Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kavramsal fotoğrafta önce fikir gelir ve görüntü o fikri taşımak için seçilir ya da kurulur; fotoğrafçı soyut düşünceyi bir fikir cümlesine indirir, ondan somut karşılıklar çıkarır ve bunların hangisinin bir görsel metafor olarak çalıştığını fikri bilmeyen izleyicilerde sınar. Aşırı açıklama izleyiciye yer bırakmaz, hiç ipucu bırakmamak onu yalnız bırakır; bu dengeyi fotoğrafçı kendi seçer, ışık ve karanlık metaforlarını kurarken de ışığın kimin yüzüne düştüğüne ve her tenin kendi tonunda okunup okunmadığına ayrıca bakar.
Öğrenme hedefi
Bir fikirden yola çıkan bir fotoğraf ya da dizi tasarlayabileceksin. Kavramsal fotoğrafta önce konseptin geldiğini, görüntünün ise o konsepti taşıyan bir araç olduğunu açıklayacaksın. Soyut bir düşünceyi tek cümlelik bir fikir cümlesine indirecek, o cümleden görülebilir, dokunulabilir somut karşılıklar çıkaracak ve bunlardan hangilerinin görsel metafor olarak çalıştığını sınayacaksın. İzleyiciye düşünecek yer bırakmak ile fikri her karede yüksek sesle söylemek arasındaki farkı ayırt edeceksin. Kavramsal yaklaşımın belgesel ya da sokak fotoğrafından üstün ya da aşağı olmadığını, yalnızca başka bir çalışma yolu olduğunu kabul edeceksin. Işık, renk ve karanlık üzerinden kurulan metaforların farklı tenlerden insanlar üzerinde istemeden hangi anlamları üretebileceğini de sorgulayacaksın.
Merak sorusu
Arkadaşın bir hafta boyunca defterinin ilk sayfasına bakıp duruyor. Sayfada yalnızca iki sözcük var: yeniden başlamak. Sabah ışığını seviyor, onu nasıl çekeceğini biliyor; ama bir fikri nasıl çekeceğini bilmiyor. Güneşin doğuşunu çekse, fikir fazla açık ve sıradan kalacak gibi geliyor. Hiçbir şey çekmese, elinde yalnızca iki sözcük kalacak.
Makineyi alıp mahallede dolaşıyor, bir sürü kare çekiyor, akşam hepsine bakıyor. Karelerin çoğu sakin bir sabahı gösteriyor ama hiçbiri yeniden başlamaktan söz etmiyor. Fotoğraf bir fikri nasıl anlatır? Bir düşünce, görülebilen bir şeye nasıl dönüşür, ve bu dönüşüm izleyiciyi ne kadar yönlendirmeli?
Bağlam
Fotoğraf akımlarını izlerken çağdaş fotoğrafçıların sahneyi baştan tasarladığı, kurulmuş görüntülerle çalıştığı bir anlayışa varmıştık (Ders 26.1). Proje planlarken de işe bir proje sorusuyla, yani neyi anlamaya çalıştığını söyleyen tek bir cümleyle başlamayı öğrenmiştin (Ders 23.4). Bir önceki derste arkadaşının üslup haritası, sabah ışığının onun için bir anlam taşıdığını ortaya çıkarmıştı (Ders 26.7).
Bu ders sırayı tersine çeviriyor. Belgesel ve sokak fotoğrafında fotoğrafçı çoğu zaman dünyada bir şey görür ve onu kaydeder; anlam çekimden sonra, seçkide ve sıralamada netleşir. Kavramsal fotoğrafta ise anlam önce gelir: fotoğrafçı bir fikirle yola çıkar ve o fikri taşıyacak görüntüyü arar, bulur ya da kurar. İki yol da meşrudur ve birçok fotoğrafçı ikisini birlikte kullanır.
Basit açıklama
Kavramsal fotoğraf neyle başlar?
Kavramsal fotoğraf, çekimden önce belirlenen bir fikrin, bir düşüncenin ya da bir sorunun görüntüyü yönlendirdiği, görüntünün de o fikri izleyiciye taşımak için seçildiği ya da kurulduğu fotoğraf yaklaşımıdır. Burada fotoğrafın değeri yalnızca ışığın güzelliğinden ya da anın yakalanmasından gelmez; görüntünün fikri ne kadar iyi taşıdığından da gelir. Teknik beceri yine gereklidir, çünkü kötü pozlanmış ya da dağınık bir kare en iyi fikri bile boğabilir; ama teknik burada fikrin hizmetindedir. Fikri taşıyacak görüntü iki yoldan gelebilir: fotoğrafçı onu dünyada hazır bulabilir, bir duvarda, bir vitrinde, bir gölgede; ya da nesneleri yerleştirip ışığı ayarlayarak kendisi kurabilir. Bulunan görüntü gerçekliğin ağırlığını taşır, kurulan görüntü ise her ayrıntının denetimini verir. Hangisinin seçileceği fikre ve fotoğrafçının çalışma biçimine bağlıdır.
Fikir cümlesi, bir kavramsal fotoğrafın ya da dizinin taşımak istediği düşünceyi tek, sade bir cümleyle söyleyen ifadedir. Proje sorusu neyi anlamaya çalıştığını sorar; fikir cümlesi ise görüntülerin neyi hissettirmesi ya da düşündürmesi gerektiğini söyler. Arkadaşının «yeniden başlamak» sözcükleri henüz bir fikir cümlesi değil, bir başlıktır. Onu bir cümleye çevirmek, örneğin «Her gün, bir önceki günün izleri silinmeden yeniden başlarız» demek, fikri daraltır ve çekilebilir hâle getirir. Cümle ne kadar belirginse, hangi görüntünün ona hizmet ettiği o kadar kolay seçilir.
Soyut bir fikir nasıl görüntüye dönüşür?
Somut karşılık, soyut bir fikrin dünyada görülebilen, dokunulabilen ya da kurulabilen bir nesnede, bir mekânda, bir harekette ya da bir ışık durumunda karşılığını bulmasıdır. Fikir cümlesi yazıldıktan sonra ondan bir liste çıkarılır: yeniden başlamak için silinip yeniden yazılan bir tahta, sabah toplanıp akşam yeniden kurulan bir pazar tezgâhı, yarısı eski yarısı yeni boyanmış bir duvar, bir önceki geceden kalan fincan izinin yanına konan yeni bir fincan. Listede ilk akla gelenler çoğu zaman en sık görülenlerdir; güneşin doğuşu ya da tohumdan çıkan filiz gibi. Bunlar yanlış değildir, ama izleyici onları o kadar çok görmüştür ki fikre değil, alışılmış bir resme bakar.
Görsel metafor, bir görüntünün kendi olduğu şeyi gösterirken aynı zamanda başka bir düşünceyi, benzerlik ya da çağrışım yoluyla akla getirmesidir. Yarısı yeni boyanmış duvar bir duvardır; ama eskiyi silmeden üstüne yazılan bir gün gibi de okunabilir. Bir metaforun çalışıp çalışmadığını anlamanın yolu, kareyi fikir cümlesini bilmeyen birine göstermek ve ne düşündüğünü sormaktır. Cevap fikre yakınsa metafor taşıyordur; hiç ilgisiz bir yere gidiyorsa ya kare zayıftır ya da metafor yalnızca fotoğrafçının kafasında yaşıyordur.
İzleyiciye ne kadar yer bırakılır?
Aşırı açıklama, bir kavramsal fotoğrafın fikrini o kadar açık, o kadar çok işaretle söylemesidir ki izleyiciye düşünecek, kendi anlamını ekleyecek hiçbir yer kalmaz. Duvarın önüne bir takvim, takvimin üstüne bir saat, saatin yanına bir de yazıyla «yeni gün» koymak fikri güvenceye alır ama kareyi bir afişe çevirir. Öte yandan hiçbir ipucu bırakmayan bir kare de izleyiciyi yalnız bırakır. Nerede durulacağı bir kural değil, fotoğrafçının vereceği bir karardır; bazıları açık bir mesajı, bazıları geniş bir boşluğu tercih eder. Başlık ve kısa bir metin de bu dengenin parçasıdır. Tek sözcüklük bir başlık izleyiciye bir kapı açabilir; kareyi baştan sona açıklayan uzun bir metin ise o kapıyı kapatabilir. Başlığı yazdıktan sonra kareye yeniden bakmak ve başlığın görüntüye bir şey ekleyip eklemediğini, yoksa görüntünün zaten söylediğini mi tekrarladığını sormak işe yarar.
Işık ve karanlık üzerinden kurulan metaforlar ayrıca dikkat ister. Aydınlığı umutla, karanlığı kötülükle eşleyen alışılmış çağrışım, farklı tenlerden insanların yer aldığı bir karede istemeden bu insanlara bir anlam yükleyebilir: koyu tenli birini gölgede, açık tenli birini aydınlıkta göstermek, fotoğrafçının niyeti bu olmasa da izleyiciye bir karşıtlık gibi okunabilir. Bir metafor kurarken ışığın kimin yüzüne düştüğünü ve her tenin kendi tonunda okunup okunmadığını sormak, fikrin istenmeyen bir cümle kurmasını önler. Aynı soru renk için de geçerlidir: umudu anlatmak için bütün kareye sıcak ve açık bir ton vermek, koyu bir teni soluk bir kahverengiye, açık bir teni kansız bir beyaza itebilir; metaforun rengi insanların rengini silmemelidir.
Görsel kanıt
Arkadaşın listesinden yarısı yeni boyanmış duvarı seçiyor. Mahalledeki bir dükkânın önünde, eski mavi boyanın üstüne sabah yeni bir beyaz kat atılmaya başlanmış. Kareyi alçak yan ışıkta çekiyor; eski boyanın çatlakları gölgede derinleşiyor, yeni boya düz ve pürüzsüz. Kadrajda yalnızca duvar ve fırçanın bıraktığı sınır var.
Kareyi fikir cümlesini bilmeyen iki arkadaşına gösteriyor. Biri «tadilat» deyip geçiyor. Diğeri bir süre bakıyor, sonra eskinin hâlâ yeni boyanın altından göründüğünü söylüyor. Arkadaşın ilk izleyicinin cevabının karenin çok kuru kaldığını gösterdiğini düşünüyor ve ikinci bir kare ekliyor: aynı duvarın önünde, boyayı atan esmer tenli ustanın eli, sabahın ilk ışığında.
İki kare yan yana gelince, duvar artık yalnızca bir tadilat değil; bir insanın her sabah yeniden başladığı bir iş. Ustanın elini pozlarken yüzeyi değil tenin kendisini ölçüyor, eli gölgeye bırakmıyor; ten, boya kadar ayrıntılı. Başlığa yalnızca «Kat» yazıyor ve metni iki cümlede bırakıyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlışFikri ilk akla gelen görüntüyle anlatmak.
Güneşin doğuşu yeniden başlamayı söyler ama izleyici onu çok görmüştür. Düzeltmesi: somut karşılık listesini uzat ve alışılmış olanın ötesine geç.
Yaygın yanlışFikri her işaretle tekrar tekrar söylemek.
Kare bir afişe dönüşür. Düzeltmesi: izleyiciye bir boşluk bırak ve metaforu fikri bilmeyen birinde sına.
Yaygın yanlışIşık ve karanlık metaforunu kimin yüzüne düştüğüne bakmadan kurmak.
İstenmeyen bir karşıtlık okunabilir. Düzeltmesi: her teni kendi tonunda pozla ve metaforun insanlara ne yüklediğini sor.
Özet
Kavramsal fotoğrafta önce fikir gelir ve görüntü o fikri taşımak için seçilir ya da kurulur; fotoğrafçı soyut düşünceyi bir fikir cümlesine indirir, ondan somut karşılıklar çıkarır ve bunların hangisinin bir görsel metafor olarak çalıştığını fikri bilmeyen izleyicilerde sınar. Aşırı açıklama izleyiciye yer bırakmaz, hiç ipucu bırakmamak onu yalnız bırakır; bu dengeyi fotoğrafçı kendi seçer, ışık ve karanlık metaforlarını kurarken de ışığın kimin yüzüne düştüğüne ve her tenin kendi tonunda okunup okunmadığına ayrıca bakar.
Mini ödev
Bu ödevde bir fikirden yola çıkan üç karelik küçük bir dizi hazırlayacaksın.
- Seni ilgilendiren soyut bir fikir seç ve onu tek, sade bir fikir cümlesine indir.
- Fikir cümlesinden en az on beş somut karşılık yaz; ilk beşini alışılmış olanlar diye işaretle ve bunlardan kaçınmayı dene.
- Listeden üç karşılık seçip çek; en az bir karede insan varsa, onun tenini kendi tonunda pozla ve ışık ya da karanlık metaforunun ona istemeden bir anlam yükleyip yüklemediğini kontrol et.
- Üç kareyi fikir cümlesini bilmeyen iki kişiye göster, ne düşündüklerini not al ve başlığı ile iki cümlelik metni buna göre yaz.
Kendini değerlendir
- Fikrini tek bir cümleyle söyleyebiliyor musun?
- Somut karşılıkların arasında alışılmış olanların ötesine geçebildin mi?
- İzleyicilerin cevabı fikrine ne kadar yaklaştı, ve kareye ne kadar yer bıraktın?
Sözlük
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Kavramsal fotoğraf | Conceptual photography | Çekimden önce belirlenen bir fikrin görüntüyü yönlendirdiği, görüntünün o fikri taşımak için seçildiği ya da kurulduğu yaklaşım. |
| Fikir cümlesi | Concept statement | Bir kavramsal fotoğrafın ya da dizinin taşımak istediği düşünceyi tek, sade bir cümleyle söyleyen ifade. |
| Görsel metafor | Visual metaphor | Kendi olduğu şeyi gösterirken benzerlik ya da çağrışımla başka bir düşünceyi akla getiren görüntü. |
| Somut karşılık | Concrete equivalent | Soyut bir fikrin görülebilen bir nesnede, mekânda, harekette ya da ışık durumunda bulduğu karşılık. |
| Aşırı açıklama | Over-explanation | Fikrin o kadar çok işaretle söylenmesi ki izleyiciye düşünecek yer kalmaması. |
Mini test
1. Kavramsal fotoğrafta sıra nasıldır?
- A) Önce çekim, sonra fikir aranır
- B) Önce fikir gelir, görüntü onu taşımak için seçilir ya da kurulur
- C) Fikir ve görüntü rastlantıyla buluşur
- D) Önce baskı boyutu belirlenir
2. Fikir cümlesi ile proje sorusu arasındaki fark nedir?
- A) Fark yoktur
- B) Fikir cümlesi yalnızca başlıktır
- C) Proje sorusu neyi anlamaya çalıştığını sorar, fikir cümlesi görüntülerin neyi düşündürmesi gerektiğini söyler
- D) Proje sorusu yalnızca belgeselde kullanılır
3. Bir görsel metaforun çalışıp çalışmadığı nasıl sınanır?
- A) Kareyi fikir cümlesini bilmeyen birine gösterip ne düşündüğünü sorarak
- B) Kareye daha çok işaret ekleyerek
- C) Kareyi daha büyük basarak
- D) Başlığa fikri açıkça yazarak
4. Takvim, saat ve «yeni gün» yazısıyla dolu bir kare hangi sorunu taşır?
- A) Az pozlamayı
- B) Hareket bulanıklığını
- C) Renk kaymasını
- D) Aşırı açıklamayı
Cevaplar
- B — Kavramsal fotoğrafta konsept önce gelir ve görüntü o konsepti taşıyan bir araçtır.
- C — Proje sorusu anlamaya çalışılanı sorar, fikir cümlesi izleyicide uyanması istenen düşünceyi söyler.
- A — Fikri bilmeyen izleyicinin cevabı, metaforun kareden mi yoksa yalnızca fotoğrafçının kafasından mı geldiğini gösterir.
- D — Fikir o kadar çok işaretle söylenmiş ki izleyiciye düşünecek yer kalmamış.
Özet kartı
- Önce fikir, sonra görüntü.
- Fikri tek cümleye indir.
- On beş somut karşılık yaz, alışılmış olanın ötesine geç.
- Metaforu fikri bilmeyen birinde sına.
- Işık ve karanlık metaforunda her teni kendi tonunda göster.
Sonraki derse köprü
Dizinin üç karesi hazır, ama arkadaşının elinde o hafta çektiği altmıştan fazla fotoğraf var. Hepsine tek tek baktığında her birinde ayrı bir sabahı, ayrı bir yürüyüşü hatırlıyor ve hiçbirini atmaya kıyamıyor. Ustanın elini çektiği sabah soğuktu, duvarın önünde uzun süre beklemişti; o karenin zayıf bir kardeşini bile dışarıda bırakmak ona haksızlık gibi geliyor. En iyi fotoğraflarımı neden seçemiyorum? Sonraki ders, anıya değil fotoğrafa bakmayı ve seriye hizmet etmeyeni çıkarmayı anlatan seçki yapmayı ele alıyor.