M12-D05
Boşanma ve çocuklar: kanıt
Boşanmanın çocuklara etkisine dair araştırmaları değerlendirir ve etkiyi belirleyen çatışma düzeyi ve ebeveynlik niteliği etkenlerini ayırır.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M12, Ayrılık ve boşanma · 3.174 kelime · 17 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Anne babası boşanmış çocuklarla evliliği süren ailelerin çocukları arasında ortalamada bir fark bulunuyor; bu fark gerçek, ama büyük değil. Çocukların çoğu değişmiyor, bir kısmı geriliyor, bir kısmı ise rahatlıyor. Gürültülü bir evden çıkan çocuk ile sessiz bir evin dağılmasını yaşayan çocuk aynı boşanmayı yaşamıyor. Gelir kaybı ve tükenen bir ebeveyn, ayrılığın çocuğa ulaştığı somut yollar. Arada kalmak ailenin biçimiyle değil, çatışmanın sürmesiyle ilgili. "Çocuklar için kalmak" ya da "çocuklar alışır" cümlelerinin ikisi de bu dört etkene bakılmadan söylendiğinde boş kalıyor.
Açılış sahnesi
Nesibe telefonunu masaya ters çevirip bırakıyor. Yarım saattir okuduğu yazının başlığı hâlâ aklında: "Boşanma çocukları ömür boyu yaralar." Altındaki yorumlarda biri kendi çocukluğunu anlatmış, biri hiçbir şey olmadığını yazmış, biri de herkesi suçlamış.
Cengiz salonun öbür ucunda dizüstü bilgisayarına bakıyor ama bir şey yazmıyor. İki yıldır bu evde yüksek sesle kavga edilmiyor. Konuşulmuyor da. Yemekler ayrı saatlerde yeniden ısıtılıyor, hafta sonları biri kızlarını parka götürürken öbürü evde kalıyor. Ayrılmaya geçen ay karar verdiler; şimdi tek bir soruya takılmış durumdalar.
Cengiz'in annesi telefonda açık konuştu: "Çocuk için katlanın, o büyüyene kadar." Nesibe'nin iş arkadaşı tam tersini söyledi: "Çocuklar çabuk alışır, merak etme." İnternetteki yazı ise kesin bir hüküm veriyor. Akşam on yaşındaki kızları odasından çıkıp su içerken ikisi de susuyor. Kız da bir şey sormuyor. Nesibe yatmadan önce Cengiz'e dönüyor: "Bu üçünden hangisi doğru, biliyor musun?" Cengiz omuz silkiyor. Bilmiyor. Nesibe de bilmiyor.
Bu derste ne olacak
Boşanmanın çocuklar üzerindeki etkisi, ilişki biliminin en çok çalışılmış ve en çok yanlış aktarılmış konularından biri. Bu derste iki kolay cevabı da bir kenara bırakıp verinin gerçekte ne gösterdiğine bakacağız. Önce ortalama farkın ne kadar büyük olduğunu ve aynı ortalamanın altında ne kadar farklı çocuk hikâyesinin yattığını göreceğiz. Sonra bu farkı büyüten ya da küçülten dört etkeni ayıracağız: boşanmadan önceki evdeki çatışma düzeyi, ebeveynlik niteliği, ekonomik kayıp ve çocuğun anne babasının arasında kalması.
Boşanmanın hukuki adımları M12-D04'ün alanıydı; burada yalnız çocuk tarafındaki kanıta bakıyoruz. Çocuğun yaşa göre tepkileri ve ona nasıl eşlik edileceği ise Ebeveynlik Akademisi'nin 11.5 dersinde, gelişim penceresinden ele alınıyor.
Sıfır noktası
"Boşanma çocuğa zarar verir mi?" sorusu tek sözcüklük bir cevap bekliyor. Araştırmalar ise başka türden bir cevap veriyor: Ortalamada bir fark var, bu fark sıfır değil, ama büyük de değil; üstelik ortalama, birbirinden çok farklı yönlere giden çocukları tek bir sayıda topluyor. Bu yüzden asıl soru "zarar verir mi" değil, "hangi koşullarda, hangi çocukta, neyin aracılığıyla" sorusu.
Mekanizma
Ortalama fark küçük, dağılım geniş
Bu alanda en sık anılan karşılaştırmalardan biri Paul Amato'nun 2001'de yayımladığı meta-analiz. Amato, 1990'larda yapılmış çalışmaları bir araya getirip boşanmış ve evliliği süren ebeveynlerin çocuklarını birçok alanda karşılaştırdı.
Gruplar arası bir fark, M01-D04'ün uyardığı tuzağa açıktır: Boşanan aileler, boşanmadan önce de evli kalan ailelerden farklı olabilir. Bu sorunu azaltmanın bir yolu, çocuğu başka çocuklarla değil, kendi geçmişiyle karşılaştırmak.
"Küçük etki" ifadesi bir rahatlama cümlesi değil. TP M03-D08'in dağılım örtüşmesiyle düşünürsek, iki grubun dağılımları büyük ölçüde üst üste biniyor: Anne babası boşanmış pek çok çocuk, evli ailelerin pek çok çocuğundan daha iyi durumda. Ama ortalamadaki kayma gerçek ve bazı çocuklarda bu kayma tek başına bir ortalamanın gösterebileceğinden çok daha derin.
Yaygın yanlış"Boşanma çocukları kalıcı olarak yaralar."
Aynı çocukları boşanmadan önce ve sonra izleyen çözümlemeler, boşanmanın ortalama etkisinin küçük olduğunu ve çocukların çoğunda belirgin bir değişim görülmediğini gösterdi. Bir kısım çocukta gerileme gerçek; ama bu bir kader değil, belirli koşullara bağlı bir risk.
Boşanmadan önceki evin iklimi
Ortalamanın altındaki dağılımı açıklayan ilk etken, çocuğun boşanmadan önce nasıl bir evde yaşadığı. M07-D13, çocuğun ebeveyn çatışmasını nasıl okuduğunu ve duygusal güvenliğinin bu okumaya nasıl bağlı olduğunu kurmuştu. O dersteki çerçeve burada yeni bir soruya uzanıyor: Çocuk için gürültülü ama süren bir evlilik mi, yoksa sona eren bir evlilik mi daha ağır?
Bu bulgu Ebeveynlik 11.5'te aktarılan, aynı araştırma ekibinin daha önceki bir çalışmasıyla da uyumlu. Düşük çatışmalı bir evliliğin bitişi çocuk için anlamlandırılması güç bir olay olabiliyor: Dışarıdan bakınca sorun yokken ev dağılıyor. Yüksek çatışmalı bir evliliğin bitişi ise çocuğu süregiden bir stres kaynağından uzaklaştırıyor. Bu, "kavga varsa boşanmak çocuğa iyi gelir" demek değil. Bulgu, boşanma kararının çocuğa etkisinin evin önceki ikliminden bağımsız okunamayacağını söylüyor.
Yaygın yanlış"Çocuklar için kavgalı da olsa birlikte kalmak her zaman daha iyidir."
Ulusal boylamsal veride yüksek çatışmalı evliliklerin sona ermesi çocuklar için yararlı etkilerle ilişkili göründü. Evliliği sürdürmenin çocuğa etkisi, o evliliğin içinde ne yaşandığına bağlı; "her zaman" diye bir kural verinin desteklediği bir şey değil.
Ebeveynlik niteliği ve ekonomik kayıp
Boşanma çocuğa doğrudan dokunmaz; ailenin gündelik hayatında değiştirdiği şeyler üzerinden dokunur. Jennifer Lansford'un derlemesi bu değişimleri iki gruba ayırıyor: boşanma ile çocuğun uyumu arasındaki bağın gücünü değiştiren etkenler ve bu bağı taşıyan etkenler.
Bu çerçeve, Nesibe ile Cengiz'in sorusunu değiştiriyor. "Boşanırsak kızımız zarar görür mü?" yerine "boşanırsak kızımızın evinde ne değişir?" diye sormak gerekiyor. Gelir düşecek mi, taşınma ve okul değişikliği olacak mı? İki ebeveyn de sıcaklığını ve gözetimini sürdürebilecek mi, yoksa biri tükenip çekilecek mi? Bu soruların cevabı, ortalama bir çocuğun değil, bu çocuğun yolunu belirliyor. İki yetişkinin ebeveynlikte nasıl bir takım olduğu sorusu M10-D04'ün eş ebeveynlik kavramına uzanıyor; ayrılık o takımı dağıtmıyor, yeniden kuruyor.
Yaygın yanlış"Boşanmanın çocuğa etkisi yalnızca duygusaldır."
Lansford'un derlemesi gelir kaybını, ebeveynlik niteliğini ve ebeveynin kendi iyi oluşunu boşanma ile çocuğun uyumu arasındaki bağı taşıyan yollar arasında sayıyor. Taşınma, okul değişikliği ve tükenmiş bir ebeveyn, çocuğun yaşadığı boşanmanın somut parçaları.
Arada kalmak
Dördüncü etken, çocuğun anne babasının çatışmasında nerede durduğu. M10-D05 sadakat çatışmasının adını koymuştu; burada aynı alana ölçüm penceresinden bakıyoruz. Araştırmacılar çocuğa ve gence doğrudan soruyor: Anne babanın arasında kaldığını hissediyor musun?
Bu bulgu yaygın bir sezgiyi tersine çeviriyor. Arada kalmak boşanmış ailelerin çocuklarına özgü bir yük değil; asıl belirleyici, çatışmanın sürüp sürmediği. Boşanmış ailelerde bu duygu zamanla sönerken, çatışmalı bir evliliğin içinde büyüyen çocuk yetişkin olduktan sonra bile anne babasının arasında kalmaya devam edebiliyor.
Yaygın yanlış"Ebeveynlerin arasında kalmak boşanmış ailelerin çocuklarına özgü bir sorundur."
Amato ve Afifi'nin çalışmasında arada kalma duygusunu en çok, çatışmalı evliliği süren ebeveynlerin çocukları bildirdi; boşanmış ebeveynlerin çocukları düşük çatışmalı evli ebeveynlerin çocuklarından farklı değildi. Belirleyici olan, ailenin biçimi değil çatışmanın sürmesi.
Usta katmanı
Boşanmayı düşünen bir çift terapiste çoğu zaman "çocuklar için kalmalı mıyız?" sorusuyla geliyor. Terapistin bu soruya bir cevap vermesi beklenmez; ama sorunun içini doldurmasına yardım edebilir. Bu ders boyunca ayrılan dört etken burada bir değerlendirme haritasına dönüşüyor. Çocuk evde ne kadar çatışmaya tanık oluyor? Kalırlarsa ya da ayrılırlarsa ebeveynlik niteliği nasıl değişecek? Ekonomik olarak ne kaybedecekler, çocuğun okulu ve çevresi değişecek mi? Çocuk şu anda iki ebeveynin arasında bir ileti taşıyıcısı mı? Bu sorular kararı vermez; ama "boşanma çocuğa zarar verir" ya da "çocuklar alışır" gibi hazır cümlelerin yerine somut bir tablo koyar.
İkinci bir dikkat noktası, çocuğun belirtilerini okumak. Ebeveynler boşanmadan sonra çocukta gördükleri her zorluğu boşanmaya bağlama eğiliminde. Amato ve Anthony'nin yöntemi bir terapist için de yol gösterici: Belirti boşanmadan önce mi başladı, sonra mı? Önce başladıysa, onu besleyen şey ayrılık kararından çok evin önceki iklimi olabilir.
Evde ebeveynlerden biri öbürüne zarar veriyor ya da çocuk korku içinde yaşıyorsa, "çocuklar için kalalım mı" sorusu artık bir ilişki sorusu olarak tartılamaz; o evde ilk iş çocuğun ve zarar gören ebeveynin korunmasıdır ve ortak oturumlar bu korumayı beklemek zorundadır.
Kanıtın sınırı
Bu derste aktarılan verilerin büyük kısmı ulusal örneklemlerden geliyor, ama hangi ülkede, hangi on yılda, hangi aile yapısında toplandığı sonuçları etkileyebilir. Amato'nun meta-analizinde farkın on yıllar içinde daralıp yeniden genişlemesi, bu bulguların zamana ve döneme ne kadar bağlı olduğunu kendi başına gösteriyor. Nafaka düzenlemesinin, geniş ailenin desteğinin ve boşanmaya yönelik damgalanmanın farklı olduğu bir toplumda aynı büyüklükte bir etkinin bulunup bulunmayacağı bilinmiyor; bulguları bu yüzden olduğu gibi genellemek riskli. Sabit etkiler modeli güçlü bir yöntem, ama boşanmayla aynı dönemde yaşanan işsizlik ya da taşınma gibi değişimleri boşanmanın etkisinden ayıramıyor. Çatışma düzeyi ve arada kalma duygusu görüşmelerde kişilerin kendi anlatımıyla ölçülüyor; aynı evi yaşayan iki kişinin aynı çatışmayı farklı anlatabileceği bu ölçümün sınırı. Hangi etkenin ne ağırlıkta olduğu da hâlâ tartışmalı; Lansford'un derlemesi bir harita sunuyor, bir sıralama değil.
Kendin dene
Aklında kalsın
Anne babası boşanmış çocuklarla evliliği süren ailelerin çocukları arasında ortalamada bir fark bulunuyor; bu fark gerçek, ama büyük değil. Çocukların çoğu değişmiyor, bir kısmı geriliyor, bir kısmı ise rahatlıyor. Gürültülü bir evden çıkan çocuk ile sessiz bir evin dağılmasını yaşayan çocuk aynı boşanmayı yaşamıyor. Gelir kaybı ve tükenen bir ebeveyn, ayrılığın çocuğa ulaştığı somut yollar. Arada kalmak ailenin biçimiyle değil, çatışmanın sürmesiyle ilgili. "Çocuklar için kalmak" ya da "çocuklar alışır" cümlelerinin ikisi de bu dört etkene bakılmadan söylendiğinde boş kalıyor.
Sonraki derse köprü
Nesibe ile Cengiz için bu dersin çıkardığı tabloda bir etken öbürlerinden farklı: Boşanmadan önceki çatışmayı geri alamazlar, ekonomik kaybı da ancak bir ölçüde sınırlayabilirler. Ama ayrıldıktan sonra kızlarının iki ev arasında nasıl bir yerde duracağı, büyük ölçüde onların elinde. İki ayrı evden aynı çocuğa bakmanın tek bir biçimi yok; bazı eski eşler sıkı bir işbirliği kuruyor, bazıları birbirine neredeyse hiç dokunmadan yan yana yürüyor, bazıları ise kavgayı çocuğun üzerinden sürdürüyor. Hangi biçimin çocuğu koruduğu ve çocuğu iki tarafın arasında bir ileti taşıyıcısına dönüştürmenin neye mal olduğu, ayrılıktan sonraki ebeveynlik sorusunun merkezinde duruyor. Birlikte ebeveynlik.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.