İçeriğe geç

M01-D10

İlişkiler değişebilir mi

İlişki örüntülerinin ne ölçüde değişebildiğine dair müdahale araştırmalarını özetler ve gerçekçi beklenti kurar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M01, İlişki bilimine giriş · 2.363 kelime · 16 örnek durum · 2 kanıt kartı · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

"İlişki değişir mi" sorusu üç ayrı soruyu içerir: kişiler mi değişiyor, aralarındaki örüntü mü, yoksa koşullar mı; iyileşme bunlardan herhangi birinden gelebilir.

Müdahale olmadığında ilişki memnuniyeti ortalamada zamanla azalır; bu yüzden pek çok müdahalenin başarısı, memnuniyeti yükseltmekten çok düşüşü durdurmakla görünür.

Çatışmaları tarafsız bir gözle yeniden değerlendirmeye yönelik kısa bir müdahale, bir araştırmada düşüşü durdurdu; bulgu umut verici ama tek bir çalışmaya dayanıyor.

İlişki eğitimi programları ilişki niteliğinde ve iletişim becerilerinde küçük ile orta arasında etkiler gösteriyor; ama bu programlar en çok zorlanan çiftlerde yeterince sınanmadı.

Belirli davranışlar görece kolay değişir, mizaç ve derin ihtiyaçlar çok daha yavaş değişir ya da hiç değişmez; zarar veren bir ilişkide "belki değişir" umudu, bekleyişi sonsuza dek uzatabilir.

Açılış sahnesi

Hacer Hanım elli iki yaşında ve otuz yıldır evli. Bir öğle sonu komşusuyla balkonda çay içerken, sesini alçaltıp soruyor: "Sence insan bu yaştan sonra değişir mi? Kadir otuz yıldır bir kez olsun teşekkür etmedi. Ben artık bekleyemiyorum."

Komşusu Sabiha Hanım bir süre düşünüyor. Kendi evliliğinde de yıllarca değişmeyeceğini sandığı şeylerin, eşinin emekliliğinden sonra beklenmedik biçimde yumuşadığını hatırlıyor. Ama başka şeylerin hiç değişmediğini, onlarla yaşamayı öğrendiğini de biliyor. "Bazı şeyler değişiyor," diyor sonunda, "bazıları değişmiyor. Asıl mesele hangisi olduğunu bilmek."

Hacer Hanım ile komşusunu anlatım için yarattık; ama balkondaki soru, ilişki biliminin yıllardır ölçmeye çalıştığı bir soru. Bu ders, Modül 1'i kapatırken o soruyu ele alıyor: İlişkiler gerçekten değişebilir mi, ne kadar, hangi yollarla ve neyi değiştirmek mümkün değil?

Bu derste ne olacak

M01-D09'da gelişme inancının, ilişkilerin emekle geliştirilebileceği varsayımının, memnuniyetin seyriyle ilişkili olduğunu gördük. Bu derste o varsayımın ne kadar gerçekçi olduğuna bakacağız. Önce müdahale olmadığında ilişkilerin ortalamada nasıl seyrettiğini, sonra bu seyri değiştirmeye çalışan iki tür girişimi ele alacağız: kısa ve hedefli bir müdahale ile daha uzun ilişki eğitimi programları.

Ardından neyin değişebildiğini, neyin değişmediğini ayıracağız. Kişiliğin ne ölçüde değiştiğini Temel Psikoloji'nin M12-D06'sı kendi konusu olarak işledi; biz o bulguların bir ilişki için ne anlama geldiğine bakacağız. Çift terapisinin etkililiği ise klinik katmanda, M15-D02'de ayrıntılı ele alınacak; burada yalnızca değişimin genel mantığını kuracağız.

Sıfır noktası

"İlişki değişir mi" sorusu üç ayrı soruyu bir arada sorar. Kişiler değişir mi? Aralarındaki etkileşim örüntüsü değişir mi? İlişkinin içinde bulunduğu koşullar değişir mi? Bir ilişkideki iyileşme bu üçünden birinden ya da birkaçından gelebilir; ve bazen kişiler değişmeden de örüntü değişebilir.

Yaygın yanlış"İnsanlar değişmez; bir ilişkide ne görüyorsan, sonsuza kadar onu yaşarsın."
Doğrusu

Kişilik özellikleri yetişkinlikte görece kararlı, ama donmuş değil: Ortalamada yaşla birlikte değişiyor ve bazı müdahalelerle ölçülebilir biçimde kayabiliyor. Daha önemlisi, bir ilişkinin işleyişini belirleyen şey çoğu zaman kişilikten çok iki kişinin birbirine verdiği tepkilerin örüntüsü; ve örüntüler, kişiliklerden daha kolay değişebiliyor.

Mekanizma

Müdahale olmadığında: normatif düşüş

İlişki araştırmalarının en tutarlı bulgularından biri, ortalamada ilişki memnuniyetinin zamanla azalması. Bu düşüş herkeste aynı değil; bazı çiftlerde neredeyse hiç görülmüyor, bazılarında hızlı. Ama ortalama çizgi aşağı doğru eğimli. Bu yüzden bir ilişkiyi değiştirmeye çalışan bir müdahalenin başarısı çoğu zaman memnuniyeti yükseltmekle değil, düşüşü yavaşlatmak ya da durdurmakla ölçülüyor.

Yaygın yanlış"Bir ilişki programı işe yaradıysa, çiftler başladıkları yerden daha mutlu çıkmalı."
Doğrusu

Pek çok programın etkisi, memnuniyeti yükseltmekten çok onu korumakla görünüyor: Müdahale almayan çiftler zamanla daha az memnun olurken, müdahale alanlar yerinde kalıyor. Bu yüzden bir programın etkisini ölçmek için, onu alan çiftleri yalnız kendi başlangıçlarıyla değil, almayan benzer çiftlerle karşılaştırmak gerekiyor.

Yirmi bir dakikalık bir deney

Bir araştırma ekibi, düşüşün küçük ve hedefli bir müdahaleyle durdurulup durdurulamayacağını sınadı. Müdahalenin özü, duygu düzenlemenin bilinen bir yolu olan ve S01-P02-D09'un tanımladığı yeniden değerlendirmeydi: Çiftlerden, son yaşadıkları anlaşmazlığı ikisinin de iyiliğini isteyen tarafsız bir üçüncü kişinin gözünden düşünmeleri istendi.

Bu deneyin öğretici yanı, müdahalenin kişileri değil, bir yorumu hedeflemesi. Çiftlerin kişiliği yirmi bir dakikada değişmedi; değişen, çatışmaya bakış açılarıydı. Ama kartın notu da en az bulgu kadar önemli: Tek bir parlak deneyden yola çıkarak "yirmi bir dakika evliliği kurtarır" demek, M01-D08'de konuştuğumuz popüler tavsiyelerin yaptığı hatayı tekrarlamak olur.

İlişki eğitimi programları

Daha uzun süreli bir yaklaşım, çiftlere iletişim, problem çözme ve ilişkiyi sürdürme becerileri öğreten eğitim programları. Bu programlar terapiden farklı: Çoğunlukla sorunu henüz ağırlaşmamış çiftlere, grup hâlinde ya da atölye biçiminde veriliyor.

Etki büyüklüğü 0,30 civarında bir değer, Temel Psikoloji'nin M03-D08'inin dağılım örtüşmesi kavramıyla okunduğunda şunu söylüyor: Programa katılan çiftlerle katılmayanların dağılımları büyük ölçüde örtüşüyor; programa katılan rastgele bir çiftin daha iyi durumda olma olasılığı yüksek, ama kesin değil. Bu, gerçek ama mütevazı bir etki.

Yaygın yanlış"Bir ilişki atölyesine katılırsak sorunlarımız çözülür."
Doğrusu

Eğitim programlarının ortalama etkileri gerçek ama mütevazı; katılan her çiftin ilişkisinin belirgin biçimde iyileşeceği anlamına gelmiyor. Ayrıca bu programlar çoğunlukla sorunu henüz ağırlaşmamış çiftlerle sınandı. Ciddi ve uzun süreli sorunları olan bir çift için bir atölye yararlı bir başlangıç olabilir; ama yerini bir çift terapisine bırakması gerekebilir.

Neyin değişebildiği, neyin değişmediği

Değişimin sınırı hakkında en dürüst cevap, değişmesi kolay olan ile zor olan arasında bir ayrım yapmaktan geçiyor. Belirli davranışlar, örneğin bir planı iptal ederken haber vermek ya da bir tartışmada sözü kesmemek, görece kolay değişebiliyor. Eşlerin temel değerleri, mizaçları ve derin ihtiyaçları ise çok daha yavaş değişiyor, bazen hiç değişmiyor. M07-D02'de, bazı sorunların "çözülmediği", ancak birlikte yaşanmayı öğrenildiği bir ayrımı ayrıntılı ele alacağız.

Usta katmanı

Değişimin kendisi kadar, değişimi kimin istediği de önemli. Bir ilişkide çoğu zaman bir eş değişim talep ediyor, öbürü direniyor. Talep eden eş, öbürünü değiştirmeye çalıştıkça direnç artabiliyor; M07-D03'te bu döngüyü ayrıntılı ele alacağız. Değişim araştırmalarının bir sonucu, bazen en etkili değişimin, eşin değil kişinin kendi tepkisini değiştirmesinden geldiği.

Bir başka inceltme, değişimin her zaman ilişkiyi sürdürme yönünde olmadığı. Bazı çiftler için gerçekçi bir değerlendirmenin sonucu, ilişkinin bitmesi gerektiği oluyor. Değişimin mümkün olup olmadığını sormak, ilişkinin sürmesi gerektiğini varsaymak anlamına gelmiyor. Özellikle korku, kontrol ya da şiddet içeren bir ilişkide, değişim beklentisi kişiyi tehlikede tutabiliyor; şiddet ve kontrolü tanımaya M13 modülünün tamamı ayrılmış.

Kanıtın sınırı

Müdahale araştırmalarının çoğu ortalama etkiler buluyor ve bu etkiler küçük ile orta arasında. Bir programın ya da müdahalenin belirli bir çift için işe yarayıp yaramayacağı, ortalamalardan öngörülemiyor. M01-D05'te gördüğümüz gibi, ilişki niteliğindeki değişimi öngörmek zaten zor; müdahalelerin kimde işe yaradığını öngörmek de öyle.

Kısa müdahaleye dair umut verici sonuç yalnız bir deneyde görüldü; bağımsız tekrarları sınırlı. İlişki eğitimi meta-analizi, örneklemlerin çeşitlilikten yoksun olduğunu ve ilişkinin sürekliliği ya da saldırganlık gibi önemli sonuçların nadiren ölçüldüğünü kendisi belirtiyor. Bu programların Türkiye'deki çiftler için ne kadar uygun olduğuna ve nasıl uyarlanması gerektiğine dair sistematik bilgi sınırlı.

Son olarak, değişimin ne kadar kalıcı olduğunu araştırmalar henüz cevaplayamıyor. Programların ve müdahalelerin etkisi bazı araştırmalarda zamanla azalıyor; iki üç yıllık izlemler, onlarca yıl sürebilen bir evliliğin küçük bir kesiti. Bir ilişkideki değişimin yıllarca sürüp sürmeyeceği, çoğu zaman bilinmiyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

"İlişki değişir mi" sorusu üç ayrı soruyu içerir: kişiler mi değişiyor, aralarındaki örüntü mü, yoksa koşullar mı; iyileşme bunlardan herhangi birinden gelebilir.

Müdahale olmadığında ilişki memnuniyeti ortalamada zamanla azalır; bu yüzden pek çok müdahalenin başarısı, memnuniyeti yükseltmekten çok düşüşü durdurmakla görünür.

Çatışmaları tarafsız bir gözle yeniden değerlendirmeye yönelik kısa bir müdahale, bir araştırmada düşüşü durdurdu; bulgu umut verici ama tek bir çalışmaya dayanıyor.

İlişki eğitimi programları ilişki niteliğinde ve iletişim becerilerinde küçük ile orta arasında etkiler gösteriyor; ama bu programlar en çok zorlanan çiftlerde yeterince sınanmadı.

Belirli davranışlar görece kolay değişir, mizaç ve derin ihtiyaçlar çok daha yavaş değişir ya da hiç değişmez; zarar veren bir ilişkide "belki değişir" umudu, bekleyişi sonsuza dek uzatabilir.

Sonraki derse köprü

Bu dersle birlikte ilişki biliminin temel sorularını, yöntemlerini ve sınırlarını tanıdık. Artık bir ilişkinin başından başlayabiliriz: İki insan birbirini neden seçer? Bu soruya verilen en şaşırtıcı cevaplardan biri, çekimin büyük bir kısmının, kim olduğumuzdan çok nerede olduğumuzdan, yani kimi sık gördüğümüzden kaynaklanması. Aynı sokakta oturmak, aynı sırada çalışmak, aynı yüzü her sabah görmek, çekimi beklediğimizden fazla biçimlendiriyor olabilir. Yeni modülün ilk konusu bu: Yakınlık ve aşinalık.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.