M10-D08
Göç ve ilişki
Göçün çifte getirdiği rol değişimlerini, kültürleşme farklarını ve yalnızlaşmayı açıklar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M10, Yaşam geçişleri · 3.074 kelime · 17 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme
Temel Psikoloji Akademisi’nde: M15-D04
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Göç bir çifte tek bir yük değil, bir kayıplar dizisi getirir: ev içi yardım, yakınların desteği, gelir, meslekle gelen saygınlık. Bu kayıplar çatışmayı artırabilir, ama bazı çiftlerde ortak kararı ve karşılıklı dayanışmayı da güçlendirir.
Roller yer değiştirdiğinde asıl gerilim değişikliğin kendisinden çok, iki eşin ona verdiği farklı anlamdan doğar. Biri için bağımsızlık olan bir maaş, öbürü için bir yenilgi gibi yaşanabilir.
Eşlerin yeni dile ve topluma farklı hızlarla yaklaşması her boyutta aynı ağırlığı taşımayabilir; kimin konuşabildiği, kimin söz sahibi olduğunu da etkileyebilir. Yalnızlaşan eşin durumu taşınmayı başlatan eşin hâlinden ayrı düşünülemez. Geride kalan aileyle bağ ise koparılacak bir engel değil, ilişkinin yeni sınırlarıyla birlikte düşünülecek bir gerçek.
Açılış sahnesi
Feride ile Yusuf yeni bir ülkeye taşınalı on dört ay oldu. Feride hemşire; diploması altı ayda tanındı, şimdi bir hastanede gece nöbetleri tutuyor ve yerel dili her hafta biraz daha akıcı konuşuyor. Yusuf inşaat mühendisi; denklik başvurusu hâlâ sonuçlanmadı. Sabahları bir depoda koli taşıyor, akşamları dil kursuna gidiyor, kursta kendinden on beş yaş küçüklerle aynı sırada oturuyor.
Bir salı akşamı kira sözleşmesinin uzatılması için ev sahibiyle görüşmeleri gerekiyor. Konuşmayı Feride yürütüyor. Yusuf bir ara söze girmek istiyor, doğru kelimeyi bulamıyor, susuyor. Eve dönünce Feride "iyi geçti" diyor. Yusuf "senin için" diye cevap veriyor ve odaya geçiyor.
O gece Feride, annesiyle görüntülü konuşurken mutfakta fısıldıyor. Yusuf ise telefonunda eski iş arkadaşlarının grubuna bakıyor; grupta bir şantiye fotoğrafı var, kimse onun ne yaptığını sormamış. Aynı evde, aynı yatakta iki kişi var ve ikisi de kendini o şehirde biraz yalnız hissediyor. Kavga etmiyorlar. Sadece akşamları birbirlerine anlattıkları şeyler azalıyor.
Bu derste ne olacak
Göç bir çift için tek bir olay değil, uzun bir dizi küçük değişiklik. Bu derste önce göçün çifte neleri kaybettirdiğine bakacağız: ev içindeki yardım, yakınların desteği, gelir ve meslekle gelen saygınlık. Ardından eşler arasında rollerin nasıl yer değiştirdiğini, bunun bazen çatışma bazen de daha eşit bir ortaklık doğurduğunu tartışacağız. Sonra eşlerin yeni dile ve topluma farklı hızlarla yaklaşmasının ilişkiye etkisini ele alacağız. Son olarak yalnızlaşmayı ve geride bırakılan aileyle sürdürülen bağı konuşacağız. Göç eden çiftler tek bir kökenden gelmiyor; aktaracağımız çalışmalar da farklı toplulukların deneyimine dayanıyor ve hiçbiri bütün göçmenler adına konuşmuyor.
Sıfır noktası
Göç denince çoğumuzun aklına önce sınır kapıları, belgeler, iş arama gelir. Bunlar gerçek ve ağır yükler. Ama göçün çift üzerindeki etkisi çoğu zaman daha sessiz bir yerden gelir: evde kimin ne yaptığı, kimin kime muhtaç olduğu, akşam kimin kimi aradığı değişir. İki kişi aynı uçaktan iner, ama aynı ülkeye inmezler; biri kendini daha erken evinde hisseder, öbürü daha geç.
Göçü konuşurken iki kolaycılıktan kaçınmak gerekiyor. Birincisi, göçü yalnız bir felaket gibi anlatmak. İkincisi, göçmen çiftleri tek bir kalıba sokmak. M04-D12'de bir toplumun ortalamasının o toplumdaki tek bir kişiyi anlatmadığını görmüştük; aynı uyarı burada da geçerli. Mültecilikle gelen bir çiftle, şirket görevlendirmesiyle taşınan bir çiftin yaşadığı birbirinden çok farklı olabilir. Aynı ülkeden gelen iki çiftin hikâyesi de birbirine benzemeyebilir.
Temel Psikoloji tarafında TP M15-D04 göçün bireydeki izini ele aldı: kültürleşmenin stratejilerini, onun getirdiği stresi ve ailede kuşaklar arasında açılan farkı orada okuduk. Bu ders aynı soruyu tek kişiden iki kişiye taşıyor.
Mekanizma
Göçün çifte kaybettirdikleri
Göçün çift üzerindeki etkisini anlamanın ilk yolu, göçle birlikte neyin geride kaldığını saymaktır. Toronto'ya yeni yerleşmiş bir topluluktan evli ve ayrılmış kişilerle yapılan nitel bir çalışma bunu doğrudan sordu.
Bu kayıp listesinin her maddesi çifte ayrı bir yoldan dokunur. Ev içi yardımın kaybı, eskiden bir akrabanın, komşunun ya da ücretli birinin üstlendiği işlerin artık iki kişiye kalması demek. Duygusal desteğin kaybı, sıkıntıyı paylaşacak tek kişinin eş olması demek. Gelir ve statü kaybı ise insanın kendine bakışını sarsar.
Rollerin yer değiştirmesi
Göçte en çok konuşulan değişiklik, eşlerin evdeki ve dışarıdaki rollerinin yer değiştirmesi. Kimin iş bulduğu, kimin daha çok kazandığı, kimin dili daha hızlı öğrendiği, evde kimin hangi işi yaptığını da yeniden belirliyor. M07-D12'de ev işinin görünmeyen yanlarını ve hakkaniyet algısını konuşmuştuk; göç bu hesabı sıfırdan yeniden açıyor.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, aynı değişikliğin iki eş için farklı anlam taşıyabilmesi. Bir kadının ilk kez kendi maaşını kazanması onun için bir özgürleşme olabilir. Aynı değişiklik, kendini ailenin geçimini sağlayan kişi olarak tanımlayan bir koca için bir yenilgi gibi yaşanabilir. Sorun çoğu zaman yeni düzenin kendisinde değil, eşlerin bu düzene verdiği anlamın birbirinden ayrışmasında.
Yaygın yanlış"Göç evliliği hep bozar; göçmen çiftlerde ilişki zamanla kötüleşir."
Hyman, Guruge ve Mason'ın görüştüğü göçmenler artan çatışmanın yanında artan karşılıklı bağımlılık, daha çok ortak karar ve kadınlar için daha fazla özerklik de anlattı; yazarlar göçün evliliğe etkisinin yalnız olumsuz olduğu görüşüne açıkça karşı çıkıyor.
Farklı hızlarda kültürleşmek
TP M15-D04 kültürleşme boşluğunu daha çok ana babalarla çocuklar arasında ele almıştı. Aynı fark eşler arasında da açılabilir: biri yeni dili daha hızlı öğrenir, yeni çevreye daha kolay girer, yeni toplumun alışkanlıklarını daha çabuk benimser. Öbürü ise köken kültürüne daha sıkı tutunur ya da sadece daha yavaş ilerler. Bu fark kendi başına bir kusur değil; ama ilişkide bir gerilim hattı oluşturabilir.
Burada göze çarpan şey, farkın her boyutta aynı ağırlığı taşımaması. Kimin hangi bayramı kutladığı, evde hangi yemeğin pişirildiği memnuniyetle bağlantılı çıkmadı; kimin yeni dilde iş görebildiği ise çıktı. Yazarların yorumu, dilin para ve saygınlıkla bağlantısını öne çıkarıyor. Bu yorum ölçülmüş bir şey değil, ama açılış sahnesindeki ev sahibi görüşmesine iyi oturuyor: Konuşmayı yürüten kişi aynı zamanda kararı veren kişi gibi görünüyor.
Yaygın yanlış"Eşlerden biri yeni kültüre daha hızlı uyum sağlarsa evlilik mutlaka sarsılır."
Kisselev, Brown ve Brown'un çalışmasında kimlik ve davranış boyutlarındaki farklar memnuniyetle anlamlı bir bağ göstermedi; bağ yalnız belirli bir dil farkı bileşiminde görüldü, o da tek bir toplulukta.
Yalnızlaşma ve geride kalan bağlar
Göçün belki en az konuşulan etkisi yalnızlaşma. Eski ülkede insanın sıkıntısını anlatabileceği bir kardeşi, bir arkadaşı, bir komşusu vardı. Yeni şehirde bu ağın çoğu yok. M05-D12'de eş dışı desteğin ilişkinin yükünü nasıl paylaştırdığını görmüştük; göç bu desteği bir anda daraltır ve bütün ihtiyaçlar eşe yönelir. Eş bu kadar çok rolü aynı anda taşıyamaz.
Yalnızlaşmanın bir de öbür yüzü var: geride kalanlarla bağ hiç kopmuyor. Telefonla, görüntülü aramayla, para göndererek, yılda bir yapılan ziyaretlerle iki ülke arasında süren bir aile hayatı kuruluyor.
Black ve Stephens'ın verisi ilişkiseldir, ama bir şeyi açıkça gösteriyor: göç eden çift tek tek uyum sağlamıyor. Eşlik eden eşin yeni hayata ne kadar tutunabildiği, taşınmayı başlatan eşin de nasıl hissettiğiyle iç içe geçiyor. Yalnızlaşan bir eş, öbürünün başarısını da gölgeleyebiliyor.
Yaygın yanlış"Taşınmayı başlatan eş yerleşince öbürü de kendiliğinden alışır."
Black ve Stephens'ın verisinde eşin uyumu, görevlendirmeye bakışıyla ve yeni kültürün ona ne kadar yabancı geldiğiyle ayrıca ilişkiliydi; yani eşlik eden eşin uyumu kendi koşullarına bağlı ve öbür eşin başarısından otomatik olarak türemiyor.
Yaygın yanlış"Göçten sonra köken ülkesiyle bağları koparmak, yeni hayata uyumu kolaylaştırır."
Falicov, giderek daha çok göçmenin köken ülkesi ve geniş ailesiyle yoğun bağ sürdürdüğünü ve terapinin bu bağları koparılması gereken bir engel olarak değil, ailenin anlamını genişleten bir bağlam olarak ele alması gerektiğini savunuyor. TP M15-D04'te aktarılan çalışmalarda da iki kültüre birden yönelmek uyumla olumlu ilişkili çıkmıştı.
Usta katmanı
Göç eden bir çiftle çalışan terapist, ilişkideki sorunu göçten bağımsız bir iletişim sorunu gibi okumaktan kaçınır. Önce göçün çifte neyi kaybettirdiğini birlikte sayar: işi, statüyü, dili, çevreyi, geride kalan yakınları. Bu sayım çoğu zaman eşlerin birbirini suçladığı davranışların bir kısmının aslında kayıpla ilgili olduğunu görünür kılar. Ardından aynı değişikliğin iki eş için ne anlama geldiğini ayrı ayrı sorar; çünkü bir eşin özgürleşme olarak yaşadığını öbürü bir yenilgi olarak yaşıyor olabilir.
Falicov'un önerdiği üç bağlam burada pratik bir çerçeve sağlar. İlişkisel bağlamda terapist çiftin kendi içindeki ve geniş ailesiyle olan bağlarını; toplumsal bağlamda yeni şehirde tutunabilecekleri destekleri; kültürel ve siyasal bağlamda ise ayrımcılık, belge durumu ve çalışma hakkı gibi çiftin kendi elinde olmayan koşulları ele alır. Bu son bağlamı atlamak, sistemin yarattığı bir yükü çiftin kişisel kusuruna dönüştürmek demektir.
Göçte bir eşin dil, belge, para ve çevre bakımından öbürüne bağımlı hâle gelmesi, M03-D07'de anlatılan türden bir kontrolün dışarıdan kolayca görünmediği bir zemin de hazırlayabilir. Hyman ve arkadaşları bulgularını göçmen topluluklarda partner şiddetini önleme çalışmalarıyla da ilişkilendiriyordu. Bu yüzden terapist ortak seanslara başlamadan önce kimin hangi belgeye, banka hesabına ve dışarıdaki bir yardım kaynağına tek başına erişebildiğini, evde korkuyla yaşayan biri olup olmadığını öğrenmek ister; bağımlılığın derinleştiği bir evde ortak konuşma, bağımlı eş için risk taşıyabilir.
Kanıtın sınırı
Bu derste aktardığımız kanıtın sınırları belirgin. Hyman'ın ekibi aynı topluluktan yalnızca yirmi beş kişiyle nitel görüşmeler yaptı; anlattıkları güçlü ama genellenebilir bir oran vermiyor. Kisselev'in ekibi yalnızca Rusça konuşan elli çifte baktı ve onları tek bir anda ölçtü; dil farkının memnuniyeti mi düşürdüğü, yoksa memnuniyetsizliğin mi dil öğrenmeyi etkilediği bu tasarımla bilinemiyor. Black ve Stephens'ın verisi geçici bir görevlendirmeye ve daha eski bir döneme ait; kalıcı göçe ya da mülteciliğe ne ölçüde taşınabileceği tartışmaya açık. Falicov'un çerçevesi ise bir kuramsal öneri, etkisi sınanmış bir tedavi değil. Türkiye'den giden ya da Türkiye'ye gelen çiftleri doğrudan inceleyen bir çalışma bu kartların arasında yok; iç göçün çiftlere etkisi de ayrıca araştırılmayı bekliyor. Göçün nedeni, belge durumu, ayrımcılık ve köken ile varış ülkesi arasındaki farklar her çiftte başka bir bileşim oluşturuyor; bu bulguların hangi koşullarda tekrarlanacağını bugün söylemek zor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Göç bir çifte tek bir yük değil, bir kayıplar dizisi getirir: ev içi yardım, yakınların desteği, gelir, meslekle gelen saygınlık. Bu kayıplar çatışmayı artırabilir, ama bazı çiftlerde ortak kararı ve karşılıklı dayanışmayı da güçlendirir.
Roller yer değiştirdiğinde asıl gerilim değişikliğin kendisinden çok, iki eşin ona verdiği farklı anlamdan doğar. Biri için bağımsızlık olan bir maaş, öbürü için bir yenilgi gibi yaşanabilir.
Eşlerin yeni dile ve topluma farklı hızlarla yaklaşması her boyutta aynı ağırlığı taşımayabilir; kimin konuşabildiği, kimin söz sahibi olduğunu da etkileyebilir. Yalnızlaşan eşin durumu taşınmayı başlatan eşin hâlinden ayrı düşünülemez. Geride kalan aileyle bağ ise koparılacak bir engel değil, ilişkinin yeni sınırlarıyla birlikte düşünülecek bir gerçek.
Sonraki derse köprü
Bu derste çiftler aynı evde yaşarken aralarına giren görünmez bir aralığa baktık: biri yeni hayata tutunurken öbürünün geride kalması. Bazen ise çift gerçekten iki ayrı şehre, iki ayrı ülkeye düşer; biri işe ya da okula gider, öbürü kalır. O zaman yakınlık ekranda, güven ise görünmeyen günlerde sınanır. Bir sonraki adımda mesafenin kendisini konuşacağız: ayrı yaşayan eşlerin yakınlığı nasıl kurduğunu, güvenin neye dayandığını ve memnuniyetlerinin birlikte yaşayan çiftlerle nasıl karşılaştırıldığını. Uzak mesafe ilişkisi.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.