İçeriğe geç

M09-D02

Cinsellik ve ilişki memnuniyeti

Cinsel memnuniyet ile ilişki memnuniyeti arasındaki iki yönlü bağı ve cinsel sıklığa dair yaygın yanılgıları açıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M09, Yakınlık ve cinsellik · 2.984 kelime · 17 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme

Temel Psikoloji Akademisi’nde: M10-D03

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir cinsel hayatın ne kadar sık olduğu ile ne kadar doyurucu yaşandığı iki ayrı soru; ilişkinin genel memnuniyetiyle daha yakın duran ikincisi.

Cinsel memnuniyet ile ilişki memnuniyeti zaman içinde birbirini besleyen bir döngü gibi görünüyor; hangisinin önce düzelmesi gerektiğine dair tek bir kapı yok.

Büyük örneklemlerde sıklık ile iyi oluş arasındaki bağ belli bir noktadan sonra düzleşiyor; bu nokta bir hedef değil, bir ortalama eğrisinin dirseği.

Ortalama sıklık yaşa, yaşam evresine ve döneme göre birkaç kat değişiyor; bağlamsız bir rakamla yapılan karşılaştırma bir çifte kendi ilişkisi hakkında pek az şey söyler.

Cinselliğin dışındaki gündelik sıcaklık, cinsel memnuniyetin de evlilik memnuniyetinin de içinde yer alıyor.

Açılış sahnesi

Pelin ile Oğuz altı yıldır evli; iki yaşında bir oğulları var. Bir pazar gecesi, çocuk nihayet uyuduğunda Pelin telefonunda bir yazı okuyor: "Mutlu çiftler haftada kaç kez birlikte oluyor?" Yazının başlığındaki rakam, kendi son iki aylarının çok üstünde. Pelin telefonu Oğuz'a uzatıyor, yarı şaka yarı ciddi: "Bak, biz geride kalmışız."

Oğuz önce gülüyor, sonra yüzü değişiyor. "Yani mutsuz muyuz?" diye soruyor. Pelin "Ben öyle demedim" diyor, ama konuşma artık rakamın etrafında dönüyor. Ertesi hafta Oğuz, geceleri yorgun olduğu hâlde yakınlaşmayı bir görev gibi gündeme getirmeye başlıyor. Pelin bundan hoşlanmıyor; kendini bir çizelgenin içinde hissediyor. İki hafta sonra ikisi de daha sık birlikte olmuş, ama ikisi de öncekinden daha gergin.

Bir akşam Pelin asıl söylemek istediğini buluyor: "Beni rahatsız eden sayı değildi. Son zamanlarda birbirimize hiç dokunmadığımızı, yalnızca çocuk ve fatura konuştuğumuzu fark etmiştim." Oğuz şaşırıyor; o, sayıyı düzeltirse her şeyin düzeleceğini sanmış.

Bu akşamın içinde iki ayrı soru iç içe geçmiş: Cinsel hayatın ne kadar sık olduğu ile ne kadar tatmin edici olduğu. İkisi aynı şey değil ve ilişkinin genel havasıyla bağları da farklı. Bu ders o farkı açıyor.

Bu derste ne olacak

Önce cinsel memnuniyeti cinsel sıklıktan ayıracağız ve ikisinin ilişki memnuniyetiyle nasıl bir arada durduğuna bakacağız. Ardından ilişkiyi ve cinselliği aynı kişilerde aylar ve yıllar boyunca izleyen çalışmalara geçip, bağın hangi yönde aktığını soracağız. Sonra "ne kadar sık, o kadar iyi" düşüncesini sınayan büyük örneklemli bir çalışma dizisini ve sıklığın yaş ile dönemle nasıl değiştiğini gösteren temsili bir anketi göreceğiz. Son olarak evliliğin cinsellik dışındaki gündelik havasının bu tabloya ne kattığına bakacağız.

Asıl merak ettiğimiz şey: Bir çift cinsel hayatından memnun değilse, nereden başlamalı?

Sıfır noktası

M01-D03'te ilişki memnuniyetini ölçmenin yollarını ve sınırlarını görmüştük. TP M10-D03 ise cinselliğin bir araştırma alanı olarak nasıl incelendiğini, temsili anketlerin neden gönüllü örneklemlerden farklı tablolar çizdiğini ve hassas konularda öz bildirimin neden kırılgan olduğunu anlatmıştı; bu dersteki rakamları okurken o uyarı aklımızda kalacak.

M03-D06 tutkunun uzun ilişkide sönüp sönmediğini sorarken, eşinin cinsel iyi oluşunu gözetmeye istekli olmanın arzuyu korumaya yardım edebildiğini göstermişti. M07-D12 de ev işi paylaşımı ile cinsel sıklık arasındaki tartışmalı bağı incelemişti. Bu ders iki dersin ortasından başlıyor: Cinsellik ile ilişkinin genel hâli birbirini nasıl etkiliyor?

Mekanizma

Sıklık ile memnuniyet aynı şey değil

Araştırmalarda cinsel hayat çoğu zaman iki ayrı soruyla ölçülüyor. Biri bir sayı istiyor: Son bir ayda, son bir yılda kaç kez? Öteki bir değerlendirme: Cinsel ilişkinden ne kadar memnunsun? İkisi birbiriyle ilişkili, ama biri ötekinin yerine geçmiyor.

Bu ayrımın neden önemli olduğunu evliliği uzun yıllar izleyen bir çalışma iyi gösteriyor. Araştırmacılar, eşlerin cinsellik dışındaki gündelik davranışlarını, cinsel ilişki sıklığını, cinsel memnuniyetlerini ve evlilik memnuniyetlerini birlikte ele aldı.

Bu bulgu, açılıştaki Oğuz'un varsayımını sarsıyor. O, sayı düzelirse ilişkinin de düzeleceğini düşünmüştü. Çalışma ise evlilik memnuniyetiyle yan yana duranın sayının kendisi değil, o cinselliğin ne kadar doyurucu yaşandığı ve günlük hayatın ne kadar sıcak olduğu olduğunu düşündürüyor.

Yaygın yanlış"Mutlu çiftler daha sık birlikte olur; sıklığı artırırsak mutluluk da gelir."
Doğrusu

Sıklık ile memnuniyet arasında bir bağ var, ama bu bağ sınırlı. Schoenfeld ve arkadaşlarının evlilik verisinde, cinsel memnuniyet ve gündelik hava hesaba katıldığında sıklığın evlilik memnuniyetiyle ayrıca bir bağı görünmedi. Muise, Schimmack ve Impett'in çalışmalarında da sıklık ile iyi oluş arasındaki bağ haftada bir civarında düzleşiyordu.

Bağ hangi yönde akıyor

Cinsel memnuniyeti yüksek olanların ilişkilerinden de memnun olması şaşırtıcı değil. Asıl soru, hangisinin hangisini getirdiği. İyi bir cinsel hayat mı ilişkiyi besliyor, yoksa iyi giden bir ilişki mi cinselliği? M07-D01, bir anda birlikte görülen bağ ile zaman içinde birinin ötekini öncelemesi arasındaki farkı ayırmıştı; bu soruya cevap verebilmek için o ikinci türden veri gerekiyor.

Bu çalışmada bir ayrıntı daha var: Kocalarda, eşin cinsel memnuniyeti hem sıklıktaki hem de kocanın kendi cinsel memnuniyetindeki olumlu değişimi yordadı. Eşin evlilik memnuniyeti ise, aynı değişimleri olumsuz yönde yordadı. Yazarlar bu son bulguyu ayrıca açıklamıyor; tek başına okumamak gerekiyor. Ama genel tablo açık: Cinsel ve ilişkisel memnuniyet birbirine dolanmış hâlde ilerliyor.

Daha erken bir çalışma ise aynı soruya daha temkinli bir cevap vermişti.

İki çalışma birbirini çürütmüyor. Byers'ın iki ölçümlü ve küçük örneklemli çalışması yönü yakalayamadı; McNulty ve arkadaşlarının sekiz dalgalı verisi ise karşılıklı bir döngü buldu. İkisinden çıkan ortak sonuç, "önce şunu düzelt, gerisi gelir" diye tek bir giriş kapısı göstermenin kanıtla zor olduğu.

Yaygın yanlış"Cinsel sorunlar ilişki sorunlarının belirtisidir; ilişki düzelince cinsellik kendi kendine yoluna girer."
Doğrusu

Bu, bağın tek yönlü olduğunu varsayıyor. McNulty ve arkadaşlarının boylamsal verisinde cinsel memnuniyet de sonraki ölçümdeki evlilik memnuniyeti değişimini yordadı. Yazarlar bu yüzden evlilik sorunlarına yönelik müdahalelerin cinsel ilişkiyi de hedef almasının, cinsel sorunlara yönelik müdahalelerin de evliliği hedef almasının yararlı olabileceğini öneriyor.

Haftada bir: daha fazlası her zaman daha iyi mi

Basında sık rastlanan bir mesaj var: Daha sık, daha mutlu. Bu mesajın büyük örneklemlerde sınandığı bir çalışma dizisi, ilişkinin biçimini daha ayrıntılı gösteriyor.

Burada bir kavram daha gerekiyor, çünkü çalışma sıklık ile iyi oluş arasındaki bağın doğrudan değil, ilişki memnuniyetinden geçerek kurulduğunu söylüyor.

Bu iki bulgu birlikte okunduğunda, "haftada bir" sınırı bir hedef ya da norm değil. Çalışma, sıklık bu düzeyin üzerine çıktığında iyi oluşla bağın anlamlı olmaktan çıktığını söylüyor; daha azının kötü, daha fazlasının gereksiz olduğunu değil. Bu bir ortalama eğrisi; bir çiftin ne yapması gerektiğini söylemiyor.

Yaygın yanlış"Haftada birden az birlikte olan çiftlerin ilişkisi sorunludur."
Doğrusu

Muise ve arkadaşlarının eğrisi bir eşik değil, bir eğri tarif ediyor; haftada bir, bağın düzleştiği nokta olarak bulunmuş, bir sağlık sınırı olarak değil. Ayrıca sıklığın iyi oluşla bağı ilişki memnuniyeti üzerinden geçiyordu: Sayıdan çok, ilişkinin nasıl yaşandığı belirleyici görünüyor.

Sıklık zamanla ve kuşakla değişiyor

Açılıştaki Pelin'in okuduğu yazıdaki gibi rakamlar çoğu zaman bağlamından kopuk dolaşıyor. Temsili bir anketin verisi, sıklığın yaşa, ilişki durumuna ve döneme göre ne kadar değiştiğini gösteriyor.

Bu tablo, açılıştaki gibi bir rakamın neden yanıltıcı olabileceğini gösteriyor. Aynı ülkede bile ortalama, yaşa göre birkaç kat değişiyor. İki yaşında çocuğu olan bir çiftin sıklığını genel bir ortalamayla karşılaştırmak, kendi bağlamını hesaptan çıkarmak demek. Anketin bulduğu düşüş en çok ellili yaşlardakilerde ve okul çağında çocuğu olanlarda büyüktü; bu bile gündelik koşulların sayıyı ne kadar etkilediğini düşündürüyor.

Yaygın yanlış"Başkaları bizden çok daha sık yapıyor."
Doğrusu

Bu inanç çoğu zaman gönüllü katılımlı anketlerden, sosyal medyadan ya da bağlamsız yazılardan besleniyor. Temsili veride ortalama yaşla birlikte belirgin biçimde düşüyor ve dönemden döneme de değişiyor. Kişinin kendi yaşını, yaşam evresini ve ilişki durumunu hesaba katmadan kurduğu bir karşılaştırma, kendi ilişkisi hakkında pek bir şey söylemiyor.

Usta katmanı

Bir çift terapistinin bu dersten aldığı ilk işaret, sıklık şikâyetini memnuniyet sorusuna çevirmek. "Ayda kaç kez?" sorusu bir çifti çoğu zaman bir puan tablosuna sokuyor. "Birlikte olduğunuzda ne oluyor, sonrasında nasıl hissediyorsunuz, aradaki günler nasıl geçiyor?" soruları ise cinsel memnuniyete ve gündelik havaya, yani verinin ilişki memnuniyetiyle daha güçlü bağ gösterdiği yerlere yöneliyor.

İkinci nokta, bağın iki yönlü olduğunu çifte anlatmak. Cinsel sorun ilişki sorununun basit bir yansıması gibi ele alındığında, cinsel alanı doğrudan konuşmak ertelenebiliyor. Tersine, cinsel alana dar bir teknik sorun gibi bakmak da gündelik havayı gözden kaçırıyor. McNulty ve arkadaşlarının önerisi, iki alanın birlikte ele alınmasının yararlı olabileceği yönünde. M03-D06'nın ele aldığı cinsel ortaklık gücü de bu ikisinin kesiştiği yerde duruyor: Eşin cinsel iyi oluşunu önemseme, hem cinsel hem ilişkisel bir tutum.

Üçüncü nokta, kültürel bağlam. Bazı çiftler için cinselliği bir seansta açıkça konuşmak, ailelerinden ve çevrelerinden öğrendikleri mahremiyet anlayışıyla çatışabiliyor. Terapist bu sınırı bir direnç olarak değil, saygı duyulacak bir çerçeve olarak ele alıp konuşmayı çiftin kendi sözcükleriyle kurabilir.

M09-D01 yakınlığın gündelik kuruluşunu ele alıyordu. Bu dersin bulguları, o gündelik yakınlığın cinsel memnuniyetle aynı döngünün parçası olabileceğini düşündürüyor.

Kanıtın sınırı

Bu derste aktarılan bağların çoğu ilişkisel. Muise ve arkadaşlarının büyük örneklemi bir eğri gösteriyor, ama sıklığı artırmanın iyi oluşu ya da ilişki memnuniyetini artıracağını göstermiyor; bunu sınamak için sıklığın deneysel olarak değiştirildiği çalışmalar gerekiyor. McNulty ve arkadaşlarının boylamsal verisi yönü daha iyi yakalıyor, ama yeni evli karşı cins çiftlerle sınırlı; uzun evliliklere, birlikte yaşayan ya da aynı cinsiyetten çiftlere genellemek için ayrı veriler gerekiyor. Byers'ın çalışması küçük ve iki ölçümlü olduğu için yönü belirlemekte zorlandı. Twenge ve arkadaşlarının anketinin özeti yalnız sıklığı bildiriyor ve veri tek bir ülkeye ait.

Bütün bu çalışmalar öz bildirime dayanıyor; TP M10-D03'ün uyardığı gibi, cinsel davranışa dair yanıtlar kişinin kimin göreceğine dair beklentisinden etkilenebilir. Burada aktarılan örüntülerin aile ve çevrenin cinselliğe farklı anlamlar yüklediği toplumlarda aynı biçimde tekrarlanıp tekrarlanmadığı da bilinmiyor; Türkiye'deki çiftleri yıllar boyunca izleyen benzer bir çalışmanın ne bulacağı da açık bir soru.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bir cinsel hayatın ne kadar sık olduğu ile ne kadar doyurucu yaşandığı iki ayrı soru; ilişkinin genel memnuniyetiyle daha yakın duran ikincisi.

Cinsel memnuniyet ile ilişki memnuniyeti zaman içinde birbirini besleyen bir döngü gibi görünüyor; hangisinin önce düzelmesi gerektiğine dair tek bir kapı yok.

Büyük örneklemlerde sıklık ile iyi oluş arasındaki bağ belli bir noktadan sonra düzleşiyor; bu nokta bir hedef değil, bir ortalama eğrisinin dirseği.

Ortalama sıklık yaşa, yaşam evresine ve döneme göre birkaç kat değişiyor; bağlamsız bir rakamla yapılan karşılaştırma bir çifte kendi ilişkisi hakkında pek az şey söyler.

Cinselliğin dışındaki gündelik sıcaklık, cinsel memnuniyetin de evlilik memnuniyetinin de içinde yer alıyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste sıklık ile memnuniyeti birbirinden ayırdık ve bir sayının bir ilişki hakkında ne kadar az şey söyleyebildiğini gördük. Ama açılıştaki gibi bir akşamda, sayının arkasında çoğu zaman başka bir şey yatıyor: İki eşin aynı anda, aynı ölçüde ve aynı biçimde istemiyor olması. Biri daha sık yakınlaşmak isterken öteki daha azını istediğinde, bu durum ne kadar yaygın ve bir çift bununla nasıl yaşayabilir? Sıradaki ders eşler arasındaki istek ayrışmasının ne kadar sık görüldüğüne ve onunla birlikte yaşamanın yollarına bakıyor: Cinsel istek farklılıkları.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.