İçeriğe geç

M09-D09

Yaşam evreleri ve cinsellik

Doğum sonrası, hastalık ve yaşlanma gibi evrelerin cinselliğe etkisini ve uyum yollarını açıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M09, Yakınlık ve cinsellik · 3.168 kelime · 17 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Terapi Akademisi’nde: S09-P01-D04

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Doğum, hastalık ve yaşlanma cinselliği bazen yavaşça, bazen bir gecede değiştirir; çifti en çok zorlayan çoğu zaman değişikliğin kendisinden çok, iki kişinin ona verdiği farklı adlardır.

Yeni ebeveynlerde cinsel kaygılar iki eşte de yaygındır ve memnuniyeti iki taraftan da etkiler; gerçekçi beklenti ve yükü birlikte taşıma duygusu bu dönemi hafifletebilir.

Hastalık ve yaşlanma yakınlığın biçimini değiştirebilir; repertuvarı genişletmek, tek bir biçim mümkün olmadığında bütün yakınlığın durmasını önleyebilir.

Bedensel sorular hekime, ilişkisel sorular çiftin kendi konuşmasına aittir; ikisini karıştırmamak iki tarafa da alan açar.

Açılış sahnesi

Burcu ile Kadir'in kızları yedi aylık. Burcu bir bankanın çağrı merkezinde ekip lideri, doğum izninin sonuna yaklaşıyor; Kadir bir beyaz eşya servisinde bölge sorumlusu. Bebek geceleri hâlâ iki kez uyanıyor. Gündüzleri ev, biberon, çamaşır ve bitmeyen mesajlarla doluyor.

Bir gece bebek nihayet uyuduktan sonra Kadir, Burcu'ya yaklaşıyor. Burcu bir an donuyor, sonra "Çok yorgunum" diyor ve sırtını dönüyor. Kadir bir şey demiyor. Ertesi sabah kahvaltıda annesinin aradığını, hafta sonu gelmek istediğini söylüyor; sesi kuru. Burcu bu kuruluğun nereden geldiğini biliyor ama açmıyor.

Akşam bir arkadaşına yazdığı mesajda Burcu şunu söylüyor: "Bedenim sanki benim değil. Kadir'i istemiyor değilim, kendimi istemiyorum." Aynı saatlerde Kadir de kendi kendine bir hesap yapıyor: "Doğumdan beri kaç kez oldu? Beni artık sadece babası olarak mı görüyor?" İkisi de aynı değişikliği yaşıyor ama ona iki ayrı ad veriyor. Biri yorgunluk diyor, öteki uzaklaşma.

Bu derste ne olacak

İlişkinin cinsel tarafını sarsan üç evreye bakacağız: bebeğin gelişi, ilişkiye giren bir hastalık ve yaşlanma. Önce doğum sonrası dönemde çiftlerin yaşadığı cinsel kaygıları ve bunların iki eşin memnuniyetini nasıl farklı yollardan etkilediğini, sonra beklentilerin bu dönemde oynadığı rolü konuşacağız. Ardından bir yükü ortak taşımanın cinsel sıkıntıyla bağına, hastalığın yakınlığa getirdiği değişikliklere ve ileri yaşta cinselliğe dair geniş bir ulusal araştırmaya geçeceğiz.

Merak ettiğimiz şey: Bir evre cinselliği değiştirdiğinde çifti asıl zorlayan değişikliğin kendisi mi, yoksa iki kişinin ona verdiği anlam ve onunla nasıl baş ettikleri mi?

Sıfır noktası

M03-D06 tutkunun zamanla nasıl seyrettiğini konuşmuştu; M09-D02 de cinsel sıklığın yaşla birlikte düştüğünü gösteren verileri, Twenge, Sherman ve Wells'in 2017 çalışması üzerinden aktarmıştı. Bu ders aynı eğriye başka bir açıdan bakıyor. Cinsellik yalnızca yıllar geçtikçe yavaşça değişmiyor; bazen bir gecede, bir doğumla, bir teşhisle ya da bir ameliyatla değişiyor. Bu kırılma noktalarına burada yaşam evresi diyoruz. Ortak özellikleri şu: Beden değişiyor, gündelik düzen değişiyor ve çift, eski alışkanlıklarının artık işlemediği bir yerde yeni bir dil bulmak zorunda kalıyor.

Mekanizma

Bebekten sonra yatak odası

Bir bebeğin gelişi cinselliği pek çok yönden birden etkiliyor: uykusuzluk, emzirme, bedendeki değişiklikler, yeni rol, zamansızlık. Bu değişikliklerin ne kadar yaygın olduğunu ve iki eşi nasıl etkilediğini ölçmek için araştırmacılar annelere ve partnerlerine birlikte sordu.

Bu bulgunun çift için anlamı şu: Doğum sonrası cinsellik yalnızca annenin meselesi değil. Açılıştaki Burcu'nun "kendimi istemiyorum" cümlesi ile Kadir'in sessiz hesabı, aynı evrenin iki farklı yükü.

Bebekten sonra ilişkiyi etkileyen yalnızca yaşananlar değil, beklenenler de. M03-D08 bir ilişkide karşılanmamış beklentilerin nasıl hayal kırıklığına dönüştüğünü adlandırmıştı. Doğum sonrası cinsellikte bu mekanizmayı doğrudan sınayan bir izleme çalışması var.

Bu çalışmanın verdiği ipucu ince ama pratik: Doğumdan sonraki aylara "her şey hızla eskisi gibi olacak" beklentisiyle girmek, olağan bir yavaşlamayı bir kayıp gibi yaşatabiliyor. Beklentinin gerçekçi olması kötümser olması demek değil; değişikliği önceden adlandırmak demek.

Yaygın yanlış"Doğum sonrası cinsellik sorunu annenin bedeniyle ilgilidir; babanın yaşadığı önemsizdir."
Doğrusu

Schlagintweit, Bailey ve Rosen'in verisinde kaygılar annelerde de babalarda da yaygındı ve orta düzeyde rahatsızlık veriyordu; babaların kaygılarının şiddeti annelerin memnuniyetiyle de bağlantılıydı. Bu evre iki kişinin birden yeniden uyum sağladığı bir dönem.

Yükü birlikte taşımak

M07-D01 ebeveynliğe geçişin çatışma sıklığını nasıl etkilediğine dair bulgulara yer vermişti; M08-D06 ise bir stres kaynağına iki kişi olarak yönelmenin biçimlerini sıralamıştı. Bu iki dersin kesiştiği yerde bir soru doğuyor: Bebek bakımının yükünü ortak taşıyan çiftler, cinsel hayatlarındaki değişiklikten de daha az mı sıkıntı duyuyor?

Burada iki şeye dikkat etmek gerekiyor. Birincisi, annelerin sıkıntısı zamanla kendiliğinden azaldı; yani bu evrenin bir geçiş olduğunu hatırlamak gerçekçi. İkincisi, birlikte baş etme duygusu sıkıntının seyrini değiştirmedi, yalnızca üçüncü aydaki düzeyiyle bağlantılıydı. Bu yüzden bu bulgu "Ev işlerini paylaşırsanız cinsellik düzelir" diye okunamaz; daha temkinli okuması, yükün ortak olduğu duygusunun zor dönemin ağırlığını hafifletebildiği.

Yaygın yanlış"Yeni ebeveynlerin cinsel sıkıntısı bir kez başladı mı kalıcı olur."
Doğrusu

Tutelman ve arkadaşlarının izlediği çiftlerde annelerin üçüncü aydaki yüksek cinsel sıkıntısı bir yıl içinde belirgin biçimde azaldı. Bu, sıkıntının önemsiz olduğu anlamına gelmiyor; ama bu dönemi kalıcı bir hüküm gibi değil, seyri olan bir geçiş gibi okumak veriye daha yakın.

Hastalık ilişkiye girdiğinde

Terapi S09-P01-D04 kronik hastalık ve ağrının cinselliğe etkisini bireyin ve uygulayıcının bakışından ele almıştı; orada adı konan izleyici konumu ve izin veren soru burada da işe yarıyor. Bu bölüm aynı konuya çiftin içinden bakıyor. Bir hastalık yalnızca bedeni değiştirmiyor; rolleri de değiştiriyor. Dün eş olan kişi bugün bakım veren olabiliyor, ve bakım ile arzu aynı odada kolayca yan yana duramıyor.

Bu çalışmanın asıl dersi kadınların neye ihtiyaç duyduğu: cinsellikle ilgili konuşmanın partnerle birlikte, pratik becerilerle çalışılması.

M08-D06'da Rohrbaugh ve arkadaşlarının kalp yetmezliği yaşayan çiftlerdeki biz dili bulgusunu görmüştük. Cinsellikte de benzer bir ayrım var: "Senin hastalığın yüzünden yapamıyoruz" ile "Bu dönemde bize iyi gelen ne?" arasında, aynı kısıtlamaya iki farklı kapıdan girmek kadar fark var. Ancak bedensel olarak neyin güvenli olduğu sorusu çiftin değil hekimin sorusu; bu ders o soruya cevap vermiyor.

Yaygın yanlış"Hastalık cinselliği bitirir; artık bu konu kapanmıştır."
Doğrusu

Reese ve arkadaşlarının görüştüğü kadınlar kanserin cinselliklerini ve ilişkilerini etkilediğini anlattı, ama aynı zamanda yakınlıkla ilgili iletişimi çalıştıran bir destek istediler. Hastalık cinselliğin biçimini değiştirebilir; konuyu kapatıp kapatmamak ise büyük ölçüde çiftin elinde.

Yaşlanırken

İleri yaşta cinselliğe dair en çok başvurulan kaynaklardan biri, Amerika Birleşik Devletleri'nde ulusal olasılık örneklemiyle yürütülen bir araştırma. Bu araştırma yaşlı insanların cinselliği hakkındaki birçok varsayımı sınamaya imkân veriyor.

Aynı araştırmanın ölçümlerini anlatan Waite, Laumann, Das ve Schumm'un 2009 makalesi bir noktanın altını çiziyor: Her yaşta erkeklerin bir partneri olma ve o partnerle cinsel olarak etkin olma olasılığı kadınlardan yüksekti, yaş örüntüleri de iki cinsiyette farklı seyrediyordu. Araştırma cinsellik dışı yakınlığı da ayrıca ölçtü. Yani ileri yaşta cinsel hayatı belirleyen yalnızca beden değil; bir partnerin hayatta ve yanında olup olmadığı da.

Bu tablo M09-D04'ün tepkisel istek tartışmasıyla birlikte okunduğunda bir şey daha söylüyor. İsteğin yakınlığa cevap olarak gelmesi ileri yaşta da sürebilir; bağlamı kurmak, başlangıcı beklemekten çok iş görür. Lindau verisindeki en dikkat çeken rakam belki de cinsel sorunların ne kadar az konuşulduğu: Sorunlar yaygın, ama hekime söz edilmesi seyrek.

Yaygın yanlış"Yaşlılar cinselliğe ilgi duymaz; bu yaşta cinsellik yoktur."
Doğrusu

Lindau ve arkadaşlarının ulusal örnekleminde elli yedi ile seksen beş yaş arasındaki yetişkinlerin pek çoğu cinsel olarak etkindi; etkinlik yaşla azalsa da en ileri yaş grubunda bile kaybolmadı. Daha az etkin olmanın en sık eşlik edenleri ise kötü sağlık ve bir partnerin olmamasıydı, ilginin yokluğu değil.

Usta katmanı

Bir terapist açısından yaşam evreleriyle gelen cinsel değişikliklerde ilk iş, değişikliği iki eşin de ağzından ayrı ayrı dinlemek. Açılıştaki çiftte olduğu gibi, aynı değişikliğe bir eş yorgunluk, öteki uzaklaşma adını verebiliyor; değişiklik değil anlam, çatışmanın merkezinde duruyor.

İkinci iş, bedensel soruyu ilişkisel sorudan ayırmak. Ağrı, iyileşme süresi, bir tedavinin yan etkisi ya da hormonlardaki değişiklik bir hekimin alanı; terapist bunları değerlendirmez, çifti bir hekime başvurmaya yüreklendirir. Lindau verisi bu yönlendirmenin neden gerekli olduğunu gösteriyor: Sorunlar yaygın ama hekimle seyrek konuşuluyor. Terapistin alanı ise o değişiklik karşısında çiftin birbirine ne söylediği, ne söyleyemediği ve neyi birlikte yeniden kurabileceği.

Kanıtın sınırı

Buradaki kanıtın önemli bir kısmı tek bir araştırma grubundan, yeni ebeveynlerle yürütülen bir dizi çalışmadan geliyor; bu bulguların başka gruplarca tekrarlanıp tekrarlanmadığı ders kapsamında bilinmiyor. Doğum sonrası çalışmaların özetleri katılımcıların ülkesini, gelir düzeyini ve partnerlerin cinsiyet dağılımını vermiyor; ikinci çalışmanın "partner" demesi aynı cinsiyetten ebeveynlerin de katılmış olabileceğini düşündürse de bu, özetten çıkarılamıyor. Hastalık bölümündeki kaynak bir program uyarlaması; etkililiğe dair bir şey söylemiyor. Lindau araştırması güçlü bir ulusal örneklem, ama kesitsel ve yalnızca bir ülkede yapıldı; geniş aile içinde yaşayan, yaşlılık ve cinselliğe dair farklı kültürel söylemlerle büyümüş çiftlere genellemek temkin gerektiriyor. Bu dersteki bağların çoğu ilişkisel; neden sonuç yönü tartışmaya açık.

Kendin dene

Aklında kalsın

Doğum, hastalık ve yaşlanma cinselliği bazen yavaşça, bazen bir gecede değiştirir; çifti en çok zorlayan çoğu zaman değişikliğin kendisinden çok, iki kişinin ona verdiği farklı adlardır.

Yeni ebeveynlerde cinsel kaygılar iki eşte de yaygındır ve memnuniyeti iki taraftan da etkiler; gerçekçi beklenti ve yükü birlikte taşıma duygusu bu dönemi hafifletebilir.

Hastalık ve yaşlanma yakınlığın biçimini değiştirebilir; repertuvarı genişletmek, tek bir biçim mümkün olmadığında bütün yakınlığın durmasını önleyebilir.

Bedensel sorular hekime, ilişkisel sorular çiftin kendi konuşmasına aittir; ikisini karıştırmamak iki tarafa da alan açar.

Sonraki derse köprü

Burcu ile Kadir aynı değişikliği yaşadılar ama ona farklı anlamlar verdiler; bu dersin bütün bulguları da bir değişikliğin ilişkiye etkisini, o değişikliğin çift için ne ifade ettiğinin belirlediğini gösterdi. Benzer bir soru, çiftlerin sık sık tartıştığı başka bir konuda da sorulabiliyor: Bir eşin pornografi izlemesi ilişkiye zarar verir mi? Sonraki ders bu sorudaki araştırmaları değerlendiriyor ve kanıtın, kullanımın kendisinden çok bu kullanımın ilişki içinde taşıdığı anlam hakkında ne söylediğine bakıyor: Pornografi ve ilişki: kanıtın durumu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.