İçeriğe geç

0.3 · Seviye 0 · Hayvana bakmak

Etogram: davranışı kaydetmek

Bir hayvanın ne yaptığını yorum katmadan nasıl yazarsın?

Mekanizma

Hayvanlar Âlemi Akademisi — Seviye 0, Hayvana bakmak · 1.453 kelime · 3 kaynak · ≈ 7 dk okuma · 10 dk dinleme

Derslerdeki kişiler kurgusaldır, deneyler ve kaynaklar gerçektir.

Bak

Selin ile Murat aynı güvercine on dakika baktılar ve iki ayrı rapor yazdılar. İkisi de Trabzon'da üniversitede biyoloji okuyor; bir derste hocaları onlardan Meydan Parkı'ndaki güvercinlerden birini seçip izlemelerini istemişti. Seçtikleri güvercin koyu gri, boynu yeşil-mor parlayan bir erkekti.

Selin'in raporu şöyleydi: «Güvercin çok açtı, sürekli yem aradı. Sonra bir dişiyi beğendi ve ona kur yaptı ama dişi onu istemedi. Erkek sinirlendi ve başka bir güvercini kovaladı. Sonunda yoruldu ve dinlendi.»

Murat'ın raporu başkaydı: «Dakika 1 ile 3 arası: gagayı yere vurma, 14 kez. Dakika 4: boynu şişirme, kuyruğu yere sürterek bir başka güvercinin çevresinde dönme, 3 tur. Öbür güvercin 2 adım uzaklaştı. Dakika 5: başka bir güvercine doğru hızlı yürüme, o güvercin havalandı. Dakika 6 ile 10 arası: bir ayak üstünde durma, gözler yarı kapalı.»

Hoca iki raporu tahtaya yan yana yazdı ve sınıfa sordu: hangisi daha çok şey söylüyor? İlk bakışta Selin'in raporu daha zengin görünüyor: açlık, beğeni, öfke, yorgunluk. Ama bu dört sözcüğün hiçbiri gözlenmedi; hepsi Selin'in gördüğü hareketlere yüklediği anlamlar. Murat'ın raporu kuru, ama başka biri aynı güvercini izlese aynı sayıları tutup tutmadığına bakabilir. Bu ders, bir davranışın nasıl yorum katmadan kaydedileceğini ve bunun neden bu kadar zor olduğunu anlatıyor.

Dört soru

Önceki derste dört soruyu kurduk. Bu derste bir davranışı yanıtlamak yerine o dört sorunun hepsinin ortak ham maddesine bakıyoruz: kayıt. Dört soru da aynı yerden başlar, hayvanın ne yaptığının doğru tutulmuş bir listesinden.

Kaydın en çok işe yaradığı yer mekanizma: bir davranışın nasıl üretildiğini sormadan önce onu neyin başlattığını ve ne kadar sürdüğünü bilmek gerekir. Güvercin boynunu şişirmeden hemen önce ne oldu? Bir dişi mi yaklaştı, bir ses mi geldi, gün mü ışıdı? Bu soruları ancak zamanı tutulmuş bir kayıt yanıtlayabilir. Murat'ın «dakika 4» notu, Selin'in «sonra»sından çok daha fazla mekanizma ipucu taşıyor.

Gelişim sorusu için aynı etogramın farklı yaşlarda uygulanması gerekir. Genç bir güvercin aynı gösteriyi yapıyor mu, kaç turla, ne kadar düzgün? Yavrudan yetişkine neyin değiştiğini görmek, tanımları sabit kalan bir listeyle mümkündür.

İşlev sorusu sayı ister. Dönme gösterisinin dişinin yaklaşmasına bir etkisi var mı sorusu, gösterinin kaç kez yapıldığı ile dişinin kaç kez kaldığı ya da uzaklaştığı karşılaştırılmadan yanıtlanamaz. Selin'in «dişi onu istemedi» cümlesi bu karşılaştırmanın yerine bir yargı koyuyor.

Evrim sorusu, farklı türlerin etogramlarının yan yana konmasını gerektirir. Akraba güvercin türlerinde benzer bir dönme gösterisi var mı? Bunu söyleyebilmek için iki türde aynı ölçütle tanımlanmış iki liste lazım. Etogram, karşılaştırmalı davranış biliminin ortak dilidir.

Deney

İyi bir etogram tek başına yetmez; kimi, ne zaman ve ne kadar süre izleyeceğine de karar vermen gerekir. Bu kararın sonucu nasıl değiştirdiğini en açık biçimde ortaya koyan çalışmalardan biri, primatolog Jeanne Altmann'ın 1974'te yayımladığı uzun bir yöntem makalesi.

Altmann'ın ayırdığı yöntemlerden ikisi bu akademinin gözlem görevlerinde sık kullanılacak. Birincisi bir bireye odaklanmak: belirli bir süre boyunca yalnız o hayvanın yaptığı her şeyi tutmak. Murat'ın raporu buna yakındı.

İkinci yöntem taramadır: belirli aralıklarla, örneğin her dakikanın başında, gruptaki bütün bireylere bir kez bakıp her birinin o anda ne yaptığını yazmak. Bu yöntem bir sürünün zamanının ne kadarını beslenmeye, ne kadarını dinlenmeye ayırdığını tahmin etmeye yarar, ama kısa süren olayları kaçırır.

Yöntem seçmenin ötesinde bir sorun daha var: gözlemcinin kendi beklentisi. Burada bir karınca çalışmasına bakmak öğretici. Karınca biliminde uzun süredir sorulan bir soru, karıncaların kendi yuvalarından olanları yabancılardan ayırıp ayırmadığı. Deneyin olağan biçimi basit: aynı yuvadan iki karıncayı ya da farklı yuvalardan iki karıncayı bir araya koyup aralarındaki saldırgan davranışları saymak. Araştırmacı genellikle yuva arkadaşları arasında saldırı beklemez. Ama karıncaların saldırgan davranışları çoğu zaman ince: çenelerini açmak, geri sıçramak. Bu hareketleri saymak, gözlemcinin hangi çiftin yuva arkadaşı olduğunu bildiği durumda beklentiye çok açık.

İki araştırmacı, Ellen van Wilgenburg ve Mark Elgar, bu sorunun ne kadar büyük olduğunu ölçmek için daha önce yayımlanmış çalışmaları taradı.

Bu sonuç ilk okumada şaşırtıcı. Gözlemci karıncaların kimden olduğunu bilmediğinde, yuva arkadaşları arasında da saldırı görüyor; bildiğinde görmüyor. Yuva arkadaşlarının birbirine hiç saldırmadığı yönündeki beklenti, kaydın kendisine sızmış görünüyor. Aynı durum yalnız karınca çalışmalarına özgü değil.

Ağacın öbür dalları

Etogram her dalda aynı ilkeyle kurulur ama her dalda başka bir zorlukla karşılaşır. Karıncada sorun ölçek ve incelik: çene açmak birkaç milimetrelik bir hareket ve bir kolonide yüzlerce birey aynı anda hareket ediyor. Güvercinde sorun, davranışların insan gözüne tanıdık gelmesi; boyun şişirmeye «kur», kovalamaya «öfke» demek çok kolay. Bir ahtapotta ise sorun başka: deri rengi ve dokusu saniyeler içinde değişiyor ve bunların hangisinin ayrı bir davranış sayılacağına karar vermek başlı başına bir iş.

Kör kaydın her dalda aynı ölçüde kurulamaması da öğretici. Karıncaları farklı yuvalardan getirip kodlamak görece kolay; gözlemci yalnız numaraları görür. Bir şempanze topluluğunda ise gözlemci bireyleri yüzlerinden tanır ve hangisinin kim olduğunu bilmemek neredeyse imkânsızdır. Bu tür çalışmalarda kaydı videoya alıp sonra bir başka kişiye, deneyin amacını bilmeden saydırmak sık kullanılan bir yol.

Etogramın bir başka yararı da karşılaştırmayı mümkün kılması. Aynı ölçütlerle tanımlanmış iki davranış listesi, iki türün ortak bir atadan gelen benzer davranışlar mı taşıdığını, yoksa benzer görünen hareketlerin ayrı ayrı mı ortaya çıktığını sormanın ilk adımı. Akademinin karşılaştırma basamağındaki her ders, bu dersin kurduğu dile dayanacak.

Sınır

Hiçbir etogram tamamen yorumsuz değildir. «Boynu şişirip dönme» bile bir seçim: hareketi nereden başlatıp nerede bitireceğini, hangi ayrıntıyı ad olarak kullanacağını gözlemci belirler. Bir başka gözlemci aynı hareketi «baş sallama» ve «dönme» diye iki ayrı davranışa bölebilir. Etogramın amacı yorumu sıfıra indirmek değil, yorumu görünür kılmak ve başkasının denetleyebileceği hâle getirmek.

Selin'in raporunu da tamamen bir kenara atmak yanlış olur. Açlık, ilgi ya da korku hakkındaki tahminler iyi soruların kaynağıdır. Sorun, tahminin gözlem yerine geçmesinde. İyi bir defterde iki sütun vardır: gördüğün ve düşündüğün. Bir hayvanın neden öyle davrandığına dair açıklamalar arasında hangisinin seçilmesi gerektiği sorusunu, Lloyd Morgan adlı bir psikologun koyduğu bir ilkeyle bu seviyenin sonlarında ayrıca ele alacağız.

van Wilgenburg ve Elgar'ın bulgusunu yorumlarken de dikkat gerek. Yaptıkları iş bir deney değil, var olan çalışmaların karşılaştırması. Kör yürütülen çalışmalar başka yönlerden de farklı olabilir: farklı türlerle, farklı laboratuvarlarda, farklı yıllarda yapılmış olabilirler. Bulgu kör kaydın önemini güçlü biçimde gösteriyor, ama farkın tamamının gözlemci beklentisinden geldiğini kanıtlamıyor.

Gözlem

Bu görev Murat'ın yaptığını kendi defterine taşıman için. Görevi bir arkadaşınla birlikte yaparsan kör kaydı da denemiş olursun.

Nerede: Sokakta ya da parkta bir güvercin, evde ya da bahçede bir kedi.

Kayıt: Defterine etogram listeni ve on dakikalık iki kaydı yan yana yaz. Kaç dakikada ikiniz aynı davranışı seçtiniz, say. Uyuşmadığınız dakikalarda tanımlardan hangisinin belirsiz kaldığını not et ve listeyi bir sonraki gözlem için düzelt.

Sonraki derse köprü

Etogram bir hayvanın ne yaptığını tutuyor, ama hayvanın neyi algıladığını tutmuyor. Güvercin parkta bizim görmediğimiz renkleri görüyor olabilir, kedi bizim duymadığımız sesleri duyuyor. Bir sonraki ders, Umwelt kavramıyla, her hayvanın aynı yerde başka bir dünya yaşadığı fikrini ve bu fikrin gözlemcinin listesini nasıl değiştirdiğini konu alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?