İçeriğe geç

M09-D03

Cinsel istek farklılıkları

Eşler arasındaki istek farkının ne kadar yaygın olduğunu ve farkla yaşamanın yollarını açıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M09, Yakınlık ve cinsellik · 3.144 kelime · 17 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İstek farkı bir kişinin eksikliği değil, iki insanın arasındaki aralık; kim olursa olsun daha az isteyen taraf olabilir, bu taraf da zamanla değişebilir.

Elimizdeki araştırmalar bu aralığı uzun ilişkilerde sık rastlanan ve çiftleri terapiye getiren bir durum olarak tarif ediyor; ama kesin bir yaygınlık oranı vermiyor.

Aralık büyüdükçe doyumun bir yerlerinde bedel çıkabiliyor; bedelin cinsiyete göre nasıl dağıldığı ise henüz tartışmalı.

Bir geceyi belirleyen şey, çoğu zaman "evet" ya da "hayır" değil, onun hangi güdüyle ve hangi tonla söylendiği.

Farkla yaşamayı kolaylaştıran yollar isteği eşitlemekten çok, iki kişinin onu birlikte taşımasına benziyor.

Açılış sahnesi

Dilek ile Banu altı yıldır birlikte. Cuma gecesi Banu kitabını kapatıp Dilek'e doğru dönüyor, elini omzuna koyuyor. Dilek gülümsüyor, "Bu hafta beni bitirdi" diyor ve ışığı söndürüyor. Banu bir süre karanlıkta tavana bakıyor. Bu, son iki ayda kaçıncı cuma, saymamaya çalışıyor; ama sayıyor.

Ertesi sabah kahvaltıda ikisi de olanı anmıyor. Banu'nun kafasında bir cümle dönüyor: "Artık beni istemiyor." Dilek'in kafasında başka bir cümle: "Yine hayır dedim, yine onu kırdım, bende bir sorun var." İkisi aynı geceyi yaşamış, ama biri bunu reddedilmek, öteki yetersiz kalmak olarak taşıyor.

Bir arkadaşları, durumu dolaylı yoldan duyduğunda "Aa, iki kadın olunca böyle şeyler olmaz sanıyordum" diyor. Oysa olan şey cinsiyetle değil, iki ayrı insanın iki ayrı istek düzeyiyle ilgili. Banu'nun isteği daha sık beliriyor, Dilek'inki daha seyrek; hiçbiri bozuk değil. Sorun, bu farkın her cuma gecesi kimin haklı olduğu sorusuna dönüşmesinde.

Bu derste ne olacak

Önce istek farkının ne kadar yaygın olduğuna ve araştırmaların onu neden bir kişinin "düşük isteği" olarak değil, iki kişi arasındaki bir aralık olarak ölçtüğüne bakacağız. Ardından bu aralığın cinsel doyum ve ilişki doyumu üzerindeki izini tartışacağız. Sonra birinin isteyip ötekinin istemediği geceye geçeceğiz: Kabul etmenin ve geri çevirmenin hangi biçimleri ilişkiyi koruyor? Son olarak insanların bu farkla yaşamak için gerçekte neler yaptığına bakacağız.

Okurun elinde kalması gereken soru: İki kişinin istekleri hiçbir zaman tam örtüşmeyecekse, bu fark nasıl bir yarışma olmaktan çıkıp birlikte yönetilen bir şeye dönüşür?

Sıfır noktası

M09-D02 yatak odası ile ilişkinin geneli arasındaki karşılıklı etkiyi inceledi. Bu ders o resmin içindeki bir pürüze odaklanıyor: Aynı ilişkide iki ayrı isteğin bulunması. M03-D06 isteğin zamanla nasıl seyrettiğini sormuştu; burada soru, istek kimde ne kadar olursa olsun, iki düzeyin arasında kalan boşlukla ne yapıldığı.

Mekanizma

Fark kimin sorunu

Bir çiftte istek konusunda bir gerginlik varsa, gündelik dil hemen bir kişiyi işaretliyor: "Onun isteği düşük" ya da "Onun isteği fazla." Araştırmalar ise giderek başka bir yerden bakıyor.

Bu farkın ne kadar yaygın olduğuna dair elimizdeki kaynaklar tek bir yüzde vermiyor, ama aynı yönü gösteriyor. Herbenick, Mullinax ve Mark'ın 2014 tarihli çalışması, istek farkının uzun süreli romantik ilişkilerdeki çiftler tarafından sık bildirilen bir durum olduğunu söyleyerek başlıyor ve başlığında onu ilişkinin bir arızası değil, bir özelliği olarak adlandırıyor. Vowels ve Mark'ın 2020 tarihli çalışması da istek farkını çiftlerin terapiye başvurmasının başlıca nedenleri arasında sayıyor. İki ayrı insanın istek düzeyinin birebir örtüşmesi zaten pek beklenmez; asıl soru farkın olup olmadığı değil, nasıl karşılandığı.

Bu çalışmanın ilk satırı, açılıştaki arkadaşın şaşkınlığına cevap veriyor: Daha az isteyen tarafın kim olduğu, en azından bu örneklemde, cinsiyetten tahmin edilemiyordu.

Yaygın yanlış"İstek farkı varsa, isteği düşük olan kişide bir sorun vardır."
Doğrusu

Mark ve Murray'in çalışmasının yazarları bulgularından tam tersi bir sonuç çıkarıyor: Yalnız düşük istekli eşe odaklanmaktan uzaklaşıp çiftin etkileşimine bakmak. Mark'ın aynı yıl yayımlanan çalışmasında da daha düşük istekli taraf olma olasılığı kadınlar ve erkekler arasında eşitti. Fark, iki düzeyin karşılaştırılmasından doğuyor; tek bir düzeyden değil.

Farkın bıraktığı iz

Kimi çiftte fark büyük ama yerleşmiş; kimisinde küçük ama her seferinde bir yara açıyor. Araştırmalar, farkın büyüklüğünün iki ayrı doyum türüyle bağına baktı.

Regresyon sonuçlarından "Fark kadınları cinsel olarak, erkekleri ilişki olarak yıpratıyor" gibi çekici bir hikâye kurulabilir. Ama aynı çalışmanın çift içi karşılaştırması bu cinsiyet farkını anlamlı bulmadı. Daha sağlam olan kısım şu: Aralık büyüdükçe doyumun bir yerlerinde bir bedel çıkabiliyor; hangi cepten ödendiği kişiden kişiye değişiyor.

Yaygın yanlış"İstek farkı yalnız cinsel hayatı ilgilendirir; ilişkinin geri kalanı ayrı bir yerdir."
Doğrusu

Mark ve Murray'in çalışmasında istek farkı yalnız cinsel doyumla değil, ilişki doyumuyla da bağlantılı çıktı. Mark'ın çalışmasında da istek ve istek farkı ilişki doyumunun öngörüleri arasındaydı. Yatak odasında başlayan bir aralık, ilişkinin günlük havasına da taşınabiliyor.

Evet ile hayır arasındaki gece

Farkın en somut anı, birinin yakınlaştığı ve ötekinin istemediği an. Küçük görünür, ama bir çiftin farkla nasıl yaşadığı büyük ölçüde burada belirleniyor.

M03-D06'da cinsel ortaklık gücünün adını koymuştuk: partnerin cinsel ihtiyaçlarını gözetme eğilimi. Bu eğilimin istekler çatıştığında ne yaptığını sınayan bir araştırma dizisi var.

Bu bulgu tek başına "Demek ki daha az isteyen taraf hep kabul etmeli" diye okunabilir. Oysa M05-D03 fedakârlığın arkasındaki güdünün sonucu değiştirdiğini göstermişti; M07-D09 da bir fedakârlık sırasında duyguyu bastırmanın iki eşe birden bedel çıkarabildiğini aktarmıştı. Aynı soru cinsellik için de soruldu.

İki çalışma birlikte okunduğunda basit bir kural değil, bir ayrım çıkıyor. Partnerin iyiliğini isteyerek verilen bir "evet" ilişkiye iyi gelebiliyor; kırmaktan korkarak, bir gerginlikten kaçmak için verilen "evet" ise alışkanlık hâline geldiğinde ilişkiyi aşındırabiliyor. "Hayır" da tek bir şey değil: Sevgiyi geri çeken bir hayır var, sevgiyi koruyan bir hayır var.

Yaygın yanlış"Sevdiğin insanı geri çevirmek her zaman ilişkiye zarar verir; ilişkiyi korumak için istemesen de kabul etmelisin."
Doğrusu

Kim, Muise ve Impett'in çalışmalarında olumlu geri çevirme yapan kişiler ve partnerleri, kaçınma güdüsüyle cinselliğe göre daha düşük ilişki doyumu bildirmedi; kaçınma güdülü cinselliğin süreğen hâle gelmesi ise zaman içinde zararlıydı. Geri çevirmenin biçimi, kabul edip etmemekten daha çok şey söylüyor olabilir.

Farkla yaşamanın yolları

İstek farkı çoğu çiftte kalıcı bir özellik olduğuna göre, M07-D02'deki ayrımla düşünülebilir: Bu bir kez çözülüp ortadan kalkan bir mesele mi, yoksa iki kişinin kalıcı bir farkından beslenen, zaman zaman farklı biçimlerde geri dönen bir mesele mi? Çoğu çift için ikincisi daha gerçekçi görünüyor. O zaman soru, farkı yok etmekten çok, onunla nasıl yaşanacağına dönüşüyor.

Vowels ve Mark'ın tablosunda belki en öğretici olanı, stratejilerin istek düzeyini değiştirmediği, ama farkla yaşamanın nasıl hissettirdiğini değiştirdiği görünmesi. İşe yarayan yollar isteği eşitlemiyor; farkı birlikte taşınan bir şeye çeviriyor. Partnerle bir yürüyüş ya da cinsellik dışı bir yakınlık, tek başına odaya çekilmekten farklı bir mesaj veriyor.

Herbenick, Mullinax ve Mark'ın çalışmasında, erkek bir partnerle en az beş yıldır ilişkisi olan 179 kadın, isteği yeniden yoluna koymak için en çok konuşmaya, partnerinin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmaya, istek olmadan cinsellik yaşamaya ve sabırla zamana bırakmaya başvurduğunu yazdı; bazıları önceden zaman ayırmak ya da baş başa bir akşam planlamak gibi somut yollar saydı. Ama kadınların önemli bir kısmı sorunun çözülmediğini ve denedikleri yollardan memnun olmadığını da anlattı.

Yaygın yanlış"Doğru yöntemi bulursak istek farkı ortadan kalkar."
Doğrusu

Vowels ve Mark'ın çalışmasında stratejiler doyumla ilişkiliydi, ama istek düzeyiyle ilişkili çıkmadı. Herbenick ve arkadaşlarının çalışmasında da birçok kadın denedikleri yollara rağmen sorunun çözülmediğini anlattı. Bu kaynakların gösterdiği daha gerçekçi hedef, farkı silmek değil, onu ikisinin de katlanabileceği bir biçimde taşımak.

Usta katmanı

Bir çift terapisti için ilk tuzak, çiftin kendi teşhisini kabul etmek: "Sorun onda, isteği yok." Bu çerçeve daha az isteyen eşi hasta, öbürünü mağdur yapıyor ve ikisinin de esneyebileceği alanı daraltıyor. Mark ve Murray'in önerisi buna doğrudan karşılık veriyor: Odak kişiden etkileşime kaymalı.

İkinci nokta, "evet"in arkasındaki güdü. Daha az isteyen eş sık sık kabul ettiğini anlatıyorsa, terapist bunu bir çözüm diye alkışlamadan önce hangi güdüyle yapıldığını merak edebilir; Day ve Kim'in ekiplerinin bulguları aynı davranışın bir evde besleyici, öbüründe aşındırıcı olabileceğini düşündürüyor.

Üçüncü nokta, geri çevirmenin biçimi. Terapist çiftle birlikte, hem sınırı koruyan hem sevgiyi gösteren bir "hayır" cümlesi arayabilir; amaç isteği yönetmek değil, reddedilmenin daha az acıtması.

Son bir ayrım: İstek farkının konuşulduğu bir ilişkide, bir eş ötekini cinselliğe zorluyor, baskı kuruyor ya da geri çevirmeyi cezalandırıyorsa, mesele artık iki istek arasındaki bir fark değil. Böyle bir durumda terapistin işi, farkla yaşamanın yollarını aramadan önce baskı altındaki eşin güvenliğini ayrı görüşmelerle anlamak; ortak oturumlar ancak bu netleştikten sonra düşünülebilir.

Kanıtın sınırı

Bu derste aktarılan kanıtın büyük kısmı heteroseksüel çiftlerden geliyor; Mark ve Murray'in çalışması ise genç, üniversite çevresinden çiftlerle yapıldı. Açılıştaki gibi eşcinsel çiftlerde istek farkının nasıl yaşandığı, bu kaynaklardan doğrudan bilinmiyor; burada aktarılan örüntülerin bu çiftlere genellenmesi bir varsayım olarak kalıyor ve ayrıca sınanmalı. Mark'ın iki 2012 çalışması da 133 heteroseksüel çiftle yapıldı ve özetleri aynı veri seti olup olmadığını söylemiyor; iki çalışmanın cinsiyet örüntüleri birbirinden farklı modellerle farklı çıktı ve Mark ve Murray'in çift içi karşılaştırmasında cinsiyet farkı anlamlı değildi. Bu, "kadınlar şöyle, erkekler böyle etkilenir" gibi bir genellemenin henüz sağlam olmadığını gösteriyor. Vowels ve Mark ile Herbenick ve arkadaşlarının çalışmaları öz bildirime ve açık uçlu cevaplara dayanıyor; stratejilerin doyumu mu yükselttiği, doyumlu kişilerin mi bu stratejileri seçtiği belirsiz. Yaygınlık konusunda tek bir güvenilir yüzde bu kaynaklarda yok. Cinselliğin daha az konuşulduğu bağlamlarda bulguların tekrarlanması gerekiyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

İstek farkı bir kişinin eksikliği değil, iki insanın arasındaki aralık; kim olursa olsun daha az isteyen taraf olabilir, bu taraf da zamanla değişebilir.

Elimizdeki araştırmalar bu aralığı uzun ilişkilerde sık rastlanan ve çiftleri terapiye getiren bir durum olarak tarif ediyor; ama kesin bir yaygınlık oranı vermiyor.

Aralık büyüdükçe doyumun bir yerlerinde bedel çıkabiliyor; bedelin cinsiyete göre nasıl dağıldığı ise henüz tartışmalı.

Bir geceyi belirleyen şey, çoğu zaman "evet" ya da "hayır" değil, onun hangi güdüyle ve hangi tonla söylendiği.

Farkla yaşamayı kolaylaştıran yollar isteği eşitlemekten çok, iki kişinin onu birlikte taşımasına benziyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste farkı hep bir ölçü gibi ele aldık: Birinin isteği daha çok, ötekininki daha az. Ama Herbenick ve arkadaşlarının çalışmasındaki kadınların bir kısmı, istek olmadan başlayan yakınlıktan söz ediyordu; Vowels ve Mark'ın listesinde de "yine de birlikte olmak" bir strateji olarak yer alıyordu. Bu, bir soruyu açıyor: İstek her zaman yakınlıktan önce mi gelir, yoksa bazı insanlarda yakınlığın içinde mi uyanır? Eğer ikinci yol da mümkünse, "daha az isteyen" diye adlandırdığımız kişi belki daha az istemiyor, yalnızca isteği başka bir kapıdan giriyor. Sıradaki ders, kendiliğinden beliren istek ile yakınlığa tepki olarak doğan istek arasındaki ayrıma ve bunun çiftlerin istek farkını okumasını nasıl değiştirdiğine bakıyor: Kendiliğinden ve tepkisel istek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.