M03-D10
Sevgi dilleri tartışması
Popüler sevgi dilleri modelini tanıtır ve bu modeli sınayan araştırmaların bulgularını aktarır.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M03, Aşkın psikolojisi · 2.623 kelime · 15 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 17 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Sevgi dilleri modeli üç varsayıma dayanıyor: herkesin bir birincil dili olduğu, tam olarak beş dil bulunduğu ve eşlerin birbirinin dilini konuştuğunda daha memnun olduğu.
Beş sevgi biçimi veride birbirinden ayırt edilebiliyor; ama her insanın bunlardan birini ötekilerden açıkça üstün tuttuğu varsayımına güçlü destek yok.
Sevgi dili eşleşmesinin memnuniyeti artırdığına dair kanıt sınırlı; bir araştırmada memnuniyeti öz düzenleme daha güçlü açıkladı; eşin tercih ettiği biçimde sevgi göstermek ise memnuniyetle ilişkili bulundu.
Sevgiyi tek bir dile değil, pek çok besinin dengeli biçimde alınmasına benzetmek, araştırmaların tablosuna daha iyi uyuyor.
Model ihtiyaçları adlandırmaya yardım edebilir; ama bir sevgi dili, eşin rızasını ortadan kaldırmaz ve bir zararın üstünü örtmez.
Açılış sahnesi
Berna, bir arkadaşının önerisiyle internette "Sevgi dilin hangisi?" testini çözüyor. Sonuç: nitelikli zaman. Eşi Aykut'a da çözdürüyor; onunki hizmet davranışları çıkıyor. Berna her şeyin birden açıklandığını hissediyor. Aykut evdeki bozuk musluğu tamir ettiğinde, arabasının lastiklerini değiştirdiğinde aslında sevgisini gösteriyormuş; Berna ise ondan yalnızca birlikte oturup konuşmalarını istiyormuş.
İlk haftalarda bu keşif ikisine de iyi geliyor. Ama birkaç ay sonra tartışmalarına yeni bir cümle giriyor. Berna, "Sen benim dilimi hiç konuşmuyorsun" diyor. Aykut ise savunmaya geçiyor: "Ben senin için her şeyi yapıyorum, bu da bir dil değil mi?" Testin sonuçları, bir anlaşma aracı olmaktan çıkıp birbirlerine karşı kullandıkları bir etikete dönüşmeye başlıyor.
Berna ile Aykut, son yıllarda çok yaygınlaşan bir modelin içinde düşünüyor. Bu model insanların sevgiyi beş farklı biçimde gösterip aldığını, herkesin bir "birincil dili" olduğunu ve eşler birbirinin dilini konuştuğunda ilişkinin güçlendiğini öne sürüyor. Bu ders, modelin neden bu kadar çekici olduğunu ve araştırmalarla sınandığında ne bulunduğunu ele alıyor.
Bu derste ne olacak
Önce modelin ne söylediğini ve hangi üç temel varsayıma dayandığını açıkça ortaya koyacağız. Ardından bu varsayımları sınayan araştırmalara bakacağız: beş sevgi dilinin gerçekten ayrı ayrı ölçülebilip ölçülemediği, eşlerin dillerinin eşleşmesinin memnuniyeti öngörüp öngörmediği ve eşin tercih ettiği biçimde sevgi göstermenin bir fark yaratıp yaratmadığı. Sonra bu araştırmaları birlikte okuyan bir değerlendirmeyi ve modelin yerine önerilen bir başka benzetmeyi göreceğiz. Son olarak modelin neden bu kadar yararlı göründüğünü ve hangi durumlarda zarar verebileceğini tartışacağız.
Bu ders sevgi dilleri kitabını okuyanların ya da testini çözenlerin yanıldığını söylemiyor. Pek çok çift bu modelle ilk kez birbirinin ihtiyaçları hakkında konuşmaya başladı. Ölçülebilen, modelin iddialarının ne kadarının araştırmayla desteklendiği.
Sıfır noktası
Model, 1990'ların başında bir evlilik danışmanının yazdığı popüler bir kitapla yaygınlaştı. Kitap, araştırma verisine değil, yazarın danışmanlık deneyimine dayanıyordu.
Modelin üç temel varsayımı var. Birincisi, her insanın bir birincil sevgi dili olduğu. İkincisi, tam olarak beş sevgi dili bulunduğu. Üçüncüsü, eşler birbirinin birincil dilini konuştuğunda ilişkinin daha doyurucu olduğu. Bu üç varsayım birbirinden bağımsız olarak sınanabilir: Biri doğru, öteki yanlış çıkabilir.
Mekanizma
Beş ayrı dil var mı?
Modelin ikinci varsayımını, yani beş ayrı sevgi dili olduğunu sınayan çalışmalardan biri, sevgi dili maddelerinin veride beş ayrı etkene ayrışıp ayrışmadığına baktı.
Bu bulgu modelin bir yanını destekliyor: Sevgi göstermenin bu beş biçimi birbirinden ayırt edilebiliyor ve ilişkiyi sürdürmek için yapılan davranışlarla bağlantılı. Ama bu, birinci varsayımı, yani her insanın bu beş biçimden birini ötekilerden açıkça üstün tuttuğunu göstermiyor.
Diller eşleşince ilişki daha mı iyi?
Modelin en çok bilinen iddiası üçüncü varsayımı: Eşlerin birincil dilleri uyuştuğunda ya da eşler birbirinin dilini konuştuğunda ilişki daha doyurucu oluyor. Bir araştırma bunu çiftlerde doğrudan sınadı.
Bu bulgu önemli bir şey söylüyor: Bir ilişkinin memnuniyeti, iki eşin aynı "dili" konuşmasından çok, eşlerin kendi duygularını ve tepkilerini nasıl yönettiğine bağlı görünüyor.
Yaygın yanlış"Eşimle sevgi dillerimiz eşleşirse ilişkimiz iyi gider; eşleşmiyorsa uyumsuzuz demektir."
Sevgi dili eşleşmesinin memnuniyeti artırdığına dair kanıt sınırlı. Bir araştırmada memnuniyeti, eşlerin duygularını ve tepkilerini yönetebilmesi daha güçlü biçimde açıkladı. Dilleri farklı olan çiftler de çok doyurucu bir ilişki yaşayabilir; dilleri aynı olan çiftler de zorlanabilir.
Eşin istediği biçimde sevmek
Bir başka araştırma soruyu biraz farklı sordu. Eşlerin dillerinin aynı olmasına değil, bir eşin sevgiyi, öbürünün almak istediği biçimde gösterip göstermediğine baktı.
Bu bulgu, modelin özünde doğru olabilecek bir şeye işaret ediyor: Eşin neyi sevgi olarak algıladığını bilmek ve ona göre davranmak bir fark yaratabilir. Ama bunun için bir test sonucuna değil, eşe dikkat etmeye ve ona sormaya ihtiyaç var. Bu fikir, ilişki biliminin uzun süredir üzerinde durduğu bir kavrama, eşin ihtiyaçlarına duyarlı olmaya çok yakın.
Değerlendirme ve başka bir benzetme
Bu alandaki çalışmaları toplu olarak tartan bir değerlendirme, tabloyu şöyle özetledi.
Bu benzetme, Celil'in "Bana hepsi önemli" cümlesine daha iyi uyuyor. Bir insan yalnızca tek bir besinle sağlıklı kalamaz; bir ilişki de yalnızca bir sevgi biçimiyle beslenmeyebilir. Bir besinin uzun süre eksik kalması ise, öteki besinler bol olsa bile bir yoksunluğa yol açabilir.
Yaygın yanlış"Herkesin tek bir birincil sevgi dili vardır ve bu ömür boyu değişmez."
Sevgi dilleri üzerine çalışmalar, her insanın bir birincil dili olduğu varsayımına güçlü destek sağlamıyor. Pek çok insan birden fazla sevgi biçimine benzer önem veriyor ve test sonuçları zamanla değişebiliyor. Bir insanın ihtiyaçları, hayatının evresine, ilişkinin durumuna ve o günkü yorgunluğuna göre de değişebilir.
Usta katmanı
Modelin bu kadar popüler olmasının iyi nedenleri var. İnsanlara ilişkideki ihtiyaçlarını adlandırma imkânı veriyor; "Benim için sözler önemli" demek, "Sen beni hiç takdir etmiyorsun" demekten daha yapıcı bir başlangıç olabiliyor. Ama aynı model, yanlış kullanıldığında bir etikete, hatta bir baskı aracına dönüşebiliyor.
Modelin en ciddi riski, bir sevgi biçiminin eşten talep edilen bir hak gibi sunulması. Özellikle fiziksel temas söz konusu olduğunda, "Benim sevgi dilim bu" cümlesi, eşin istemediği bir yakınlığa baskı yapmak için kullanılabilir. Hiçbir sevgi dili, eşin rızasını ortadan kaldırmaz.
Yaygın yanlış"Benim sevgi dilim buysa eşim bunu bana vermek zorundadır."
Bir ihtiyacı dile getirmek ile onu bir yükümlülük olarak talep etmek aynı şey değil. Özellikle fiziksel temas ve cinsellik söz konusu olduğunda, eşin her an hayır deme hakkı var. Bir ihtiyacın karşılanmaması konuşulacak bir konu olabilir; ama bir sevgi dili, eşi istemediği bir şeye zorlamanın gerekçesi olamaz.
Bir başka risk, sevgi dili kavramının istismarı gizlemek için kullanılması. Şiddet ya da aşağılamanın ardından gelen hediyeler ve özürler, "onun sevgi dili hediye" diye yorumlandığında, bir döngü bir sevgi biçimi gibi görünebiliyor. Şiddet ve kontrolün döngüleri M13'te ele alınacak; burada önemli olan, hiçbir sevgi biçiminin bir zararı telafi etmediği.
Modelin ticari bir yanı da var. Sevgi dili üzerine kurslar, danışmanlık paketleri ve uygulamalar çoğaldı. Bunların bir kısmı çiftlere ihtiyaçları hakkında konuşmayı öğretebilir; ama vaatlerini araştırmaların söylediğinin ötesine taşıdıklarında, popüler ilişki tavsiyesini sınamak için M01-D08'in önerdiği ölçütler burada da geçerli.
Kültür de bu tartışmaya bir katman ekliyor. Beş sevgi dili, belirli bir kültürün sevgiyi nasıl gösterdiğine dair gözlemlerden doğdu. M03-D09'da sevginin gösterim biçimlerinin kültürden kültüre değiştiğini görmüştük; bir kültürde en güçlü sevgi göstergesi sayılan şey, başka bir kültürde kategorilerin hiçbirine tam oturmayabilir.
Kanıtın sınırı
Sevgi dilleri üzerine görgül araştırmalar oldukça az ve küçük örneklemlere dayanıyor; burada aktarılan çift araştırmaları 67 ve 100 çiftle yapıldı ve ikisi de yalnızca karşı cinsten çiftleri kapsıyor. Araştırmaların çoğu kesitsel; memnun çiftlerin birbirinin tercihlerine daha çok uyması da, birbirinin tercihlerine uymanın memnuniyeti artırması da mümkün.
Beş etkenli yapıyı destekleyen bulgu ile her insanın bir birincil dili olduğu varsayımı farklı şeyler. İlki, sevgi gösterme biçimlerinin birbirinden ayırt edilebildiğini gösteriyor; ikincisi ise insanların bu biçimlerden birini ötekilerden açıkça üstün tuttuğunu iddia ediyor ve bu iddia için kanıt zayıf.
Son olarak, modelin Türkiye'deki çiftlerde nasıl işlediğine dair burada dayanılan bir bulgu yok. Testin Türkçe biçimlerinin ölçme özellikleri de bilinmiyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Sevgi dilleri modeli üç varsayıma dayanıyor: herkesin bir birincil dili olduğu, tam olarak beş dil bulunduğu ve eşlerin birbirinin dilini konuştuğunda daha memnun olduğu.
Beş sevgi biçimi veride birbirinden ayırt edilebiliyor; ama her insanın bunlardan birini ötekilerden açıkça üstün tuttuğu varsayımına güçlü destek yok.
Sevgi dili eşleşmesinin memnuniyeti artırdığına dair kanıt sınırlı; bir araştırmada memnuniyeti öz düzenleme daha güçlü açıkladı; eşin tercih ettiği biçimde sevgi göstermek ise memnuniyetle ilişkili bulundu.
Sevgiyi tek bir dile değil, pek çok besinin dengeli biçimde alınmasına benzetmek, araştırmaların tablosuna daha iyi uyuyor.
Model ihtiyaçları adlandırmaya yardım edebilir; ama bir sevgi dili, eşin rızasını ortadan kaldırmaz ve bir zararın üstünü örtmez.
Sonraki derse köprü
Bu modülde aşkı biçimleri, bileşenleri, tarzları ve dilleriyle ele aldık. Ama bir soru hep arka planda kaldı: Neden bazı insanlar eşlerinden sürekli güvence isterken, bazıları yakınlık arttıkça geri çekiliyor? Bu farkların kökü, insanın hayatının ilk yıllarında kurduğu bağlara uzanıyor olabilir. Bağlanma kuramının bebeklik araştırmalarından yetişkin aşkına nasıl taşındığı ve bu taşımanın hangi varsayımlara dayandığı, yeni modülün ilk dersinin konusu: Bebeklikten yetişkin ilişkilerine.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.