M07-D04
Dört yıkıcı örüntü
Eleştiri, aşağılama, savunma ve duvar örme örüntülerini tanır ve bunların ayrılığı öngördüğü iddiasının kanıt düzeyini tartar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M07, Çatışma · 2.692 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 18 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Eleştiri, küçümseme, savunmacılık ve duvar örme, ilişkinin bozulmasıyla ilişkilendirilen dört davranış; ilk ikisi M06-D05'te tanımlandı, son ikisi bu derste.
Savunmacılık eşin söylediğinde haklı olabilecek parçayı duymamayı, duvar örme ise etkileşimden tamamen çekilmeyi anlatıyor; duvar ören kişi çoğu zaman umursamaz değil, bunalmış durumda.
Arkasındaki kuram, evliliklerin bir dizi basamaktan geçerek dağıldığını ve olumsuz algıların bir noktada genelleşip evliliğin bütün geçmişini yeniden yazdığını öne sürüyor.
Çatışma sırasındaki yüz ifadeleri, ilişkinin seyriyle ve sağlıkla ilişkili bulundu; bir göz devirme, bir sözcükten daha uzun bir iz bırakabilir.
Bu davranışlar bir risk işareti, bir hüküm değil: Yüksek öngörü doğruluğu iddiaları şişmiş olabilir, ve iletişim ile memnuniyet arasındaki bağ her iki yönde de sanıldığından zayıf.
Açılış sahnesi
Ayşe bir akşam internette bir makale okuyor: "Boşanmayı yüzde doksanın üzerinde bir doğrulukla öngören dört davranış." Listeyi okurken bir yandan kendi evliliğini düşünüyor. Eleştiri: Geçen hafta Emre'ye "Sen hiçbir şeyi zamanında yapmazsın" demişti. Savunmacılık: Emre hemen "Sen de geçen ay faturayı unuttun" diye karşılık vermişti. Küçümseme: Bir tartışmada gözlerini devirdiğini hatırlıyor. Duvar örme: Emre'nin bazen tartışmanın ortasında tamamen sustuğunu.
Dört maddenin dördü de evliliklerinde var. Ayşe gece uyuyamıyor; evliliğinin sonunun yazıldığını düşünüyor.
Ertesi gün aynı listeyi bir psikolog arkadaşına gösteriyor. Arkadaşı gülümsüyor ama ciddi bir şey söylüyor: "Bu davranışların ilişkiye zarar verdiğine dair iyi kanıtlar var. Ama 'yüzde doksan' rakamının nereden geldiğine ve neyi ölçtüğüne bakmadan, kendi evliliğine bir hüküm verme."
Bu ders, Ayşe'nin listesindeki dört davranışa ve o listenin etrafında büyüyen iddianın kanıt düzeyine bakıyor.
Bu derste ne olacak
Önce bu dört davranışın ne olduğunu, M06-D05'te tanımladıklarımızı koduyla anarak ve henüz tanımlamadığımız ikisini ekleyerek netleştireceğiz. Ardından bu dörtlünün arkasındaki kuramsal fikre, evliliklerin bir dizi basamaktan geçerek dağıldığı düşüncesine bakacağız. Sonra yüz ifadelerinin ilişkinin geleceğiyle bağını inceleyen bir çalışmaya geçeceğiz. Son olarak öngörü iddiasının sınırlarına, bu alandaki bulgulara yöneltilen bir eleştiriye ve iletişim ile memnuniyet arasındaki bağın yönünü sınayan bir çalışmaya bakacağız.
M07-D03 bir kovalamacayı anlattı: biri üstüne gittikçe öteki uzaklaşıyordu. Bu ders, o uzaklaşmanın en uç biçimini ve ona eşlik eden üç davranışı birlikte ele alıyor.
Sıfır noktası
Gottman'ın laboratuvarından çıkıp hem terapi odalarına hem dergi sayfalarına yayılan bir dörtlü var: eleştiri, küçümseme, savunmacılık ve duvar örme. Bu dört davranışın, evliliklerin bozulmasıyla ve dağılmasıyla ilişkili olduğu öne sürüldü ve bu fikir popüler kaynaklarda çok geniş bir yayılma buldu.
M06-D05'te bu dörtlünün ilk ikisini tanımladık: Eleştiri, tek bir davranıştan yola çıkıp eşin kim olduğuna dair genel bir hüküm vermek; küçümseme, eşin karakterini kötü ve değişmez sayıp onu aşağılamak. Aynı derste savunmacılığın ve geri çekilmenin evliliğin bozulmasıyla birlikte giden örüntülerin bir parçası olduğunu gösteren bir çalışmayı da gördük; M07-D01'de ise savunmacılık, inatçılık ve geri çekilmenin üç yıllık bozulmayı öngördüğü bir bulguyu. Bu ders, kalan iki davranışa ad veriyor ve dörtlünün bütününe bakıyor.
Mekanizma
Savunmacılık ve duvar örme
Dörtlünün M06-D05'te tanımlanmamış iki üyesiyle başlayalım.
Savunmacılık anlaşılır bir tepki: Eleştirilen biri kendini korumak istiyor. Ama kendini savunmak çoğu zaman, eşin söylediğinde haklı olabilecek bir şeyi duymamak anlamına geliyor; ve karşı şikâyetle verilen bir cevap, M07-D02'de gördüğümüz gibi, bir tartışmayı çözülmez gibi gösterebiliyor.
Yaygın yanlış"Duvar ören kişi umursamıyordur."
Duvar örme dışarıdan ilgisizlik gibi görünse de, içeride çoğu zaman yoğun bir uyarılmışlık ve bunalmışlık olabiliyor. M07-D03'teki stres bulgusu, susan tarafın içinin de sakin olmadığını hatırlatıyor. Duvar örmeyi bir umursamazlık olarak değil, kişinin taşmak üzere olduğunun bir işareti olarak okumak, ona farklı bir cevap vermeyi mümkün kılabilir; bu taşmanın kendisi, iki ders sonra ayrıca ele alınacak.
Basamaklar fikri
Bu dört davranış neden birlikte anılıyor? Arkasındaki kuramsal fikir, evliliklerin bir anda değil, bir dizi basamaktan geçerek dağıldığı düşüncesi.
Bu kuramın en düşündürücü fikirlerinden biri, olumsuz algıların bir noktadan sonra genelleşmesi: Eş artık tek tek davranışlarıyla değil, bütün kişiliğiyle olumsuz görülüyor; ve evliliğin geçmişi, mutlu anları da dahil, bu yeni gözle yeniden okunuyor. M06-D01'de gördüğümüz duygu baskınlığı fikrine yakın bir süreç.
Yüzdeki işaretler
Küçümseme M06-D05'te tanımlanırken bir yüz ifadesiyle de anılmıştı: göz devirmek, dudak bükmek. Bir çalışma, çatışma sırasındaki yüz ifadelerinin ilişkinin geleceğiyle bağına baktı.
Bu bulgu, bir çatışmanın sözcüklerinden çok yüzünde iz bırakabildiğini düşündürüyor. M06-D07'de yüzün ve sesin, söylenen sözü nasıl bastırabildiğini görmüştük; bir göz devirme, nazik bir cümleyi bile küçümseyici kılabiliyor.
Yaygın yanlış"Ne söylediğim önemli; yüzümün ne yaptığı değil."
Gottman, Levenson ve Woodin'in çalışmasında çatışma sırasındaki yüz ifadeleri, ilişki algısından sağlığa kadar birçok sonuçla ilişkiliydi; M06-D07'de de sözsüz işaretlerin sözcüklerle çeliştiğinde güçlü olabildiğini gördük. Bir göz devirme ya da alaycı bir gülümseme, söylenen sözcüklerden daha uzun bir iz bırakabilir.
Öngörü iddiasının sınırı
Açılış sahnesindeki makale, bu dört davranışın boşanmayı çok yüksek bir doğrulukla öngördüğünü söylüyordu. M06-D05'te bu tür yüksek doğruluk iddialarının, öngörünün aynı örneklemde hesaplanması nedeniyle şişebildiğini gösteren bir eleştiriyi gördük. Bu alandaki öneriler başka eleştirilerle de karşılaştı.
Bu eleştiri, dört davranışın zararlı olmadığını söylemiyor. Söylediği şey, bir bulgunun dayandığı verinin sınırlarını aşan güçlü önerilere dönüştürülmesinin tehlikeli olduğu. Bir davranışın boşanmayla birlikte görülmesi, onun boşanmaya yol açtığını tek başına göstermiyor; ve "bu davranış varsa boşanırsınız" gibi bir cümle, verinin söylediğinden çok daha fazlasını söylüyor.
Bu bulgu, iletişim ile ilişki memnuniyeti arasındaki bağın iki yönlü ve sanıldığından zayıf olduğunu gösteriyor. Mutsuz bir evlilikte insanlar daha çok eleştiriyor, daha çok savunuyor, daha çok susuyor; ama bu davranışlar da evliliği bir ölçüde daha mutsuz kılıyor. Dört davranış hem bir belirti hem bir neden olabilir; ve hiçbiri tek başına bir evliliğin kaderini belirlemiyor. M06-D12'de iletişim eğitiminin sınırlarını tartarken vardığımız ölçülülük, burada da geçerli.
Yaygın yanlış"Bu dört davranış evliliğimizde varsa boşanmamız kaçınılmaz."
Bu davranışların ilişkinin bozulmasıyla ilişkili olduğuna dair kanıtlar var; ama yüksek öngörü doğruluğu iddiaları büyük ölçüde aynı örneklemde hesaplanmış oranlara dayanıyor, öne çıkan bir çalışmanın klinik önerileri yöntem açısından eleştirildi ve Lavner ve arkadaşlarının çalışmasında iletişim ile memnuniyet arasındaki bağ her iki yönde de zayıftı. Bu davranışlar bir risk işareti olabilir; bir hüküm değil.
Yaygın yanlış"Bu dört davranıştan kurtulursak ilişkimiz düzelir."
Lavner ve arkadaşlarının bulgusu, iletişimin memnuniyetin belirleyicilerinden yalnızca biri olduğunu, ve iletişim ile memnuniyet arasındaki bağın sanıldığından zayıf olduğunu gösteriyor. Bu davranışları azaltmak değerli; ama stres, bağlılık, kişilik ve yaşam koşulları gibi başka etkenler de bir ilişkinin seyrini belirliyor.
Usta katmanı
Çift terapisinde bu dört davranışın adlandırılması, çiftlere kendi etkileşimlerini görmelerinde yardımcı olabilir. Ama terapist, bu adların çiftin elinde birbirini suçlamanın yeni bir diline dönüşme riskine karşı dikkatli olmalı. "Sen duvar örüyorsun" demek, "Sen hep susuyorsun" demenin daha bilimsel görünen bir biçimi olabilir.
Daha yararlı bir yol, her davranışın arkasındaki ihtiyacı aramak olabilir: Eleştiren eş çoğu zaman karşılanmayan bir istekten, savunan eş haksızlığa uğradığı duygusundan, duvar ören eş taşma korkusundan, küçümseyen eş ise birikmiş bir kırgınlıktan konuşuyor olabilir. Davranış değişmeden önce, bu ihtiyaçların görülmesi gerekebilir.
Terapist ayrıca, bir çiftin bu dört davranıştan birini ya da hepsini göstermesini, terapinin umutsuz olduğu anlamına almamalı. Stanley ve arkadaşlarının eleştirisi ve Lavner ve arkadaşlarının bulgusu, bu davranışlarla ilişkinin geleceği arasındaki bağın kesin olmadığını hatırlatıyor. Bu davranışlar terapinin hedefi olabilir; ama bir kehanet değil.
Son olarak, küçümseme bir noktadan sonra duygusal istismara dönüşebilir: sürekli aşağılama, alay etme, eşi başkalarının önünde küçük düşürme. Böyle bir örüntü, bir iletişim sorunu olarak değil, bir güvenlik ve istismar meselesi olarak ele alınmalı; ve çifti birlikte görmeden önce, güvenliği tartan bir ön görüşmeyi gerektirebilir.
Kanıtın sınırı
Dörtlüyü destekleyen bulguların çoğu tek bir laboratuvarın birbiriyle örtüşen küçük örneklemlerinden çıktı. Yüz ifadeleri çalışması 1983'te incelenen 79 çifte, basamaklar kuramı ise bu tür örneklemlerden yapılan bir senteze dayanıyor. Bulgular bağımsız araştırma gruplarında ve farklı örneklemlerde ne kadar tekrarlandığına göre değerlendirilmeli.
Öngörü doğruluğu iddiaları, öngörünün aynı örneklemde hesaplanması nedeniyle şişmiş olabilir; ve Stanley ve arkadaşlarının eleştirdiği yöntem sorunları, bu alandaki bazı güçlü önerilerin dayanağını zayıflatıyor. Lavner ve arkadaşlarının bulgusu, iletişim ile memnuniyet arasındaki bağın her iki yönde de zayıf olduğunu göstererek, bu dört davranışın ilişkinin seyrindeki ağırlığına dair beklentiyi aşağı çekiyor.
Bu dörtlünün popüler kaynaklardaki yayılma biçimi, kanıtın kendisinden çok daha kesin bir dil kullanıyor. Bu çalışmaların hiçbiri Türkiye'deki çiftlerle yapılmadı; bir davranışın, örneğin susmanın, farklı kültürlerde farklı bir anlam taşıyabileceği de hesaba katılmalı.
Kendin dene
Aklında kalsın
Eleştiri, küçümseme, savunmacılık ve duvar örme, ilişkinin bozulmasıyla ilişkilendirilen dört davranış; ilk ikisi M06-D05'te tanımlandı, son ikisi bu derste.
Savunmacılık eşin söylediğinde haklı olabilecek parçayı duymamayı, duvar örme ise etkileşimden tamamen çekilmeyi anlatıyor; duvar ören kişi çoğu zaman umursamaz değil, bunalmış durumda.
Arkasındaki kuram, evliliklerin bir dizi basamaktan geçerek dağıldığını ve olumsuz algıların bir noktada genelleşip evliliğin bütün geçmişini yeniden yazdığını öne sürüyor.
Çatışma sırasındaki yüz ifadeleri, ilişkinin seyriyle ve sağlıkla ilişkili bulundu; bir göz devirme, bir sözcükten daha uzun bir iz bırakabilir.
Bu davranışlar bir risk işareti, bir hüküm değil: Yüksek öngörü doğruluğu iddiaları şişmiş olabilir, ve iletişim ile memnuniyet arasındaki bağ her iki yönde de sanıldığından zayıf.
Sonraki derse köprü
Bu derste bir tartışmanın içinde ortaya çıkan dört davranışa baktık. Ama bir tartışmanın nasıl ilerleyeceği, çoğu zaman ilk birkaç cümlede belirleniyor; ve eleştiri ile küçümseme en çok o ilk anlarda zarar veriyor. Bir tartışmanın ilk dakikalarının seyrine etkisi ve aynı şikâyeti daha yumuşak kurmanın yolları, sıradaki dersin konusu: Sert başlangıç.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.