İçeriğe geç

M04-D02

Kaygı ve kaçınma boyutları

Yetişkin bağlanmasını kategoriler yerine iki boyutlu bir alanda konumlandırır ve bunun neden daha doğru olduğunu açıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M04, Yetişkin bağlanması · 2.460 kelime · 15 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Yetişkin bağlanması iki ayrı boyutla anlatılabilir: terk edilme ve sevilmeme endişesini anlatan bağlanma kaygısı ve yakınlıktan ve bağımlılıktan duyulan rahatsızlığı anlatan bağlanma kaçınması.

Bu iki boyutun birleşimleri dört köşe tanımlar: güvenli, saplantılı, kayıtsız ve korkulu; ama bunlar ayrı tipler değil, sürekli bir haritanın bölgeleridir.

Taksometrik çözümlemeler yetişkin bağlanmasının kategorilerden çok boyutlarla tutarlı olduğunu gösteriyor; tek bir etiket, bir kişinin bağlanmasının bütününü taşımaz.

Kaygı ve kaçınma ilişkiyi farklı biçimlerde etkiliyor: Kaçınma memnuniyet, bağlılık duygusu ve destekle, kaygı ise çatışmayla daha güçlü ilişkili.

Bağlanma kaygısı bir kaygı bozukluğu, bağlanma kaçınması da içe dönüklük değildir; aynı kişi farklı ilişkilerde haritanın farklı yerlerinde durabilir.

Açılış sahnesi

Yirmi yedi yaşındaki Deren, bir dergide üç kısa paragraf okuyor. Birincisi, yakınlığı rahatça yaşayan ve terk edilmekten pek korkmayan birini anlatıyor; ikincisi, başkalarına yakın olmaktan rahatsız olan birini; üçüncüsü ise eşinin onu yeterince sevmediğinden sürekli kaygılanan birini. Dergi, okurdan kendisine en çok uyan paragrafı seçmesini istiyor.

Deren üçüncü paragrafta kendini tanıyor: Sevgilisi Uğurcan bir mesaja geç cevap verdiğinde hemen kötü senaryolar kuruyor. Ama ikinci paragrafa hiç benzemiyor; yakınlıktan rahatsız olmuyor, tam tersine daha fazlasını istiyor. Uğurcan ise ikinci paragrafı seçiyor: Deren çok yaklaştığında kendini sıkışmış hissediyor. Ama Deren bir iş için iki hafta başka bir şehre gittiğinde, Uğurcan'ın da uykuları kaçıyor. Uğurcan için de tek bir paragraf yetmiyor.

Deren ile Uğurcan'ın karşılaştığı sorun, araştırmacıların da karşılaştığı bir sorundu: İnsanlar bağlanma kategorilerine düzgünce yerleşmiyordu. Bu ders, yetişkin bağlanmasının kategoriler yerine iki ayrı boyutta nasıl düşünülebileceğini ve bu iki boyutun ilişkileri nasıl farklı biçimlerde etkilediğini ele alıyor.

Bu derste ne olacak

Önce yetişkin bağlanmasının iki boyutunu, bağlanma kaygısını ve bağlanma kaçınmasını tanımlayacağız. Ardından bu iki boyutun birleşimlerinden doğan dört kategorili bir modeli göreceğiz. Sonra dersin merkezi sorusuna geçeceğiz: Bağlanma gerçekten birbirinden ayrı tiplerden mi oluşuyor, yoksa herkesin bir yerde durduğu sürekli boyutlardan mı? Bu soruyu, kategoriler ile boyutları birbirinden ayırmak için geliştirilmiş bir yöntemle sınayan bir araştırmayla tartışacağız. Ardından iki boyutun ilişki niteliğini nasıl farklı biçimlerde etkilediğini gösteren bir meta-analize bakacağız. Son olarak bu boyutların neyi ölçmediğini, yani bir kaygı bozukluğunu ya da içe dönüklüğü anlatmadığını konuşacağız.

Bu ders kimseye bir bağlanma etiketi vermiyor. Tersine, dersin ana bulgusu etiketlerin sınırlı olduğu.

Sıfır noktası

M04-D01'de bağlanmayı yetişkinlerde ölçmeye girişen öncü çalışmanın insanları üç kategoriden birine yerleştirdiğini görmüştük. Sonraki araştırmalar, bu kategorilerin arkasında iki ayrı soru olduğunu öne sürdü. Birinci soru: Bu kişi, sevdiği kişinin onu terk edeceğinden ya da yeterince sevmeyeceğinden ne kadar endişeleniyor? İkinci soru: Bu kişi, yakınlıktan ve bir başkasına bağımlı olmaktan ne kadar rahatsız oluyor?

Bu iki boyut birbirinden bağımsız düşünülüyor. Bir kişi kaygıda yüksek, kaçınmada düşük olabilir; ya da her ikisinde de yüksek. Açılıştaki Deren, kaygıda yüksek, kaçınmada düşük bir yerde duruyor. Uğurcan ise kaçınmada yüksek; ama Deren uzaktayken uykularının kaçması, onun kaygıda da sıfırda olmadığını gösteriyor.

Mekanizma

Dört köşe

İki boyutlu düşünce, bağlanmayı dört kategoriye ayıran bir modelle yaygınlaştı. Bu model iki soruya dayanıyordu: Kişinin kendine dair imgesi olumlu mu, olumsuz mu? Başkalarına dair imgesi olumlu mu, olumsuz mu?

Bu modelin dört köşesi, bugün kaygı ve kaçınma boyutlarıyla çizilen haritanın dört köşesine karşılık geliyor. Kaygıda ve kaçınmada düşük köşe güvenli bağlanmayı anlatıyor; bu kavramın bebeklikteki karşılığını Terapi Akademisi S01-P03-D06 tanımlamıştı. Öteki üç köşe ise şöyle.

Yaygın yanlış"Kaçınmacı insanlar sevmez; onlar duygusuz ve soğuk insanlardır."
Doğrusu

Bağlanma kaçınması, sevgisizlik değil, yakınlıktan ve bağımlılıktan duyulan bir rahatsızlık. Kaçınmada yüksek olan pek çok insan derin duygular yaşıyor, ama bu duyguları göstermekte, başkasına yaslanmakta zorlanıyor. Korkulu bağlanmada olduğu gibi, kaçınma bazen yakınlığa duyulan güçlü bir istekle ve incinme korkusuyla birlikte de görülebiliyor.

Kategori mi, boyut mu?

İki boyutlu harita, dört kategoriyi de, üç kategoriyi de bu haritanın bölgeleri olarak gösterebiliyor. Ama asıl soru şuydu: İnsanlar gerçekten birbirinden ayrı kümeler hâlinde mi duruyor, yoksa harita üzerinde sürekli bir dağılım mı gösteriyor? Bu soruyu yanıtlamak için özel bir yöntem kullanılıyor.

Bu bulgu, Temel Psikoloji M12-D10'da tartışılan tipoloji ile boyut ayrımını bağlanmaya taşıyor. İnsanları "kaygılı", "kaçınmacı" ya da "güvenli" diye etiketlemek, sürekli bir dağılımı yapay sınırlarla bölmek anlamına geliyor. Sınıra yakın duran biri, küçük bir değişimle bir etiketten öbürüne geçebiliyor; oysa gerçekte çok az değişmiş olabilir.

Yaygın yanlış"Herkes ya güvenli ya kaygılı ya da kaçınmacıdır; her insanın tek bir bağlanma tipi vardır."
Doğrusu

Taksometrik çözümlemeler yetişkin bağlanmasının ayrı tiplerden çok sürekli boyutlarda dağıldığını gösteriyor. Bir kişinin bağlanmasını iki boyuttaki konumuyla anlatmak, onu tek bir etiketle anlatmaktan daha doğru. Etiketler bir konuşmayı kolaylaştırabilir; ama bir kişinin bağlanmasının bütününü taşımaz.

Bulgunun bir başka önemli yanı, bağlanmanın yalnızca genel bir özellik olarak değil, belirli ilişkilere özgü olarak da ölçülebilmesi. Bir kişinin annesiyle, en yakın arkadaşıyla ve eşiyle bağlanması farklı yerlerde durabilir. Terapi Akademisi S01-P03-D06'da da aynı çocuğun farklı bakım verenlerle farklı örüntüler gösterebildiğini görmüştük.

İki boyut, iki farklı etki

Kaygı ve kaçınma iki ayrı boyutsa, ilişkileri de farklı biçimlerde etkiliyor olabilirler. Bir meta-analiz bu farkı doğrudan sınadı.

Bu bulgu iki boyutun ilişkide farklı izler bıraktığını düşündürüyor. Kaçınmada yüksek olan biri ilişkiden geri çekilerek yakınlığı ve desteği azaltabiliyor; kaygıda yüksek olan biri ise eşinin sevgisini sınamak, güvence aramak ve tehdit algıladığında tepki vermek yoluyla daha fazla çatışmaya girebiliyor.

Usta katmanı

Kaygı ve kaçınma boyutlarını kullanırken iki karışıklıktan kaçınmak gerekiyor. Birincisi, bağlanma kaygısını bir kaygı bozukluğuyla karıştırmak. İkincisi, bağlanma kaçınmasını içe dönüklükle karıştırmak.

Yaygın yanlış"Bağlanma kaygısı yüksek olan biri kaygı bozukluğu yaşıyordur."
Doğrusu

Bağlanma kaygısı, yakın ilişkilerde terk edilme ve sevilmeme endişesini anlatan bir boyut; bir tanı değil. Kaygı bozuklukları ise belirli ölçütlere göre konan ve ilişkiler dışında da hayatın pek çok alanını etkileyebilen klinik durumlar. İki durum birlikte görülebilir; ama biri öbürünü kanıtlamaz.

İki boyutlu harita, bir çiftin iki eşini aynı kâğıtta göstermek için de kullanılabilir. Bu kullanım, eşlerin birbirinin tepkilerini kişisel bir saldırı olarak değil, kendi haritalarındaki konumun bir yansıması olarak görmesine yardım edebilir.

Bir kişinin haritadaki yeri sabit de değil. Yaşam olayları, yeni ilişkiler ve bilinçli çaba bu yeri değiştirebiliyor; M04-D01'de bağlanmanın zaman içindeki kalıcılığının orta düzeyde olduğunu görmüştük.

Kanıtın sınırı

İki boyutlu modeli destekleyen bulguların çoğu öz bildirim ölçeklerine dayanıyor; yani kişilerin kendi duygu ve davranışlarını nasıl anlattığına. Kaçınmada yüksek olan insanların kendi ihtiyaçlarını ve sıkıntılarını küçümseme eğiliminde olabilmesi, öz bildirimin bu boyutu tam olarak yakalayıp yakalamadığı konusunda bir soru işareti yaratıyor. Ölçüm yöntemleri arasındaki farklara M04-D03 ayrılmış durumda.

Kaygı ve kaçınmanın ilişki niteliğiyle bağını gösteren meta-analiz ilişkisel. Bağlanma kaygısı çatışmayı artırabilir; ama çatışmalı bir ilişki de kişinin kaygısını artırabilir. Bu iki yönü birbirinden ayırmak için aynı çiftleri zaman içinde izleyen araştırmalar gerekiyor.

Son olarak, dört kategorili modelin ve iki boyutlu haritanın kültürler arasında aynı biçimde işleyip işlemediği tartışmalı. Bağımsızlığın ve karşılıklı bağımlılığın farklı değer gördüğü kültürlerde, kaçınmanın anlamı ve ölçümü farklı olabilir; bu tartışma M04-D12'de ele alınacak.

Kendin dene

Aklında kalsın

Yetişkin bağlanması iki ayrı boyutla anlatılabilir: terk edilme ve sevilmeme endişesini anlatan bağlanma kaygısı ve yakınlıktan ve bağımlılıktan duyulan rahatsızlığı anlatan bağlanma kaçınması.

Bu iki boyutun birleşimleri dört köşe tanımlar: güvenli, saplantılı, kayıtsız ve korkulu; ama bunlar ayrı tipler değil, sürekli bir haritanın bölgeleridir.

Taksometrik çözümlemeler yetişkin bağlanmasının kategorilerden çok boyutlarla tutarlı olduğunu gösteriyor; tek bir etiket, bir kişinin bağlanmasının bütününü taşımaz.

Kaygı ve kaçınma ilişkiyi farklı biçimlerde etkiliyor: Kaçınma memnuniyet, bağlılık duygusu ve destekle, kaygı ise çatışmayla daha güçlü ilişkili.

Bağlanma kaygısı bir kaygı bozukluğu, bağlanma kaçınması da içe dönüklük değildir; aynı kişi farklı ilişkilerde haritanın farklı yerlerinde durabilir.

Sonraki derse köprü

Bu dersteki boyutlar çoğunlukla insanların kendileri hakkında doldurduğu anketlerle ölçülüyor. Ama bağlanmayı ölçmenin başka bir geleneği daha var: Bu gelenekte insanlara çocukluklarındaki ilişkileri soruluyor ve ne anlattıklarından çok, nasıl anlattıkları değerlendiriliyor. Bu iki yöntem aynı şeyi mi ölçüyor? Bu sorunun peşine düşen ders: Bağlanmayı ölçmek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.