İçeriğe geç

M09-D05

Cinsel iletişim

Cinsel tercihler ve sınırlar üzerine konuşmanın önündeki engelleri ve cinsel memnuniyete etkisini değerlendirir.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M09, Yakınlık ve cinsellik · 2.805 kelime · 17 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Cinsellik hakkında konuşmak, başka konularda iyi anlaşan çiftlere bile zor gelebilir; bunun başlıca nedeni kişinin kendisi hakkında kötü görünme kaygısı.

Tercihleri söze dökmek partnere bilgi veriyor; bilgi de karşılaşmalardaki keyif ile bedel arasındaki dengeyi değiştirebiliyor.

Genel iletişim becerisi cinsel memnuniyeti kendiliğinden taşımıyor; cinsellik ayrıca konuşulmayı istiyor.

İlişki uzadıkça bu konuşmanın ağırlığı azalmıyor, belki artıyor; ve en iyi başlangıç, hoşa gideni söylemekle oluyor.

Açılış sahnesi

Ezgi ile Tuncay dokuz yıldır evli. Ezgi bir kargo şirketinde vardiya amiri, Tuncay serbest çalışan bir elektrik teknisyeni. Cinsel hayatları kötü değil; ikisine sorsanız "fena değil" derler. Ama Ezgi'nin aklında yıllardır taşıdığı küçük bir cümle var: Bazı şeylerin daha yavaş olmasını, bazılarının hiç olmamasını, birkaç şeyin de daha sık olmasını istiyor. Bunu bir kez bile söylemedi.

Bir cumartesi gecesi, kanepede eski düğün fotoğraflarına bakarken Tuncay gülerek soruyor: "Sence biz bu işte iyi miyiz?" Ezgi'nin boğazı düğümleniyor. Aklından üç cevap geçiyor. Doğrusunu söylerse Tuncay'ın bozulacağını düşünüyor. Yarım söylerse kendisinin tuhaf görüneceğinden korkuyor. Hiç söylemezse her şey bugünkü gibi sürecek. "İyiyiz bence" diyor ve konuyu değiştiriyor.

Ertesi gün Tuncay kendi içinde aynı soruyu tartıyor. Onun da söylemediği bir şey var: Ezgi'nin neyden hoşlandığını tam bilmediğini, dokuz yılın ardından sormanın artık utanç verici geleceğini düşünüyor. İki kişi aynı yatakta, aynı sessizliği iki ayrı nedenle koruyor.

Bu derste ne olacak

Önce cinsel konularda konuşmanın neden gündelik bir anlaşmazlığı konuşmaktan farklı ve çoğu zaman daha zor olduğunu, bu konuşmanın önündeki engellerin nasıl ölçüldüğünü ele alacağız. Ardından kişinin cinsel tercihlerini partnerine açmasının cinsel memnuniyete hangi yollardan bağlandığını, sonra da bu bağın ne kadar güçlü olduğunu ve kimde daha belirgin göründüğünü toplayan bulgulara bakacağız.

Dersin sorusu şu: Tercihleri ve sınırları söze dökmeyi zorlaştıran şey tam olarak nedir, ve söze dökmek cinsel memnuniyeti hangi yoldan etkiliyor olabilir?

Sıfır noktası

Bu modülde iletişim zaten birkaç kez gündeme geldi. M09-D02, cinsel memnuniyetle ilişki memnuniyetinin birlikte değişmesinde yakın iletişimin niteliğinin payını aktarmıştı. M09-D03, bir yakınlaşma teklifine sevgiyi görünür kılarak hayır demenin yolunu gösterdi. M06-D03 kendini açmayı genel olarak ele aldı, M06-D11 de bir konunun neden bilerek açılmadığını adlandırdı. Bu ders o genel çerçeveyi yatak odasına taşıyor: Burada açılan şey hayallerin, hoşa gidenin ve gitmeyenin dili.

Mekanizma

Konuşmanın önündeki engel

Çiftlerin cinsellik hakkında konuşmaktan kaçındığı uzun süredir biliniyor; ama neden kaçındıkları daha az ölçülmüştü. Uzma Rehman ve ekibi bu boşluğu doldurmak için bir ölçek geliştirdi. Soru şuydu: Bir çift cinsellikle ilgili bir anlaşmazlığı konuştuğunda ne tür tehditler devreye giriyor, ve bunlar örneğin ev işlerini konuşurken devreye girenlerden farklı mı?

Bu ayrım açılış sahnesine birebir oturuyor. Ezgi'nin üç cevabından biri partnerin bozulma korkusu, biri kendisinin tuhaf görünme korkusu, biri de düzenin bozulma korkusu. Bulgu, cinsellik söz konusu olduğunda ikincisinin, yani kişinin kendi hakkındaki kaygısının özellikle ağır bastığını söylüyor. M08-D03'te adını koyduğumuz utanç tam burada devreye giriyor: İnsan isteğini değil, isteyen kendisini savunmak zorunda kalacakmış gibi hissediyor.

Yaygın yanlış"Bir çift genel olarak iyi iletişim kuruyorsa cinsellik hakkında da rahatça konuşur."
Doğrusu

Rehman ve ekibinin bulgusu, cinsel konuşmada kişinin kendine yönelik tehdidin daha güçlü etkinleştiğini gösteriyor. Ev işlerini ya da parayı rahatça konuşan bir çift, cinsellik söz konusu olunca susabilir; bu, iletişim becerisinin eksikliğinden çok konuya özgü bir kaygıya işaret edebilir.

Söylemek neyi değiştiriyor

Peki biri engeli aşıp söylediğinde ne oluyor? Sheila MacNeil ve Sandra Byers bu soruyu iki olası yol üzerinden sordu.

Bu bulgu pratik bir şey söylüyor: Söylemek, en azından araçsal yolda, partnere bilgi veriyor. Partner neyin iyi geldiğini öğrendikçe karşılaşmalar daha az bedel, daha çok keyif taşıyor. Tuncay'ın kaygısı bu açıdan tam yerinde: Dokuz yıllık bir ilişkide bile partnerin tercihleri bilinmiyor olabilir ve bilinmeyen şey tahminle doldurulur. M06-D06 doğrudan istemenin karşıda nasıl karşılandığını çoğu zaman olduğundan kötü tahmin ettiğimizi anlatmıştı; cinsel tercihler bu yanılgının en pahalıya mal olduğu alanlardan biri olabilir.

Yaygın yanlış"Cinsel tercihleri söylemek büyüyü bozar; iyi bir partner bunları zaten sezer."
Doğrusu

MacNeil ve Byers'ın araçsal yolu tam tersini destekliyor: Tercihlerin açılması partnerin anlayışını artırıyor ve bu anlayış cinsel memnuniyete bağlanıyor. Sezgi bir şeyi tahmin etmeye yardım eder; ama dokuz yıl sonra bile tahminin eksik kalabildiği açılıştaki çiftte görüldü.

Bağın gücü ve kimde göründüğü

Tek çalışmalar bir yön gösterir; bağın ne kadar güçlü olduğunu ve kimde daha belirgin olduğunu görmek için birden çok çalışmaya birlikte bakmak gerekir.

Üç bulgu birlikte okununca iki şey öne çıkıyor. Birincisi, cinsel iletişim genel iletişimin bir alt başlığı gibi davranmıyor; kendine özgü bir katkısı var. İkincisi, bağ uzun ilişkilerde daha belirgin görünüyor. Bu, bir ilişki uzadıkça alışkanlıkların yerleştiğini, söylenmeyen şeyin de yıllarca aynı biçimde tekrar ettiğini düşündürüyor. Açılıştaki dokuz yıllık sessizlik bu yüzden küçük bir eksik değil.

Yaygın yanlış"Cinsellik hakkında konuşmak aslında kadınların ihtiyacıdır; erkekler için fark etmez."
Doğrusu

Mallory ve ekibinin toplu analizinde cinsel iletişim iki cinsiyette de cinsel işlevin bütün boyutlarıyla olumlu yönde ilişkiliydi. Montesi ve ekibinde açık cinsel iletişim ile genel ilişki memnuniyeti arasındaki bağ erkeklerde daha güçlüydü; Rehman, Rellini ve Fallis'te de partnerin açması erkeklerin cinsel memnuniyetiyle ilişkili çıktı. Konuşma iki taraf için de önemli görünüyor, yalnızca farklı yollardan.

Yaygın yanlış"Cinsellik hakkında konuşmak yeni ilişkiler içindir; uzun bir ilişkide söylenecek bir şey kalmaz."
Doğrusu

Montesi ve ekibinde açık cinsel iletişim ile cinsel memnuniyet arasındaki bağ uzun süredir birlikte olan çiftlerde daha güçlüydü; Mallory ve ekibinin toplu analizinde de evlilerle yapılan çalışmalarda bağ en büyüktü. Uzun ilişki konuşmayı gereksiz kılmıyor, daha belirleyici kılıyor olabilir.

Usta katmanı

Bir terapist açısından bu bulguların en kullanışlı yanı, "Neden konuşmuyorsunuz?" sorusunu daha ince bir soruyla değiştirmeye izin vermesi: "Bunu söylersen en çok neyin zarar göreceğinden korkuyorsun: kendinin mi, partnerinin mi, ilişkinin mi?" Rehman ve ekibi ölçeklerini tam da böyle bir kullanım için önerdiler: kişiyi ihtiyaçlarını söylemekten alıkoyan belirli tehdidi belirlemek. Kendine yönelik tehdit baskınsa çalışma utançla, partnere yönelik tehdit baskınsa söyleyişin nasıl kurulacağıyla, ilişkiye yönelik tehdit baskınsa ilişkinin bu konuşmayı kaldırıp kaldıramayacağına dair inançla ilgilidir.

İkinci nokta, açılmanın tek taraflı bir görev olmadığı. Rehman, Rellini ve Fallis'in bulgusu açmanın getirisinin önce açan kişiye döndüğünü, partnerin açmasının ise cinsiyete göre farklı bağlar taşıdığını gösteriyor. Bu yüzden terapist bir eşi "konuşmayan taraf" diye işaretlemek yerine iki yönlü bir açılma ritmi kurmayı hedefleyebilir. M06-D03'teki derinlik ayrımı burada da işe yarıyor: Bir çift önce hafif tercihlerle başlayıp sonra daha mahrem olanlara inebilir.

Üçüncü nokta, açılmanın nasıl karşılandığı. Söylenen bir tercih alay, öfke ya da tehditle karşılanıyorsa, sorun artık bir iletişim becerisi değildir. Söyleyeni alayla ya da öfkeyle karşılayan bir evde daha fazla açıklık istemek, onu daha savunmasız bırakabilir; bu yüzden ortak oturumlarda daha fazla açıklık istemeden önce, söylenen tercihlere evde nasıl karşılık verildiği ayrıntısıyla öğrenilir.

Kanıtın sınırı

Buradaki bulguların büyük kısmı tek bir zaman noktasında toplanmış verilere dayanıyor. Cinsel konularda açılmanın memnuniyeti artırdığını mı, yoksa memnun çiftlerin daha rahat açıldığını mı gösterdiği bu tasarımlarla ayırt edilemiyor; iki yönün birlikte işlemesi de olası. Örneklemler büyük ölçüde heteroseksüel çiftlerden oluşuyor ve aynı cinsiyetten çiftlere ne ölçüde genellenebileceği bilinmiyor. Mallory ve ekibinin bulduğu ülke farkı da önemli bir sınır: Bağın ABD dışındaki çalışmalarda daha güçlü çıkması, kültürel bağlamın bu ilişkiyi biçimlendirdiğini düşündürüyor; ama hangi bağlamın neyi değiştirdiği tartışmaya açık. Engelleri ölçen ölçek yeni ve henüz tekrarlanarak sınanması gerekiyor. Son olarak, "açık iletişim" farklı çalışmalarda farklı biçimde ölçüldü; bir çalışmada tercihlerin söylenmesi, ötekinde konuşmaktan duyulan rahatlık kastediliyor olabilir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Cinsellik hakkında konuşmak, başka konularda iyi anlaşan çiftlere bile zor gelebilir; bunun başlıca nedeni kişinin kendisi hakkında kötü görünme kaygısı.

Tercihleri söze dökmek partnere bilgi veriyor; bilgi de karşılaşmalardaki keyif ile bedel arasındaki dengeyi değiştirebiliyor.

Genel iletişim becerisi cinsel memnuniyeti kendiliğinden taşımıyor; cinsellik ayrıca konuşulmayı istiyor.

İlişki uzadıkça bu konuşmanın ağırlığı azalmıyor, belki artıyor; ve en iyi başlangıç, hoşa gideni söylemekle oluyor.

Sonraki derse köprü

Ezgi'nin söyleyemediği cümlenin bir yarısı "daha çok", öteki yarısı "bunu istemiyorum" idi. Bu ders, ikisini söze dökmenin önündeki engeli ve memnuniyete etkisini konuştu. Ama "istemiyorum" demek yalnızca bir tercih bildirmek değil; uzun bir ilişkide de her yakınlaşmanın o an istenip istenmediği, bir kez verilen onayın geri alınıp alınamayacağı ve bir isteğin içten mi yoksa bir baskı hissinden mi geldiği gibi sorular taşıyor. Dokuz yıllık bir evlilikte bile bu soruların cevabı kendiliğinden verilmiş sayılmaz: İlişki içinde rıza.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.