İçeriğe geç

Ders 3.4 · Kademe 1 · Modül 3

Mekke yılları: Fütûhât başlıyor

1.653 kelime · 8 kaynak pasajı · yaklaşık 8 dakika okuma · seslendirme 11 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. İbn Arabî 1202 sonbaharından 1204'e kadar Mekke'de yaşadı; hadis halkalarına katıldı, Bedr el-Habeşî ve Muhammed b. Hâlid es-Sadefî gibi dostlarla birlikte oldu, sonra Bağdat'a doğru yola çıktı.
  2. Fütûhât bu şehirde, 598 ya da 599'da, Mehdevî'ye hitap eden satırlarla açıldı; adı, içindekilerin Mekke'de açıldığını anlatır ve kitap otuz yıla yakın bir sürede tamamlandı.
  3. Aynı yıllarda Rûhu'l-Kuds (600), yüz bir kutsî hadisi toplayan Mişkâtü'l-Envâr (599), Tâif'te bir saatte yazılan Hilyetü'l-Ebdâl (599) ve Kâbe'ye yazılmış sekiz mektuptan oluşan Tâcü'r-Resâil (600) kaleme alındı.

Kanca

Tâif, Mekke'nin doğusunda, serin dağların arasında bir kasaba. Hicrî 599 yılının Cemâziyelevvel ayında, yani 1203'ün başlarında, bir pazartesi gecesi üç yolcu burada, el-Mâye denen bir konakta oturuyor. Gündüz Hz. Muhammed'in amcasının oğlu Abdullah b. Abbas'ın kabrini ziyaret etmişler.

Yolculardan ikisi, üçüncüsünden bir şey istiyor: yolda kendilerine yardım edecek birkaç sayfa. İstenen yazılıyor, üstelik bir saat içinde. Bu küçük kitap sonraki yüzyıllarda İbn Arabî'nin en çok kopyalanan eserlerinden biri olacak.

Merkezi soru

İbn Arabî Mekke'de geçirdiği iki yılı aşkın sürede nasıl yaşadı, bu yıllarda hangi kitapları kime ve nerede yazdı, ve en büyük eseri Fütûhât bu şehirde nasıl başladı?

Anlatım

Şehirde bir hayat kurmak

İbn Arabî Mekke'ye 1202'nin sonbaharında, hac ayında girdi ve burada iki buçuk yıla yakın kaldı. Bedr el-Habeşî, Mağrib yıllarından bu yana onu yalnız bırakmamıştı ve şimdi de yanındaydı. Tilimsan'dan gelen Muhammed b. Hâlid es-Sadefî de bu yıllarda çevresindeki dostlar arasındaydı. Kanca'daki Tâif gecesinin öteki iki yolcusu bu ikisiydi.

Mekke onun için yalnızca ibadet edilen bir şehir olmadı; aynı zamanda bir okuldu. Uzak ülkelerden gelen âlimlerin bir kısmı hac mevsimi bitince de şehirde kalıyor, ders halkaları kuruyordu. İbn Arabî de bu halkalarda dinleyiciler arasına katıldı. İsfahanlı âlim Zâhir b. Rüstem'in evine nasıl girdiğini bir önceki derste gördük. Hadis araştırmalarındaki kayda göre 599 yılında Mekke'nin Hâşimî ailesinden Yûnus b. Yahyâ'dan da hadis dinledi. Endülüs'te hocalarından öğrendiği sözleri burada, farklı ülkelerden gelen ravilerin ağzından yeniden duydu.

Bu yılların bir de sessiz tarafı var: yazmak. Mekke'de geçen bu kısa süreye, İbn Arabî'nin hayatının en verimli dönemlerinden birine yetecek kadar kitap sığar. Sırayla bakalım.

Tunus'a giden mektuplar

Doğu'ya giderken Tunus'ta konakladığı evin sahibi, Abdülazîz el-Mehdevî, İbn Arabî'nin en eski dostlarındandı. Mekke'ye varınca aklı hâlâ o dostundaydı. Ona uzun bir mektup yazdı. Bu mektup hicrî 600 yılında, yani 1203–1204'te tamamlandı; bugün onu Rûhu'l-Kuds diye biliyoruz. Endülüs'teki ustalarının portrelerini içeren bu kitaba Ders 2.7'de uzun uzun bakmıştık.

Asıl şaşırtıcı olan, en büyük kitabının da aynı adrese yazılmaya başlaması. Stephen Hirtenstein ile Pablo Beneito'nun belirttiğine göre Fütûhât'ın başlangıç sayfaları, Mekke'den «sevgili dost» diye seslenilen birine gönderilen satırlardı. O dost da Mehdevî'ydi. Kitap sonraki yıllarda binlerce sayfaya büyüdü, ama ilk satırları Tunus'taki bir adamın okuyacağı düşünülerek kaleme alındı.

Kitabın ne zaman başladığı konusunda kaynaklar bir yıl oynar. Kimi 598'i, kimi 599'u söyler; ikisi de 1202 ile 1203 arasına düşer. Tam adı el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye, «Mekke açılımları» diye çevrilebilir. İbn Arabî bu adı, kitabın içindekilerin kendisine Mekke'de, Kâbe'nin yanında açıldığını anlatmak için seçti. Tavaf sırasında karşılaştığı Genç'in hikâyesini Ders 3.2'de dinlemiştik; kitabın kapısı işte o sahneydi. Fütûhât ise Mekke'de başlayıp bitmedi. İbn Arabî onu otuz yıla yakın bir süre boyunca, gittiği her şehirde yazmaya devam etti ve ilk tamamlanışı Şam'da oldu.

Yüz bir söz

Aynı yıl, 599'da, İbn Arabî bambaşka türden bir kitap hazırladı: bir derleme. Adı Mişkâtü'l-Envâr, «ışıkların kandili». İçinde yüz bir söz var. Bunlar, Hz. Muhammed'in Allah'tan aktardığı sözlerdir; hadis ilminde bunlara «kutsî hadis» denir, yani sözün sahibi Allah, aktaranı peygamberdir.

Kitabın yapısı bir hadis öğrencisinin titizliğini gösteriyor. Stephen Hirtenstein ile Martin Notcutt'un çevirisine yazdıkları girişe göre ilk kırk söz, İbn Arabî'nin kendi hocalarından duyduğu, kesintisiz bir aktarıcılar zinciriyle gelen sözlerdir. Sonrakiler bilinen derlemelerden alınmıştır. Yani Mekke'deki ders halkalarında dinlediği sözler, burada bir kitaba dönüştü.

Tâif'te bir saat

Şimdi Kanca'daki geceye dönelim. Bedr el-Habeşî ile Muhammed b. Hâlid, yol üzerine kendilerine yardımcı olacak bir şey yazmasını istediler. İbn Arabî de onlara Hilyetü'l-Ebdâl'i yazdı. Ad, «abdâlın süsü» ya da «abdâlın nitelikleri» diye çevrilebilir. Abdâl, eski tasavvuf geleneğinde dünyanın düzenini sessizce taşıdığına inanılan, gizli kalan veliler topluluğunun adıdır.

Hirtenstein'ın çevirisine göre risale, İbn Arabî'nin Endülüslü bir arkadaşının başından geçen bir olayla açılır. Sonra bir soruya gelir: abdâl nasıl abdâl olur? Verilen cevapta dört şey sayılır: susmak, insanlardan çekilmek, açlık ve geceleri uyanık kalmak. Bu dörtlü, İbn Arabî'nin icadı değil. Cevap, bu dört şeyin ondan iki yüzyıl önce yaşamış Ebû Tâlib el-Mekkî'nin Kûtü'l-Kulûb adlı kitabında anıldığını söyleyerek kaynağını kendisi gösterir.

Kitabın geri kalanı bu dört şeyi tek tek anlatır: her birinin dışta nasıl göründüğünü ve insanın içinde neyi değiştirdiğini. Burada bir şeyi açıkça ayırmak gerekiyor. Anlattığımız, İbn Arabî'nin kendi zamanındaki yol arkadaşlarına ne yazdığıdır; bir tavsiye değil, bir tarih sayfası.

Kâbe'ye yazılan mektuplar

Mekke yıllarının en tuhaf kitabı ise bir insana değil, bir binaya yazıldı. İbn Arabî, Fütûhât'ın hacca ayrılmış 72. babında bu kitabın nasıl doğduğunu kendisi anlatır. Hirtenstein'ın özetine göre, tavaf ederken gördüğü bir hâlde Kâbe ona gücenmiş görünür. Bina, eteklerini toplayan bir genç kız gibi temelinden kalkar ve onu dönüşünden alıkoymak ister. İbn Arabî onu öven dizeler okur ve Kâbe yerine oturur.

Bu olayın ardından Kâbe'ye sekiz mektup yazar. Mektuplar bir araya getirilince adı Tâcü'r-Resâil oldu, «mektupların tacı». Anqa yayınevinin eser kaydı bu kitabı hicrî 600'e, yani 1203–1204'e koyar. Bir yolcunun, her gün etrafında döndüğü bir yapıya bir âşık gibi mektup yazması, Mekke'nin onun için sadece bir adres olmadığını gösteriyor.

Yola devam

Hicrî 601'de, 1204'te, yolcu yeniden hazırlandı ve kuzeye, Bağdat'a doğru yola çıktı. Arkasında birkaç küçük kitap ve büyük bir kitabın ilk sayfaları kalıyordu. O büyük kitabı yanında taşıdı. Mekke'ye yıllar sonra yeniden dönecekti, ama bu ilk iki yıl bir daha tekrarlanmadı.

Metinden

Hilyetü'l-Ebdâl'in kendi yazılış kaydı, bu dönemi ne kadar yakından tanıyabildiğimizi gösterir. Arapça metinden yapılan Fransızca ve İngilizce aktarımlar aynı bilgiyi verir.

Bu birkaç satırı yavaş okuyalım. Önce ne kadar çok şey bildiğimize bak: gün, ay, yıl, şehir, konak, ziyaretin sebebi ve iki kişinin tam adı. Sekiz yüz yıllık bir kitabın bu kadar kesin bir doğum kâğıdı taşıması pek rastlanan bir şey değildir.

Sonra kaydın ne söylemediğine bak. Burada bir rüya yok, gökten inen bir emir yok, bir görünme yok. Kitap, iki dostun ricasıyla yazılmış. Mekke yıllarının öteki kitaplarıyla karşılaştırınca bu sadelik dikkat çekiyor. Fütûhât bir karşılaşmaya, Tâcü'r-Resâil bir görüye bağlanırken Hilye, arkadaşlar arasındaki gündelik bir isteğe bağlanır. İbn Arabî'nin yazarlığı tek bir kapıdan girmiyor.

Aslında…

Yaygın yanlışKanı: «Fütûhât, Mekke'de yazılıp bitirilmiş bir kitaptır; adı da bu yüzden Mekke'ye bağlanır.» Kitap Mekke'de başladı, ama otuz yıla yakın süre içinde farklı şehirlerde yazılmaya devam etti ve ilk kez Şam'da tamamlandı.
Doğrusu

Yanlış, adın kendisinden doğuyor: «Mekke açılımları» bir yer adı taşıdığı için kitabın orada yazılıp bittiği sanılıyor. Oysa ad, kitabın nerede bittiğini değil, içindekilerin İbn Arabî'ye nerede açıldığını anlatır.

Yaygın yanlışKanı: «Mekke yıllarında İbn Arabî yalnızca Fütûhât üzerinde çalıştı.» Aynı iki yıla Rûhu'l-Kuds, Mişkâtü'l-Envâr, Hilyetü'l-Ebdâl ve Tâcü'r-Resâil de sığar.
Doğrusu

Yanlış, büyük eserin gölgesinden doğuyor: binlerce sayfalık bir kitabın yanında birkaç sayfalık risaleler kolayca görünmez olur.

Büyük resim

Mekke yıllarına bakınca İbn Arabî'nin yazarlığında dört ayrı ses duyuyoruz. Bir dostuna mektup yazan bir öğrenci var: Rûhu'l-Kuds ve Fütûhât'ın ilk sayfaları. Hocalarından duyduklarını derleyen bir hadis talebesi var: Mişkâtü'l-Envâr. Yol arkadaşlarına öğüt veren bir büyük kardeş var: Hilye. Bir de Kâbe'ye âşık gibi seslenen bir şair var: Tâcü'r-Resâil.

Bu derste de iddiaların sahipleri ayrı. Hilye'nin tarihini ve yerini risalenin sonundaki not, yani yazarın kendi eli verir. Tâcü'r-Resâil'in doğuşunu Fütûhât'ta kendisi anlatır. Mekke'ye varış ve ayrılış yılları biyografi yazarlarının, Claude Addas ile TDV İslâm Ansiklopedisi'nin verileridir. Fütûhât'ın bir mektup olarak başladığı ise Hirtenstein ile Beneito'nun okumasıdır. Fütûhât'ın sonraki serüveni ve elimizdeki el yazmaları ise ayrı bir hikâye.

Özet

  1. İbn Arabî 1202 sonbaharından 1204'e kadar Mekke'de yaşadı; hadis halkalarına katıldı, Bedr el-Habeşî ve Muhammed b. Hâlid es-Sadefî gibi dostlarla birlikte oldu, sonra Bağdat'a doğru yola çıktı.
  2. Fütûhât bu şehirde, 598 ya da 599'da, Mehdevî'ye hitap eden satırlarla açıldı; adı, içindekilerin Mekke'de açıldığını anlatır ve kitap otuz yıla yakın bir sürede tamamlandı.
  3. Aynı yıllarda Rûhu'l-Kuds (600), yüz bir kutsî hadisi toplayan Mişkâtü'l-Envâr (599), Tâif'te bir saatte yazılan Hilyetü'l-Ebdâl (599) ve Kâbe'ye yazılmış sekiz mektuptan oluşan Tâcü'r-Resâil (600) kaleme alındı.

Tefekkür

Quiz

  1. Fütûhât'ın ilk sayfaları kime ve hangi biçimde yazıldı?
  2. Hilyetü'l-Ebdâl nerede, ne kadar sürede ve kimler için yazıldı?
  3. Mişkâtü'l-Envâr nasıl bir kitaptır?
  4. Tâcü'r-Resâil'in muhatabı kimdir ve İbn Arabî bu kitabın doğuşunu nerede anlatır?

Cevaplar

  1. Tunus'ta yaşayan Abdülazîz el-Mehdevî'ye; ilk sayfalar ona «sevgili dost» diye seslenen bir mektuptu.
  2. Tâif'te, 599'da, bir saat içinde, yol arkadaşları Bedr el-Habeşî ile Muhammed b. Hâlid es-Sadefî için yazıldı.
  3. Allah'ın sözü olarak Hz. Muhammed'in aktardığı yüz bir sözün derlemesidir; ilk kırkı İbn Arabî'nin hocalarından kesintisiz bir zincirle duyduğu sözlerdir.
  4. Muhatabı Kâbe'dir; sekiz mektubun doğuşunu Fütûhât'ın hac babında, Kâbe'nin ona gücendiği bir görüyü anlatarak açıklar.

Kaynaklar

Sonraki derse köprü

Mekke'den ayrılan yolcu Bağdat'a, oradan Dicle kıyısındaki Musul'a gitti. Hızır'ı Endülüs derslerinden tanıyoruz; Musul'da İbn Arabî'yi, Hızır'a dayandığı anlatılan bir hırka bekliyordu. Hırka, bir hocanın öğrencisine giydirdiği ve bir yola bağlılığı gösteren giysidir. Sıradaki soru şu: Musul'daki bir bahçede, kimin elinden, Hızır'ın adıyla anılan bu hırkayı giydi, ve bir giysi bir bağlılığı nasıl taşıyabilir?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video fikri — büyüyen mektup: bir yazı masasında açık duran bir mektup. İlk satırlar Tunus'a yazılmış bir mektubun satırlarıdır; kamera uzaklaştıkça kâğıt uzar, yeni sayfalar eklenir ve mektup yavaş yavaş dev bir kitaba dönüşür. Masanın kenarında ise ince, küçük defterler durur: her biri Mekke yıllarının bir risalesi.

Sahneler

  • Açılış: Tâif'te gece, dağ silueti, bir konakta yağ kandili. Üç gölge; biri yazıyor. Ekranın köşesinde bir kum saati, bir saatlik süreyi gösterir.
  • Mekke'de ders halkası: avluda oturan dinleyiciler; yazma sayfası değil, çizilmiş bir sahne.
  • Tunus'a mektup: haritada Mekke'den Tunus'a uzanan kesikli bir çizgi; çizgi iki kez çizilir (Rûhu'l-Kuds ve Fütûhât'ın ilk sayfaları).
  • Mişkâtü'l-Envâr: bir kandil; içine yüz bir küçük ışık damlası düşer, ilk kırkı bir zincirle birbirine bağlıdır.
  • Hilye: dört simge (kapalı dudak, kapı, boş kâse, gece yıldızı), yalnız ad olarak; öğüt tonu yok.
  • Tâcü'r-Resâil: Kâbe'nin çizgisel silueti, bir anlığına kıpırdar; ardından sekiz zarf.
  • Kapanış: yolcu kuzeye yürür; elinde büyüyen kitap.

Ekranda yazılacaklar: Mekke, 1202–1204 · Fütûhât: «Mekke açılımları», 598/599'da başlar · Rûhu'l-Kuds, 600 · Mişkâtü'l-Envâr: 101 kutsî hadis, 599 · Hilyetü'l-Ebdâl: Tâif, 599, bir saatte · Tâcü'r-Resâil: Kâbe'ye sekiz mektup, 600 · Bedr el-Habeşî · Muhammed b. Hâlid es-Sadefî · Abdülazîz el-Mehdevî (Tunus).

Seslendirme: sakin ve sıcak. «Bir saat içinde» ifadesinden sonra kısa bir durak. Hilye'nin dört temeli düz bir sesle, öğüt tonuna kaçmadan okunur.

Telif: Kâbe fotoğrafı, el yazması ya da hat örneği kullanılmaz; her kare bu anlatım için yeniden çizilir.

Modül 3 — Bir Hayatın Romanı II: Doğu

Amaç: Öğrenci İbn Arabî'nin 1202–1204 arasında Mekke'de nasıl yaşadığını, Fütûhât'ın Tunus'taki bir dosta yazılan bir mektup olarak başladığını ve aynı yıllarda yazılan Rûhu'l-Kuds, Mişkâtü'l-Envâr, Hilyetü'l-Ebdâl ve Tâcü'r-Resâil'i tarih ve yer bilgisiyle anlatabilir.