M03-D02
Aşkın üç bileşeni
Yakınlık, tutku ve bağlılık bileşenlerinin farklı birleşimlerini örnek ilişkiler üzerinde ayırt eder.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M03, Aşkın psikolojisi · 2.914 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Üçgen aşk kuramına göre aşk; yakınlık, tutku ve karar ile bağlılık bileşenlerinden oluşur ve bu bileşenlerin farklı birleşimleri farklı aşk türleri ortaya çıkarır.
Hoşlanma, tutulma, boş aşk, romantik aşk, arkadaşça aşk, budalaca aşk ve tam aşk, bileşenlerin farklı birleşimleri; hangisinin bir insan için doyurucu olduğu, o insanın değerlerine bağlı.
Kuram, iki eşin üçgenlerinin birbirine benzemesinin ilişki doyumu açısından önemli olduğunu öne sürüyor; üçgenleri yan yana koymak, farkları suçlamadan konuşmaya yardım edebilir.
Kesitsel bulgular, ilişki süresi arttıkça yakınlık ve tutkunun daha düşük, bağlılığın daha yüksek olduğunu gösteriyor; ölçek ise 25 ülkede aynı yapıyı gösterdi.
Aşk ölçümlerini bir araya getiren bir meta-analiz, ölçümlerin büyük ölçüde tek bir genel sevgi etkeninde birleştiğini gösteriyor; bileşenler kavramsal olarak ayrı, ama gerçek ilişkilerde çoğu zaman birlikte hareket ediyor.
Açılış sahnesi
Otuz bir yaşındaki Öykü, eski bir defteri karıştırırken hayatındaki üç ilişkiyi yan yana düşünüyor. On dokuz yaşında Orkun'a duyduğu şey, bir yaz boyunca uykusunu kaçıran bir ateşti; ama Orkun'la hiçbir zaman gerçekten konuşamamıştı. Yirmi beşinde Berkant'la nişanlandı; ikisi de ilişkiye sadıktı, düğün tarihi bile belliydi, ama aralarında ne heyecan ne de derin bir yakınlık vardı. Şimdi Ulaş'la birlikte ve bu kez başka bir şey hissediyor: Onunla her şeyi konuşabiliyor, ona hâlâ heyecanla bakıyor ve onunla bir gelecek kurmaya karar verdiğini biliyor.
Öykü üç ilişkiye de bir zamanlar "aşk" demişti. Defteri kapatırken kendine soruyor: Bunlar aynı duygunun güçlü ve zayıf hâlleri mi, yoksa birbirinden farklı üç şey mi?
Öykü'nün sorusu, aşkı tek bir duygu olarak değil, birkaç parçanın birleşimi olarak düşünen bir kuramın sorusu. Bu ders o kuramı, kuramın öne sürdüğü aşk türlerini ve kuramı ölçmeye, sınamaya çalışan araştırmaların bulduklarını ele alıyor.
Bu derste ne olacak
Önce aşkın üç bileşenini tanımlayacağız: yakınlık, tutku ve karar ile bağlılık. Ardından bu üç bileşenin farklı birleşimlerinin hangi aşk türlerini ortaya çıkardığını, gündelik örnekler üzerinden ayırt edeceğiz. Sonra kuramı sınayan araştırmalara bakacağız: Üç bileşen bir ölçekle ölçülebiliyor mu, ilişkinin evreleri boyunca nasıl değişiyor, farklı kültürlerde aynı yapıyı gösteriyor mu? Son olarak kuramı en çok zorlayan bulguyu, yani bileşenlerin birbirinden sanıldığı kadar ayrışmayabileceğini tartışacağız.
M03-D01'deki ayrım iki parçalıydı: bir yanda yoğun özlem, öbür yanda şefkat ve güvene dayalı sevgi. Bu derste aynı alanı üç parçalı bir haritayla yeniden çiziyoruz. Bir uyarı: Üçgen kuramı "arkadaşça sevgi" adını daha dar bir anlamda kullanıyor; bu fark aşağıda ayrıca belirtiliyor.
Sıfır noktası
Üçgen kuramına göre aşk, birbiriyle etkileşen üç bileşenden oluşur. Bir ilişkideki aşkın miktarı bu üç bileşenin toplam gücüne, aşkın türü ise bileşenlerin birbirine göre güçlerine bağlıdır.
Bu son bileşen, M02-D10'da ele aldığımız adanmışlıkla akraba. Orada kısıtlamalardan farklı olarak, ilişkiyi isteyerek sürdürme isteğini adanmışlık diye adlandırmıştık. Üçgen kuramındaki bağlılık da bir duygudan çok bir seçim; ama kuram onu ayrıca kısa vadeli bir karar anıyla, "Bu kişiyi seviyorum" demekle başlatıyor.
Kuram bu bileşenlerin her birinin hem bir duygu hem de bir eylem yüzü olduğunu söylüyor. Yakınlık hissedilir ama aynı zamanda paylaşarak, dinleyerek gösterilir; bağlılık bir karardır ama aynı zamanda zor zamanlarda yanında kalarak yaşanır.
Mekanizma
Sekiz birleşim
Üç bileşenin her biri var ya da yok diye düşünüldüğünde sekiz birleşim ortaya çıkıyor. Kuram bunları ayrı aşk türleri olarak adlandırıyor. Hiçbir bileşenin olmadığı durum, gündelik tanışıklıkların çoğunu oluşturan aşksızlık. Geri kalan yedi tür, bileşenlerin farklı birleşimleri.
Yalnızca yakınlığın olduğu ilişki, kuramın "hoşlanma" dediği şey: Derin bir dostlukta olduğu gibi sıcaklık ve güven var, ama ne tutku ne de uzun vadeli bir bağlılık kararı.
Yalnızca tutkunun olduğu ilişki ise "tutulma": Karşıdakini neredeyse hiç tanımadan, onu düşünmekten alamamak.
Yalnızca bağlılığın olduğu ilişki "boş aşk" adını alıyor.
İki bileşenin birlikte olduğu üç tür var. Yakınlık ile tutkunun birleşimi "romantik aşk": Birbirine hem yakın hem tutkuyla bağlı, ama gelecek hakkında bir karar vermemiş iki kişi.
Yakınlık ile bağlılığın birleşimine kuram "arkadaşça aşk" diyor. Burada bir dikkat gerekiyor: M03-D01'de arkadaşça sevgiyi tutkuyla birlikte bulunabilen geniş bir şefkat ve güven deneyimi olarak tanımlamıştık. Üçgen kuramında ise arkadaşça aşk, tanımı gereği tutkunun azaldığı ya da hiç olmadığı bir birleşim. Aynı ad, iki kuramda iki farklı genişlikte kullanılıyor.
Tutku ile bağlılığın, yakınlık olmadan birleştiği türün adı ise daha az nazik.
Son olarak, üç bileşenin de bulunduğu birleşim.
Yaygın yanlış"Tam aşk, her ilişkinin ulaşması gereken tek doğru aşktır; başka birleşimler eksik ilişkilerdir."
Kuram tam aşkı bir tür olarak tanımlıyor; hangi birleşimin bir insan için doyurucu olduğu ise o insanın değerlerine ve koşullarına bağlı. Bir arkadaşça aşk ya da uzun sürmeyecek bir romantik aşk, içindekiler için tamamen doyurucu olabilir. Bir türü diğerlerinin ölçüsü yapmak, kuramın betimlediği bir şeyi bir yargıya çevirmek demek.
İki üçgen
Kurama göre bir ilişkide tek bir üçgen yok: Her eşin kendi üçgeni var. Bir kişinin hissettiği aşkın biçimi, eşininkiyle örtüşmeyebiliyor. Kuram, iki üçgenin birbirine benzemesinin ilişki doyumu açısından önemli olduğunu öne sürüyor.
Kuramı ölçmek
Kuram ilk olarak bir makalede, var olan bulguları ve gündelik deneyimleri bir araya getiren bir çerçeve olarak sunuldu.
Kuramın sahibi daha sonra üç bileşeni ölçmek için bir ölçek geliştirdi ve bu ölçeğin kurama uyup uymadığını sınadı.
İlişkinin evreleri boyunca
Kuram, bileşenlerin zaman içinde farklı seyirler izleyeceğini öngörüyor: tutkunun hızla yükselip sonra azalması, bağlılığın ise ilişki ilerledikçe artması. Bir araştırma bu öngörüyü farklı evrelerdeki kişileri karşılaştırarak sınadı.
Kültürler arasında
Bir kuramın farklı kültürlerde aynı biçimde işleyip işlemediği, onun genellenebilirliği için önemli bir sınav.
Usta katmanı
Kuramın en çok tartışılan yanı, üç bileşenin gerçekten birbirinden ayrı olup olmadığı. Aşkı ölçen pek çok farklı ölçeği bir araya getiren bir meta-analiz bu soruya beklenmedik bir cevap verdi.
Bu bulgu kuramı geçersiz kılmıyor; ama onun sınırını gösteriyor. Bir kişi eşine yakınlık duyduğunda çoğu zaman tutku ve bağlılık da duyuyor; biri azaldığında öbürleri de etkilenebiliyor. Kuramın sekiz türü kavramsal olarak çok kullanışlı; ama gerçek ilişkilerde bileşenler birbirinden bu kadar temiz ayrılmıyor.
Yaygın yanlış"Üç bileşen birbirinden tamamen bağımsızdır; biri hakkında bilgi, öbürleri hakkında bir şey söylemez."
Aşk ölçümlerini bir araya getiren bir meta-analiz, bu ölçümlerin büyük ölçüde ortak bir genel sevgi etkeninde birleştiğini gösterdi. Bileşenler kavramsal olarak ayrılabiliyor; ama gerçek ilişkilerde çoğu zaman birlikte yükselip birlikte azalıyor. Kuram bir harita; arazinin kendisi bu kadar keskin sınırlara sahip değil.
Yaygın yanlış"Bağlılık, sevgi azaldığında devreye giren soğuk bir zorunluluktur."
Üçgen kuramında bağlılık, kısa vadede birini sevdiğine karar vermekle başlıyor; uzun vadede ise o sevgiyi sürdürme seçimine dönüşüyor. Bu tanım, M02-D10'daki kısıtlama bağlılığından çok adanmışlığa yakın. Bağlılık, tutkunun ya da yakınlığın azaldığı dönemlerde ilişkiyi taşıyabilir; ama tanımı gereği bir zorunluluk değil, bir seçim.
Çift danışmanlığında üçgen, bir tanı aracı olarak değil, bir konuşma aracı olarak kullanılıyor. İki eşin kendi üçgenlerini çizip yan yana koyması, aralarındaki farkı suçlamadan konuşmaya bir yol açabiliyor.
Öykü'nün defterine dönersek, üç ilişkisi kuramın diliyle oldukça net ayrışıyor: Orkun'la bir tutulma, Berkant'la boş bir aşk, Ulaş'la tam aşka yakın bir şey. Ama Öykü'nün kendisi bu sınıflamayı tam olarak benimsemiyor. "Berkant'la da bir yakınlık vardı aslında" diyor, "sadece adını koyamamıştım." Kuramın kategorileri bir deneyimi düşünmeye yardım ediyor; ama o deneyimi yaşayan kişi, kategorilerin arasında kalan şeyleri de hatırlıyor.
Kanıtın sınırı
Üçgen kuramının en büyük sınırı, ölçümünde. Kuramın sahibinin kendi geliştirdiği ölçek, kuramı genel olarak ama tam olarak değil destekliyor; aşk ölçümlerini bir araya getiren bir meta-analiz ise ölçümlerin büyük ölçüde tek bir genel sevgi etkeninde birleştiğini gösteriyor. Bu, üç bileşenin kavramsal ayrımının, kişinin kendi bildirimine dayanan ölçümlerle tam olarak yakalanamadığını düşündürüyor.
İlişkinin evreleri boyunca bileşenlerin değişimine dair bulgular kesitsel. Farklı evrelerdeki farklı kişileri karşılaştırmak, aynı ilişkilerin zaman içinde nasıl değiştiğini göstermiyor; evlilerdeki daha düşük tutku, zamanın etkisi olabileceği gibi, evlenen kişilerin özelliklerinden de kaynaklanabilir.
Kültürler arası araştırma, ölçeğin 25 ülkede aynı yapıyı ölçtüğünü gösteriyor; ama bu, aşkın her kültürde aynı biçimde yaşandığı ya da aynı biçimde ifade edildiği anlamına gelmiyor. Ölçeğin maddeleri belli bir kültürde yazıldı ve öteki dillere çevrildi; çeviriyle kaybolan anlam incelikleri hâlâ tam bilinmiyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Üçgen aşk kuramına göre aşk; yakınlık, tutku ve karar ile bağlılık bileşenlerinden oluşur ve bu bileşenlerin farklı birleşimleri farklı aşk türleri ortaya çıkarır.
Hoşlanma, tutulma, boş aşk, romantik aşk, arkadaşça aşk, budalaca aşk ve tam aşk, bileşenlerin farklı birleşimleri; hangisinin bir insan için doyurucu olduğu, o insanın değerlerine bağlı.
Kuram, iki eşin üçgenlerinin birbirine benzemesinin ilişki doyumu açısından önemli olduğunu öne sürüyor; üçgenleri yan yana koymak, farkları suçlamadan konuşmaya yardım edebilir.
Kesitsel bulgular, ilişki süresi arttıkça yakınlık ve tutkunun daha düşük, bağlılığın daha yüksek olduğunu gösteriyor; ölçek ise 25 ülkede aynı yapıyı gösterdi.
Aşk ölçümlerini bir araya getiren bir meta-analiz, ölçümlerin büyük ölçüde tek bir genel sevgi etkeninde birleştiğini gösteriyor; bileşenler kavramsal olarak ayrı, ama gerçek ilişkilerde çoğu zaman birlikte hareket ediyor.
Sonraki derse köprü
Üçgen kuramı ilişkileri, içlerindeki bileşenlerin birleşimine göre sınıflandırıyor. Başka bir yaklaşım ise soruyu başka yerden soruyor: İnsanlar aşkı nasıl yaşıyor? Kimi onu bir oyun gibi, kimi bir dostluk gibi, kimi bir saplantı gibi yaşıyor olabilir. Peki bu biçimler kişinin kendisine mi ait, yoksa içinde bulunduğu ilişkiye mi? Sıradaki ders bu sınıflamayı ve onun etrafındaki tartışmayı ele alıyor: Aşk tarzları.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.