Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir pencere ve bir reflektörle profesyonel bir portre kurmak mümkündür, çünkü pencere büyük ve yumuşak bir kaynaktır; kararı veren, kişinin pencereye göre açısı ve uzaklığı, makinenin yeri ve yansıtıcının ne kadar yaklaştırıldığıdır. Doğrudan güneş tül perdeyle yayılır, dışarıda aynı düzen bir binanın gölgesinde kurulur; farklı tenlerden insanlar pencereye farklı uzaklıklarda yerleştirilerek her yüzün ayrıntısı korunur.
Öğrenme hedefi
Tek bir pencere ve beyaz bir yüzeyle, flaş ya da stüdyo kullanmadan, bilinçli kurulmuş bir portre ışığı elde edebileceksin. Kişiyi pencereye göre hangi açıda ve ne kadar uzağa yerleştireceğine karar verecek, bu iki kararın yüzdeki gölgenin yönünü, yumuşaklığını ve derinliğini nasıl değiştirdiğini göreceksin. Yansıtıcıyı gölge tarafına yaklaştırıp uzaklaştırarak iki yanak arasındaki farkı istediğin kadar açacak, ama silmeyeceksin. Doğrudan güneş giren bir pencerede ya da dışarıda bir binanın gölgesinde aynı düzeni kurabileceksin. Aynı karede farklı tenlerden iki insan olduğunda, ikisinin de ayrıntısını koruyacak biçimde onları ışığa göre yerleştireceksin.
Merak sorusu
Fırının ağzından gelen turuncu ışık ustanın yüzünün yalnızca bir yanını yakıyor; öteki yanağı karanlığa gömülmüş, koyu teninde yüzün yarısı gölgeyle birleşmiş. Arkadaşın «stüdyom yok, flaşım yok» diye iç çekiyor. Yaşlı üye başıyla dükkânın arkasını işaret ediyor: tezgâhların ardında, kuzeye bakan buğulu bir cam. Sonra un çuvallarının arasından büyük, beyaz bir karton çekip çıkarıyor. «Bunlar yeter» diyor. Bir pencere ve bir reflektörle profesyonel portre gerçekten mümkün mü, yoksa bu yalnızca bir teselli mi?
Bağlam
Bir pencerenin geniş yüzeyinden gelen yumuşak ve yönlü ışığı, ışığın odanın içine doğru azalışını ve gözde bıraktığı parıltıyı pencere ışığı dersinde tanımıştın (Ders 5.6). Beyaz bir kartonun gölge tarafa ışık geri gönderdiğini, yüzün altına konduğunda göz çukurlarını açtığını reflektör dersinde denemiştin (Ders 18.3). Doğrudan güneşin ulaşmadığı ama açık gökyüzünü gören gölgenin yüze nasıl yumuşak bir ışık verdiğini de zor ışık dersinde görmüştün (Ders 18.5).
Bu ders o bilgileri tek bir portre akışında birleştiriyor. Birçok portreci, stüdyo ışıklarıyla kurmaya çalıştığı yumuşak, yönlü ışığın bir pencerede hazır durduğunu söyler. Pencere büyük ve yumuşak bir kaynaktır; ama onu işe yarar kılan, kişinin nereye oturtulduğu, yüzün nereye döndüğü ve beyaz kartonun nerede tutulduğudur.
Basit açıklama
Pencereye göre nereye yerleştirilir?
Pencere açısı, kişinin pencereye göre durduğu açıdır ve yüzdeki gölgenin yönünü belirler. Kişi yüzünü doğrudan pencereye döndüğünde ışık yüzü önden ve eşit aydınlatır; gölgeler azalır ve yüz düz görünür. Kişi pencereyle kırk beş derece kadar bir açıda durduğunda ışık yüzün bir yanını önden ve yandan birlikte yakalar; burun gölgesi yanağa doğru iner ve daha önce tanıdığın loop ya da Rembrandt düzenlerinden biri kendiliğinden belirir. Kişi pencereye tam yandan döndüğünde yüz ikiye bölünür. Pencereye sırtını dönen biri ise kenarından aydınlanır ve yüzü gölgede kalır. Bunların hiçbiri doğru ya da yanlış değildir; her biri yüz hakkında başka bir şey söyler.
Makinenin yeri de bu kararın parçasıdır. Makine pencereyle kişinin arasına yakın durduğunda yüzün aydınlık tarafını görür; makine pencerenin karşısına geçtiğinde gölge tarafı kameraya döner ve yüz daha derin, daha dramatik görünür. Kişi yerinde kalırken makineyi birkaç adım kaydırmak, aynı ışıkla iki farklı portre verir.
Uzaklık neyi değiştirir?
Pencere mesafesi, kişinin pencereden ne kadar uzakta durduğudur ve ışığın yumuşaklığını ve derinliğini birlikte değiştirir. Pencereye yakın duran bir yüz için pencere büyük bir kaynaktır; ışık yumuşaktır ama odanın içine doğru hızla azalır. Bu yüzden yüzün aydınlık tarafı ile gölge tarafı arasındaki fark büyür ve kişinin arkasındaki oda karanlığa düşer. Kişi pencereden uzaklaştıkça pencere küçülür, ışık sertleşmeye başlar, ama yüzün iki yanı ve arka plan birbirine yaklaşır. Karanlık bir arka plan istiyorsan kişiyi pencereye yaklaştır ve arkasında boş bir oda derinliği bırak; aydınlık ve sakin bir kare istiyorsan onu biraz uzaklaştır.
Doğrudan güneş giren bir pencere sert gölgeler ve yüzde parlak lekeler bırakır. Önüne gerilen ince, beyaz bir tül perde ya da bir çarşaf güneşi yayar ve pencereyi yeniden büyük, yumuşak bir kaynağa çevirir. Dışarıda aynı düzen bir binanın gölgesinde kurulur: kişi gölgenin içinde, yüzü açık gökyüzüne ya da aydınlık sokağa dönük durur.
Yansıtıcı nereye tutulur?
Yansıtıcı mesafesi, beyaz yüzeyin kişinin yüzüne olan uzaklığıdır ve gölge tarafın ne kadar açılacağını belirler. Yansıtıcı gölge tarafa, pencereye bakacak biçimde tutulur; yaklaştıkça gölge açılır, uzaklaştıkça derinleşir. Amaç çoğu zaman gölgeyi silmek değil, onun içindeki ayrıntıyı görünür kılmaktır. Kartonu yavaşça yaklaştırıp gölge yanağın ayrıntısı belirdiği anda durmak iyi bir yöntemdir. Yansıtıcı, yüzün altına ve öne eğik konduğunda göz çukurlarına da ışık gönderir.
Ten yerleşimi, aynı karede farklı tenlerden insanlar olduğunda her birinin ayrıntısını koruyacak biçimde onları ışığa göre konumlandırmaktır. Pencere ışığı odanın içine doğru azaldığı için, koyu tenli kişiyi pencereye biraz daha yakın, açık tenli kişiyi biraz daha uzak yerleştirmek iki yüzün parlaklığını birbirine yaklaştırır. Böylece pozlama açık yüzün parlak tarafını patlatmadan koyu yüzün ayrıntısını da korur. Koyu tenin doğal parlaklığı büyük ve yumuşak bir pencerede geniş, yumuşak bir ışıltı olarak görünür; bu parıltı tenin kendisidir ve silinmez.
Görsel kanıt
Fırın ağzının ışığında ustanın yüzünün bir yanı turuncu ve parlak, öteki yanı tamamen karanlık. Koyu teninde gölge yanağın ayrıntısı kaybolmuş, göz çukurları seçilmiyor. Arka planda fırının ağzı parlak bir leke gibi duruyor.
Arkadaşın ustayı arka penceresine kırk beş derece açıyla, pencereden bir adım uzağa oturtuyor. Işık yumuşak ve serin; burun gölgesi yanağa doğru küçük bir halka gibi iniyor, gözlerde pencerenin kare yansıması beliriyor. Yaşlı üye beyaz kartonu gölge tarafa tutuyor ve arkadaşın gölge yanağın ayrıntısı belirene kadar onu yavaşça yaklaştırmasını söylüyor.
Sonra çırak da kareye giriyor. Açık teni pencerede parlıyor, ustanın yüzü onun yanında koyu kalıyor. Arkadaşın ustayı pencereye yarım adım yaklaştırıyor, çırağı yarım adım geri alıyor. İki yüz birbirine yaklaşıyor; çırağın alnı patlamıyor, ustanın göz çukurları ayrıntılı kalıyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlışKişiyi pencereye rastgele bir yerde oturtmak.
Işık yüzü düz ya da yarı karanlık bırakır. Düzeltmesi: pencereye göre açıyı ve uzaklığı bilinçli seç, makineyi kaydırıp iki bakışı dene.
Yaygın yanlışYansıtıcıyı gölgeyi silecek kadar yaklaştırmak.
Yüz düzleşir ve biçimini kaybeder. Düzeltmesi: kartonu gölgenin ayrıntısı belirdiği anda durdur.
Yaygın yanlışFarklı tenlerden iki kişiyi pencereden aynı uzaklığa koymak.
Biri patlar ya da öteki kararır. Düzeltmesi: koyu tenli kişiyi pencereye biraz yaklaştır, açık tenli kişiyi biraz uzaklaştır.
Özet
Bir pencere ve bir reflektörle profesyonel bir portre kurmak mümkündür, çünkü pencere büyük ve yumuşak bir kaynaktır; kararı veren, kişinin pencereye göre açısı ve uzaklığı, makinenin yeri ve yansıtıcının ne kadar yaklaştırıldığıdır. Doğrudan güneş tül perdeyle yayılır, dışarıda aynı düzen bir binanın gölgesinde kurulur; farklı tenlerden insanlar pencereye farklı uzaklıklarda yerleştirilerek her yüzün ayrıntısı korunur.
Mini ödev
Bu ödevde bir pencerenin önünde aynı kişiyle dört kare çekeceksin.
- Kişiyi yüzü doğrudan pencereye dönük, sonra pencereyle kırk beş derece açıyla, sonra tam yandan oturt ve her birini çek.
- Kırk beş derecelik düzende kişiyi pencereye yaklaştır ve uzaklaştır, arka planın ve gölge tarafın nasıl değiştiğini karşılaştır.
- Beyaz bir kartonu gölge tarafa tut ve gölge yanağın ayrıntısı belirdiği anda durdurarak son kareyi çek; yüzü büyütüp tenin ayrıntısını ve gözlerdeki yansımayı kontrol et.
Kendini değerlendir
- Pencereye göre açıyı değiştirince yüzdeki gölgenin yönü değişti mi?
- Yansıtıcı gölgeyi açtı ama silmedi mi?
- Tenin ayrıntısı hem aydınlık hem gölge tarafta okunuyor mu?
Sözlük
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Pencere açısı | Window angle | Kişinin pencereye göre durduğu açı; yüzdeki gölgenin yönünü belirler. |
| Pencere mesafesi | Window distance | Kişinin pencereden uzaklığı; ışığın yumuşaklığını, yüzün iki yanı arasındaki farkı ve arka planın karanlığını değiştirir. |
| Yansıtıcı mesafesi | Reflector distance | Beyaz yüzeyin yüze uzaklığı; gölge tarafın ne kadar açılacağını belirler. |
| Ten yerleşimi | Skin-tone placement | Farklı tenlerden insanları her birinin ayrıntısını koruyacak biçimde ışık kaynağına göre konumlandırmak. |
Mini test
1. Kişi pencereyle kırk beş derece kadar bir açıda durduğunda ne olur?
- A) Yüz tamamen karanlıkta kalır
- B) Gölgeler tamamen kaybolur
- C) Burun gölgesi yanağa doğru iner ve loop ya da Rembrandt düzeni belirir
- D) Gözlerdeki yansıma kaybolur
2. Kişi pencereye yaklaştıkça arka plana ne olur?
- A) Işık odanın içine doğru hızla azaldığı için arka plan kararır
- B) Arka plan aydınlanır
- C) Arka plan değişmez
- D) Arka plan renklenir
3. Yansıtıcıyı ne zaman durdurmak iyi bir yöntemdir?
- A) Gölge tamamen kaybolduğunda
- B) Yansıtıcı yüze değdiğinde
- C) Aydınlık taraf patladığında
- D) Gölge yanağın ayrıntısı belirdiği anda
4. Aynı karede koyu ve açık tenli iki kişi varsa pencereye göre nasıl yerleştirilir?
- A) İkisi de pencereden tam aynı uzaklıkta
- B) Koyu tenli kişi biraz daha yakın, açık tenli kişi biraz daha uzak
- C) Açık tenli kişi pencerenin tam önünde, koyu tenli kişi karanlıkta
- D) İkisi de pencereye sırtını dönerek
Cevaplar
- C — Işık yüzü önden ve yandan birlikte yakalar; tanıdık portre düzenleri kendiliğinden oluşur.
- A — Pencereye yakın bir yüz için ışığın içeri doğru azalışı çok belirgindir.
- D — Amaç gölgeyi silmek değil, içindeki ayrıntıyı görünür kılmaktır.
- B — Işık içeri doğru azaldığı için bu yerleşim iki yüzün parlaklığını yaklaştırır.
Özet kartı
- Pencere açısı gölgenin yönünü, pencere mesafesi yumuşaklığı ve derinliği belirler.
- 45 derece: loop ya da Rembrandt kendiliğinden gelir; makineyi kaydırıp iki bakışı dene.
- Yakın pencere = karanlık fon; uzak pencere = sakin, aydınlık kare.
- Güneş giriyorsa tül perde; dışarıda bina gölgesi, yüz açık göğe.
- Yansıtıcıyı ayrıntı belirince durdur; koyu teni pencereye yaklaştır.
Sonraki derse köprü
Pencere portresi tamam. Ama usta, kızının düğün albümü için bir kare daha istiyor: fırının önünde, sokakta, tabelanın altında. Saat öğleye yaklaşıyor ve güneş tepeden vuruyor; ustanın göz çukurları kapkara, burnunun altında sert bir gölge, alnı parlıyor. Sokakta ne pencere var ne tül perde. Güneş altında portre nasıl kurtarılır? Sonraki ders arka ışığı, dolgu flaşını ve gölgeyi dış mekânda ele alıyor.