İçeriğe geç

M07-D02

Çözülebilir ve süreğen sorunlar

Çiftin sorunlarını çözülebilir ve süreğen olarak ayırır ve süreğen sorunlarla yaşamanın yollarını açıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M07, Çatışma · 2.711 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 18 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bazı sorunlar bir anlaşmayla çözülüyor; bazıları ise iki kişinin kalıcı bir farkından beslendiği için, farklı biçimlerde geri dönüyor.

Seri tartışmalarda ilişki niteliğiyle bağı belirleyen şey, tartışmanın kaç kez yaşandığından çok, onun çözülebilir görülüp görülmediği olabilir.

Bir tartışmayı kafada tekrar tekrar canlandırmak, düşük çözülebilirlik inancıyla ilişkili; tartışma sırasında ilişkiyi onaylamak ve tartışmalar arasında iyimser karşılaştırmalar yapmak ise daha yüksek çözülebilirlikle.

Bir çift terapisi çalışmasında, terapinin ilk yarısında davranış değişimi, ikinci yarısında ise duygusal kabul memnuniyetle daha güçlü ilişkiliydi.

Kabul, sorunu görmezden gelmek değil, ona verilen tepkinin değişmesi; ve şiddet ya da aşağılama gibi davranışlar kabul edilecek farklar değil.

Açılış sahnesi

Melike ile Serkan on dört yıldır evli ve on dört yıldır aynı tartışmayı yapıyorlar. Melike her şeyi önceden planlamak istiyor: tatili aylar önce, hafta sonunu çarşambadan, akşam yemeğini sabahtan. Serkan ise bir şeyin "o an nasıl hissettirdiğine" göre karar vermeyi seviyor. Bir cuma akşamı Serkan, "Hadi yarın denize gidelim" diyor; Melike'nin cumartesi için çoktan bir planı var.

Tartışma tanıdık bir yoldan ilerliyor. Melike, Serkan'ın onu hiç hesaba katmadığını söylüyor; Serkan, Melike'nin hayatı bir takvime hapsettiğini. Sesler biraz yükseliyor, sonra ikisi de susuyor. Ertesi sabah kahvaltıda Serkan gülümseyerek, "Yine plan ile maceranın savaşı" diyor. Melike de gülüyor.

Bu tartışma on dört yıldır çözülmedi. Büyük olasılıkla hiç çözülmeyecek; çünkü bir planlama sorunu değil, iki insanın dünyaya bakışındaki bir farktan besleniyor. Ama Melike ile Serkan, bu tartışmayla yaşamayı öğrenmiş görünüyor. Aynı evde, başka bir çift aynı farkla on dört yıl boyunca birbirini yıpratıyor olabilirdi.

Bu ders, bu iki çifti ayıran şeyin ne olabileceğine bakıyor.

Bu derste ne olacak

Önce sorunları çözülebilir ve süreğen olarak ayıran bir klinik ayrıma bakacağız. Ardından aynı konunun tekrar tekrar tartışıldığı "seri tartışmalar" üzerine yapılan araştırmalara geçeceğiz: Bir tartışmanın kaç kez yaşandığından çok, onun çözülebilir olduğuna inanmanın neden önemli olabildiğini göreceğiz. Sonra iki tartışma arasında yaşananlara, yani tartışmayı zihinde evirip çevirmeye ve ilişkiyi onaylayan davranışlara bakacağız. Son olarak, bir çift terapisi çalışmasından, değişimin yanında kabulün de ilişkiyi iyileştirebildiğine dair bir bulguya geçeceğiz.

M07-D01 bize çiftlerin çoğunun ayda bir iki kez anlaşamadığını gösterdi. Bu ders, o anlaşmazlıkların bazılarının neden hiç bitmediğini soruyor.

Sıfır noktası

Çift terapisi literatüründe, özellikle John Gottman'ın klinik yazılarıyla yaygınlaşan bir ayrım var: Bazı sorunlar bir konuşmayla, bir anlaşmayla çözülebiliyor; bazıları ise iki kişinin kişiliğindeki, değerlerindeki ya da ihtiyaçlarındaki kalıcı bir farktan beslendiği için, yıllar boyunca farklı biçimlerde geri dönüyor.

Bu ayrımın pratik bir önemi var. Çözülebilir bir sorunu süreğen saymak, bir çözümü gereksiz yere ertelemek demek; süreğen bir sorunu çözülebilir saymak ise, hiç bitmeyecek bir çözüm arayışında yıllarca birbirini yormak.

Mekanizma

Aynı tartışma, yeniden

İletişim araştırmacıları, aynı konunun bir çiftte tekrar tekrar tartışılmasını ayrı bir olgu olarak incelemeye başladı.

Bu bulgu, açılış sahnesindeki iki çifti ayırabilecek bir şeyi adlandırıyor. Melike ile Serkan aynı tartışmayı yüzlerce kez yapmış; ama ikisi de bu tartışmanın ilişkilerini tehdit ettiğine inanmıyor gibi. Bir başka çift, aynı sıklıkta tartışıp her seferinde "Bu hiç bitmeyecek" diye düşünebilir; ve araştırmanın öne sürdüğü gibi, o düşünce tartışmanın kendisinden daha ağır olabilir.

Bulgunun bir ayrıntısı da dikkat istiyor: İlk yüzleşmenin nasıl geçtiği, sonraki bütün dizinin havasını belirleyebiliyor. İlk tartışma yapıcı geçtiyse, kişiler sorunun çözülebileceğine daha çok inanıyor.

Yaygın yanlış"Aynı konuda tekrar tekrar tartışıyorsak, ilişkimizde ciddi bir sorun var demektir."
Doğrusu

Johnson ve Roloff'un çalışmasında bir seri tartışmanın ilişki niteliğiyle bağını, tartışmanın sıklığından çok, onun çözülebilir görülüp görülmediği belirliyordu. Aynı konuda tekrar tekrar tartışmak, birçok çiftte olağan; bazı farklar hiç kaybolmuyor. Asıl soru, kaç kez tartışıldığı değil, her tartışmanın ikinizi nasıl bıraktığı ve sorunun çözülebileceğine hâlâ inanıp inanmadığınız.

Tartışmalar arasında

Seri bir tartışma yalnızca tartışma anlarından ibaret değil; iki tartışma arasında geçen günler, haftalar da onun bir parçası.

İlişkiyi onaylayan davranışlar, bir tartışmanın ortasında bile eşe ilişkinin değerli olduğunu hissettiren davranışlar: "Bu konuda anlaşamıyoruz ama seni seviyorum" demek, bir tartışmanın sonunda sarılmak. İyimser karşılaştırmalar ise tartışmalar arasında kişinin kendi ilişkisini olumlu bir ışıkta düşünmesi, örneğin başka çiftlerin daha büyük sorunlarla da ayakta kaldığını hatırlaması.

Bevan ve arkadaşlarının modeli, zihinde evirip çevirmeyi bir tartışma dizisinin bir halkası olarak görüyor: Bir tartışmanın ardından kişinin onu ne kadar düşündüğü, bir sonraki tartışmaya nasıl gireceğini de etkileyebiliyor.

Yaygın yanlış"Bir tartışmayı kafamda iyice düşünürsem bir dahaki sefere daha iyi tartışırım."
Doğrusu

Bir sorunu çözmek için düşünmek ile bir tartışmayı kafada tekrar tekrar canlandırmak farklı şeyler. Johnson ve Roloff'un ilk çalışmasında tartışmayı zihinde evirip çevirmek düşük algılanan çözülebilirlikle ilişkiliydi. Aynı yerde dönen düşünce, öfkeyi canlı tutup bir sonraki tartışmayı daha sert başlatabilir.

Değişim ve kabul

Bir süreğen sorunla ne yapılabilir? Bir seçenek, eşin değişmesi için uğraşmaya devam etmek. Öteki, farkı kabul etmeyi öğrenmek. Bir çift terapisi çalışması, ikisinin farklı zamanlarda farklı işler gördüğünü düşündürüyor.

Bu bulgu, bir ilişkide iki tür iyileşme olabileceğini düşündürüyor. Birincisi, eşin rahatsız eden davranışının azalması; bu, terapinin başında memnuniyeti hızla artırıyor. İkincisi, o davranışa verilen tepkinin değişmesi; bu, daha yavaş geliyor ama terapinin ilerleyen aşamasında memnuniyetle daha güçlü ilişkili. Süreğen bir sorunda, davranışın tamamen değişmesi gerçekçi olmayabilir; ama ona verilen tepki değişebilir.

Yaygın yanlış"Kabul etmek, sorunu görmezden gelmek ya da pes etmek demektir."
Doğrusu

Doss ve arkadaşlarının çalışmasında duygusal kabul, terapinin ilerleyen aşamasında memnuniyetle davranış değişiminden daha güçlü ilişkiliydi; ama bu kabul, sorunu yok saymak değil, ona verilen tepkiyi değiştirmekti. Kabul her şeye uygulanmaz: Şiddet, aşağılama ya da bir eşin güvenliğini tehdit eden davranışlar kabul edilecek farklar değil, durdurulması gereken davranışlar.

Usta katmanı

Doss ve arkadaşlarının çalışmasındaki iki terapi yaklaşımından biri, bütüncül davranışçı çift terapisi, kabulü değişimin yanına koyan bir yaklaşım olarak geliştirildi. Bu yaklaşımın klinik katmanda ayrıca ele alınacak teknikleri var; burada yalnızca temel fikri anmak yeterli: Bazı farklar değişmeyecek, ve çift terapisinin işi, onları değiştirmeye çalışmanın yanında, onlarla yaşamayı mümkün kılmak da olabilir.

Terapistin ilk soracağı sorulardan biri, çiftin sorununun hangi türden olduğu olabilir. Bunun için yararlı bir ipucu, sorunun ne kadar süredir ve kaç farklı biçimde ortaya çıktığı. Bulaşıktan tezgâha, tezgâhtan çamaşıra taşınan bir tartışma, büyük olasılıkla tek bir düzenlemeyle çözülmeyecek bir farka işaret ediyor.

Süreğen bir sorunda terapistin bir başka işi, çiftin her tartışmayı ilişkinin bir sınavı gibi görmesini yumuşatmak olabilir. Johnson ve Roloff'un bulgusu, çözülebilirlik inancının ilişki niteliği için önemli olduğunu düşündürüyor; terapist çifte, tartışmanın tamamen bitmesi gerekmediğini, ama her bölümün biraz daha az yıpratıcı geçebileceğini gösterebilir.

Son olarak, terapist bir sorunu süreğen saymadan önce dikkatli olmalı. Bir eşin sürekli ötekine bağırması, sürekli onu aşağılaması ya da kontrol etmesi, "kişilik farkı" diye kabul edilecek bir süreğen sorun değil. Bunlar değişmesi gereken davranışlar; ve şiddet ya da korku söz konusuysa, önce güvenliğe bakan, çifti birlikte görmeden yapılan bir değerlendirme gerekiyor.

Kanıtın sınırı

Seri tartışma araştırmalarının çoğu, flört eden üniversite öğrencileriyle yapılan kesitsel anketlere dayanıyor. Bu çalışmalar, algılanan çözülebilirlik ile ilişki niteliği arasında bir bağ gösteriyor; ama hangisinin hangisini etkilediğini göstermiyor. İyi giden bir ilişkideki kişiler tartışmalarını daha çözülebilir görüyor olabilir; çözülebilirlik inancı da ilişkiyi koruyor olabilir.

Çözülebilir ve süreğen sorun ayrımı, araştırmalardan çok klinik deneyimden doğan bir çerçeve. Bu ayrımın kendisi, belirli bir sorunun hangi türden olduğunu güvenilir biçimde ölçen bir araçla sınanmış değil; bu yüzden bir sınıflandırma olarak değil, düşünmeye yardım eden bir ayrım olarak kullanılmalı. Popüler kaynaklarda bu ayrıma eşlik eden kesin yüzdeler, kaynağı doğrulanmadan aktarılmamalı.

Doss ve arkadaşlarının çalışması ciddi sıkıntı yaşayan ve terapiye gelen çiftlerle yapıldı. Kabulün terapi dışında, kendiliğinden nasıl gelişebileceği ve gündelik hayatta ne kadar işe yaradığı, ayrıca sınanması gereken bir soru.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bazı sorunlar bir anlaşmayla çözülüyor; bazıları ise iki kişinin kalıcı bir farkından beslendiği için, farklı biçimlerde geri dönüyor.

Seri tartışmalarda ilişki niteliğiyle bağı belirleyen şey, tartışmanın kaç kez yaşandığından çok, onun çözülebilir görülüp görülmediği olabilir.

Bir tartışmayı kafada tekrar tekrar canlandırmak, düşük çözülebilirlik inancıyla ilişkili; tartışma sırasında ilişkiyi onaylamak ve tartışmalar arasında iyimser karşılaştırmalar yapmak ise daha yüksek çözülebilirlikle.

Bir çift terapisi çalışmasında, terapinin ilk yarısında davranış değişimi, ikinci yarısında ise duygusal kabul memnuniyetle daha güçlü ilişkiliydi.

Kabul, sorunu görmezden gelmek değil, ona verilen tepkinin değişmesi; ve şiddet ya da aşağılama gibi davranışlar kabul edilecek farklar değil.

Sonraki derse köprü

Bu derste tekrar eden tartışmalara ve onlarla yaşamanın yollarına baktık. Johnson ve Roloff'un çalışmasında düşük çözülebilirlikle ilişkili özelliklerden biri, eşin başlattığı ısrar ve kaçış döngüleriydi: biri üstüne gittikçe öteki uzaklaşıyor. Pek çok çiftin tanıdığı bu döngüde iki taraf birbirini besliyor; ısrar kaçışı, kaçış ısrarı büyütüyor. Bu karşılıklı beslenmenin nasıl işlediği, sıradaki dersin sorusu: Talep ve geri çekilme.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.