İçeriğe geç

M07-D03

Talep ve geri çekilme

Bir eşin talep edip öbürünün geri çekildiği döngüyü tanımlar ve döngünün iki tarafını da besleyen etkenleri açıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M07, Çatışma · 2.878 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Talep-geri çekilme bir döngü: Her iki eş de ötekinin davranışını kendi davranışının nedeni olarak görüyor; ama döngünün bir başlangıç noktası yok.

Kimin talep edip kimin geri çekildiğini büyük ölçüde konunun kime ait olduğu, yani kimin değişiklik istediği belirliyor; bu, aynı cinsiyetten çiftlerde de böyle. Ortalamada bir cinsiyet farkı da görülüyor.

Örüntü dört farklı ülkede benzer biçimde göründü ve memnuniyetsizlikle ilişkiliydi; eşlerin yakınlık ve bağımsızlık isteğindeki farklar, onu besleyen etkenlerden biri olabilir.

Döngü iki tarafa da bedel ödetiyor: Talep eden taraf tartışmayı zihninde döndürüyor, geri çekilen taraf ise daha çok stres yaşıyor.

Gündelik sevgi gösterileri, döngünün memnuniyete verdiği zararı yumuşatabilir; döngünün varlığı sevgisizliğin kanıtı değil.

Açılış sahnesi

Pınar, akşam yemeğinden sonra Volkan'a hafta sonu planlarını soruyor. Volkan telefonuna bakarak "Bilmem, bakarız" diyor. Pınar bir kez daha soruyor; Volkan aynı cevabı veriyor. Üçüncü soruda Pınar'ın sesi yükseliyor: "Hiçbir şeyi planlamıyorsun, her şey bana kalıyor!" Volkan telefonu bırakıyor, balkona çıkıyor ve kapıyı arkasından kapatıyor.

Pınar içeride kalıyor ve öfkesi büyüyor; Volkan'ın her çıkışı, onun söylediklerinin önemsiz olduğunun bir kanıtı gibi geliyor. Balkonda Volkan da kendi içinde konuşuyor: Ne söylese yanlış olacak, sustuğunda bile suçlu; en iyisi bir süre uzak durmak.

Ertesi gün ikisi de bir arkadaşlarına içini döküyor. Pınar, "Benimle konuşmuyor, hep kaçıyor" diyor. Volkan, "Hiç rahat bırakmıyor, ne yapsam yetmiyor" diyor. İkisi de doğru söylüyor; ve ikisi de, ötekinin davranışının kendi davranışlarının nedeni olduğunu düşünüyor.

İki cümlenin birlikte nasıl bir döngü kurduğu, o döngünün kimde, hangi konularda ve hangi bedelle ortaya çıktığı, buradan sonraki sayfaların konusu.

Bu derste ne olacak

Önce M04-D06'da bağlanma açısından tanıdığımız örüntüyü kısaca hatırlayacağız. Ardından iki soruya geçeceğiz: Örüntüde kimin talep edip kimin geri çekildiğini neyin belirlediği, ve bunun cinsiyetle mi yoksa konunun kime ait olduğuyla mı ilgili olduğu. Sonra dört ülkeden çiftlerle yapılan bir karşılaştırmaya ve aynı cinsiyetten çiftleri de içeren bir gözlem çalışmasına bakacağız. Ardından döngünün iki tarafa da duygusal bir bedeli olduğunu gösteren bir çalışmaya, son olarak da gündelik sevgi gösterilerinin bu döngünün etkisini yumuşatıp yumuşatmadığına geçeceğiz.

M07-D02'de tekrar eden tartışmaların çözülebilirlik inancıyla ilişkisini gördük ve düşük çözülebilirlikle ilişkili özelliklerden birinin, partnerin açtığı ve ötekinin kaçtığı döngüler olduğunu not ettik. Bu ders o döngüye yakından bakıyor.

Sıfır noktası

M04-D06'da talep-geri çekilme örüntüsünü tanımladık: Bir eşin bir sorunu konuşmaya, eleştirmeye ya da değişim istemeye yöneldiği, ötekinin ise konuyu değiştirerek, susarak ya da ortamdan çıkarak bundan kaçındığı örüntü. Aynı derste bunun bir etkileşim döngüsü olduğunu, yani her birinin davranışının ötekinin davranışını tetiklediğini; ve karşılıklı geri çekilme ile yumuşatıcı iletişim kavramlarını da gördük. O ders örüntüye bağlanma kaygısı ve kaçınması açısından bakıyordu. M06-D06'da ise ev günlükleriyle yapılan bir çalışmada, iki yöndeki talep-geri çekilme örüntüsünün de daha kötü çatışma çözümüyle ilişkili olduğunu not ettik.

Bu ders, bağlanmadan bağımsız olarak örüntünün kendisine bakıyor: Kimde, hangi konuda, hangi bedelle.

Mekanizma

Kimin konusu

Talep-geri çekilme örüntüsü üzerine yapılan ilk araştırmalar, kadınların daha çok talep eden, erkeklerin daha çok geri çekilen taraf olduğunu buldu. Ama bunun nedeni cinsiyetin kendisi mi, yoksa başka bir şey mi? Bir çalışma bu soruyu, kimin değişiklik istediğini değiştirerek sordu.

Bu bulgu, cinsiyetin tek açıklama olmadığını düşündürüyor. Kocanın konusu konuşulurken eşler arasında bir fark yoktu; fark yalnızca karının konusunda ortaya çıkıyordu. Bu, kadınların daha sık değişiklik isteyen taraf olmasıyla, yani ilişkide daha çok şeyin değişmesini isteyen tarafın onlar olmasıyla ilgili olabilir.

Bulgunun ikinci kısmı da düşündürücü: Israr eden tarafın koca, çekilen tarafın karı olduğu konuşmalar, karıların sonraki memnuniyetinde bir artışla ilişkiliydi. Bir yorum, kocanın ilişkiyle ilgili bir konuda talepte bulunmasının, karısı için ilişkiye yatırım yaptığının bir işareti olabileceği; ama bu yalnızca bir yorum ve küçük bir örneklemden.

Bir başka gözlem çalışması, bu soruyu aynı cinsiyetten çiftleri de ekleyerek sordu.

Bu bulgu iki şeyi birlikte gösteriyor. Konunun kime ait olduğu, kimin talep ettiğini güçlü biçimde belirliyor; ve bu, aynı cinsiyetten çiftlerde de böyle. Ama cinsiyet farkı da tamamen kaybolmuyor: Kadınlar ortalamada yine daha çok talep ediyor. İki açıklama birbirini dışlamıyor.

Yaygın yanlış"Kadınlar doğası gereği dırdırcı, erkekler doğası gereği kaçak."
Doğrusu

Heavey ve arkadaşlarının çalışmasında kocanın konusu konuşulurken eşler talep ve geri çekilmede farklılaşmadı; Baucom ve arkadaşlarının çalışmasında bütün çiftlerde, aynı cinsiyetten çiftler dahil, eşler kendi konularında daha çok talep etti, ötekinin konusunda daha çok geri çekildi. Ortalamada bir cinsiyet farkı görülse de, rolleri büyük ölçüde kimin değişiklik istediği belirliyor. "Dırdırcı" ve "kaçak" etiketleri bir döngüyü iki kişiliğe bölüyor.

Farklı ülkelerde

Talep-geri çekilme örüntüsü belirli bir kültüre mi ait, yoksa farklı toplumlarda da görülüyor mu?

Bu bulgu, örüntünün dört farklı kültürde benzer biçimde göründüğünü ve aynı biçimde memnuniyetsizlikle ilişkili olduğunu gösteriyor. Ayrıca bir olası kaynağını adlandırıyor: Bir eş daha çok yakınlık, öteki daha çok bağımsızlık istediğinde, yakınlık isteyen yaklaşıyor, bağımsızlık isteyen uzaklaşıyor; ve her biri ötekinin hareketine kendi hareketini artırarak cevap veriyor.

İki tarafın bedeli

Talep eden taraf çoğu zaman "sorunlu" taraf olarak görülüyor: bağıran, ısrar eden, rahat bırakmayan. Geri çekilen taraf ise sakin, makul, kavgadan uzak duran. Bir çalışma iki tarafın da ne yaşadığına baktı.

Bu bulgu, geri çekilen tarafın sanıldığı kadar rahat olmadığını gösteriyor. Talep eden kişi tartışmadan sonra onu kafasında döndürüyor, uyuyamıyor, gününe odaklanamıyor. Geri çekilen kişi ise daha çok stres yaşıyor ve tartışmayı düşünmekten kaçınmaya çalışıyor. İki taraf farklı biçimlerde, ama ikisi de acı çekiyor.

Yaygın yanlış"Kavgadan uzak duran taraf zaten rahattır; sorunu talep eden taraf yaşıyor."
Doğrusu

Malis ve Roloff'un çalışmasında eşi talep eden, kendisi geri çekilen örüntü stresle, kendisi talep eden örüntüden bile daha güçlü ilişkiliydi. Geri çekilen taraf sakin görünebilir; ama geri çekilmek çoğu zaman bir rahatlık değil, bir yük altında kaçma girişimi. Döngü iki tarafı da yoruyor.

Sevginin tamponu

Talep-geri çekilme örüntüsünün memnuniyetsizlikle bağı, belki yalnızca olumsuz duyguların genel etkisinden mi kaynaklanıyor? Ve bu bağ, sevgi dolu ilişkilerde de aynı mı?

Bu bulgunun iki yönü var. Birincisi, talep-geri çekilme yalnızca genel bir olumsuzluğun bir yansıması değil; kendine özgü bir şey. İkincisi, bir eşin gündelik hayatta sık sık sevgi göstermesi, bu döngünün ilişkiye verdiği zararı yumuşatabilir. Tartışmalar aynı biçimde geçse bile, onların etrafındaki gündelik sıcaklık bir fark yaratıyor olabilir.

Yaygın yanlış"Talep-geri çekilme döngüsünde sıkıştıysak birbirimizi sevmiyoruz demektir."
Doğrusu

Caughlin ve Huston'ın çalışmasında talep-geri çekilme ile memnuniyetsizlik arasındaki ilişki, eşlerden biri gündelik hayatta sık sevgi gösterdiğinde daha zayıftı. Bu döngü sevgisizliğin değil, iki farklı ihtiyacın ve bir etkileşim alışkanlığının ürünü olabilir; ve sevgi dolu çiftler de içine düşebilir. Döngünün varlığı değil, ondan çıkış yolları ve etrafındaki gündelik sıcaklık belirleyici.

Usta katmanı

Çift terapisinde talep-geri çekilme döngüsüyle sık karşılaşılıyor; ve çoğu zaman her iki eş de ötekini suçluyor. Terapistin ilk işlerinden biri, bu döngüyü iki kişinin ortak bir düşmanı olarak yeniden çerçevelemek olabilir: Sorun "ısrarcı karı" ya da "kaçak koca" değil, ikisini de içine çeken döngünün kendisi.

Christensen ve arkadaşlarının yakınlık-bağımsızlık bulgusu, terapistin dikkatini döngünün altındaki ihtiyaçlara çekebilir. Talep eden eş çoğu zaman daha çok yakınlık, daha çok katılım ya da bir değişim istiyor; geri çekilen eş ise çoğu zaman kendine ait bir alan, eleştiriden korunmak ya da yalnızca bir mola istiyor. Her iki ihtiyaç da meşru; ve terapi, ikisinin de karşılanabileceği bir düzen arayabilir.

Heavey ve arkadaşlarının bulgusu da klinik açıdan önemli: Talebin kadından, çekilmenin erkekten geldiği örüntü kadının memnuniyetinde düşüşü öngördü. Kadının taleplerinin karşılanmaması, onun ilişkiden uzaklaşmasına yol açabiliyor. Terapist, geri çekilen eşe, eşinin taleplerini bir saldırı olarak değil, ilişkiye hâlâ yatırım yapmanın bir işareti olarak duymayı önerebilir; çünkü talep etmeyi bırakan bir eş, bazen umudu da bırakmış olabilir.

Son olarak, geri çekilme her zaman bir döngü davranışı değil. Bir eşin ötekinden fiziksel ya da duygusal tehlike nedeniyle geri çekildiği durumlar, fiziksel zararın ya da korkunun hüküm sürdüğü ilişkiler, bu çerçeveyle ele alınmamalı. Orada geri çekilme bir korunma ve öncelik güvenlik.

Kanıtın sınırı

Talep-geri çekilme araştırmalarının önemli bir kısmı küçük örneklemlere dayanıyor: Heavey ve arkadaşlarının çalışması 29 çiftle, Baucom ve arkadaşlarının çalışması her biri 15 ile 20 çift arasındaki dört alt grupla yapıldı. Aynı cinsiyetten çiftlere dair bulgular, bu küçük alt gruplar nedeniyle dikkatle okunmalı.

Kültürler arası karşılaştırma dört ülkeyle sınırlı ve öz bildirime dayanıyor; her ülkenin tek bir örneklemi o ülkenin bütün çiftlerini temsil etmiyor. Malis ve Roloff'un çalışması flört ve romantik ilişkilerdeki kişilerle yapıldı; evli çiftlerde sonuçlar farklı olabilir.

Bu araştırmaların çoğu kesitsel ya da kısa izlemli. Talep-geri çekilmenin mi memnuniyetsizliğe yol açtığı, memnuniyetsizliğin mi bu döngüyü beslediği, bu verilerden kesin olarak söylenemez; büyük olasılıkla ikisi birbirini besliyor. Türkiye'de bu örüntünün nasıl göründüğü ve cinsiyet rollerinin ona nasıl etki ettiği, buradaki örneklemlerden çıkarılamaz.

Kendin dene

Aklında kalsın

Talep-geri çekilme bir döngü: Her iki eş de ötekinin davranışını kendi davranışının nedeni olarak görüyor; ama döngünün bir başlangıç noktası yok.

Kimin talep edip kimin geri çekildiğini büyük ölçüde konunun kime ait olduğu, yani kimin değişiklik istediği belirliyor; bu, aynı cinsiyetten çiftlerde de böyle. Ortalamada bir cinsiyet farkı da görülüyor.

Örüntü dört farklı ülkede benzer biçimde göründü ve memnuniyetsizlikle ilişkiliydi; eşlerin yakınlık ve bağımsızlık isteğindeki farklar, onu besleyen etkenlerden biri olabilir.

Döngü iki tarafa da bedel ödetiyor: Talep eden taraf tartışmayı zihninde döndürüyor, geri çekilen taraf ise daha çok stres yaşıyor.

Gündelik sevgi gösterileri, döngünün memnuniyete verdiği zararı yumuşatabilir; döngünün varlığı sevgisizliğin kanıtı değil.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir eşin ısrar edip ötekinin uzaklaştığı döngüyü inceledik. Uzaklaşmanın en uç biçimi, bir eşin tartışmanın ortasında tamamen kapanıp duvar gibi susması; ve bu, evliliklerin dağılmasını öngördüğü öne sürülen dört davranıştan biri olarak sayılıyor. Bu dört davranışın neler olduğu ve ayrılığı öngördükleri iddiasının ne kadar sağlam olduğu, sıradaki dersin sorusu: Dört yıkıcı örüntü.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.