İçeriğe geç

Ders 18.3 · Seviye 3 — İleri

Reflektör

Beyaz bir karton ne işe yarar?

Modül 18 · Doğal Işığı Şekillendirmek

1.600 kelime · yaklaşık 7 dakika okuma · 8 dk video senaryosu

  • dolgu ışığı
  • yansıma açısı
  • gümüş yüzey
  • altın yüzey
  • alttan dolgu
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Reflektör kendi ışığı olmadan ana ışığı gölgeli tarafa geri gönderen bir dolgu ışığı kaynağıdır; ışık lekesi, reflektör ana kaynak ile yüz arasındaki açının ortasına bakacak biçimde eğilerek yüze getirilir, mesafe ise dolgunun gücünü ve yüzün iki tarafı arasındaki farkı belirler. Beyaz yüzey yumuşak ve nötr, gümüş güçlü ve sert, altın sıcak bir dolgu verir; bu yüzeyler farklı tenlerde turunculaşma, parlak lekeler ya da güzel bir sıcaklık gibi farklı sonuçlar ürettiği için ekrana bakarak seçilmelidir. Alttan dolgu çene altını ve göz çukurlarını açıp gözlere ikinci bir parıltı katar, ama hafif tutulmadığında yüzü aşağıdan aydınlanmış gibi tuhaflaştırır.

Öğrenme hedefi

Bir yüzün gölgede kalan tarafına, ana ışığı değiştirmeden, bir reflektörle ışık geri gönderebilecek ve bu dolgu ışığının miktarını, yönünü ve rengini bilinçli olarak ayarlayabileceksin. Reflektörün ışığı hangi açıyla yansıttığını anlayıp ışık lekesini yüze getirmek için eğecek, reflektörü yaklaştırıp uzaklaştırarak dolgunun gücünü ve yüzün iki tarafı arasındaki farkı değiştirecek, beyaz yüzeyin yumuşak ve nötr, gümüş yüzeyin güçlü ve sert, altın yüzeyin sıcak bir dolgu verdiğini karşılaştıracak, alttan dolgunun göz çukurlarını ve çene altını nasıl açtığını ve fazlasının yüzü nasıl tuhaflaştırdığını görecek ve her yüzeyin farklı tenlerde nasıl bir renk ve parlaklık ürettiğini kontrol edeceksin.

Merak sorusu

Lambanın altında tek başına poz veren arkadaşının ışığa bakan yanağı sıcak ve ayrıntılı, öteki yanağı ise karanlığa gömülmüş. Lambayı hareket ettiremiyorsun; arkadaşını ışığa çevirirsen o yarım gölgenin verdiği derinlik kaybolacak. Çantandaki not defterinin beyaz arka kapağını çıkarıp arkadaşının yüzünün gölgeli yanına, bir kol boyu mesafede tutuyorsun. Ekranda karanlık yanak yavaşça açılıyor, gözünün içinde küçük, ikinci bir parıltı beliriyor.

Beyaz bir karton ne işe yarar? Ve onun yerine gümüş ya da altın bir yüzey kullansaydın ne değişirdi? Bu derste reflektörü, yani ışığı yeniden yönlendirerek gölgeleri dolduran en basit ve en güçlü doğal ışık aracını konuşacağız.

Bağlam

Doğal ışıkta ana kaynak çoğu zaman yerinden oynatılamaz: güneş gökyüzündedir, pencere duvardadır, sokak lambası direğindedir. Ama o kaynağın ışığını yeniden yönlendirmek her zaman mümkündür. Ders 5.6'da pencere ışığının karşı tarafına beyaz bir karton tutarak gölgeyi yumuşatmayı görmüştük; o bir başlangıçtı. Bu ders reflektörü bir ayar aracına dönüştürüyor: açısını, mesafesini ve yüzeyini değiştirerek dolgunun ne kadar, nereden ve hangi renkte geleceğini belirlemeyi.

Reflektör, ana ışığın yanında ikinci bir ışık kaynağı gibi çalışır, ama kendi ışığı yoktur; yalnızca ana ışığı geri gönderir. Bu yüzden ana ışık ne kadar güçlüyse reflektör de o kadar etkilidir ve reflektörün getirdiği ışık her zaman ana ışıktan daha zayıftır. Bu, onu gölgeleri tamamen silmek yerine yumuşatmak için ideal bir araç yapar.

Basit açıklama

Dolgu ışığı nasıl yönlendirilir?

Dolgu ışığı, ana ışığın bıraktığı gölgeleri silmeden açan, ana ışıktan daha zayıf ikincil ışıktır. Reflektör bu ışığı ana kaynaktan alıp gölgeli tarafa geri gönderir. Yansıma açısı, reflektöre gelen ışığın geri döndüğü açıdır; parlak bir yüzeyde ışık, bir aynada olduğu gibi, geldiği açının eşiyle geri seker. Bu yüzden reflektörün yüzü, ana kaynak ile yüz arasındaki açının tam ortasına bakacak biçimde eğilmelidir.

Işığın nereye düştüğünü bulmanın en kolay yolu, reflektörü yavaşça eğerken yerde ya da yüzde beliren aydınlık lekeyi izlemektir. Leke yüzün gölgeli tarafına geldiğinde doğru açıyı bulmuşsundur. Mat beyaz bir yüzey ışığı her yöne dağıttığı için açıya daha az duyarlıdır ve yumuşak bir dolgu verir; parlak bir yüzey ise ışığı dar bir hüzmede gönderir ve küçük bir eğim bile lekeyi yüzden kaçırabilir. Birini reflektörü tutması için yanına almak ya da bir sandalyeye dayamak, iki elini makineye ayırmanı sağlar.

Mesafe dolguyu nasıl değiştirir?

Reflektörü yüze yaklaştırmak dolguyu güçlendirir, uzaklaştırmak zayıflatır. Ders 18.2'deki ters kare kanunu burada da işler; ama geniş bir reflektör yüze çok yakınken büyük bir kaynak gibi davranır ve ışığı daha yavaş azalır. Yine de kural basitçe kullanılabilir: reflektör yaklaştıkça gölgeli taraf aydınlanır ve yüzün iki tarafı arasındaki fark küçülür. Çok yaklaştırmak ise gölgeyi neredeyse silip yüzü düzleştirebilir.

Farkı ölçmek, dolguyu bilinçli ayarlamayı sağlar. Işık alan yanakla reflektör gelmeden önceki gölgeli yanağı ayrı ayrı ölçüp örneğin üç stop fark bulduysan, reflektörü getirip gölgeli yanağı yeniden ölçmek dolgunun ne kadar ışık eklediğini gösterir. Farkı bir buçuk stopa indirmek yumuşak ama biçimli bir yüz, yarım stopa indirmek neredeyse düz bir aydınlık verir. Hangisinin seçileceği bir zevk ve anlatım tercihidir; ama ölçmek, tercihi tahmin olmaktan çıkarır.

Yüzeyler ne kadar farklıdır?

Birçok katlanır reflektör birkaç yüzeyle gelir ve her yüzey farklı bir dolgu verir. Beyaz yüzey yumuşak, nötr ve en zayıf dolguyu verir; rengi değiştirmez. Gümüş yüzey, ışığı daha az dağıtıp daha güçlü geri gönderen parlak metalik yüzeydir; dolgusu daha güçlü ve daha serttir, güneş altında kişinin gözlerini kamaştırabilir ve kısmasına yol açabilir. Altın yüzey, geri gönderdiği ışığa sıcak, sarımsı bir renk katan metalik yüzeydir ve bir gün batımının sıcaklığını taklit etmek için kullanılır. Bazı reflektörlerin siyah bir yüzü de vardır; o ışık göndermez, çevreden gelen ışığı keserek gölgeyi derinleştirir.

Bu yüzeyler her tende farklı sonuç verir. Altın yüzey açık bir teni kolayca turuncuya ve yapay bir bronza itebilir; koyu bir tende ise sıcaklığı güzel bir bakır parıltısına dönüştürebilir, ama fazlası teni fazla doygun ve kızıl gösterebilir. Gümüş yüzey, koyu bir tenin alnında ve elmacık kemiklerinde parlak, yağlı görünen lekeler yaratabilir; açık bir tende ise gölgeleri sert bir soğuklukla açabilir. Beyaz yüzey her tende en güvenli başlangıçtır. Hangi yüzeyin seçileceğine ekrana bakarak, gerekirse kişiye de sorarak karar vermek gerekir.

Alttan dolgu ne işe yarar?

Alttan dolgu, reflektörün yüzün altına, kucağa ya da göğüs hizasına konup ışığı yukarı, çene altına ve göz çukurlarına geri göndermesidir. Tepeden gelen güneşte ya da bir saçağın altındaki gökyüzü ışığında kaşların ve çenenin altında kalan koyu gölgeleri açmak için çok etkilidir; gözlerin alt kısmında küçük, ikinci bir parıltı da oluşturur ve bakışı canlandırır.

Ama alttan gelen ışık doğada nadirdir; göz, yüzün aşağıdan aydınlanmasını tuhaf bulur. Reflektör çok yakın ya da çok güçlü olduğunda, yüz bir fenerin ışığını çenesinin altına tutmuş biri gibi görünür: burun deliklerinin içi aydınlanır, gölgeler yukarı doğru uzanır. Bu yüzden alttan dolgu hafif tutulmalı, ana ışıktan belirgin biçimde zayıf kalmalı ve gümüş yerine beyaz bir yüzeyle yapılmalıdır. Amaç ışığı değiştirmek değil, gölgenin en koyu kısmını biraz açmaktır.

Görsel kanıt

Ertesi gün öğleden sonra aynı parkta, ağaçların arasındaki açıklıkta, arkadaşlarından ikisinin portresini çekiyorsun. Güneş saat üç yönünden ve biraz yukarıdan geliyor; yüzlerin sol tarafı gölgede. Nokta ölçümüyle aydınlık ve gölgeli yanaklar arasında üç stop fark buluyorsun. Katlanır reflektörü önce beyaz yüzüyle, bir kol boyu uzaktan tutuyor, ışık lekesi gölgeli yanağa gelene kadar eğiyorsun; fark bir buçuk stopa iniyor, yüzler hâlâ biçimli ama gölgede ayrıntı var.

Sonra yüzeyleri deniyorsun. Gümüş yüzeyle açık tenli, çilli arkadaşının gölge tarafı sertçe aydınlanıyor, gözlerini kısıyor. Altın yüzeyle yüzü turuncu ve yapay bir bronza dönüyor; beyaza geri dönüyorsun. Koyu tenli arkadaşında altın yüzey teninin kahvesine sıcak bir bakır parıltısı katıyor; ekranı gösterdiğinde beğeniyor, ama alnında hafif bir kızıllık fark edip reflektörü biraz uzaklaştırıyorsun. Son olarak reflektörü beyaz yüzüyle kucağına, göğüs hizasına koyuyorsun: çene altındaki gölge açılıyor, gözlerinin alt kısmında küçük bir parıltı beliriyor; reflektörü biraz daha yaklaştırdığında burun deliklerinin aydınlandığını görüp geri çekiyorsun.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlışReflektörü rastgele bir açıyla tutup ışığın yüze düşüp düşmediğine bakmamak.
Doğrusu

Işık lekesi yere ya da boşluğa gider. Düzeltmesi: reflektörü yavaşça eğ ve aydınlık lekeyi yüzün gölgeli tarafına getir.

Yaygın yanlışGümüş ya da altın yüzeyi her tende aynı sonucu verecek sanmak.
Doğrusu

Açık ten turunculaşabilir, koyu tende parlak lekeler oluşabilir. Düzeltmesi: beyazla başla, yüzeyleri ekranda karşılaştır ve gerekirse kişiye sor.

Yaygın yanlışAlttan dolguyu çok yakın ve güçlü yapmak.
Doğrusu

Yüz aşağıdan aydınlanmış gibi tuhaf görünür. Düzeltmesi: alttan dolguyu beyaz yüzeyle, hafif ve ana ışıktan zayıf tut.

Özet

Reflektör kendi ışığı olmadan ana ışığı gölgeli tarafa geri gönderen bir dolgu ışığı kaynağıdır; ışık lekesi, reflektör ana kaynak ile yüz arasındaki açının ortasına bakacak biçimde eğilerek yüze getirilir, mesafe ise dolgunun gücünü ve yüzün iki tarafı arasındaki farkı belirler. Beyaz yüzey yumuşak ve nötr, gümüş güçlü ve sert, altın sıcak bir dolgu verir; bu yüzeyler farklı tenlerde turunculaşma, parlak lekeler ya da güzel bir sıcaklık gibi farklı sonuçlar ürettiği için ekrana bakarak seçilmelidir. Alttan dolgu çene altını ve göz çukurlarını açıp gözlere ikinci bir parıltı katar, ama hafif tutulmadığında yüzü aşağıdan aydınlanmış gibi tuhaflaştırır.

Mini ödev

Bu ödevde bir reflektörle gölgeyi ölçerek dolduracaksın.

  1. Birini güneş ya da pencere ışığı yüzünün bir yanına düşecek biçimde yerleştir; aydınlık ve gölgeli yanağı nokta ölçümüyle ölçüp farkı not et.
  2. Beyaz bir karton ya da reflektörü ışık lekesi gölgeli yanağa gelene kadar eğ; üç farklı mesafede tutup her birinde farkı yeniden ölç.
  3. Varsa gümüş ve altın yüzeyleri de dene ve yüzün rengini ve parlaklığını beyazla karşılaştır.
  4. Reflektörü göğüs hizasına alıp alttan dolgu yap; önce hafif, sonra fazla güçlü tutarak farkı gör.

Kendini değerlendir

  • Reflektörü yaklaştırdıkça yüzün iki tarafı arasındaki fark ne kadar değişti?
  • Hangi yüzey, çektiğin kişinin tenini en doğal rengiyle gösterdi?
  • Alttan dolgunun ne zaman yüzü canlandırıp ne zaman tuhaflaştırdığını görebildin mi?

Sözlük

TürkçeİngilizceKısa tanım
Dolgu ışığıFill lightAna ışığın bıraktığı gölgeleri silmeden açan, ondan daha zayıf ikincil ışık.
Yansıma açısıAngle of reflectionBir yüzeye gelen ışığın geri döndüğü açı; parlak yüzeyde geliş açısının eşidir.
Gümüş yüzeySilver surfaceIşığı daha az dağıtıp güçlü ve sert biçimde geri gönderen parlak metalik reflektör yüzeyi.
Altın yüzeyGold surfaceGeri gönderdiği ışığa sıcak, sarımsı bir renk katan metalik reflektör yüzeyi.
Alttan dolguUnder fillReflektörün yüzün altına konup ışığı çene altına ve göz çukurlarına geri göndermesi.

Mini test

1. Reflektörün yüzü nasıl eğilmelidir ki ışık lekesi yüze düşsün?

  • A) Ana kaynağa tam dik
  • B) Ana kaynak ile yüz arasındaki açının ortasına bakacak biçimde
  • C) Yere paralel
  • D) Kameraya dönük

2. Reflektörü yüze yaklaştırmak ne yapar?

  • A) Dolguyu güçlendirir ve yüzün iki tarafı arasındaki farkı küçültür
  • B) Dolguyu zayıflatır
  • C) Ana ışığı söndürür
  • D) Rengi değiştirir

3. Açık tenli birinin yüzünü turuncuya ve yapay bir bronza itebilecek yüzey hangisidir?

  • A) Beyaz
  • B) Siyah
  • C) Gümüş
  • D) Altın

4. Alttan dolgu çok güçlü olduğunda ne olur?

  • A) Gözler kararır
  • B) Yüzün ayrıntısı artar
  • C) Yüz aşağıdan aydınlanmış gibi tuhaf görünür, burun delikleri aydınlanır
  • D) Hiçbir şey değişmez

Cevaplar

  1. B — Parlak yüzeyde ışık geliş açısının eşiyle döner; ortaya bakan yüzey ışığı yüze gönderir.
  2. A — Yaklaşan reflektör gölgeli tarafa daha çok ışık gönderir.
  3. D — Altın yüzey dolguya sıcak bir renk katar ve açık teni kolayca turuncuya iter.
  4. C — Doğada nadir olan alttan ışık, güçlendikçe yüzü yapay gösterir.

Özet kartı

  • Reflektör kendi ışığı olmadan ana ışığı gölgeye geri gönderir.
  • Açı: kaynak ile yüz arasının ortası; ışık lekesini yüze getir.
  • Mesafe: yaklaştıkça dolgu güçlenir; farkı ölç.
  • Beyaz nötr ve yumuşak, gümüş güçlü ve sert, altın sıcak; her tende ekrana bak.
  • Alttan dolgu: hafif, beyaz, ana ışıktan zayıf.

Sonraki derse köprü

Reflektör gölgeyi açtı; ama ertesi gün öğlen güneşinde çekim yaptığında sorun gölgenin karanlığı değil, ışığın kendisi: güneş tepede, gölgeler keskin ve kısa, yüzde parlak lekeler var, reflektör de bu sert ışığı yalnızca başka bir sert ışıkla karşılıyor. Işığı geri göndermek yerine onu yumuşatmanın ya da hiç gelmemesini sağlamanın bir yolu var mı? Sert güneş nasıl yumuşatılır? Sonraki ders dağıtıcıyı ve siyah bayrağı, ışığı yaymayı ve kesmeyi konuşuyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:45 📷 Sokak lambası altında yarısı karanlık yüz; not defterinin beyaz arka kapağıyla açılan gölgeli yanak ve gözde beliren ikinci parıltı. Merak sorusu belirir.
  • 0:45–1:40 🎬 Yerinden oynatılamayan güneş, pencere ve lamba; kendi ışığı olmadan ana ışığı geri gönderen reflektör.
  • 1:40–2:50 🎬 Geliş ve yansıma açıları; eğilen reflektörle yerde ve yüzde gezinen aydınlık leke; mat beyaz ve parlak yüzeyin farklı hüzmeleri.
  • 2:50–3:50 📷 Yaklaşıp uzaklaşan reflektör; nokta ölçümüyle üç stoptan bir buçuk ve yarım stopa inen fark.
  • 3:50–5:00 🎬 Beyaz, gümüş, altın ve siyah yüzeyler; açık tende turuncuya kayan, koyu tende bakır parıltısı veren altın; gümüşün koyu tende parlak lekeleri.
  • 5:00–5:50 🎬 Göğüs hizasında reflektör, açılan çene altı ve gözün alt kısmındaki parıltı; fazla yaklaştırılınca aydınlanan burun delikleri.
  • 5:50–7:20 📷 Parkta iki portre: beyazla yumuşayan gölge, gümüşle kısılan gözler, altınla turunculaşan açık ten ve bakırlaşan koyu ten, uzaklaştırılan reflektör, hafif alttan dolgu.
  • 7:20–8:00 🎬 Rastgele tutulan reflektör, her tende aynı sanılan yüzey, fazla güçlü alttan dolgu; kapanışta ödev listesi.