İçeriğe geç

M12-D04

Boşanma süreci

Türkiye’de boşanma sürecinin temel hukuki yollarını resmî kaynaklara dayanarak açıklar ve psikolojik sürecin hukuki süreçle iç içeliğini gösterir.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M12, Ayrılık ve boşanma · 3.082 kelime · 17 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Mahkemenin takvimi ile insanın iç takvimi aynı hızda işlemez; boşanmanın zorluğunun bir kısmı bu uyumsuzluktan gelir.

Kanunda anlaşmalı yol, hâkimin eşleri dinlediği ve düzenlemeyi denetlediği bir süreçtir; yorgunlukla atılan imza bu denetimin yerine geçmez.

Protokol maddeleri çoğu zaman eşyalar değil anılar üzerine yapılan bir pazarlıktır.

Uzlaşmaya dayalı yolların araştırmalardaki yararı kaybı silmek değil, kaybın içinde iki kişinin konuşabilir kalmasıdır; korkunun olduğu yerde bu yol ilk adım değildir.

Açılış sahnesi

Adliyenin üçüncü katında, aile mahkemesinin kapısı önündeki tahta bankta Seval ile Oktay arasında bir kişilik boşluk var. Duruşmaya on beş dakika kalmış. Seval telefonunda protokol taslağının son hâlini okuyor; dün gece Oktay'ın avukatından gelen düzeltmede arabanın kimde kalacağı yazan satır değişmiş. Seval bunu sorun etmeyecek, çünkü artık bitmesini istiyor. Ama gözü bir an Oktay'ın gömleğine takılıyor: dört yıl önce bir bayram alışverişinde beraber seçtikleri gömlek. Neden bugün bunu giydiğini sormak istiyor, sormuyor.

Oktay ise duvardaki ilan panosuna bakıyor. Sabah evden çıkarken "anlaşmalı olursa yarım saatte biter" demişti kardeşine. Şimdi içinden geçen, yarım saatte bitecek olanın dokuz yıl olduğu. Görevli adlarını okuduğunda ikisi aynı anda ayağa kalkıyor, aynı anda duraksıyor, kimin önden gireceğini bilemiyor. Kâğıt üzerinde her şey yazılmış. Kâğıdın dışında kalanı ise kimse yazmamış.

Bu derste ne olacak

Bu ders boşanmanın iki yüzünü yan yana koyuyor: mahkemede ilerleyen hukuki süreç ile iki insanın içinde ilerleyen duygusal süreç. Önce Türkiye'de boşanmanın kanunda tanımlanmış temel yollarını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ve aile mahkemelerine dair 4787 sayılı Kanun'un resmî metninden aktarıyoruz. Sonra bu yolların her birinin insanın duygu dünyasına nasıl dokunduğunu, çatışmalı bir sürecin iki eşe neye mal olabildiğini ve uzlaşmaya dayalı yollar üzerine yapılmış araştırmaların ne bulduğunu ele alıyoruz.

Bu ders hukuki danışmanlık değildir. Kendi durumuna dair hukuki bir karar verecek olan herkes bir avukata ya da barosunun adli yardım hizmetine başvurmalıdır. Nafaka, mal rejimi ve tazminat gibi konular ise Gündelik Hukuk akademisinin alanına giriyor; burada yalnızca adlarını anıyoruz.

Sıfır noktası

Boşanma kararı insanın içinde çoğu zaman çok önce verilir; M12-D02 o kararın aylarca tek bir kişinin içinde dolaşabildiğini gösterdi, M12-D03 ise ayrılığın kişinin içinde nasıl yaşandığına baktı. Hukuki süreç başladığında ise bu iç zaman, dışarıdan gelen bir takvimle karşılaşır: dilekçe yazılır, karşı tarafa ulaştırılır, duruşma günü verilir, beklenir. Duygular kendi hızında ilerlerken mahkemenin takvimi başka bir hızda işler. Boşanma sürecinin zorluğunun önemli bir kısmı, bu iki saatin birbirine uymamasından doğar.

Mekanizma

Kanunun çizdiği iki yol

Türk Medeni Kanunu, boşanma sebeplerini 161 ile 166. maddeler arasında sayar. Özel sebepler olarak zina (madde 161), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (madde 162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (madde 163), terk (madde 164) ve akıl hastalığı (madde 165) düzenlenmiştir. Genel sebep ise madde 166'daki "evlilik birliğinin sarsılması"dır: kanunun ifadesiyle evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Kanun ayrıca dava açmaya hakkı olan eşin dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebileceğini (madde 167) ve ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebileceğini (madde 171) yazar. Gündelik dilde ise genellikle iki yol konuşulur.

Kanun metni bu ikinci yolda iki koşulu açıkça yazar. Hâkim, tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir. Ayrıca boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hakkında tarafların kabul ettiği düzenlemeyi uygun bulmalıdır; tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek bu anlaşmada değişiklik yapabilir, değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmedilir. Yani "anlaşmalı" sözcüğü, hâkimin yalnızca imza topladığı anlamına gelmez.

Çekişmeli yolda ise kanunun 184. maddesi yargılamanın bazı kurallarını belirler: hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; tarafların bu konudaki ikrarları hâkimi bağlamaz; hâkim kanıtları serbestçe takdir eder. Psikolojik açıdan bunun anlamı şudur: çekişmeli bir davada eşlerden biri, ilişkinin neden bittiğini bir başkasını ikna edecek biçimde anlatmak zorunda kalır. M12-D01'in sözünü ettiği bitiş hikâyesi, burada yazılı bir dilekçeye, tanık listesine ve karşı tarafın cevabına dönüşür.

Protokol masası: pazarlık mı, veda mı?

Anlaşmalı yol dışarıdan daha kısa ve daha az yüzleşmeli görünür. Ama "anlaşma" sözcüğü, iki kişinin aynı duygusal noktada olduğu anlamına gelmez. M12-D02'deki eğilen ve eğilmeyen eş ayrımı bu masaya da taşınır: ayrılmayı aylardır tartan kişi bir an önce bitirmek isterken, haberi yeni almış kişi her maddeyi ilişkiyi biraz daha uzatmanın bir yolu gibi yaşayabilir. Protokolün maddeleri hukuki bir belge yazar; masadaki insanlar ise kayıplarını konuşur.

Bu masada konuşulan malî konular, ev, eşya ve çocukların durumu, ilişkinin sembolleriyle doludur. Bir çay takımının kimde kalacağı tartışması, çoğu zaman çay takımıyla ilgili değildir. Kanunun hâkime verdiği "iradenin serbestçe açıklandığına kanaat" şartı da tam bu yüzden psikolojik bir anlam taşır: bitmesini çok isteyen bir eş, istemediği bir maddeyi "yeter ki bitsin" diye kabul edebilir.

Amato'nun boşanma üzerine 1990'lar araştırmalarını derlediği çalışma, insanların boşanmaya verdiği tepkilerin geniş ölçüde farklılaştığını vurgular. Bu çeşitlilik, protokol masasındaki iki kişinin neden aynı belgeye aynı duyguyla bakmadığını da anlamaya yardım eder.

Kabullenmenin zamanlaması ve çatışmanın tırmanması

Hukuki süreç bir karar ile biter; duygusal süreç bir karar ile bitmez. Bir eş evliliğin bittiğini aylar önce kabullenmiş olabilir, öbürü mahkeme kararından sonra bile kabullenmeyebilir. Bu fark, ayrılık sonrasında eşler arasındaki çatışmanın ne kadar uzun ve ne kadar sert süreceğini etkileyen etkenlerden biri olarak incelenmiştir.

Bu kavramın önemi, iki kişinin kabullenme düzeyinin birbirini etkilemesindedir. Bir eş kabullendikçe öbürü bunu bir kayıp hızı olarak yaşayabilir. M04-D04 çatışmanın nasıl tırmandığını anlatmıştı; boşanmada bu tırmanmanın yakıtı çoğu zaman artık "kim haklı" sorusu değil, "kim daha çabuk bitirdi" duygusudur.

Uzlaşmalı yolların ne kazandırdığı

Uzlaşma odaklı süreçler üzerine yapılmış araştırmaların büyük kısmı, boşanma arabuluculuğuna bakar. Bu araştırmalardaki düzenlemelerin Türkiye'deki boşanma usulüyle ne ölçüde örtüştüğünü bu ders değerlendirmiyor; kendi durumu için böyle bir yolun mümkün olup olmadığını öğrenmek isteyen bir okur bunu bir avukata sormalıdır. Burada sorduğumuz psikolojik soru şu: iki kişinin karşılıklı oturup sonucu kendilerinin kurduğu bir süreç, aynı konuyu bir hâkime karar verdirmekten insanlar için neyi değiştiriyor?

Bu iki bulgunun birlikte gösterdiği, uzlaşmalı yolun boşanmayı acısız kılmadığıdır; memnuniyet iki grupta da azalmış. Değişen şey, kaybın içinde insanın kendi sesini duyup duymadığı ve sürecin bitiminde karşısındaki kişiyle konuşabilecek bir ilişki kalıp kalmadığı olabilir. Kanunun kendisi de bu yönde bir kapıyı açık tutar: 4787 sayılı Kanun'un 6. maddesi aile mahkemesinin eşleri yükümlülükleri konusunda uyararak gerektiğinde uzlaştırmaya çalışabileceğini, 5. maddesi ise mahkemenin psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanacağını yazar.

Usta katmanı

Boşanmanın ortasındaki bir danışanı dinleyen klinisyen, hukuki süreci bir arka plan olarak değil, seansın içindeki bir etken olarak görür. Duruşma tarihi yaklaşırken uykusuzluk, öfke patlamaları ve geri çekilme artabilir; protokol görüşmesinden sonraki seans, o görüşmenin sindirilmesine ayrılabilir. Terapistin işi hukuki tavsiye vermek değildir; onu avukata bırakır. Ama danışanın "avukatım böyle yazmamı istedi" dediği bir cümlenin, ilişkideki duygusal dengeyi nasıl değiştirdiğini birlikte görmek terapinin alanına girer.

Hukuki dilin de kendine özgü bir gücü var: o dil duygusal anlatıyı ele geçirebilir. Dilekçede yazılan kusur listesi, zamanla kişinin kendi anlatısına dönüşebilir; ilişkinin iyi dönemleri hafızada silikleşir. M12-D01 bitişten sonra kurulan açıklamaların geriye dönük olduğunu göstermişti. Terapist burada iki anlatıyı ayırmaya yardım eder: mahkemeye sunulan anlatı ile kişinin kendine anlatacağı ve yıllarca taşıyacağı anlatı aynı olmak zorunda değildir.

Masada korkuyla ilgili durum önemli bir sınırı gösterir. Uzlaşma odaklı süreçlerin yararı, iki tarafın masada kendi adına konuşabilmesine dayanır. Eşlerden biri öbüründen çekiniyor, tehdit ediliyor ya da kontrol altında tutuluyorsa, uzlaşmanın yüzeydeki sakinliği güçsüz tarafın aleyhine işleyebilir. Bu durumlarda terapist ortak bir masa kurmadan önce o kişinin destek ve hukuki yardım yollarına ulaşıp ulaşamadığını sorar.

Kanıtın sınırı

Arabuluculuk üzerine aktardığımız araştırmalar belirli hukuk düzenlerindeki belirli uygulamalara dayanıyor ve Türkiye'deki boşanma usulüne doğrudan genellenemez; uzlaşmanın burada hangi biçimde işleyeceği ayrıca sınanması gereken bir sorudur. Shaw'un meta-analizi yalnızca beş çalışmaya dayanıyor. Emery ve arkadaşlarının 2001 çalışması ile Sbarra ve Emery'nin 2008 çalışması aynı uzun dönem izlem grubundan geliyor; yani iki ayrı tekrarlama değil, tek bir deneyin iki ayrı okuması. Amato'nun derlemesi ise kalitesi farklı çalışmaları anlatı biçiminde bir araya getiriyor. Duruşma beklemenin, dilekçe yazmanın ya da protokol pazarlığının kendisinin insanlar üzerindeki etkisini doğrudan ölçen araştırma sınırlıdır; bu derste anlatılan iç içelik büyük ölçüde klinik gözleme ve kuramsal çıkarıma dayanıyor. Hukuki bilgiler 4721 ve 4787 sayılı kanunların mevzuat sistemindeki güncel metninden aktarıldı; kanunlar değişebilir ve uygulama mahkeme kararlarıyla şekillenir.

Yaygın yanlış"Anlaşmalı boşanmada hâkim sadece imzaları kontrol eder."
Doğrusu

Kanunun 166. maddesi, hâkimin tarafları bizzat dinleyip iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesini ve tarafların kabul ettiği düzenlemeyi uygun bulmasını şart koşar; hâkim bu düzenlemede değişiklik de yapabilir.

Yaygın yanlış"Mahkemede kusuru ispat eden taraf, sonunda en çok rahatlayan taraf olur."
Doğrusu

On iki yıllık izlemde velayet uyuşmazlığını davayla çözen anne babalar, ilk yılda çatışmanın arttığını bildirdi ve sürecin memnuniyeti iki grupta da zamanla düştü (Sbarra ve Emery, 2008; Emery ve arkadaşları, 2001).

Yaygın yanlış"Boşanma kararı çıkınca duygusal süreç de kapanır."
Doğrusu

Boşanmayı kabullenmeme, anlaşmadan haftalar ve yıllar sonra da ölçülebiliyor; Amato'nun derlemesi de bazı yetişkinlerde boşanmanın uzun süreli bir aşağı gidiş başlattığını aktarıyor.

Yaygın yanlış"Arabuluculuk yalnız zaten kavgasız ayrılan çiftlere uyar."
Doğrusu

Emery ve arkadaşlarının rastgele atamalı çalışmasında örneklem velayet konusunda çekişmeye düşmüş ailelerdi ve yazarlar arabuluculuğun yararını bu çekişmeli vakalarda bildirdi.

Kendin dene

Aklında kalsın

Mahkemenin takvimi ile insanın iç takvimi aynı hızda işlemez; boşanmanın zorluğunun bir kısmı bu uyumsuzluktan gelir.

Kanunda anlaşmalı yol, hâkimin eşleri dinlediği ve düzenlemeyi denetlediği bir süreçtir; yorgunlukla atılan imza bu denetimin yerine geçmez.

Protokol maddeleri çoğu zaman eşyalar değil anılar üzerine yapılan bir pazarlıktır.

Uzlaşmaya dayalı yolların araştırmalardaki yararı kaybı silmek değil, kaybın içinde iki kişinin konuşabilir kalmasıdır; korkunun olduğu yerde bu yol ilk adım değildir.

Sonraki derse köprü

Seval ile Oktay'ın protokolünde bir de "çocukların durumu" başlığı vardı; kanun onu malî sonuçlarla aynı cümlede anar ve hâkimin onayına bağlar. Bu derste o başlığı açmadık. Oysa bir boşanmanın ardından en sık sorulan soru, eşlerin değil evdeki küçüklerin ne yaşadığıdır: zarar boşanmanın kendisinden mi geliyor, yoksa boşanma öncesinde ve sonrasında evde dolaşan gerilimden ve anne babanın nasıl ebeveynlik yaptığından mı? Bu sorunun cevabı, yaygın kanaatlerden çok araştırmanın neyi gösterip neyi göstermediğine bağlı. Boşanma ve çocuklar: kanıt.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.