İçeriğe geç

M07-D07

Onarım girişimleri

Tartışma sırasında gerilimi düşüren küçük hamleleri tanır ve onarımın kabul edilmesini belirleyen etkenleri açıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M07, Çatışma · 2.657 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 18 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Onarım girişimi, bir tartışma sırasında olumsuzluğun tırmanmasını durdurmaya yönelik bir hamle; gülümseten bir söz de olabilir, bir el, bir "kusura bakma" ya da bir payı üstlenmek de. İşe yarayıp yaramadığı, ötekinin onu kabul edip etmemesine bağlı.

Yeni evliler üzerine bir çalışmada en etkili onarımlar ilk üç dakikada yapılan önleyici onarımlardı; ve bunlar mantığa değil, duygusal havaya seslenen onarımlardı.

Mizahın iki yüzü var: Yakınlaştırıcı mizah memnuniyet ve yakınlıkla ilişkiliyken, saldırgan mizah bir şaka kılığında bir eleştiri taşıyabilir.

Bir özür, ilişkisinden memnun kişilerde içten bulunuyor ve affa götürüyor; aşınmış bir güvende aynı özür şüpheyle karşılanabiliyor. Onarımın kabulü, ilişkinin genel havasına bağlı.

Kişinin kendi olumsuz duygusunu çabuk yatıştırması da bir onarım biçimi olabilir; uzun bir evlilik çalışmasında bu, karılar için hem o anki hem de sonraki memnuniyetle ilişkiliydi.

Açılış sahnesi

Esra ile Tolga, Tolga'nın kardeşinin düğününe ne kadar para verecekleri konusunda tartışıyor. Sesler yükselmeye başlamış; Esra "Senin ailen için hiçbir şey fazla değil zaten" demiş, Tolga da "Senin annenin ev taşımasında ben ne yaptım, hatırlıyor musun?" diye karşılık vermiş. İkisi de bir sonraki sert cümleyi hazırlıyor.

Tam o anda Tolga duruyor, Esra'ya bakıyor ve yarı gülerek, "Bu kavgayı kazanırsam ödülüm ne olacak?" diyor. Esra bir an şaşırıyor. Sonra kendini tutamayıp gülüyor: "Bulaşıkları yıkama hakkı." Gerginlik bir anda düşüyor. Konuya geri dönüyorlar, ama artık farklı bir tonla; on dakika sonra bir rakamda anlaşıyorlar.

Bir ay sonra başka bir tartışmada Tolga aynı şakayı deniyor. Bu kez Esra gülmüyor. "Bunu şakaya vurma, ciddiyim" diyor; sesi daha da sertleşiyor. Aynı hamle, bir ay önce bir kapıyı açmışken, şimdi kapıyı daha çok kapatmış.

Bu ders, tartışmanın ortasında gerilimi düşürmeye yönelik bu küçük hamlelere ve neden bazen işe yarayıp bazen yaramadıklarına bakıyor.

Bu derste ne olacak

Önce onarım girişimlerini tanımlayacağız ve yeni evli çiftlerin bir tartışma sırasında olumsuzluğu nasıl onarmaya çalıştığını kodlayan bir çalışmaya bakacağız: Hangi onarımlar işe yarıyor, ve ne zaman. Ardından mizahın iki yüzünü, yakınlaştırıcı ve saldırgan mizahı ayıran bir gözlem çalışmasına geçeceğiz. Sonra bir özrün neden bazen affa dönüşüp bazen dönüşmediğine dair bir günlük çalışmasına, son olarak da olumsuz duyguyu çabuk yatıştırmanın uzun vadeli bir evlilik çalışmasında neyi öngördüğüne bakacağız.

M07-D06'da bir tartışmanın ortasında bedenin taşabildiğini gördük. Bu ders, taşmaya yaklaşırken bir tartışmanın tırmanışını durdurabilen hamleleri konu alıyor.

Sıfır noktası

M07-D05'te olumsuz karşılıklılığı, yani kötü bir sözün kötü bir karşılık doğurma eğilimini tanımladık ve o zincirin herhangi bir halkada kırılabileceğini not ettik. Bu ders, o kırılmanın en sık rastlanan biçimlerine bakıyor.

M05-D11'de gündelik küçük anların, yemekteki şakaların ve coşkunun, bir çatışma sırasındaki mizah ve sevgiyle bağlantılı olduğunu gösteren bir çalışmayı gördük. M06-D01'de ise ilişkiye dair genel duygunun eşin davranışlarını nasıl okuduğumuzu boyadığını, yani duygu baskınlığını tanımladık. Bu iki fikir, bir onarımın kimi zaman karşılık bulup kimi zaman geri çevrilmesini açıklamakta işe yarayacak.

Mekanizma

Ne zaman, hangi onarım

Onarım girişimlerinin nasıl işlediğini doğrudan inceleyen bir çalışma, yeni evli çiftlerin bir çatışma konuşmasında olumsuzluğu nasıl onarmaya çalıştığını yeni bir kodlama sistemiyle izledi.

Bu bulgu üç şey söylüyor. Birincisi, zamanlama önemli: En etkili onarımlar, olumsuzluk henüz tırmanmadan, ilk birkaç dakikada yapılanlar. Taşma başladıktan sonra, M07-D06'da gördüğümüz gibi, bir onarımı duymak da zorlaşıyor. İkincisi, işe yarayan onarımlar çoğunlukla mantıksal değil, duygusal: "Aslında ikimiz de aynı şeyi istiyoruz" demek, "Bak, rakamlara bakarsak" demekten daha çok iş görüyor. Üçüncüsü, onarımın kabul edilmesi dostluğa bağlı.

Yaygın yanlış"Tartışmayı mantıklı bir açıklamayla sakinleştirebilirim."
Doğrusu

Gottman, Driver ve Tabares'in çalışmasında en etkili onarımlar mantığa ya da sorun çözmeye seslenen onarımlar değil, ortak mizah, sevgi, anlayış ve sorumluluk üstlenme gibi duygusal havayı hedefleyen onarımlardı. Mantıklı bir açıklama bir sorunu çözmeye yardım edebilir; ama gerilmiş bir tartışmada karşıdakinin ihtiyacı çoğu zaman önce anlaşıldığını hissetmek.

Mizahın iki yüzü

Açılış sahnesinde Tolga'nın şakası bir kez işe yaradı, bir kez yaramadı. Mizahın her türü aynı işi görmüyor.

Bu bulgu, bir onarım olarak mizahın iki ucu keskin bir araç olduğunu gösteriyor. Yakınlaştırıcı bir şaka bir tartışmayı yumuşatabiliyor; ama saldırgan bir şaka, "şakaydı" denerek söylense bile, bir eleştirinin bütün yükünü taşıyabiliyor. M07-D04'te küçümsemenin bazen bir alay ya da bir şaka kılığında ortaya çıktığını görmüştük.

Yaygın yanlış"Bir şaka her zaman ortamı yumuşatır."
Doğrusu

Campbell ve arkadaşlarının çalışmasında yalnızca yakınlaştırıcı mizah daha yüksek memnuniyet ve yakınlıkla ilişkiliydi; saldırgan mizah ise tersi yönde. Bir şakanın onarım işlevi görüp görmemesi, onun ötekini birlikte gülmeye mi çağırdığına yoksa onu küçümsediğine mi bağlı. Ve açılış sahnesindeki gibi, aynı şaka bir gün işe yarayıp başka bir gün, karşıdakinin ciddiye alınmak istediği bir anda, ters tepebilir.

Özür neden her zaman işe yaramıyor

Belki de en tanıdık onarım girişimi özür dilemek. Ama bir özür, her zaman affa dönüşmüyor.

Bir onarımın karşılık bulup bulmayacağına dair güçlü bir ipucu bu. Aynı özür, memnun bir ilişkide içten bulunuyor ve affa götürüyor; memnun olmayan bir ilişkide ise içtenliğinden şüphe ediliyor. M06-D01'deki duygu baskınlığı fikri burada somutlaşıyor: İlişkiye dair genel duygu, bir özrün nasıl duyulacağını belirliyor. Gottman ve arkadaşlarının dostluk ile onarımın kabulü arasındaki bağ hipotezi de aynı yöne işaret ediyor.

Yaygın yanlış"Doğru özrü bulursam her kavga kapanır."
Doğrusu

Schumann'ın çalışmasında özür yalnızca ilişkisinden çok memnun olan kişilerde affı öngördü; ilişki memnuniyeti, özrün içten bulunup bulunmayacağını da belirliyordu. Özür önemli bir onarım; ama onun nasıl duyulacağı, ilişkinin genel havasına bağlı. Aşınmış bir güveni tek bir özür onaramayabilir; o güvenin kendisinin zamanla yeniden kurulması gerekebilir.

Yatışmanın hızı

Onarım girişimlerinin bir amacı, olumsuz duyguyu yatıştırmak. Uzun süreli bir evlilik çalışması, bu yatıştırmanın hızının ilişkinin seyrini öngörüp öngörmediğine baktı.

Bu bulgu, onarımın yalnızca ötekine yönelik bir hamle değil, kişinin kendi olumsuz duygusunu yatıştırması da olabileceğini düşündürüyor. Ancak bulgunun cinsiyete bağlı olması dikkatle okunmalı: Bu çalışmanın öne çıkardığı bağlar karıların yatıştırmasına ait. Bunun nedenleri, bu kuşaktaki çiftlerde kadınların çatışmayı yönetmede üstlendiği rolden, ölçümlerin kendisine kadar birçok şey olabilir; yazarların kendisi, aradaki bağı yapıcı iletişimin taşıdığını öne sürüyor.

Usta katmanı

Çift terapisinde onarım girişimleri iki açıdan önemli. Birincisi, çiftlerin zaten yaptığı ama fark etmediği onarımları görünür kılmak: Pek çok çift, bir tartışmanın ortasında birbirine küçük teklifler yapıyor ama bunlar fark edilmeden kayboluyor. Terapist bir seansın kaydını ya da bir tartışmanın anlatısını izlerken bu girişimleri işaret edebilir.

Gottman ve arkadaşlarının dostluk hipotezi ve Schumann'ın bulgusu, terapistin dikkatini onarımın kabulüne çekiyor. Bir çiftte onarımlar sürekli reddediliyorsa, sorun girişimlerin kendisinde değil, onları duyacak güvende ve dostlukta olabilir. Bu durumda terapinin ilk işi daha iyi onarım teknikleri öğretmek değil, çiftin gündelik yakınlığını ve birbirine dair genel duygusunu çalışmak olabilir; M05-D11'deki gündelik ritüeller burada bir yol olabilir.

Terapist ayrıca onarımla kaçınma arasındaki farka dikkat etmeli. Bir şaka ya da "Tamam, haklısın" demek, gerilimi düşürüp konuya dönmeyi sağlıyorsa bir onarım; konuyu kapatıp hiç dönmemeyi sağlıyorsa bir kaçınma olabilir. M07-D01'de geri çekilmenin zamanla bir bedel ödetebildiğini gördük; onarım, konuşmayı bitirmek değil, onu sürdürülebilir kılmak için yapılıyor.

Son olarak, bazı ilişkilerde onarım girişimleri bir döngünün parçası olabilir: Fiziksel zararın ya da yıldırmanın yaşandığı ilişkilerde, bir saldırının ardından gelen özür ve sevgi gösterileri, bir sonraki saldırıya kadar süren bir döngünün bir evresi olabilir. Böyle bir örüntüde onarımı güçlendirmek bir çözüm değil; önce güvenlik değerlendirilmeli.

Kanıtın sınırı

Onarım girişimlerini doğrudan inceleyen gözlem çalışması yeni geliştirilmiş bir kodlama sistemine dayanıyor ve yeni evlilerle sınırlı; bulguların başka örneklemlerde ve farklı kodlayıcılarla tekrarlanması gerekiyor. Dostluğun onarımın kabulünü belirlediği fikri, bu çalışmada desteklenen bir hipotez; ama tek bir çalışmanın desteği.

Mizah çalışması tek bir üniversiteden flört çiftleriyle, özür çalışması 60 çiftle yapıldı; ikisi de ilişkisel. Memnun çiftlerin daha çok yakınlaştırıcı mizah kullanması ya da özürleri daha içten bulması, mizahın ya da özrün ilişkiyi iyileştirdiğini mi, yoksa iyi ilişkilerin bu davranışları mı kolaylaştırdığını mı gösteriyor, bu verilerden ayırt etmek zor.

Yatışma çalışması uzun ve dikkatli bir izlem; ama belirli bir kuşaktan, uzun süreli evli çiftlerle yapıldı ve öne çıkan bağlar karıların yatıştırmasına ait. Bu bulgunun daha genç çiftlere, farklı kültürlere ve Türkiye'deki çiftlere nasıl aktarılabileceği ayrıca sınanmayı bekliyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Onarım girişimi, bir tartışma sırasında olumsuzluğun tırmanmasını durdurmaya yönelik bir hamle; gülümseten bir söz de olabilir, bir el, bir "kusura bakma" ya da bir payı üstlenmek de. İşe yarayıp yaramadığı, ötekinin onu kabul edip etmemesine bağlı.

Yeni evliler üzerine bir çalışmada en etkili onarımlar ilk üç dakikada yapılan önleyici onarımlardı; ve bunlar mantığa değil, duygusal havaya seslenen onarımlardı.

Mizahın iki yüzü var: Yakınlaştırıcı mizah memnuniyet ve yakınlıkla ilişkiliyken, saldırgan mizah bir şaka kılığında bir eleştiri taşıyabilir.

Bir özür, ilişkisinden memnun kişilerde içten bulunuyor ve affa götürüyor; aşınmış bir güvende aynı özür şüpheyle karşılanabiliyor. Onarımın kabulü, ilişkinin genel havasına bağlı.

Kişinin kendi olumsuz duygusunu çabuk yatıştırması da bir onarım biçimi olabilir; uzun bir evlilik çalışmasında bu, karılar için hem o anki hem de sonraki memnuniyetle ilişkiliydi.

Sonraki derse köprü

Şakalar, dokunuşlar ve özürler, kavgayı kavga sürerken yumuşatan araçlardı. Ama bazen bir tartışma, hiçbir onarımın ulaşamayacağı bir noktaya geliyor; taşma başlamış, iki kişi de artık birbirini duyamıyor. Böyle anlarda tartışmayı bir süreliğine bırakmak bir çıkış olabilir; ama bunun bir kaçışa dönüşmemesi için bazı koşullar gerekiyor. Etkili bir aranın süresi, geri dönüş sözü ve arada ne yapılacağı, sıradaki dersin konusu: Mola vermek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.