İçeriğe geç

Ders 3.9 · Kademe 1 · Modül 3

Şam: Ev, dostlar, talebeler

1.541 kelime · 7 kaynak pasajı · yaklaşık 7 dakika okuma · seslendirme 10 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. İbn Arabî 1223 civarında Şam'a yerleşti ve kuşaklardır şehre kadı yetiştiren Benî Zekî ailesinin evinde, özellikle Kadı Muhyiddin İbnü'z-Zekî'nin himayesinde, ömrünün sonuna kadar yaşadı.
  2. Evde düzenlenen okuma toplantılarına yıllar içinde âlimler, kadılar ve devlet adamları katıldı; 1234'te bir Eyyûbî hükümdarına bütün eserlerini okutma izni veren ve eserleriyle hocalarını sayan bir belge yazdı.
  3. Şam çevresinin önde gelen talebeleri Sadreddin Konevî ve İsmâil b. Sevdekîn'dir; oğulları Sadeddin ve İmâdüddin de Şam'da yaşadı ve sonradan babalarının yanına gömüldü.

Kanca

Şam, hicrî 632 yılının Muharrem ayı; miladi takvimle 1234 sonbaharı. Yetmişine yaklaşmış bir adam bir mektup yazdırıyor. Mektup bir Eyyûbî hükümdarına gidecek ve içinde bir liste var: yazarın kaleme aldığı iki yüz yetmiş ile iki yüz doksan arasında kitabın adı, bir de gençliğinden beri ders aldığı yetmişi aşkın hocanın adı.

Bir ömrün dökümü gibi okunan bu listeyi yazan adam, on bir yıldır aynı şehirde yaşıyor. Otuz yılı aşan yolculuklardan sonra bir şehir onun için bir durak olmaktan çıkıp bir ev olmuş.

Merkezi soru

İbn Arabî'yi Şam'da kimler ağırladı, evinin çevresinde hangi insanlar toplandı, ve hayatının son on yedi yılı bu şehirde nasıl bir düzene kavuştu?

Anlatım

Yaşlı bir yolcu, yerleşik bir şehir

Kaynaklar İbn Arabî'nin Şam'a gelişini hicrî 620'ye, yani 1223'e koyar; bazı kronolojiler bir yıl sonrasını söyler. O sırada altmışına yaklaşmıştı. Malatya'da doğan küçük oğlu iki yaşındaydı ve dostu Mecdüddin'in ölümünün üzerinden fazla zaman geçmemişti.

Şam o yıllarda Eyyûbî ailesinin elindeydi. Selâhaddin'in kardeşinin oğulları Mısır'dan Cezîre'ye uzanan toprakları paylaşmış, Şam da bu paylaşımda bir sultanlık merkezi olmuştu. Şehrin camileri, medreseleri ve kalabalık bir âlim sınıfı vardı. Yaşlı yolcu Şam'a bir yabancı olarak değil, adı önceden duyulmuş bir hoca olarak girdi.

Kadıların evi

Şam'da onu karşılayan aile, şehrin en köklü hukukçu ailelerinden biriydi. Biyografi yazarları onları Benî Zekî, yani Zekî oğulları diye anar. «Kadı», şeriat mahkemesinde dava gören yargıç demektir; bu aile on ikinci yüzyılın başından beri Şam'a kuşaktan kuşağa kadı yetiştiriyordu.

TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki İbnü'l-Arabî maddesine göre bu aile onu evinde ağırladı ve ömrünün sonuna kadar himaye etti. Himayenin en çok anılan adı, ailenin sonraki kuşağından Kadı Muhyiddin Yahyâ İbnü'z-Zekî'dir. İbn Arabî hayatının son günlerini bu ailenin evinde geçirecek, Kasiyun Dağı'nın eteğindeki Sâlihiye'de, ailenin kendi mezarlığına gömülecekti.

Bu himayeyi bir ev kirasından fazlası olarak görmek gerekir. Şam'da her âlim onun fikirlerini hoş karşılamıyordu. Şehrin en saygın yargıç ailesinin kapısını açık tutması, ona bir ev kadar bir güvence de sağlıyordu. Benzer bir desteği şehrin başkadısı Şemseddin el-Hûyî'nin de verdiği anlatılır.

Okuma toplantıları

Şam'daki evin asıl hayatı kitapların etrafında dönüyordu. İbn Arabî eserlerini burada talebelerine okutur, onlar da ya hocanın kendisinin ya da onun yetki verdiği bir okuyucunun önünde kitabı baştan sona okurdu. Toplantının sonunda kitabın son sayfasına kimlerin dinlediği, hangi gün ve hangi evde okunduğu yazılırdı. Bu notları Ders 3.8'den tanıyorsun: okuma kayıtları.

Şam yıllarının kayıtları özellikle zengindir. Türkçe biyografik çalışmalar bu toplantılara katılanların yüz elli kişiyi bulduğunu ve aralarında devlet adamlarının, Şamlı âlimlerin ve kadıların da bulunduğunu söyler. Sayıyı bir sınıf mevcudu gibi düşünmemek gerek: yıllar boyunca farklı kitapların farklı oturumlarına gelip giden insanların toplamıdır.

Evin çevresi sarayla da bağlıydı. Eyyûbî sultanı el-Melikü'l-Eşref Mûsâ'nın İbn Arabî'ye saygı gösterdiği ve kendini onun talebesi saydığı kaydedilir. Kancadaki mektup, yani İbn Arabî'nin bir Eyyûbî hükümdarına bütün eserlerini okutma izni verdiği belge, bu yakınlığın yazıya geçmiş hâlidir.

Talebeler

Evin çevresindeki insanlar arasında iki ad öne çıkar. Birincisini önceki derslerden tanıyorsun: Malatyalı Sadreddin Konevî. Ders 3.7'de gördüğün gibi Şam'a ne zaman katıldığı konusunda iki anlatım var; biri onu 1223 civarında, çocuk denecek yaşta hocasının evinde gösterir, öbürü 1228'den sonra. Hangisi doğru olursa olsun, yirmili yaşlarında Şam'daydı ve hocasının kitaplarını en dikkatli okuyanlardan biriydi.

Öbür ad İsmâil b. Sevdekîn'dir. TDV'deki maddesine göre 1183 civarında Kahire'de doğdu, yani İbn Arabî'den on sekiz yaş kadar küçüktü. Ona sorular sordu, aldığı cevapları not etti ve hocasının bazı kitaplarına onun gözetiminde açıklamalar yazdı. Bu açıklamaların bir kısmı, İbn Arabî'nin sözlü olarak söylediklerinin kâğıda geçirilmiş hâlidir. Hocası öldükten sonra Halep'teki evinde onun kitaplarını okuttu ve 1248'de orada öldü.

Şam yıllarından bir de beklenmedik bir karşılaşma kaldı. Tebrizli gezgin derviş Şems, Mevlânâ ile tanışmadan önceki yıllarında Şam'da bulundu ve İbn Arabî ile görüştü. Konuşmalarının derlendiği Makâlât'ta İbn Arabî'yi «Şeyh Muhammed» diye anar; William Chittick'in çevirisinde görüldüğü gibi, ondan hem takdirle hem de açık bir eleştiriyle söz eder.

Oğullar

Şam'daki ev yalnız talebelerin değil, bir ailenin de eviydi. İbn Arabî'nin iki oğlu biliniyor: Sadeddin Muhammed ve İmâdüddin Muhammed. Sadeddin 1221'de Malatya'da doğmuştu; Şam'da büyüyen bu çocuk ileride şiir yazdı ve bir şiir kitabı bıraktı. İmâdüddin de hayatını Şam'da geçirdi.

İki kardeş de sonradan babalarının yanına, Zekî ailesinin mezarlığına gömüldü. Kaynaklar edebî ilgilerini ve mezarlarını kaydediyor, ama annelerinin kim olduğu ya da evin gündelik hayatı hakkında çok az şey söylüyor. İbn Arabî'nin aile hayatına ayrı bir derste döneceğiz; burada şunu görmek yeter: Şam'daki ev hem bir okul hem bir yuvaydı.

Metinden

Kancadaki mektup, İbn Arabî'nin bizzat yazdırdığı ve Şam yıllarını en açık biçimde gösteren belgelerden biridir. Araştırmacılar onu bir Eyyûbî hükümdarına verilmiş icazet diye anar. «İcazet», bir hocanın talebesine bir kitabı ya da bilgiyi başkalarına aktarma izni verdiği yazılı belgedir. Belgenin kime yazıldığı konusunda kaynaklar hükümdarın adını farklı biçimlerde veriyor; bu yüzden burada yalnız «bir Eyyûbî hükümdarı» diyoruz. Metnin kendi cümlelerini aktarmıyoruz; özetini okuyacağız.

Bu belge bir otobiyografi olarak yazılmadı, ama öyle okunuyor. Sevilla'daki gençlikten Mekke'ye, oradan Anadolu'ya uzanan hayatın hocaları bu listede birlikte duruyor. İbn Arabî onları anarken bir şehir sırası kurmuyor; kimden neyi öğrendiğini söylüyor.

Belgenin söylemediği şeyler de önemli. Kendi eserlerinin sayısını verir, ama hepsinin bugün elimizde olduğunu söylemez. Nitekim listedeki bazı adların nüshası bulunmuyor, listede olmayan bazı kitaplar da ona nispet ediliyor. Son bir ayrıntı daha var: bir hükümdara okutma izni vermek, onun sarayında bir makam almak demek değildi. İbn Arabî kadıların evinde yaşamaya devam etti.

Aslında…

Yaygın yanlışKanı: «İbn Arabî Şam'da kendi tekkesini kurdu ve bir tarikat şeyhi olarak müritlerini yönetti.» Biyografik kaynaklar onu kendi tekkesinde değil, bir kadı ailesinin evinde gösterir; kitaplarını o evde ve şehrin toplantılarında okuttu.
Doğrusu

Bugün Şam'da onun adını taşıyan cami ve türbe, ölümünden yaklaşık üç asır sonra, 1518'de Yavuz Sultan Selim'in yaptırdığı yapılardır. Yanlış, bu sonraki yapıların heybetinden doğuyor: mezarın üzerindeki külliye, onun sağlığında da böyle bir merkezi olduğu izlenimini veriyor.

Yaygın yanlışKanı: «Şam'daki toplantılara yüz elli kişi düzenli olarak katılırdı.» Bu sayı, yıllar içinde farklı kitapların farklı oturumlarında adı kaydedilen dinleyicilerin toplamı olarak anlaşılmalı.
Doğrusu

Her okuma kaydı ayrı bir günü ve ayrı bir grubu gösterir. İnsanlar bu yanlışa, bir sayının hangi belgelerin toplamından çıktığı söylenmeden aktarılması yüzünden düşer.

Büyük resim

İbn Arabî'nin hayatı iki büyük hareketle anlatılabilir: batıdan doğuya uzanan uzun yol ve sonunda gelen durgunluk. Şam, bu durgunluğun adıdır. Yolculuk yıllarında kitaplar yazılmış, dostluklar kurulmuştu. Şam yıllarında ise bu kitaplar gözden geçirildi, okutuldu, talebelerin eline teslim edildi.

Sonraki yüzyılların İbn Arabî'si büyük ölçüde bu evden çıktı. Konevî kitapları Konya'ya taşıdı ve orada bir okuma geleneği kurdu; İbn Sevdekîn Halep'te hocasının kitaplarını okutmaya devam etti. Şam'daki okuma kayıtları da hangi nüshanın kime okunduğunu gösterdiği için bugün kitapların doğru metnini kurmaya çalışan araştırmacıların başvurduğu belgelerdir. Bir yerleşme, bir mirasın dağıtım merkezine dönüştü.

Özet

  1. İbn Arabî 1223 civarında Şam'a yerleşti ve kuşaklardır şehre kadı yetiştiren Benî Zekî ailesinin evinde, özellikle Kadı Muhyiddin İbnü'z-Zekî'nin himayesinde, ömrünün sonuna kadar yaşadı.
  2. Evde düzenlenen okuma toplantılarına yıllar içinde âlimler, kadılar ve devlet adamları katıldı; 1234'te bir Eyyûbî hükümdarına bütün eserlerini okutma izni veren ve eserleriyle hocalarını sayan bir belge yazdı.
  3. Şam çevresinin önde gelen talebeleri Sadreddin Konevî ve İsmâil b. Sevdekîn'dir; oğulları Sadeddin ve İmâdüddin de Şam'da yaşadı ve sonradan babalarının yanına gömüldü.

Tefekkür

Quiz

  1. Şam'da İbn Arabî'yi evinde ağırlayan ve himaye eden aile hangisidir ve bu aile şehirde ne ile tanınıyordu?
  2. Okuma kayıtları Şam yılları hakkında bize ne söyler?
  3. 1234'te bir Eyyûbî hükümdarına verilen belgede neler yer alır?
  4. İsmâil b. Sevdekîn hocasının eserlerine nasıl katkıda bulundu?

Cevaplar

  1. Benî Zekî, yani Zekî oğulları; kuşaklardır Şam'a kadı, yani yargıç yetiştiren köklü bir aileydi.
  2. Hangi kitabın hangi gün, hangi evde ve kimlerin önünde okunduğunu kaydettikleri için toplantılara kimlerin katıldığını ve kitapların nasıl aktarıldığını gösterirler.
  3. İbn Arabî'nin kendi eserlerini okutma izni, iki yüz yetmiş ile iki yüz doksan arasında eser adı ve yetmiş bir hocasının adı yer alır.
  4. Ona sorular sorup cevaplarını not etti ve bazı kitaplarına, onun gözetiminde ve çoğu kez sözlü açıklamalarını yazıya geçirerek, açıklamalar yazdı.

Kaynaklar

Sonraki derse köprü

Kitaplarını okutan, izin veren, talebelerine emanet eden bir hoca gördün. Şam'a gelişinden altı yıl sonra, bu şehirde, İbn Arabî bir kitabı kendisinin yazmadığını, yalnızca kendisine verileni aktardığını söyleyecek. Bir rüyada eline tutuşturulduğunu anlattığı Fusûsu'l-Hikem'de, yazar ile aktarıcı arasındaki bu ayrım ne anlama geliyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video fikri — açılan bir kapı: Şam'da, taş döşeli bir avluya açılan ağır ahşap bir kapı. Her bölümde kapıdan başka biri girer: kadı, talebe, sultan elçisi, gezgin derviş, bir çocuk. Avlunun ortasındaki masada kitaplar giderek çoğalır.

Sahneler

  • Açılış: bir mektup yazdıran yaşlı bir figür, yüzü gösterilmez; parşömen üzerinde okunmayacak kadar küçük, alt alta dizilen satırlar. Satır sayısı arttıkça kamera geri çekilir.
  • Kadıların evi: bir kadı cübbesinin silueti, arkasında bir soy ağacı gibi dallanan kuşaklar.
  • Okuma toplantısı: halka hâlinde oturan figürler, biri yüksek sesle okur; toplantı bitince kitabın son sayfasına kısa satırlar eklenir.
  • Talebeler: bir yolda Konya'ya doğru yürüyen genç bir figür, öbür yolda Halep'e doğru yürüyen yaşlıca bir figür; ikisinin de kolunun altında kitaplar.
  • Gezgin derviş: kapıdan içeri giren, sırtında heybesi olan bir yolcu; iki figürün konuşması uzaktan, sessiz gösterilir.
  • Kapanış: Kasiyun Dağı'nın silueti, eteğinde Sâlihiye'nin damları; avludaki masa boşalır, kitaplar farklı yönlere taşınır.

Ekranda yazılacaklar: 620/1223 Şam · Benî Zekî = Zekî oğulları · kadı = yargıç · Kadı Muhyiddin İbnü'z-Zekî · okuma kaydı · 632/1234 icazetnâme = okutma izni · 270–290 eser, 71 hoca · Sadreddin Konevî · İsmâil b. Sevdekîn (Kahire → Halep, 1248) · Şems-i Tebrîzî, Makâlât · Sadeddin (Malatya 1221) ve İmâdüddin.

Seslendirme: sakin, bir evin içini gezdirir gibi. Sayıların hangi kaynaktan geldiği söylenirken ses yavaşlar. Şems sahnesinde kısa bir sessizlik.

Telif: yazma sayfası, minyatür, hat levhası, şehir fotoğrafı kullanılmaz; her görüntü bu ders için özgün olarak çizilir.

Modül 3 — Bir Hayatın Romanı II: Doğu

Amaç: Öğrenci İbn Arabî'nin 1223 civarında Şam'a yerleşmesini, onu evinde ağırlayan kadı ailesini, Şam'daki okuma toplantılarını, başlıca talebelerini ve oğullarını anlatabilir ve bu bilgilerin hangisinin belgeye, hangisinin sonraki anlatımlara dayandığını ayırabilir.