İçeriğe geç

M03-D08

Romantik idealler ve beklentiler

Eşten beklentilerin tarih içinde nasıl büyüdüğünü ve yüksek beklentinin ilişkiyi ne zaman beslediğini, ne zaman yorduğunu açıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M03, Aşkın psikolojisi · 2.729 kelime · 15 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 18 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İdeal, inanç ve beklenti farklı kavramlar; ilişkilerde zarar çoğu zaman inancın kendisinden değil, belirli bir ilişkide beklenen ile yaşanan arasındaki farktan geliyor gibi görünüyor.

Boğulma modeline göre evlilikten istenen şeyler kendini gerçekleştirme gibi üst düzey ihtiyaçlara kaydı; bu ihtiyaçlar daha çok zaman ve emek istiyor, ama evliliğe ayrılan kaynak aynı ölçüde artmadı.

Model üç yol öneriyor: var olan zamanı daha iyi kullanmak, evliliğe daha çok kaynak ayırmak ve bazı ihtiyaçları başka ilişkilere dağıtmak; duygusal ihtiyaçları birden çok ilişkiye dağıtmak iyi oluşla ilişkili bulundu.

Olumlu beklentiler, eşlerin iletişim becerileri iyi olduğunda memnuniyeti koruyabiliyor; beceriler zayıfken ise daha dik bir düşüşle ilişkili olabiliyor.

Bazı beklentiler, saygı görmek, güvende olmak ve aşağılanmamak gibi, düşürülmesi gereken beklentiler değil, bir ilişkinin asgari koşullarıdır.

Açılış sahnesi

Otuz bir yaşındaki Ceylin, üç yıllık eşi Bekir'den çok şey bekliyor. Onun en yakın arkadaşı olmasını, kariyer kararlarında ona akıl vermesini, kötü bir günün sonunda ne hissettiğini söylemeden anlamasını, onunla yeni ülkeler gezmesini ve yıllar geçse de onu heyecanlandırmasını istiyor. Bir akşam işten çok yorgun döndüğünde Bekir ona ne olduğunu sorunca öfkeleniyor: "Üç yıldır birlikteyiz, hâlâ yüzümden anlayamıyor musun?"

Hafta sonu babaannesini ziyaret ettiğinde bunu anlatıyor. Seksen iki yaşındaki babaannesi, on sekiz yaşında evlendiği dedesini düşünerek gülümsüyor: "Biz kocamızdan bu kadar şey beklemezdik kızım. Evi geçindirsin, bize iyi davransın, çocuklara iyi baba olsun, yeterdi."

Ceylin o gece ikisinden hangisinin haklı olduğunu düşünüyor. Babaannesinin evliliği daha mı sağlamdı, yoksa yalnızca daha az şey mi istiyordu? Kendi beklentileri evliliğini zenginleştiriyor mu, yoksa onu yoruyor mu? Bu ders, eşten beklentilerin tarih içinde nasıl değiştiğini ve yüksek beklentilerin hangi koşullarda bir ilişkiyi beslediğini, hangi koşullarda onu yorduğunu araştırmalarla ele alıyor.

Bu derste ne olacak

Önce romantik ideal, romantik inanç ve beklenti kavramlarını birbirinden ayıracağız. Ardından evliliğin amacının tarih içinde nasıl değiştiğini öne süren bir modeli tanıyacağız: Bu modele göre eşlerden istenen şeyler arttı, ama onlara ayrılan zaman ve emek aynı ölçüde artmadı. Sonra bu modelin önerdiği çözümleri ve onlardan birini destekleyen bir araştırmayı göreceğiz. Ardından olumlu beklentilerin bir ilişkiyi ne zaman koruduğunu, ne zaman zarar verdiğini gösteren bir araştırmaya ve romantik inançların sanıldığı kadar zararlı olup olmadığını soran başka bir araştırmaya bakacağız. Son olarak hangi beklentilerin düşürülmemesi gerektiğini tartışacağız.

Bu ders yüksek ya da düşük beklentinin doğru olduğunu söylemiyor. Bir insanın evlilikten ne istediği, onun değerlerine ve hayatına bağlı. Ölçülebilen, beklentilerin, o beklentileri karşılamaya ayrılan kaynaklarla ve iki eşin becerileriyle nasıl etkileştiği.

Sıfır noktası

Bu derste üç kavram iç içe geçiyor. İdeal, bir eşin ya da ilişkinin nasıl olması gerektiğine dair zihinde taşınan resim; M02-D05 ideal eş tercihlerinin gerçek seçimlerle nasıl ilişkilendiğini ele almıştı. İnanç, aşkın ve ilişkilerin genel olarak nasıl işlediğine dair kanaatler. Beklenti ise belirli bir ilişkiden, belirli bir eşten ne umulduğu.

Ceylin'in babaannesine karşı söylediği şey bir beklenti; ama arkasında bir inanç da var: Gerçekten seven biri, söylenmeden anlar. M01-D07 bu inancı işlevsiz ilişki inançları arasında zihin okuma beklentisi adıyla ele almıştı. M01-D09 ise ruh eşi inancı ile emekle yürütme inancının ilişkilerde nasıl farklı sonuçlarla birlikte görüldüğünü tartışmıştı.

Mekanizma

Evliliğin değişen amacı

Bir araştırma ekibi, tarih, sosyoloji ve psikolojiden gelen bulguları bir araya getirerek Amerika'daki evliliğin nasıl değiştiğine dair bir model önerdi.

Aynı ekip daha sonra modelin bir başka sonucunu vurguladı: Kendini gerçekleştirme ihtiyaçlarını karşılayabilen evlilikler, geçmişin en iyi evliliklerinden bile daha doyurucu olabiliyor; ama bunu başaramayan evliliklerin oranı da arttı. Evlilik, giderek bir "ya hep ya hiç" kurumuna dönüşüyor.

Üç çıkış yolu

Modelin önerdiği üç çözüm, farklı çiftlere farklı yollar açıyor. Birincisi, var olan sınırlı zamanı daha iyi kullanmak; örneğin kısıtlı bir saati telefonla değil, birbirine dönük geçirmek. İkincisi, evliliğe daha çok zaman ve emek ayırmak. Üçüncüsü, evlilikten bazı üst düzey ihtiyaçlar konusunda daha az şey istemek ve o ihtiyaçları başka ilişkilere de dağıtmak.

Üçüncü öneri, eşten daha az şey istemek, ilk bakışta bir kayıp gibi görünebilir. Ama bir başka araştırma, duygusal ihtiyaçları birden çok ilişkiye dağıtmanın kendi başına bir yararı olabileceğini gösteriyor.

Yaygın yanlış"Doğru kişi bütün ihtiyaçlarını karşılar; karşılamıyorsa yanlış kişiyle birliktesin."
Doğrusu

Hiçbir eş bir insanın bütün ihtiyaçlarını tek başına karşılayamaz. Evlilikten istenen şeyler arttıkça, bu beklentiyi karşılamak giderek zorlaşıyor. Araştırmalar duygusal ihtiyaçları birden çok ilişkiye dağıtmanın iyi oluşla ilişkili olduğunu gösteriyor. Eşin bir ihtiyacını karşılayamaması, onun "yanlış kişi" olduğunu değil, o ihtiyacın başka bir kaynağa da ihtiyaç duyduğunu gösterebilir.

Olumlu beklenti: koruyucu mu, riskli mi?

M02-D09'da yeni evlilerin neredeyse tamamının evliliklerinin önümüzdeki yıllarda hiç kötüleşmeyeceğini düşündüğünü ve en iyimser tahminin bazen en riskli ilişkilerde görüldüğünü ele almıştık. Bir başka araştırma, olumlu beklentilerin etkisinin çiftin becerilerine bağlı olup olmadığını sordu.

Bu bulgu "Beklentini yüksek tut" ya da "Beklentini düşük tut" gibi basit öğütlerin ikisini de sorguluyor. Olumlu beklenti, onu karşılayabilecek becerilerle birleştiğinde koruyucu olabiliyor; beceriler zayıfken ise yüksek beklenti, gerçekle arasındaki farkı büyütüp hayal kırıklığını derinleştirebiliyor.

Yaygın yanlış"Beklentini düşük tut; böylece hiç hayal kırıklığına uğramazsın."
Doğrusu

Araştırmalar düşük beklentinin her durumda koruyucu olmadığını gösteriyor: İletişim becerileri iyi olan çiftlerde olumlu beklenti, memnuniyetin korunmasıyla ilişkili. Ayrıca bazı beklentiler, örneğin saygı görmek, güvende olmak ve şiddetsiz bir ilişki, düşürülmesi gereken beklentiler değil; bir ilişkinin asgari koşulları.

Romantik inançlar zararlı mı?

Romantik inançların, örneğin ilk görüşte aşkın ya da ruh eşinin varlığına inanmanın, gerçekçi olmayan beklentilere yol açıp ilişkilere zarar verdiği sık dile getirilen bir kaygı. Bir araştırma bu kaygıyı doğrudan sınadı.

Bu bulgu, M01-D09'daki tartışmayla birlikte okunduğunda ilginç bir tablo çiziyor. Ruh eşine inanmak kendi başına zararlı görünmüyor; zarar daha çok, bir ilişkide beklenen ile yaşanan arasındaki farktan geliyor gibi görünüyor.

Yaygın yanlış"Ruh eşine ya da ilk görüşte aşka inanmak gerçekçi olmayan beklentiler yaratır ve ilişkiyi bozar."
Doğrusu

Genç yetişkinlerle yapılan bir araştırmada romantik inançlar daha yüksek memnuniyet ve bağlılıkla ilişkiliydi ve karşılanmamış beklentilerle ilişkili bulunmadı. Memnuniyeti düşüren şey, inancın kendisinden çok, belirli bir ilişkide beklenen ile yaşanan arasındaki farktı. Bu tek bir kesitsel araştırma; ama romantik inançların otomatik olarak zararlı olduğu görüşünü sorgulamaya yetiyor.

Usta katmanı

Beklentileri tartışırken önemli bir ayrım gerekiyor. Bazı beklentiler, örneğin eşin her duyguyu sezmesi ya da her gün heyecan yaratması, bir ilişkiyi yorabilecek kadar yüksek olabilir. Ama bazı beklentiler hiçbir koşulda bir "fazla beklenti" sayılmamalı: saygı görmek, fiziksel ve duygusal olarak güvende olmak, aşağılanmamak, kendi kararlarını verebilmek. Beklentileri düşürme öğüdü, bu asgari koşulları kapsamamalı.

Kuşaklar arasındaki farklar da önemli. Açılıştaki Ceylin ile babaannesinin evlilik anlayışları arasındaki fark, yalnızca bireysel bir fark değil; iki farklı dönemin evlilikten ne istediğinin bir yansıması.

Terapi açısından, beklentiler sık sık bir çiftin çatışmasının görünmeyen zemini oluyor. Çift aynı olay hakkında tartışırken, aslında iki farklı beklentiyi tartışıyor olabilir. Bir terapistin işi çoğu zaman o beklentileri görünür kılmak: Her eşin ilişkiden ne istediğini, bunun nereden geldiğini ve bunun için ne kadar zaman ve emek ayırmaya hazır olduğunu konuşmak.

Kanıtın sınırı

Boğulma modeli Amerika'daki evliliğin tarihine dair bir çözümleme ve kuramsal bir değerlendirme; tarihsel iddiaları ve evlilik niteliğinin zaman içinde gerçekten düşüp düşmediği tartışmalı. Türkiye'de evliliğin tarihsel seyri, aile yapısı ve evlilikten beklenenler farklı olabilir; modelin buraya ne kadar taşınabileceği ayrıca sınanmalı.

Beklentilerle ilgili bulguların çoğu ilişkisel. Romantik inançların memnuniyetle birlikte görülmesi, mutlu ilişkilerdeki insanların daha romantik inançlar benimsemesinden de kaynaklanabilir. Olumlu beklentilerin becerilerle etkileşimini gösteren araştırma ise uzunlamasına; ama tek bir örneklemde ve evliliğin yalnızca ilk dört yılını kapsıyor.

Duygusal ihtiyaçları birden çok ilişkiye dağıtmaya dair araştırma romantik ilişkilere özgü değil. Eşten bazı ihtiyaçlar konusunda daha az şey istemenin evlilik niteliğini nasıl etkilediği, doğrudan sınanması gereken bir soru.

Kendin dene

Aklında kalsın

İdeal, inanç ve beklenti farklı kavramlar; ilişkilerde zarar çoğu zaman inancın kendisinden değil, belirli bir ilişkide beklenen ile yaşanan arasındaki farktan geliyor gibi görünüyor.

Boğulma modeline göre evlilikten istenen şeyler kendini gerçekleştirme gibi üst düzey ihtiyaçlara kaydı; bu ihtiyaçlar daha çok zaman ve emek istiyor, ama evliliğe ayrılan kaynak aynı ölçüde artmadı.

Model üç yol öneriyor: var olan zamanı daha iyi kullanmak, evliliğe daha çok kaynak ayırmak ve bazı ihtiyaçları başka ilişkilere dağıtmak; duygusal ihtiyaçları birden çok ilişkiye dağıtmak iyi oluşla ilişkili bulundu.

Olumlu beklentiler, eşlerin iletişim becerileri iyi olduğunda memnuniyeti koruyabiliyor; beceriler zayıfken ise daha dik bir düşüşle ilişkili olabiliyor.

Bazı beklentiler, saygı görmek, güvende olmak ve aşağılanmamak gibi, düşürülmesi gereken beklentiler değil, bir ilişkinin asgari koşullarıdır.

Sonraki derse köprü

Boğulma modeli Amerika'daki evliliğin tarihini anlatıyor; Ceylin ile babaannesinin farkı ise Türkiye'de iki kuşağın farkı. Romantik aşkın evlilikteki yeri her toplumda aynı mı? Evliliğin aşka dayanması gerektiği düşüncesi evrensel mi, yoksa belirli bir dönemin ve kültürün ürünü mü? Bu soruların izini süren karşılaştırmalar bir sonraki dersin konusu: Aşk ve kültür.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.