıtın sınırı

Elimizdeki kanıtın önemli bir sınırı var: Kullanılan çalışmaların çoğu ya polise ulaşmış vakalardan ya da yardım arayan, boşanma sürecinde olan veya derinlemesine görüşmeye katılan kadınlardan geliyor. Polise hiç gitmeyen, kontrolü yaşadığını adlandırmayan ya da erkek veya aynı cinsiyetten bir partnerden kontrol gören kişilerin deneyimi bu verilerde yeterince temsil edilmiyor. Crossman ve arkadaşlarının şiddet içermeyen kontrol grubu sekiz kişi; bulgunun daha büyük örneklemlerde tekrarlanması gerekiyor. Pitman'ın çalışması nitel ve tek bir bölgeyle sınırlı, bu yüzden genellemeye uygun değil. Zorlayıcı kontrolün nasıl ölçüleceği konusunda alanda hâlâ tartışma sürüyor: Myhill'in de vurguladığı gibi, kısa anketler kontrolün anlamını ve etkisini yakalayamayabiliyor. Bu ders boyunca anlatılan mekanizma güçlü bir kuramsal çerçeveye dayanıyor; ama hangi davranış bileşiminin hangi koşulda kontrole dönüştüğü bilinmeyenler arasında.

Kendin dene

Aklında kalsın

Zorlayıcı kontrol en çok tek tek olaylara bakıldığında kayboluyor; sıradan günün içinde görünür hale geliyor.

Küçük kurallar, karşılıklı değil tek yönlü olduğunda ve uyulmamasının bir bedeli olduğunda, birikerek bir kişinin seçim alanını daraltabiliyor.

Yalıtım, gözetim, aşağılama ve tehdit birbirini besliyor; birinin varlığı ötekine itiraz etmeyi zorlaştırıyor.

Fiziksel saldırının hiç olmadığı bir ilişkide de korku yaşanabiliyor ve bu korku ayrılıktan sonra azalmak yerine artabiliyor.

Ulusal bir araştırmada kontrol edici istismarın mağdurları ağırlıkla kadındı; ama kontrol her cinsiyetten ve her türden çiftte görülebiliyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste fiziksel şiddet olmadan da işleyebilen bir örüntüye baktık. Ama bazı ilişkilerde kontrolün yanında el de kalkıyor; Myhill ve Hohl'un bulgusunda boğma ve silah kullanımının kontrol dizisiyle tutarlı çıkması bunun bir işaretiydi. Sıradaki derste şu soruyu soracağız: Bir ilişkide yaşanan her fiziksel saldırı aynı şey mi, yoksa bir tokadın ne anlama geldiği, onun bir kontrol örüntüsünün içinde mi yoksa dışında mı durduğuna göre değişir mi? Bu ayrımın bir ilişkide yaşanan riski anlamak açısından neden önem taşıdığını konuşacağız. Fiziksel şiddetin türleri.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.