İçeriğe geç

M09-D07

Cinsel mitler

Cinsellik hakkında yaygın inanışları araştırma bulgularıyla karşılaştırır ve performans kaygısını besleyen mitleri ayıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M09, Yakınlık ve cinsellik · 3.076 kelime · 17 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Cinsel mitler zararsız yanlış bilgiler değil; insanlar kendi deneyimlerini onlara vurarak ölçüyor ve bu inançlar cinsel güçlükle birlikte daha sık görülüyor.

Ölçülen birleşme süreleri, yaygın beklentinin anlattığından çok daha kısa ve çok daha çeşitli; terapistlerin olağan saydığı aralık da birkaç dakikadan başlıyor.

Doruğun tek bir doğru kapısı yok; heteroseksüel kadınlar arasında doruğa ulaşma, birleşmeye eşlik eden uyarı çeşitliliği, konuşma ve sevgi ifadesiyle birlikte artıyor.

Mitlerin ortak ürünü olan performans kaygısı, dikkati hazdan denetime kaydırıyor ve kaçınmayla kendini besleyen bir döngüye dönüşebiliyor.

Her koşulda süren bir güçlük ya da ağrı söz konusuysa bu bir inanç meselesi olmayabilir; bir uzmana başvurmak gerekir.

Açılış sahnesi

Hande ile Selim altı yıldır evli. Hande bir hastanede idari işler sorumlusu, Selim bir belediyede inşaat mühendisi. Geçen sonbahar Selim'in işinde bir ihale dönemi vardı; haftalarca gece yarısına kadar çalıştı. O dönemin bir akşamında yakınlaştıklarında Selim'in bedeni ona cevap vermedi. İkisi de bir şey demedi. Selim banyoya gitti, Hande ışığı kapattı.

O geceden sonra bir şey değişti. Selim artık yakınlaşmalarda kendini izliyor. Her seferinde içinden "Bu sefer olacak mı?" diye soruyor ve soru sorulduğu anda keyif çekilip gidiyor. Bir süredir akşamları geç yatmanın yollarını buluyor. Hande ise sessizliği kendi üzerine alıyor. Son iki yılda biraz kilo aldı ve aklına gelen ilk açıklama bu oluyor: "Artık beni çekici bulmuyor." Bir de yıllardır kimseye söylemediği bir şey var: Birleşme sırasında neredeyse hiç doruğa ulaşmıyor ve bunu kendi bedenindeki bir eksiklik sanıyor.

Bir pazar sabahı kahvaltıda Selim, yarı şaka bir cümle kuruyor: "Gerçek bir erkek böyle olmaz herhalde." Hande gülmüyor. İkisi de aynı masada, iki ayrı inancın içinde oturuyor ve ikisi de o inançların nereden geldiğini hiç sormamış.

Bu derste ne olacak

Önce cinsellik hakkında taşınan inançların neden bu kadar güçlü olduğunu ve bu inançların cinsel güçlüklerle nasıl birlikte görüldüğünü konuşacağız. Ardından en yaygın üç mit ailesini araştırma bulgularının karşısına koyacağız: sürenin ve sertleşmenin değeriyle ilgili inançlar, doruğa ulaşmanın "doğru" biçimine dair inançlar ve bedenin çekiciliğine dair inançlar. Son olarak bu mitlerin ortak bir ürününe, yani performans kaygısına ve onun bir çiftin yatak odasında nasıl kendi kendini besleyen bir döngüye dönüştüğüne bakacağız.

Dersin sorusu şu: Bir çift, cinsellik hakkında doğru sandığı hangi cümleleri hiç sınamadan taşıyor ve bu cümleler, yaşadıkları güçlüğü nasıl büyütüyor olabilir?

Sıfır noktası

Bir mit, yanlış bir bilgi kırıntısından fazlasıdır. Cinsellikle ilgili mitler çoğu zaman bir ölçü gibi işler: kişi kendi deneyimini o ölçüye vurur ve tutmadığında sorunu kendinde arar. M01-D07 ilişkilere dair genel inançların nasıl hayal kırıklığı ürettiğini ele almıştı. Cinsellikte aynı süreç daha sessiz yürür, çünkü bu inançlar nadiren yüksek sesle söylenir ve neredeyse hiç sınanmaz.

Mekanizma

İnanç ile güçlük arasındaki bağ

Mitlerin zararsız bir yanlış bilgi olup olmadığını sınamanın bir yolu, güçlük bildiren kişilerle bildirmeyenlerin hangi inançları ne ölçüde benimsediğini karşılaştırmak. Bir çalışma tam olarak bunu yaptı.

Bu bulgunun dikkatli okunması gerekiyor. İnanç ile güçlük birlikte görülüyor; ama hangisinin önce geldiği bilinmiyor. Selim'in "gerçek erkek" cümlesi o geceyi doğurmadı; o gece yaşandıktan sonra ise cümle, olayı bir başarısızlık hükmüne çeviren bir mercek gibi çalıştı. Yatkınlık sözcüğü tam bunu anlatıyor: inanç tek başına bir güçlük yaratmayabilir ama bir güçlük geldiğinde onu daha ağır hâle getirebilir.

Yaygın yanlış"Çekici bulunmayan bir beden cinsellikten doyum alamaz."
Doğrusu

Beden imgesiyle ilgili bu inanç, cinsel işlev bozukluğu tanısı almış kadınlarda daha sık benimsenen inançlardan biri olarak çıktı. Yani inanç, doyumun bir koşulunu değil, güçlükle birlikte görülen bir düşünce kalıbını tarif ediyor. Kaygının yakınlaşma sırasında dikkati bedenin görünüşüne çekmesi, doyumu azaltan şeyin bedenin kendisi değil, ona yöneltilen bakış olabileceğini düşündürüyor.

Dakikalar ve sertleşme

Süreyle ilgili mitler en kolay sınanabilen mitler, çünkü süre ölçülebilir. Ölçülünce de tablo pek çok insanın beklediğinden farklı çıkıyor.

Yaygın yanlış"İyi bir birleşme uzun sürer; birkaç dakika yetersizlik demektir."
Doğrusu

Beş ülkede kronometreyle ölçülen birleşme süresinin ortancası 5,4 dakikaydı ve cinsel terapistler 3 ile 13 dakikayı olağan aralık olarak gördü. Uzun süreyi ölçü sayan beklenti, ölçülmüş verilerden çok yaygın anlatılardan geliyor. Süre ile ilgili kaygı ise kendi başına doyumu azaltabiliyor.

Yaygın yanlış"Bir kadının doyumunu belirleyen, sertleşmenin gücüdür."
Doğrusu

Bu cümle, cinsel güçlük yaşayan erkeklerde daha yüksek puan alan inançlardan biri olarak ölçüldü, ama fark anlamlı değildi. Doruğa ulaşma sıklığına dair geniş veriler ise kadınların doyumunun birleşmenin kendisinden çok, ona eşlik eden uyarı çeşitliliğine, konuşmaya ve sevgi ifadesine bağlı olduğunu düşündürüyor.

Doruğun doğru biçimi

En inatçı mitlerden ikisi, doruğa ulaşmanın nasıl olması gerektiğine dair: Kadın yalnız birleşmeyle doruğa ulaşmalıdır ve iyi bir çift aynı anda ulaşır. Bu mitlerin karşısına konabilecek en büyük verilerden biri ABD'den geliyor.

Lezbiyen kadınlarla heteroseksüel kadınlar arasındaki yirmi puanlık aralık, farkı yalnız bedene bağlayan açıklamayı zorluyor. Aynı cinsiyet, farklı bir cinsel düzen içinde farklı bir sıklık bildiriyor. Yazarlar hem toplumsal hem evrimsel açıklamaları tartışıyor; özet hangisinin daha ağır bastığını söylemiyor. Ama çiftler için pratik bir okuma mümkün: Birleşmeyi yakınlığın tamamı ve doruğun tek kapısı sayan düzen, pek çok kadın için doruğa giden yolu daraltıyor.

Yaygın yanlış"Doğru yapılan cinsellikte kadın yalnız birleşmeyle ve partneriyle aynı anda doruğa ulaşır."
Doğrusu

ABD'deki geniş örneklemde heteroseksüel kadınların üçte birinden fazlası yakınlıklarda doruğa genellikle ulaşmadığını bildirdi; doruğa ulaşma olasılığı ise birleşmenin yanında başka uyarı biçimleri olduğunda daha yüksekti. Doruğun tek ve "doğru" bir kapısı olduğuna dair veri yok; eşzamanlılık ise bir ölçü değil, bazen gelen bir rastlantı.

Performans kaygısı

Yukarıdaki mitlerin hepsi bir noktada buluşuyor: Cinselliği bir sınava çeviriyorlar. Sınavın olduğu yerde de kaygı var.

Kaygılı kişi çoğu zaman yakınlığın içinde değil, kenarında durur ve kendini dışarıdan denetler.

Selim'in o geceden sonra yaşadığı tam olarak bu. Kendini izlemek, uyarılmanın ihtiyaç duyduğu dikkati duyumdan alıp denetime veriyor. Denetim arttıkça beden daha az cevap veriyor; daha az cevap veren beden ise bir sonraki sefere daha çok kaygı taşıyor. Döngünün ikinci halkası kaçınma: Kişi sınava girmemek için yakınlığa girmemeyi seçiyor. M06-D07'de sözsüz işaretlerin ne kadar yük taşıdığını görmüştük; bu döngüde partnerin bir iç çekişi bile bir not gibi okunuyor.

Yaygın yanlış"Kaygı daha çok dikkat ve çabayla yenilir; kendine yeterince odaklanırsan olur."
Doğrusu

Seyirci tutumu tam olarak bu çabanın kendisi: dikkati duyumdan alıp performansa yöneltmek. Derlemede önerilen yaklaşımlar, bilişsel davranışçı terapi ve bilinçli farkındalık çalışması, dikkati yeniden yaşanan şeye taşımaya dayanıyor; ama bu kaygıya özgü kontrollü çalışmaların eksik olduğu da not edilmeli.

Usta katmanı

Bir terapist cinsel bir güçlükle gelen çiftin anlattıklarını dinlerken iki şeyi ayırmaya çalışır: yaşanan olay ve olaya yüklenen anlam. Selim'in o gecesi bir olaydı; yorgunluk, ihale stresi ve uykusuzluk düşünülünce şaşırtıcı da değildi. Olayı bir hükme dönüştüren, "gerçek erkek" cümlesiydi. Hande'nin sessizliğini kendi bedenine bağlaması da bir olay değil, bir yorumdu. Nobre ve Pinto-Gouveia'nın bulgusu terapiste buradan bir yol gösteriyor: Güçlükle birlikte görülen inançları açığa çıkarmak, onları birlikte sınamak ve çiftin kendi ölçüsünü kurmasına alan açmak.

Bir sınır da açıkça çizilmeli. Uzun süren ya da her koşulda yaşanan bir sertleşme güçlüğü, ağrı, doruğa hiç ulaşamama ya da isteğin tamamen kaybolması bedensel bir nedenin işareti olabilir. Bunun ne olduğuna burada karar verilemez; değerlendirme bir doktorun işi ve hangi kapıya gidileceği M09-D11'de ayrıca ele alınıyor. Cinsel işlev güçlüklerinde nereye ve ne zaman başvurulacağını M09-D11 ayrıntısıyla ele alacak. Önceki ders M09-D06 ise yakınlığın hangi koşulda yaşanabileceğine dair zemini kurmuştu; burada konuşulan mitlerin hiçbiri o zeminin yerine geçmez.

Kanıtın sınırı

Bu derste dayanılan kanıtların önemli bir sınırı, büyük kısmının kesitsel olması. İnançlar ile güçlükler birlikte görülüyor; ama inancın güçlüğü mü doğurduğu, güçlüğün mü inancı pekiştirdiği tek bir ölçüm noktasından anlaşılamıyor. Performans kaygısının yaygınlığına dair rakamlar tek yazarlı bir derlemeden geliyor ve kaygıya özgü tedavilerin etkisi henüz kontrollü çalışmalarla sınanmadı. Süre ve doruk verileri büyük ölçüde heteroseksüel birleşmeyi esas alıyor; aynı cinsiyetten çiftlerin cinselliğine ve birleşme dışı yakınlığa nasıl işlediği henüz bilinmiyor. Süre çalışmalarından biri Türkiye'yi de kapsayan beş ülkeden geliyor, doruk verisi ABD'den, terapist görüşleri ABD ve Kanada'dan; hiçbiri kültürün mitleri nasıl biçimlendirdiğini doğrudan ölçmedi. Doruk farkına dair toplumsal ve evrimsel açıklamalardan hangisinin daha ağır bastığı da bilinmiyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Cinsel mitler zararsız yanlış bilgiler değil; insanlar kendi deneyimlerini onlara vurarak ölçüyor ve bu inançlar cinsel güçlükle birlikte daha sık görülüyor.

Ölçülen birleşme süreleri, yaygın beklentinin anlattığından çok daha kısa ve çok daha çeşitli; terapistlerin olağan saydığı aralık da birkaç dakikadan başlıyor.

Doruğun tek bir doğru kapısı yok; heteroseksüel kadınlar arasında doruğa ulaşma, birleşmeye eşlik eden uyarı çeşitliliği, konuşma ve sevgi ifadesiyle birlikte artıyor.

Mitlerin ortak ürünü olan performans kaygısı, dikkati hazdan denetime kaydırıyor ve kaçınmayla kendini besleyen bir döngüye dönüşebiliyor.

Her koşulda süren bir güçlük ya da ağrı söz konusuysa bu bir inanç meselesi olmayabilir; bir uzmana başvurmak gerekir.

Sonraki derse köprü

Hande ile Selim'in hikâyesinin bir yan etkisi daha var. O geceden sonra Selim, yakınlaşmaya dönüşebilecek her temastan da uzaklaştı: Akşam koltukta Hande'nin omzuna yaslanmayı, sabah mutfakta sarılmayı bıraktı, çünkü her temas bir sınavın başlangıcı gibi gelmeye başlamıştı. Hande de aynı şekilde geri çekildi, çünkü bir sarılmanın bir talep olarak okunmasından çekiniyordu. Böylece cinsellikle ilgili bir kaygı, cinsellikle hiç ilgisi olmayan temasları da ortadan kaldırdı. Sıradaki ders, cinsel bir amaç taşımayan temasın ve fiziksel yakınlığın bir ilişkide ne işe yaradığına ve bu konudaki kanıtın ne kadar güçlü olduğuna bakıyor: Dokunma ve fiziksel şefkat.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.