M10-D07
Çocuklar evden ayrılınca
Boş yuva döneminin ilişki memnuniyetine etkisine dair bulguları aktarır ve yaygın varsayımları sınar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M10, Yaşam geçişleri · 2.943 kelime · 17 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 20 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Ev boşaldığında evlilik memnuniyetinin ortalamada düştüğüne dair yaygın kanı, izleme verileriyle desteklenmiyor; tersine, birçok çiftte bir iyileşme görülüyor. Bu iyileşmeyi açıklayan şey birlikte geçen saatlerin çoğalması değil, o saatlerin bölünmeden yaşanabilmesi. Derin bir boşluk yaşayan ebeveynler var, ama onlar çoğunluk değil ve bu bir hastalık değil. Çocuklar geri dönebilir; dönüşün etkisi, kaç kez ve hangi koşulda olduğuna bağlı.
Açılış sahnesi
Eylül sonu, akşam saatleri. Gülay ile Necdet, küçük kızlarını üniversitenin yurduna bırakıp altı saatlik yoldan yeni dönmüşler. Büyük oğulları iki yıl önce işi için başka bir şehre taşınmıştı. Gülay anahtarı kapıda çevirirken içinden bir hazırlık yapıyor: Komşusu ona aylardır "Asıl zor olan ondan sonra, ev mezara döner" demişti. Arkadaşlarından biri de "Bizimkiler gidince kocamla konuşacak bir şeyimiz kalmadığını anladık" diye anlatmıştı.
Necdet mutfağa geçip çay suyunu koyuyor. Masaya iki bardak çıkarıyor, sonra elinde üçüncüsüyle bir an duraksıyor ve onu dolaba geri koyuyor. Gülay bunu görüyor, boğazı düğümleniyor. Ama ardından garip bir şey oluyor: Necdet balkonu açıyor, iki sandalyeyi yan yana çekiyor ve "Yirmi üç yıldır bu balkonda doğru dürüst oturmadık, farkında mısın?" diyor. Gülay gülüyor. Bir saat boyunca kızlarının ilk gecesini, yurdun kokusunu, yol boyu dinledikleri şarkıları konuşuyorlar. Sonra konu başka yerlere kayıyor: Necdet'in yıllardır ertelediği bir marangozluk kursu, Gülay'ın üniversitede bıraktığı resim.
Gece yatarken Gülay kendine itiraf ediyor: Hüzünlü, evet. Ama beklediği o boşluk duygusu, en azından bu akşam, gelmedi. Bunun normal olup olmadığını, yoksa asıl çöküşün birkaç hafta sonra mı geleceğini bilmiyor. Necdet ise rahatlamasını söylemeye utanıyor; sanki kızını yeterince özlemiyormuş gibi görünmekten korkuyor.
Bu derste ne olacak
Çocukların evden ayrılmasının, geride kalan iki yetişkinin ilişkisine ne yaptığını araştırmanın söyledikleriyle sınayacağız. Önce ev boşaldığında evlilik memnuniyetinin nasıl değiştiğine bakacağız; buradaki bulgular, yaygın varsayımla pek uyuşmuyor. Sonra "boş yuva sendromu" denen şeyin ne kadar yaygın olduğuna, kimi neden daha çok etkilediğine geçeceğiz. Ardından yuvanın her zaman boş kalmadığını, giden çocukların geri de dönebildiğini ve bunun çifte etkisini konuşacağız. Son bölümde bu dönemde yardım isteyen çiftlerle çalışırken nelere dikkat edildiğine bakacağız.
Sıfır noktası
M10-D06'da ergen bir çocuğun evde yarattığı sıkışmayı, ebeveynlerin aynı yıllarda kendi orta yaş sorularıyla karşılaştığını görmüştük. O dersin sonundaki çift, kızları gittikten sonraki bir akşamı hayal etmekte zorlanıyordu. Bu ders o akşamın gerçekten geldiği yerden başlıyor. Gülay'ın kapıda taşıdığı beklenti, M01-D07'nin adını koyduğu türden işlevsiz bir ilişki inancına benziyor: Çocuklar giderse çiftin elinde bir şey kalmaz.
Bu inancın iki kaynağı var. Birincisi gözlem: Çocuklu yılların çoğu çiftin gündemini gerçekten doldurduğu doğru. M10-D04'te eş ebeveynliği konuşurken gördüğümüz gibi, iki yetişkin yıllarca birbirine en çok "ebeveyn ortağı" olarak dokunuyor. İkincisi kültürel bir hikâye: Annenin kimliğinin çocuğa bağlı olduğu, çocuk gidince kadının boşlukta kalacağı anlatısı. Bu derste her iki kaynağı da veriyle yüz yüze getireceğiz.
Mekanizma
Ev boşaldığında memnuniyet ne oluyor
Boş yuva hakkındaki en yaygın varsayım, çocukların gidişinin çiftin memnuniyetini düşürdüğü. Bunu sınamanın sağlam bir yolu, aynı kişileri çocuklar evden çıkmadan önce ve çıktıktan sonra ölçmek. Böyle izleme çalışmalarından birinin bulgusu varsayımın tersini gösteriyor.
Asıl öğretici olan mekanizma. Çocuklar gidince çiftler birbirleriyle daha çok vakit geçirdiği için mutlu olmuyor; geçirdikleri vaktin niteliği değişiyor. Gülay'ın balkonundaki bir saat buna iyi bir örnek: Belki eskisinden uzun değil, ama ilk kez kimse kapıdan başını uzatıp onu bölmüyor. M10-D02'de VanLaningham ve arkadaşlarının uzun evliliklerde kendiliğinden bir yükseliş bulamadığını görmüştük. Gorchoff'un çalışması bu iki tabloyu çelişkiye düşürmüyor: Memnuniyet zamanın kendisiyle değil, belirli bir geçişin getirdiği değişimle yükseliyor olabilir. Yıllara bakıp bir eğri çizmek, bu geçişi ortalamanın içinde eritebilir.
İkinci bir izleme çalışması, bu kez bütün ebeveynleri kapsayan ulusal bir panelden geliyor.
White ile Edwards'ın vurgusu ince bir denge kuruyor. Evlilik tarafında herkes için bir iyileşme var; ama kişinin genel hayattan memnuniyeti, çocukla bağın sürüp sürmediğine bağlı. Yani çocuk gittiğinde ebeveyn rolü bitmiyor, biçim değiştiriyor. Necdet'in rahatlaması ile Gülay'ın hüznü aynı anda doğru olabilir.
Yaygın yanlış"Çocuklar gidince çiftin konuşacak bir şeyi kalmaz, evlilik soğur."
Gorchoff, John ve Helson'ın izlediği kadınlarda evlilik memnuniyeti boş yuvaya geçişle birlikte arttı; White ve Edwards da bütün ebeveynlerde evlilik mutluluğunda bir iyileşme buldu. Soğuma olabilir, ama ortalama tablo bunun tersini gösteriyor.
Yaygın yanlış"Ev boşalınca çiftler daha çok vakit geçirdiği için mutlu olur."
Gorchoff ve arkadaşlarının verisinde artışı açıklayan şey eşle geçirilen zamanın miktarı değil, o zamandan alınan keyifti. Daha uzun oturmak değil, bölünmeden oturmak fark yaratıyor gibi görünüyor.
Sendrom mu, azınlığın deneyimi mi
"Boş yuva sendromu" ifadesi günlük dilde neredeyse bir teşhis gibi kullanılıyor. Ama bir şeyin adının yaygın olması, deneyimin de yaygın olduğu anlamına gelmiyor. Bunu doğrudan soran bir çalışma, ebeveynlerle derinlemesine görüşmeler yaptı.
Çocuğun gidişinden sonra derin bir çökkünlük yaşamak kural değil. Öte yandan bunu yaşayanlar da var ve onların deneyimi rastgele dağılmıyor: Ailenin kültürel düzeni, ebeveynin çocukla ilişkisi, evdeki öteki bağlar bu olasılığı etkiliyor. Gülay'ın komşusunun hikâyesi uydurma değil; yalnızca herkesin hikâyesi değil.
M10-D06'da ebeveynin kendi orta yaş sorusunun ergenli evde nasıl gerginlik ürettiğini görmüştük. Çocuk gittiğinde o soru ortadan kalkmıyor; bazen ilk kez çıplak kalıyor. Hüznü derinleştiren şey çoğu zaman çocuğun yokluğundan çok, kişinin "Şimdi ben neyim?" sorusuna henüz bir cevabı olmaması.
Yaygın yanlış"Boş yuva sendromu çoğu ebeveynin, özellikle annelerin başına gelen bir rahatsızlıktır."
Mitchell ve Lovegreen'in görüştüğü ebeveynlerin yalnız bir azınlığı bu deneyimi bildirdi ve sendrom tanı ölçütü olan bir bozukluk değil. Yaşayanlar var, ama bu bir kural değil.
Yuva hep boş kalmıyor
Boş yuva sözcüğü kesin bir son çağrıştırıyor. Oysa birçok ailede çocuklar gidip geri dönüyor: iş bulamayınca, bir ilişki bitince, okul bitip ilk kira ödenemeyince. Bu dönüşlerin çifte etkisini soran ilk çalışmalardan biri, geri dönen yetişkin çocukların ebeveynlerinin evlilik memnuniyetine baktı.
Bu bulgu, yuvanın boşalmasının tek yönlü bir hareket olmadığını hatırlatıyor. Çocuk bir kez dönüp sonra yeniden giderse çift bunu sıradan bir ara olarak yaşayabiliyor. Ama defalarca dönüş ya da ilk ayrılışın zor koşullarda olması, çiftin kurmaya başladığı yeni düzeni her seferinde yeniden bozabiliyor. Burada yine M10-D04'teki eş ebeveynlik soruları geri geliyor: Kim kural koyacak, kim para verecek, evin düzeni kimin olacak? Yalnız bu kez karşılarında yetişkin biri var.
Yaygın yanlış"Geri dönen yetişkin çocuk anne babanın evliliğini bozar."
Mitchell ve Gee'nin çalışmasında ortak yaşamdan olumsuz etkilenen çiftler küçük bir kesimdi; belirleyici olan dönüşün kendisinden çok, kaç kez yaşandığı ve ilk ayrılışın nedeniydi.
Usta katmanı
Boş yuva döneminde danışmaya gelen bir çiftte terapist önce iki soruyu birbirinden ayırır: Çocuğun gidişi bu çifte ne kaybettirdi, ve bu çift çocukların gürültüsünün altında zaten ne taşıyordu? Gorchoff ve arkadaşlarının ile White ve Edwards'ın verisi ortalamada bir iyileşme gösteriyorsa, iyileşmeyen çift bir istisna olarak değil, kendine özgü bir hikâye olarak dinlenmeli. Bazen ev boşaldığında çiftin uzun süredir görmezden geldiği bir mesafe görünür hale geliyor; çocuklar o mesafeyi doldurmuş, şimdi o dolgu kalkmış.
İkinci iş, eşlerin farklı hızlarını normalleştirmek. Biri rahatlarken öteki yas tutuyor olabilir; terapist bunu birinin daha az sevdiğinin kanıtı olarak değil, iki farklı geçiş temposu olarak çifte geri verir. Mitchell ile Lovegreen'in bulgusu burada işe yarıyor: Derin bir sıkıntı yaşayan eş azınlıkta olabilir, ama bu onun deneyimini küçültmez; hangi bağların ona eksik geldiğini anlamayı gerektirir. Ev boşaldığında bir eşin öfkesi ya da kontrolü artmış, öteki artık tanık olmadan onunla yalnız kalmaktan korkar hale gelmişse, terapist ilişkiyi onarmaya geçmeden önce bu korkunun ne olduğunu ayrıca araştırır; çocukların varlığı bazen bir koruma işlevi görmüş olabilir.
Kanıtın sınırı
Bu dersteki dört çalışmanın sınırları birbirinden farklı. Gorchoff ve arkadaşları yalnız kadınları izledi; kocaların ya da partnerlerin deneyimini bu veriden bilemiyoruz. White ve Edwards'ın panel verisi otuz yılı aşkın eski ve aile düzeni o zamandan beri değişti. Mitchell ve Lovegreen tek bir şehirdeki ebeveynlerle görüştü ve sendromu kişinin kendi bildirimine dayandırdı. Mitchell ve Gee'nin bulgusu tek bir örneklemden geliyor ve tekrarlanması gerekiyor. Aynı cinsiyetten çiftler, tek ebeveynli aileler ve boşanmış ebeveynler bu çalışmalarda ayrıca ele alınmıyor; bulguları bu ailelere genellemek temkin ister. Türkiye'de çocukların evden ayrılma yaşı, biçimi ve geri dönüşlerin ne kadar olağan olduğu bu verilerden okunamaz; ev boşalmasının burada nasıl yaşandığı kendi ölçümünü bekliyor. Boş yuvanın memnuniyeti neden artırdığı, yani çocukların gidişinin mi yoksa o yıllarda değişen başka bir şeyin mi etkili olduğu da hâlâ tartışılan bir soru.
Kendin dene
Aklında kalsın
Ev boşaldığında evlilik memnuniyetinin ortalamada düştüğüne dair yaygın kanı, izleme verileriyle desteklenmiyor; tersine, birçok çiftte bir iyileşme görülüyor. Bu iyileşmeyi açıklayan şey birlikte geçen saatlerin çoğalması değil, o saatlerin bölünmeden yaşanabilmesi. Derin bir boşluk yaşayan ebeveynler var, ama onlar çoğunluk değil ve bu bir hastalık değil. Çocuklar geri dönebilir; dönüşün etkisi, kaç kez ve hangi koşulda olduğuna bağlı.
Sonraki derse köprü
Gülay ile Necdet'in evinde değişen şey adres değildi; aynı balkonda, aynı mahallede, yalnızca kalabalık azalmıştı. Bir de çiftin kendisinin yer değiştirdiğini düşünelim: başka bir ülkeye, başka bir dile, tanıdık kimsenin olmadığı bir çevreye taşınan iki kişi. Göç sırasında biri iş bulup çevre edinirken öteki evde kalabilir; biri yeni kültüre hızla uyum sağlarken öteki eskisine tutunabilir. Geride bırakılan aile ve arkadaşların yokluğunda iki eş birbirine hem daha muhtaç hem daha yük olabilir. Bu kez değişen, evin içindeki kalabalık değil, evin dışındaki bütün dünya. Göç ve ilişki.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.