Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Birinin dünyasını tek karede anlatmak mümkündür: çevresel portre mekânın bütününü değil, o insanı anlatan birkaç nesneyi seçer, kişi-mekân oranını bilinçli kurar ve kişiyi işinin içindeki bir uğraş anında yakalar. Karedeki kalabalık kişinin izniyle ayıklanır ama mekân olduğundan başka gösterilmez; geniş açıda yüz karenin ortasına yakın tutulur ve doygun yüzeylerin tene yansıttığı renk kontrol edilir.
Öğrenme hedefi
Bir insanı kendi mekânında ve kendi işinin içinde, üçünü birbirine ezdirmeden tek bir karede gösterebileceksin. Mekânın bütününü değil, o insan hakkında bir şey söyleyen birkaç nesneyi seçecek, kişinin karede ne kadar yer kaplayacağına bilinçli karar vereceksin. Kişiyi bir pozda dondurmak yerine işini yaparken, elleri meşgulken, bakışı işinin üstündeyken yakalayacaksın. Karedeki kalabalığı kişinin izniyle ayıklayacak, ama mekânı olduğundan başka gösterecek kadar değiştirmeyeceksin. Geniş açılı bir objektifle yakından çalışırken yüzü karenin kenarından uzak tutacak, doygun renkli yüzeylerin bir tene yansıttığı rengi okuyup yüzün kendi tonunda kalmasını sağlayacaksın.
Merak sorusu
Çiçekçinin sahibi, dükkânını ve çiçeklerini gösteren bir portre istiyor. Dükkân dar; kovalar yerden tavana kadar, raflarda saksılar, tezgâhta kurdeleler, kapının önünde kasalar. Arkadaşın önce geri çekiliyor: bütün dükkân karede, ama sahibi kovaların arasında küçücük bir leke. Sonra yaklaşıyor: yüzü okunaklı bir portre, ama arkasında yalnızca yeşil bir bulanıklık; bu kadın bir çiçekçi mi, bir öğretmen mi, bilinmiyor. Birinin dünyasını tek karede anlatmak için neyi içeri alıp neyi dışarıda bırakmalı?
Bağlam
Kişiyi kendi ortamında, işinin ya da evinin içinde gösteren portreye tadımlık portre dersinde çevresel portre adını vermiştin (Ders 16.1). Geniş açılı bir objektifle karenin kenarına yakın duran şeylerin dışa doğru uzadığını objektif ailelerini tanıdığın derste görmüştün (Ders 12.2). Bir sahneyi fotoğraf için yeniden kurmanın belgeselde nerede sınıra dayandığını da manipülasyon dersinde tartışmıştın (Ders 29.4).
Çevresel portrenin zorluğu, üç şeyi aynı anda taşımasıdır: bir insan, bir yer ve bir uğraş. Biri öne çıktığında ötekiler kaybolma eğilimindedir. Yüze yaklaşan portre mekânı siler; mekânı bütünüyle gösteren kare insanı küçültür; kişiyi poz verdirerek durduran kare ise uğraşı öldürür. Bu derste üçünü aynı karede tutmanın yollarına bakılıyor.
Basit açıklama
Mekânın ne kadarı gösterilir?
Anlatan nesne, bir çevresel portrede kişi hakkında bir şey söyleyen ve bu yüzden kareye bilerek alınan nesnedir. Bir mekânın her şeyi anlatmaz; çoğu kalabalık yaratır. Çiçekçinin dükkânında yüzlerce çiçek, onlarca kova ve bir yığın kurdele vardır; ama onun işini anlatan belki yalnızca üç şeydir: elindeki makas, tezgâhtaki yarım bir buket ve arkasındaki renkli kovaların sırası. Çevresel portre, mekânın bütününü değil, bu birkaç nesneyi seçip kişinin çevresine yerleştirir.
Kişi-mekân oranı, kişinin kadrajda kapladığı alanın mekânın kapladığı alana oranıdır ve kareyi kimin anlattığını belirler. Kişi karenin çok küçük bir parçasıysa kare bir mekân fotoğrafına, çok büyük bir parçasıysa sıradan bir portreye dönüşür. Birçok çevresel portrede kişi karenin üçte biri ile yarısı arasında bir yer kaplar; ama bu bir kural değildir. Bir mekânın ezici büyüklüğünü anlatmak isteyen bir fotoğrafçı kişiyi bilerek küçük tutabilir; önemli olan oranın bir seçim olmasıdır.
Mekânı kareye almak için çoğu zaman geniş açılı bir objektifle, kişiye yakın durarak çalışılır. Bu, mekânı ve kişiyi aynı karede büyük tutar; ama kişinin yüzü karenin kenarına yaklaştıkça uzar ve bozulur. Bu yüzden yüz, karenin ortasına yakın tutulur; kenarlar mekâna bırakılır. Diyafram, anlatan nesnelerin de okunacağı kadar kısılır; arka planı tamamen eritmek, çevresel portrenin çevresini siler.
Kişi ne yaparken çekilir?
Uğraş anı, kişinin işinin içindeyken, elleri meşgul ve dikkati işine dönükken yakalandığı andır. Çevresel portre çoğu zaman kişinin objektife baktığı bir kare ile işine daldığı bir kare arasında gidip gelir; ikisi de değerlidir. Objektife bakan kare izleyiciyle bir bağ kurar; işine dalmış kare ise o insanın o işi nasıl yaptığını gösterir. Makası tutuşu, bir buketi çevirişi, bir müşteriye uzanışı; bunlar poz verdirilerek elde edilmez, beklenerek yakalanır.
Uğraşın içinde çekmek, kişinin rahatlamasına da yardım eder; kişi ne yapacağını bilir ve fotoğrafçıyı unutur. Fotoğrafçı, işin tekrar eden hareketlerini birkaç dakika izleyip en anlamlı anın ne zaman geleceğini öğrenir ve bekleme noktasını oraya kurar.
Mekân ne kadar değiştirilir?
Sahne ayıklama, kareyi dağıtan ve kişi hakkında hiçbir şey söylemeyen nesnelerin, kişinin izniyle kadrajdan çıkarılması ya da yerinin değiştirilmesidir. Tezgâhın üstündeki bir su şişesi, bir telefon şarj kablosu ya da yere düşmüş bir poşet çoğu zaman bir şey anlatmaz; onları kaldırmak kareyi sadeleştirir. Ama ayıklama, mekânı olduğundan başka gösterecek kadar ileri gitmez: dükkânda hiç olmayan bir nesne getirilmez, kişinin gerçek işi başka bir işle değiştirilmez. Çevresel portre açıkça kurulan bir portre olabilir; ama izleyiciye o insanın gerçek dünyası diye sunuluyorsa, o dünyaya sadık kalmalıdır.
Mekânın renkleri de yüzü etkiler. Doygun renkli yüzeyler, bir yeşillik duvarı, kırmızı bir tente ya da turuncu bir kova, üzerine düşen ışığı kendi rengiyle yüze geri gönderir. Bu yansıma koyu bir tende yüzü yeşile ya da kırmızıya çalabilir, açık bir tende pembeleştirebilir. Kişiyi bu yüzeylerden biraz uzaklaştırmak, yüzü nötr bir ışığa çevirmek ya da düzenlemede yalnızca yüzün rengini ayrıca düzeltmek, tenin kendi tonunda kalmasını sağlar.
Görsel kanıt
Geniş karede bütün dükkân var: kovalar, raflar, kasalar, tezgâh, kapı. Sahibi ortada, yaprakların arasında küçücük bir figür; yüzü seçilmiyor. Yakın karede ise yalnızca yüzü var; arkası yeşil bir bulanıklık, işi hakkında hiçbir şey söylemiyor.
Arkadaşın bir süre onun çalışmasını izliyor. Sonra sahibinin izniyle tezgâhtaki su şişesini ve şarj kablosunu kaldırıyor. Onu tezgâhın arkasına, renkli kovaların önüne yerleştiriyor; elinde makas, önünde yarım bir buket. Geniş açılı objektifle biraz yakından çekiyor ve yüzünü karenin ortasına yakın tutuyor; sahibi karenin üçte birini kaplıyor. Diyaframı kovaların renkleri seçilecek kadar kısıyor.
Sahibi buketi çevirirken arkadaşın bekliyor ve makasın bir sapı kestiği anı çekiyor. Arkadaki yeşillik duvarı yüzüne yeşil bir yansıma düşürmüştü; onu bir adım öne alınca koyu teni kendi sıcaklığına dönüyor. Karede bir kadın, bir dükkân ve bir iş var; hiçbiri ötekini ezmiyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlışMekânın her şeyini kareye almak.
Kişi kalabalığın içinde kaybolur. Düzeltmesi: işini anlatan birkaç nesne seç ve gerisini ayıkla.
Yaygın yanlışGeniş açıyla yakından çekerken yüzü karenin kenarına koymak.
Yüz uzar ve bozulur. Düzeltmesi: yüzü karenin ortasına yakın tut, kenarları mekâna bırak.
Yaygın yanlışKişiyi işinden koparıp poz verdirmek.
Uğraş kareden kaybolur. Düzeltmesi: kişiyi işini yaparken izle ve anlamlı anı bekle.
Özet
Birinin dünyasını tek karede anlatmak mümkündür: çevresel portre mekânın bütününü değil, o insanı anlatan birkaç nesneyi seçer, kişi-mekân oranını bilinçli kurar ve kişiyi işinin içindeki bir uğraş anında yakalar. Karedeki kalabalık kişinin izniyle ayıklanır ama mekân olduğundan başka gösterilmez; geniş açıda yüz karenin ortasına yakın tutulur ve doygun yüzeylerin tene yansıttığı renk kontrol edilir.
Mini ödev
Bu ödevde tanıdığın birini kendi iş yerinde ya da hobisinin başında çekeceksin.
- Mekânı on dakika gözlemle ve kişinin işini anlatan en fazla üç nesne seç; kişinin izniyle kareyi dağıtan nesneleri ayıkla.
- Kişiyi seçtiğin nesnelerin arasına yerleştir, kişi-mekân oranını bilinçli seç ve geniş açıyla çekiyorsan yüzü karenin ortasına yakın tut.
- Kişi işini yaparken bir uğraş anını bekle ve çek; yüzüne yakındaki renkli yüzeylerden gelen bir yansıma olup olmadığını büyütüp kontrol et.
Kendini değerlendir
- Karede kişi, mekân ve uğraş aynı anda okunuyor mu?
- Seçtiğin nesneler o insan hakkında bir şey söylüyor mu?
- Yüz kendi tonunda mı, yoksa çevredeki bir rengi mi taşıyor?
Sözlük
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Anlatan nesne | Telling object | Çevresel portrede kişi hakkında bir şey söyleyen ve bu yüzden kareye bilerek alınan nesne. |
| Kişi-mekân oranı | Person-to-place ratio | Kişinin kadrajda kapladığı alanın mekânın kapladığı alana oranı. |
| Uğraş anı | Moment of work | Kişinin işinin içindeyken, elleri meşgul ve dikkati işine dönükken yakalandığı an. |
| Sahne ayıklama | Decluttering the scene | Kareyi dağıtan nesnelerin kişinin izniyle kadrajdan çıkarılması; mekânı olduğundan başka göstermeden. |
Mini test
1. Çevresel portrede anlatan nesne nedir?
- A) Mekândaki bütün nesneler
- B) Arka planda bulanık kalan her şey
- C) Kişi hakkında bir şey söyleyen ve kareye bilerek alınan nesne
- D) Fotoğrafçının yanında getirdiği bir süs
2. Kişi karenin çok küçük bir parçası olursa ne olur?
- A) Kare bir mekân fotoğrafına dönüşme eğilimi gösterir
- B) Kare daha iyi bir portre olur
- C) Kişi daha belirgin görünür
- D) Hiçbir şey değişmez
3. Geniş açıyla yakından çekerken yüz neden karenin ortasına yakın tutulur?
- A) Işık yalnızca ortaya düştüğü için
- B) Kenara yaklaşan yüz uzar ve bozulur
- C) Netlik yalnızca ortada olduğu için
- D) Kenarlar her zaman karanlık olduğu için
4. Sahne ayıklamanın sınırı nedir?
- A) Hiçbir nesne kaldırılamaz
- B) İstenen her nesne dışarıdan getirilebilir
- C) Mekân tamamen yeniden döşenebilir
- D) Kareyi dağıtan nesneler izinle kaldırılır ama mekân olduğundan başka gösterilmez
Cevaplar
- C — Anlatan nesne seçilir; mekânın geri kalanı çoğu zaman kalabalık yaratır.
- A — Oran kareyi kimin anlattığını belirler; kişi çok küçülürse mekân öne geçer.
- B — Geniş açıda kenar uzaması yüzü bozar; ortası daha güvenlidir.
- D — Ayıklama sadeleştirir; ama gerçek dünyayı değiştirmek izleyiciyi yanıltır.
Özet kartı
- Kişi + mekân + uğraş: hiçbiri ötekini ezmesin.
- Bütün mekânı değil, anlatan birkaç nesneyi seç.
- Kişi-mekân oranı bir seçimdir; kişi kaybolmasın, mekân silinmesin.
- Geniş açıda yüz ortaya yakın; diyafram nesneleri okutacak kadar kısık.
- Uğraş anını bekle; ayıklarken izin al, dünyayı değiştirme.
- Renkli yüzeylerin tene yansıttığı rengi kontrol et.
Sonraki derse köprü
Çiçekçinin sahibi portreye uzun uzun bakıyor ve seviyor. Sonra ekrana yaklaşıp bir şey istiyor: elindeki eski bir yanık izi silinsin, yüzündeki birkaç leke yok edilsin, belki teni de biraz açılsın. Arkadaşın ne diyeceğini bilemiyor: bir izi silmek bir yardım mı, teni açmak bir düzeltme mi, yoksa onu başka birine mi dönüştürmek? Kişiyi değiştirmeden güzelleştirmek mümkün mü? Sonraki ders portre rötuşunda doğallığın sınırını ele alıyor.