M09-D04
Kendiliğinden ve tepkisel istek
Kendiliğinden ortaya çıkan istek ile yakınlığa tepki olarak doğan isteği ayırt eder ve bunun çiftler için anlamını açıklar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M09, Yakınlık ve cinsellik · 3.007 kelime · 17 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Cinsel istek iki kapıdan girebiliyor: kimi zaman bir düşünce ya da duyum olarak önden, kimi zaman dokunuş ve yakınlık başladıktan sonra.
Başlangıçta istememek, istememekle aynı şey olmayabilir; ama yakınlık başladıktan sonra da hiç gelmeyen bir istek ya da kaçınmayla yaşanan bir yakınlık farklı bir duruma işaret eder.
İki yol cinsiyete göre bölünmüyor; her iki cinsiyette de iki örüntüyü yaşayanlar var ve aynı kişide yıllar içinde değişebiliyor.
Çiftler için pratik ders, "Kim başlatıyor?" sorusundan "İsteğin ortaya çıkabileceği bir akşamı birlikte nasıl kuruyoruz?" sorusuna geçmek.
Açılış sahnesi
Aylin ile İlker on bir yıldır birlikte. Aylin grafik tasarımcı, İlker bir lisede kimya öğretmeni. Son iki yılda yatak odasında hep aynı şey oluyor: Aylin akşam yemeğinden sonra İlker'in omzuna dokunuyor, yanına sokuluyor, ima ediyor. İlker çoğu akşam "Bugün çok yoruldum" diyor ve ekranına dönüyor. Aylin bir süre sonra ima etmeyi bırakıyor. İçinden geçen cümle hep aynı: "Beni artık istemiyor."
Bir hafta sonu Ayvalık'ta küçük bir pansiyonda kalıyorlar. Akşam denizden dönünce İlker, Aylin'in yanık sırtına krem sürüyor. Konuşuyorlar, gülüyorlar, dokunuş uzuyor. Bir süre sonra yakınlaşıyorlar ve İlker'in istekli olduğu açıkça belli. Ertesi sabah kahvaltıda İlker bir şey söylüyor: "Dün akşam aslında başta hiç aklımda yoktu. Sonra bir anda istedim."
Aylin önce rahatlıyor, sonra kırılıyor: "O zaman evde neden hep hayır diyorsun? Başlamayı bekleyen ben miyim?" İlker'in cevabı yok. İkisi de aynı şeyi merak ediyor: Başlangıçta istememek, istememek mi demek?
Bu derste ne olacak
Önce cinsel isteğin iki farklı yoldan doğabildiğini konuşacağız: bir dürtü gibi kendiliğinden belirmesi ile yakınlık ve dokunuş başladıktan sonra ortaya çıkması. Ardından bu ayrımı öne süren döngüsel modeli ve modelin insanların gerçek deneyimine ne kadar uyduğunu sınayan anketleri ele alacağız. Sonra bu iki yolun kadınlarda ve erkeklerde nasıl dağıldığına dair bulgulara, son olarak da bu farkın bir çiftin gündelik hayatında, kimin başlattığı ve bir "hayır"ın nasıl okunduğu üzerinden neye dönüştüğüne bakacağız.
Dersin sorusu şu: Bir eşin isteği daha çok yakınlığa cevap olarak geliyorsa, bu çift neyi yanlış okuyor olabilir ve neyi değiştirebilir?
Sıfır noktası
TP M10-D03 bu ayrımın bir yarısını adlandırmıştı: isteğin her zaman önden gelmediğini, bazen uyarılma başladıktan sonra doğduğunu söyleyen tepkisel istek görüşünü, ve bunun karşısında Masters ile Johnson'ın dört evreli tepki döngüsünü. Orada konu cinsellik araştırmasının tarihiydi; burada soru ilişkinin içinden soruluyor. İki kişi, isteğin farklı kapılardan girdiği iki beden olduğunda, birbirlerinin davranışını nasıl yorumluyor?
Mekanizma
İki kapı
Rosemary Basson 2000 yılında, uzun süreli ilişkilerdeki kadınların cinsel tepkisini daha doğru anlatmak için bir model önerdi. Özetinde amacını açıkça yazıyor: isteğin "tepkisel bileşenini" ve onu harekete geçiren güdüleri betimlemek, tepkinin geleneksel döngüden yalnızca farklı olduğu durumlarda bozukluk tanısı konmasını önlemek. Bu bir kuramsal öneriydi; bir veri seti değil.
Doğrusal modelde sıra bellidir: önce istek, sonra uyarılma, sonra doruk. Döngüsel modelde ise kişi cinselliğe istekle değil, örneğin eşine yakın olma, ona sevgi gösterme ya da günün gerginliğini atma güdüsüyle girebilir. Uyarı ve bağlam yeterliyse uyarılma gelir, istek de onun arkasından. Yani istek her zaman kapıdan ilk giren değildir; bazen içeride, sonradan belirir.
Yaygın yanlış"Gerçek istek kendiliğinden gelir; sonradan gelen istek zorlama ya da göstermeliktir."
Döngüsel model ve onu destekleyen klinik gözlemler, yakınlık başladıktan sonra doğan isteğin de kişinin kendi isteği olabileceğini söylüyor. Önemli olan isteğin ne zaman geldiği değil, kişinin sürece gönüllü ve açık olarak girip girmediği. Baskı altında verilen bir "evet" ise iki yolun hiçbirine girmiyor.
Modeller kimin deneyimini anlatıyor
Bir model ne kadar ikna edici görünürse görünsün, insanlara "Bu sizin deneyiminize uyuyor mu?" diye sorulmadıkça yalnızca bir öneri olarak kalır. Basson'un modeli yayımlandıktan sonra araştırmacılar tam olarak bunu sordu.
Bu üç çalışma birlikte okununca tablo karmaşıklaşıyor. Tepkisel istek bir azınlığın deneyimi değil; ama döngüsel modeli benimsemek, bu örneklemlerde daha düşük cinsel işlev ve daha fazla sıkıntıyla birlikte görüldü. Bu iki şekilde okunabilir: ya döngüsel model, isteğin zorlaştığı dönemleri daha iyi anlatıyor, ya da tepkisel bir örüntü yaşayan insanlar kullanılan ölçeklerde daha düşük puan alıyor, çünkü ölçekler kendiliğinden isteği esas alıyor. Veriler bu ikisini ayırmaya yetmiyor.
Yaygın yanlış"Döngüsel model kadınların modelidir, doğrusal model erkeklerin."
Model kadınların deneyiminden yola çıkarak önerildi; ama Danimarka verisinde kadınların çoğu doğrusal modellerden birini seçti, Basson modelini seçen erkekler de vardı. Aynı cinsiyetin içinde örüntüler arasındaki çeşitlilik, iki cinsiyet arasındaki ortalama farktan daha göze çarpıyor.
Kadınlarda ve erkeklerde
İki yolun yaygınlığına dair en büyük verilerden biri Belçika'nın Flaman bölgesinden geliyor. Burada araştırmacılar az ölçülen bir güçlüğü de saydılar: yakınlık başladıktan sonra bile isteğin gelmemesi.
Bu bulgunun çiftler için ince bir anlamı var. Kadınlarda iki tür isteğin eksikliği çoğu zaman birlikte görüldüyse, "Kendiliğinden istemiyorum ama başlayınca isterim" diyen kişi ile "Başlayınca da gelmiyor" diyen kişi aynı durumda değil. Birincisi bir örüntü, ikincisi bir güçlük işareti olabilir.
Bu çalışma tepkisel isteği doğrudan ölçmüyor. Ama gösterdiği şey önemli: Erkeklerin isteğinin de istenildiğini hissetmek, yakın konuşma ve duygusal bağ gibi ilişkisel uyaranlara bağlı olabildiği. Açılıştaki İlker'in akşam yorgunluğu ile Ayvalık'taki uzun dokunuş arasındaki fark, bu açıdan şaşırtıcı değil.
Yaygın yanlış"Erkeklerin isteği hep kendiliğinden ve hazırdır."
Danimarka verisinde erkeklerin büyük çoğunluğu doğrusal modelleri seçti; ama nitel görüşmeler, uzun ilişkideki erkeklerin isteğinin istenildiğini hissetmeye, yakın konuşmaya ve duygusal bağa da bağlı olabildiğini gösteriyor. Bir erkeğin başlangıçta istememesi, onun bir sorun yaşadığını ya da partnerini istemediğini kendiliğinden göstermez.
Bir çift için anlamı
Kendiliğinden isteği daha sık yaşayan biri ile isteği daha çok yakınlığa cevap olarak gelen biri birlikte yaşadığında, ilk görünür sonuç genellikle başlatma dengesizliğidir: hep aynı kişi ilk adımı atar. Zamanla bu düzen bir anlam kazanır. Başlatan kişi "Beni istemiyor" diye okur, öteki "Hep benden bir şey bekleniyor" diye.
Marta Meana 2010'daki derlemesinde kendiliğinden ve tepkisel istek ayrımının ampirik temelini sorguladı ve cinselliğin bir kişi için taşıdığı çekiciliği, istek deneyiminden kısmen bağımsız bir etken olarak ele almayı önerdi.
Bu ayrım çiftler için şunu söylüyor: İsteği önden gelmeyen bir eş için asıl soru "Şu an istiyor musun?" değil, "Bizim yakınlığımız sana iyi geliyor mu, ona değer veriyor musun?" olabilir. Eğer cinsellik o kişi için ödüllendiriciyse, başlangıçtaki nötrlük bir engel değildir. Ödüllendirici değilse, yani acı veriyor, sıkıcı geliyor ya da bir görev gibi hissettiriyorsa, sorun isteğin zamanlamasında değil, deneyimin kendisindedir.
M03-D06 eşin cinsel ihtiyaçlarını gözetme istekliliğini adlandırmış, bunun arzunun sürmesiyle birlikte görüldüğünü aktarmıştı. M05-D10 ise birlikte yeni şeyler yapmanın isteği beslediğini gösteren bulgulara yer vermişti. Tepkisel istek açısından ikisi de aynı yere işaret ediyor: İsteğin ortaya çıkabileceği bağlamı kurmak, beklemekten daha etkili olabilir.
Yaygın yanlış"İsteği tepkisel olan eş, partneri başlatmadıkça hiçbir şey yapamaz."
Döngüsel modelde ilk adım istek değil, yakınlık güdüsü. İsteği önden gelmeyen biri de "Yakın olmak istiyorum" diye bir başlangıç yapabilir. Bu, başlatma yükünü tek bir kişinin omzundan almanın en somut yollarından biri.
Usta katmanı
Basson 2001'de, düşük istek şikâyetiyle yönlendirilen 47 kadını kendi döngüsel modeliyle değerlendirdiğini bildirdi. Özetine göre kadınların hepsi kendini modelde bulabildi ve döngüde birden fazla kopma noktası belirlendi: kadınların yarısında uyaran aramaya güdüleyecek duygusal yakınlık yetersizdi, yarısından fazlasında cinsel uyaran ve bağlam çok azdı. Yazara göre bu kopma noktalarını belirlemek başlı başına iyileştirici oldu. Bu bir vaka dizisi; bir kontrol grubu yok ve değerlendirmeyi modeli öneren kişi yaptı.
Terapist açısından bu bakışın değeri, "İsteğin yok" yerine "Döngünün hangi halkası zayıf?" diye sorabilmesi. Yakınlık güdüsü mü eksik, uyaran mı yetersiz, bağlam mı dikkati dağıtıyor, yoksa deneyim ödüllendirici olmaktan mı çıkmış? Mark ve Lasslo'nun 2018'deki sistematik derlemesi, uzun ilişkilerde isteğin sürmesine dair 64 makaleyi bireysel, ilişkisel ve toplumsal etkenler olarak gruplayarak bu soruların her birinin farklı bir katmana ait olduğunu gösteriyor.
Ama bir uyarı da gerekiyor. Yukarıdaki anketlerde döngüsel modeli benimsemek daha düşük cinsel işlevle birlikte görüldü. Bu yüzden terapist "Tepkisel istek olağandır" cümlesini bir rahatlatma olarak kullanırken, hiçbir koşulda isteğin gelmediği ya da yakınlığın acı ve kaçınmayla yaşandığı bir tabloyu gözden kaçırmamalı. Bu ders tanı koymuyor; bedensel bir değişiklik, ağrı ya da süreklilik kazanmış bir isteksizlik söz konusuysa bir hekime ya da cinsel sağlık alanında çalışan bir uzmana başvurmak ayrı bir adımdır.
Kanıtın sınırı
Bu alandaki kanıtın en büyük sınırı ölçüm. Model tercihleri, katılımcıların kısa yazılı tarifler arasından kendilerine en yakın olanı seçmesiyle ölçüldü; tariflerin dili sonuçları etkilemiş olabilir. Döngüsel modelin daha düşük işlevle birlikte görülmesi, modelin mi sıkıntılı dönemi anlattığından, yoksa ölçeklerin mi kendiliğinden isteği esas aldığından kaynaklanıyor, bu henüz bilinmiyor. Verilerin çoğu tek bir zaman noktasında toplandı; isteğin bir ilişki içinde yıllar boyunca bir yoldan ötekine nasıl kaydığı izlenmedi. Büyük örneklemlerin ikisi Danimarka'dan ve Flaman bölgesinden, ötekiler tek bir meslek grubundan ya da çevrim içi bir anketten geliyor ve katılımcılar ağırlıkla heteroseksüel; aynı cinsiyetten çiftlere ve farklı kültürlere ne ölçüde genellenebildiği tartışmaya açık. Meana'nın da vurguladığı gibi, iki istek türünü birbirinden ayırmanın kendisi bile tanım sorunları taşıyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Cinsel istek iki kapıdan girebiliyor: kimi zaman bir düşünce ya da duyum olarak önden, kimi zaman dokunuş ve yakınlık başladıktan sonra.
Başlangıçta istememek, istememekle aynı şey olmayabilir; ama yakınlık başladıktan sonra da hiç gelmeyen bir istek ya da kaçınmayla yaşanan bir yakınlık farklı bir duruma işaret eder.
İki yol cinsiyete göre bölünmüyor; her iki cinsiyette de iki örüntüyü yaşayanlar var ve aynı kişide yıllar içinde değişebiliyor.
Çiftler için pratik ders, "Kim başlatıyor?" sorusundan "İsteğin ortaya çıkabileceği bir akşamı birlikte nasıl kuruyoruz?" sorusuna geçmek.
Sonraki derse köprü
Bu derste Aylin ile İlker'in sorunu aslında bir okuma sorunuydu: Aylin, İlker'in "yorgunum"unu bir ret, İlker de onun dokunuşlarını bir talep olarak duydu. İkisi de kendi isteğinin nasıl başladığını hiç söze dökmemişti. Ne istediğini, neyin iyi geldiğini, neyin olmasın istendiğini partnere söylemek, birçok çift için yakınlığın kendisinden daha zor. Sıradaki ders, cinsel tercihler ve sınırlar üzerine konuşmayı neyin zorlaştırdığına ve bu konuşmanın cinsel memnuniyetle nasıl ilişkili olduğuna bakıyor: Cinsel iletişim.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.