Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Portreden çevresel fotoğrafa geçmek, hayvanı ve yaşadığı yeri aynı çerçevede buluşturan bir yaşam alanı karesi kurmaktır: hayvana yaklaşmadan objektifi kısaltıp yeri kareye almak, hayvan payını karenin anlatmak istediğine göre seçmek ve küçük kalan hayvanı ışıkla, kontrastla ve boşlukla bulunur kılmak. Bir iki güçlü ortam ipucu yerin adını söyler; hayvanla aynı yeri paylaşan insanlar izinle ve emekleriyle, yüzlerine göre pozlanarak kendi renginde gösterilir.
Öğrenme hedefi
Bir hayvanı yalnızca kareyi dolduran bir portre olarak değil, yaşadığı yerle, sazlığıyla, tuzlasıyla, ağacıyla ya da bir köyün elektrik direğiyle birlikte gösteren daha geniş bir kare olarak kurabileceksin. Hayvanın karede ne kadar yer kaplayacağına bilinçli karar verecek, küçük kaldığında bile ışıkla, kontrastla ve boşlukla gözün onu bulmasını sağlayacaksın. Karede izleyiciye nerede olduğunu söyleyen öğeleri seçecek, arka planı yalnızca bir renk lekesi olmaktan çıkarıp hikâyenin bir parçası yapacaksın. Bunu hayvana yaklaşmadan, daha kısa bir odak uzaklığına geçerek ya da biraz uzaklaşarak yapacaksın. Hayvanla aynı yeri paylaşan insanları da karede onların emeğini ve varlığını gösterecek biçimde, teni kendi renginde çekeceksin.
Merak sorusu
Arkadaşın göç haftalarından getirdiği kareleri kulüpte gösteriyor. Kaşıkçı keskin, kıyı kuşlarının tüyleri tek tek okunuyor, arka planlar yumuşak ve temiz. Bir üye soruyor: bu kaşıkçı nerede, bir göl mü bu, bir tuzla mı, yoksa bir hayvanat bahçesi mi? Arkadaşın cevap veremiyor; her karede kuş var, ama yer yok. Kuşun nasıl bir dünyada yaşadığını, neyin üstünde yürüdüğünü, çevresinde neyin değiştiğini gösteren tek bir kare bile yok. Portreden çevresel fotoğrafa geçmek ne demek?
Bağlam
Bir insanı kendi ortamında, işinin ya da evinin içinde gösteren portreyi insan ve portre derslerinde tanımıştın (Ders 16.1). Çok yakındaki bir öğe ile uzaktaki manzarayı aynı karede konuşturmayı manzara rotasında ön plan ve derinlik üzerine çalışırken denemiştin (Ders M.3). Kuşların hangi sulak alanın hangi kısmını kullandığını, sazlıkta, çamurlukta ve açık suda nasıl dağıldığını da göç ve sulak alanlar üzerine izlemiştin (Ders Y.6).
Uzun objektif kuşu kareye doldurur ve arka planı eritir; bu, hayvanın kendisini göstermek için güçlü bir araçtır. Ama aynı araç, hayvanın hikâyesinin yarısını da siler: nerede yaşadığı, neye bağlı olduğu, yaşadığı yerin nasıl değiştiği. Bir kuşun yanında akan dere kurursa, bir sazlık yol olursa, kuşun portresi bunu anlatamaz; yaşadığı yerle birlikte çekilmiş bir kare anlatabilir. Bu ders, hayvanı ve yerini birlikte göstermeyi ele alıyor.
Basit açıklama
Yer karede nasıl görünür?
Yaşam alanı karesi, bir hayvanı yaşadığı yerle birlikte, yerin de okunabildiği kadar geniş bir kadrajla gösteren karedir. Bir leylek yuvası bir köyün elektrik direğinin üstünde, arkasında tarlalar ve evlerle görünür; bir kıyı kuşu tuzlanın beyaz kabuğunda, uzakta tuz yığınlarıyla durur; bir sincap bir parktaki çınarın gövdesinde, altında bir bankla belirir. Bu kareler hayvanın portresinden daha az ayrıntı taşır ama çok daha fazla şey anlatır: hayvanın nerede ve nasıl yaşadığını, çoğu zaman da insanlarla nasıl bir arada yaşadığını.
Bu kareler için daha kısa bir odak uzaklığı, örneğin yüz ile iki yüz milimetre arası ya da bir geniş açı, işe yarar. Hayvana yaklaşmak gerekmez; çoğu zaman aynı yerde kalıp objektifi kısaltmak ya da birkaç adım geri çekilmek yeter. Hayvana çok yakın geniş açılı kareler, ancak hayvan insana alışkınsa ya da uzaktan tetiklenen bir makineyle, onu rahatsız etmeden çekilebilir. Hiçbir yaşam alanı karesi, hayvanın kaçış mesafesini aşmayı haklı çıkarmaz.
Hayvan karede ne kadar yer kaplar?
Hayvan payı, bir karede hayvanın kapladığı alanın karenin tamamına oranıdır. Portrede bu pay büyüktür; yaşam alanı karesinde küçüktür, bazen karenin birkaç yüzdesi kadar. Küçük bir pay bir sorun değildir, ama gözün hayvanı bulması gerekir. Işık bunun en güçlü aracıdır: gölgeli bir sazlıkta güneş alan tek bir kuş, ne kadar küçük kalsa da, gözü kendine çeker. Kontrast da yardım eder: koyu bir kuş açık bir tuzlada, açık bir kuş koyu bir suda hemen seçilir.
Boşluk da bir araçtır. Hayvanın çevresinde sade, düz bir alan bırakmak, onu karenin kalabalığından ayırır. Hayvanın baktığı ya da ilerlediği yöne doğru boşluk bırakmak kareye bir hareket duygusu verir. Hayvan payının ne olacağı bir kural değil, karenin ne anlatmak istediğine göre verilen bir karardır: hayvanın bir yere ait olduğunu anlatan bir kare onu küçük tutabilir, hayvanın o yerdeki yalnızlığını anlatan bir kare onu daha da küçültebilir.
İzleyiciye nerede olduğunu ne söyler?
Ortam ipucu, bir karede izleyiciye hayvanın nerede ve nasıl bir yerde yaşadığını söyleyen öğedir. Sazların sık gövdeleri, tuzlanın çatlamış kabuğu, çamurdaki ayak izleri, bir kayalıktaki yosun, bir köy damının kiremitleri, bir direğin telleri birer ipucudur. Bir ya da iki güçlü ipucu yeterlidir; çok fazla öğe kareyi kalabalıklaştırır ve hayvanı kaybettirir. İpucunu ön plana almak, M.3'teki yakın-uzak düşüncesini hayvanla birleştirir: yakında çatlamış tuz, uzakta yürüyen bir flamingo.
Hayvanla aynı yeri paylaşan insanlar da güçlü bir ipucudur. Leylek yuvalı direğin altında tarlasını süren bir çiftçi, bir sulak alanda ağ atan bir balıkçı, hayvanın ve insanın aynı yerde nasıl yaşadığını gösterir. Bu insanları da izinleriyle, emeklerini gösterecek biçimde çekmek gerekir. Akşamüstünün yandan gelen ışığı hem kuşu hem insanı modelleyen bir ışıktır; açık bir tende sıcak bir parlaklık, koyu bir tende derin ve ayrıntılı bir kahverengi verir. Ölçümü insanın yüzünden yapmak onu, arkada gökyüzüne karşı duran kuşla birlikte, kendi renginde tutar.
Görsel kanıt
Arkadaşın göl kıyısına bu kez yüz ile dört yüz milimetre arası bir zoomla gidiyor. Kaşıkçının beslendiği sığ suyu biliyor. Önce dört yüz milimetrede kuşun portresini çekiyor; sonra aynı yerden yüz milimetreye açıyor.
Karede artık kuş küçük: sazların kıvrıldığı sığ suda, arkasında gölün geniş yüzeyi ve uzak tepeler. Akşamüstü güneşi yalnızca kuşun beyaz tüylerine düşüyor, sazlar gölgede. Göz kuşu hemen buluyor. Önüne yakın sazlardan birini alıyor ve kuşun yürüdüğü yöne boşluk bırakıyor.
Dönüşte köyün girişinde elektrik direğinin tepesinde bir leylek yuvası görüyor; altında traktörünü park eden yaşlı çiftçi, esmer ve kır bıyıklı bir adam. Ondan izin alıp yuvayı, leyleği ve çiftçiyi aynı kareye alıyor. Pozu akşam güneşinin yandan vurduğu yüzüne göre ayarlıyor; teni sıcak ve ayrıntılı, yuva ve leylek arkada gökyüzüne karşı.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlışHer kareyi uzun objektifle kuşu dolduran bir portre olarak çekmek.
Yer ve hikâye kaybolur. Düzeltmesi: aynı yerden objektifi kısaltıp bir yaşam alanı karesi de çek.
Yaygın yanlışYaşam alanı karesi için hayvana yaklaşmak.
Kaçış mesafesi aşılır. Düzeltmesi: yerinde kal, objektifi kısalt ya da birkaç adım geri çekil.
Yaygın yanlışKüçük kalan hayvanı kalabalık bir sahnenin içinde kaybetmek.
Göz onu bulamaz. Düzeltmesi: hayvanı ışıkla, kontrastla ya da çevresindeki boşlukla ayır ve ortam ipucunu bir iki öğeyle sınırla.
Özet
Portreden çevresel fotoğrafa geçmek, hayvanı ve yaşadığı yeri aynı çerçevede buluşturan bir yaşam alanı karesi kurmaktır: hayvana yaklaşmadan objektifi kısaltıp yeri kareye almak, hayvan payını karenin anlatmak istediğine göre seçmek ve küçük kalan hayvanı ışıkla, kontrastla ve boşlukla bulunur kılmak. Bir iki güçlü ortam ipucu yerin adını söyler; hayvanla aynı yeri paylaşan insanlar izinle ve emekleriyle, yüzlerine göre pozlanarak kendi renginde gösterilir.
Mini ödev
Bu ödevde aynı hayvanı hem portre hem yaşam alanı karesi olarak çekeceksin.
- Bir kuş ya da bir hayvan bul ve rahatsız etmeden, uzun bir odak uzaklığıyla onun portresini çek.
- Aynı yerden objektifi kısaltarak ya da birkaç adım geri çekilerek yaşadığı yeri de gösteren bir kare çek; hayvanı ışıkla, kontrastla ya da boşlukla ayır.
- Karede bir iki ortam ipucu seç; aynı yeri paylaşan bir insan varsa iznini alıp onu da kareye al ve pozu yüzüne göre ayarla.
Kendini değerlendir
- Yaşam alanı karesinde izleyici hayvanın nerede olduğunu anlayabiliyor mu?
- Küçük kalan hayvanı göz hemen buluyor mu?
- Karedeki insan bir süs gibi mi, yoksa o yerin bir parçası olarak mı görünüyor?
Sözlük
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Yaşam alanı karesi | Habitat shot | Bir hayvanı yaşadığı yerle birlikte, yerin de okunabildiği genişlikte bir kadrajla gösteren kare. |
| Hayvan payı | Animal-to-frame ratio | Bir karede hayvanın kapladığı alanın karenin tamamına oranı; karenin ne anlatmak istediğine göre seçilir. |
| Ortam ipucu | Habitat cue | Bir karede izleyiciye hayvanın nerede ve nasıl bir yerde yaşadığını söyleyen öğe: saz, tuz kabuğu, iz, direk. |
Mini test
1. Yaşam alanı karesi neyi gösterir?
- A) Yalnızca hayvanın gözünü
- B) Hayvanı yaşadığı yerle birlikte
- C) Yalnızca gökyüzünü
- D) Hayvanın tüylerini tek tek
2. Yaşam alanı karesi için hayvana ne kadar yaklaşılır?
- A) Kareyi dolduracak kadar
- B) Yuvanın yanına kadar
- C) Yaklaşılmaz; objektif kısaltılır ya da geri çekilinir
- D) Kaçış mesafesini biraz aşacak kadar
3. Karede küçük kalan bir kuşu göz nasıl bulur?
- A) Işıkla, kontrastla ya da çevresindeki boşlukla ayrıldığında
- B) Kare kalabalık olduğunda
- C) Kuş karenin tam köşesinde olduğunda
- D) Hiçbir zaman
4. Hangisi bir ortam ipucudur?
- A) Makinenin ayarları
- B) Objektifin markası
- C) Dosyanın adı
- D) Tuzlanın çatlamış kabuğu
Cevaplar
- B — Yaşam alanı karesi hayvanın nerede ve nasıl yaşadığını da okutacak kadar geniş kurulur.
- C — Yer kareye objektifi kısaltarak ya da geri çekilerek alınır, kaçış mesafesi hiçbir zaman aşılmaz.
- A — Aydınlık, zıt tonlu ya da sade bir boşlukla çevrili küçük bir figür gözü hemen kendine çeker.
- D — Çatlamış tuz kabuğu izleyiciye hayvanın bir tuzlada yaşadığını söyler.
Özet kartı
- Portre hayvanı, yaşam alanı karesi hayvanı ve yerini anlatır.
- Yaklaşma; objektifi kısalt ya da geri çekil.
- Hayvan payı bir seçim; küçük hayvanı ışıkla, kontrastla, boşlukla ayır.
- Bir iki güçlü ortam ipucu yeter.
- Aynı yeri paylaşan insanı izinle ve emeğiyle, yüzüne göre pozlayarak göster.
Sonraki derse köprü
Arkadaşın haftalardır sulak alanlara, göl kıyılarına ve boğaz tepelerine gidiyor; hafta içi ise makinesi dolapta. Bir sabah balkonunda kahvesini içerken apartmanın bahçesindeki erik ağacında bir karatavuğun yem aradığını, çatının kenarında bir kerkenezin durduğunu fark ediyor. Bahçende yaban hayatı var mı? Sonraki ders, şehrin içindeki doğayı, bahçeleri, parkları ve çatıları, uzağa gitmeden yaban hayatı fotoğrafına başlamanın yeri olarak ele alıyor.