İçeriğe geç

L04-P01-M01-D03

Yön ve Bölge Terimleri

Fonksiyonel Tıp Akademisi — L04, Anatomi, Histoloji ve İnsan Fizyolojisi · 1.669 kelime · 2 kanıt kartı · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme

Altı cümlelik çeviri

Aynı haftanın cuması, sabah onu on geçiyor. Hümeyra Hanım masaya altı şerit kâğıt diziyor; her birinde gündelik konuşmadan alınmış bir cümle var. "Kolumun alt tarafında morluk var." "Bacağımın üstü uyuşuyor." "Midemin tam altı yanıyor." "Dizimin arkası şiş." "Sağ böğrüm ağrıyor." "Sağ gözümü kapatınca solda bir şey kayboluyor." Orhun'dan istenen her cümleyi anatomi diline çevirmesi, ama yalnız cümlenin kesin söylediğini yazması.

Orhun ilk şeritte takılıyor. "Kolun alt tarafı" önkol mu, yoksa kolun aşağı bakan yüzü mü? İkinci şeritte de aynı sorun var: gündelik dilde bacak kalçadan ayağa kadar her yer olabilir. Hümeyra Hanım masaya bir şerit daha koyuyor ve üstüne yalnız iki sözcük yazıyor: "brachium, crus." "Önce anatominin bu iki sözcüğü neye ayırdığını bul," diyor. "Sonra cümleler kendiliğinden daralır."

Bu derste ne olacak

Yön terimlerini bir kez daha saymayacağız; onların anatomik pozisyona nasıl bağlandığını gördük. Bu derste yön sözcüklerine bedenin parçalarına verilen adları ekleyeceğiz. Kol ile bacağın anatomide neden gündelik dildekinden dar olduğunu, karnın hangi çizgilerle dokuz bölgeye ve dört kadrana ayrıldığını ve bu çizgilerin yaşayan bedende nereye düştüğünü göreceğiz. Son olarak iki yapının orta hatta göre yan yana mı, karşılıklı mı durduğunu bildiren sözcük çiftini ve bu çiftin görme yollarında nasıl iş gördüğünü açacağız.

Metin

Kol önkol değildir

Superior ile inferior, medial ile lateral, proksimal ile distal gibi çiftler okuryazarlık düzeyinde (L01-P01-M03-D02) tanımlanmıştı. Bu çiftler bir noktanın başka bir noktaya göre nerede durduğunu söyler. Bölge terimleri ise başka bir iş görür: bedenin bir parçasına sabit bir ad verir. "Distal" bir ilişkidir, "önkol" bir yerdir.

OpenStax'in anatomi kitabı bölge adlarında iki noktaya özellikle dikkat çeker. Brachium, yani kol, yalnız omuzla dirsek arasındaki parçadır; dirsekle bilek arasındaki parça antebrachium, yani önkoldur ve "alt kol" diye adlandırılmaz. Alt uzuvda da aynı ayrım vardır. Femur bölgesi, yani uyluk, kalçayla diz arasındadır; leg ya da crus, yani bacak, yalnız dizle ayak bileği arasındaki parçaya ayrılmıştır. Türkçe anatomi dili de bu ayrımı korur: kol, önkol, uyluk, bacak dört ayrı parçadır.

Gündelik Türkçe ise iki sözcüğü geniş kullanır. "Kolum" çoğu zaman omuzdan parmak ucuna bütün üst uzvu, "bacağım" kalçadan ayağa bütün alt uzvu anlatır. Orhun'un ilk şeridindeki "kolun alt tarafı" bu yüzden en az iki okumaya açıktır: önkol ya da kolun aşağı bakan yüzü. Anatomi diline çevrilirken bu belirsizlik bir varsayımla kapatılmaz. Doğru çeviri "üst uzvun bir yerinde, bölgesi belirsiz" olur ve bölgeyi daraltacak soru kişiye sorulur.

Gövde ve uzuvlarda sık geçen birkaç bölge adı daha var. Koltuk altı aksiller, dirseğin ön yüzündeki çukur antekübital, bilek karpal, avuç palmar, diz arkası popliteal, baldır sural, ayak tabanı plantar bölgedir. Bu sözcüklerin her biri, yön terimleriyle birlikte kullanıldığında bir noktayı tek bir yere indirir. "Sağ popliteal bölgede şişlik" cümlesi, Orhun'un dördüncü şeridindeki "dizimin arkası şiş" ifadesinin taraf bilgisi eklenmiş karşılığıdır.

Karının dört çizgisi

Karın duvarında hissedilecek belirgin kemik çıkıntısı azdır; bu yüzden yer tarif etmek için yüzeye hayalî çizgiler çekilir. OpenStax iki yöntem anlatır. Ayrıntılı yöntemde iki yatay çizgi kullanılır: biri kaburgaların hemen altından, öbürü leğen kemiğinin hemen üstünden geçer. İki dikey çizgi de her iki köprücük kemiğinin orta noktasından aşağı sarkıtılmış gibi çekilir. Kitaba göre sonuçta dokuz bölge çıkar ve hekimlikte daha sık kullanılan basit yöntemde karın, göbekte kesişen bir yatay ve bir dikey çizgiyle dört kadrana ayrılır.

Sayılar çizgilerin işini açıkça gösterir. İki yatay ve iki dikey çizgi, karnı (2 + 1) × (2 + 1) = 9 parçaya ayırır; bir yatay ve bir dikey çizgi ise (1 + 1) × (1 + 1) = 4 parçaya. Dokuz bölgenin ortadaki sütununda yukarıdan aşağı epigastrik, umbilikal ve hipogastrik bölgeler, yanlardaki sütunlarda ise sağ ve sol hipokondriyak, lomber ve iliyak bölgeler durur. Orhun'un üçüncü şeridindeki "midenin tam altı" epigastrik ile umbilikal bölge arasındaki sınıra düşebilir; gündelik dildeki "mide" sözcüğü çoğu zaman bir organı değil, karnın üst ortasını gösterir.

Sağ ve sol, burada da hastanın kendi sağı ve soludur. Beşinci şeritteki "sağ böğür" ise yine çeviriye direnir: böğür gündelik dilde kaburgaların altındaki yan bölgeyi gösterir, ama hipokondriyak bölgeyi mi, lomber bölgeyi mi kastettiği cümleden çıkmaz. Hümeyra Hanım bu şeridin yanına yalnız "sağ, yan, kaburga altı; bölge sorulacak" yazdırıyor.

Çizgiler yaşayan bedende

Kâğıt üstündeki çizgiler bir düzlemle bedene bağlanır. Kaburgaların hemen altından geçen yatay çizgi, kaburga kenarının en alçak noktasından geçen subkostal düzlemdir; leğen kemiğinin üstünden geçen ise iliyak kemiklerin en yüksek noktalarını birleştiren suprakristal düzlemle yakından ilişkilidir. Ders kitapları bu düzlemleri belirli bel omurlarının hizasına yerleştirir ve bir organın hangi bölgede durduğu bu hizalara göre öğretilir.

Mirjalili'nin ekibi aynı yıl sırtüstü yatan 108 erişkinin karın tomografisinde bu düzlemlerin hangi omura denk geldiğini ölçtü. Subkostal düzlem bireylerin yüzde 58'inde ikinci bel omuru, suprakristal düzlem yüzde 69'unda dördüncü bel omuru hizasındaydı. Yüzdeleri tersinden okumak dersin asıl noktasını verir: subkostal düzlem bireylerin yüzde 42'sinde, suprakristal düzlem yüzde 31'inde en sık görülen hizadan başka bir yerdeydi. Yüz sekiz kişilik grupta bu, kabaca 108 × 0,42 ≈ 45 ve 108 × 0,31 ≈ 33 kişi eder.

Bu bulgu karın bölgelerini işe yaramaz kılmaz; onların ne olduğunu netleştirir. Dokuz bölge bir yüzey haritasıdır ve iletişim için kurulmuştur. Hangi organın hangi bölgenin altında durduğu ise kişiden kişiye, nefesten nefese ve duruştan duruşa kayan bir bilgidir. Yüzey Anatomisi dersinde bu kaymayı organlar üzerinden ayrıca izleyeceğiz.

Yaygın yanlış"Her karın bölgesinin altında tek ve sabit bir organ bulunur, bölgeyi bilen organı bilir."
Doğrusu

Bölgeler yüzeye çizilmiş iletişim çizgileridir. Birçok organ birden çok bölgeye uzanır ve çizgilerin omur hizası bile bireyler arasında değişir; bölge yalnız bir arama alanını daraltır.

Aynı taraf, karşı taraf

Yön terimlerine bir çift daha eklemek gerekiyor, çünkü bazı ilişkiler tek bir noktaya değil, iki yapının birbirine göre tarafına bakar. İpsilateral aynı tarafı, kontralateral karşı tarafı anlatır. Sol böbrek sol akciğere göre ipsilateral, sağ akciğere göre kontralateraldir. Bu sözcükler sağ ve sol gibi mutlak değildir; her zaman bir başvuru yapısına göre kurulur.

Çiftin en çok kullanıldığı yer sinir sistemidir. OpenStax'in sinir sistemi bölümü, duyu yollarında ikinci sıradaki nöronların orta hattı geçip beynin ya da omuriliğin karşı tarafına uzandığını yazar; bu yüzden bedenin bir yarısından gelen birçok duyu bilgisi beynin karşı yarısında işlenir. Görme yolu ilginç bir ara durum sunar. Kitaba göre her retinanın dış (lateral) yarısından gelen lifler aynı taraftaki beyin yarısına gider; iç (burun tarafındaki) yarısından gelen lifler ise optik kiyazmada çaprazlaşarak karşı tarafa geçer.

Orhun'un altıncı şeridi bu düzenle okunabilir ama yorumlanmaz. "Sağ gözümü kapatınca solda bir şey kayboluyor" cümlesi yalnızca sol gözün görme alanında, kişinin solunda kalan bir kısımdan söz ediyor. Çeviri "sol göz, görme alanının sol kısmı, kişinin bildirdiği" olur. Sol görme alanının, iki gözden gelen lifler birleştikten sonra sağ beyin yarısında işlendiğini bilmek, cümlenin nereyle ilgili olabileceğini düşündürür; ama cümlenin kendisi bunu söylemez ve çeviri de söylemez.

Çevirinin kuralı

Altı şeridin ortak dersi, yön ve bölge terimlerinin bir cümleye bilgi eklemediği, yalnız cümlenin taşıdığı bilgiyi kesinleştirdiğidir. Gündelik cümlede olmayan bir bilgi, anatomi diline çevrilirken içeri girmemelidir. "Bacağımın üstü" uyluğun ön yüzü de olabilir, bacağın üst kısmı da; çeviri ikisinden birini seçerse cümle yanlış bir kesinlik kazanır.

Bölge adlarının bir yararı daha var: bedenin içindeki yapılar çoğu zaman bulundukları bölgenin adını taşır. Uyluktaki büyük atardamar femoral, diz arkasındaki popliteal, koldaki brakiyal arter diye anılır; koltuk altındaki sinir ağı aksiller bölgeden, avuçtaki atardamar kemeri palmar bölgeden adını alır. Bir bölge adını bir kez öğrenen okur, o bölgede geçen onlarca damar, sinir ve kas adının ilk yarısını da öğrenmiş olur. Bu yüzden bölge terimleri ezberlenecek bir liste olmaktan çok, sonraki derslerdeki adların anahtarıdır.

Şeritler masada

Öğlene doğru altı şeridin üçü anatomi diline geçmiş, üçünün yanına bir soru yazılmış. "Sağ popliteal bölgede şişlik" ve "sağ hipokondriyak ya da lomber bölge, sorulacak" yan yana duruyor. Orhun soru işaretli şeritleri ayırırken Hümeyra Hanım onları geri itiyor. "Bunlar başarısız çeviri değil," diyor. "Soru işareti, cümlenin söylemediğini senin uydurmadığını gösteriyor."

Kendini sına

  1. Bir kişi "kolumun üst kısmı ağrıyor" diyor. Anatomi dilinde hangi iki okuma mümkündür ve hangisini seçmek için ne sorulmalıdır?
  2. Karnı üç yatay ve iki dikey çizgiyle bölseydik kaç bölge çıkardı? Dört kadranlı sistemle dokuz bölgeli sistemin ayırma gücünü bu hesapla karşılaştır.
  3. Mirjalili çalışmasındaki 108 kişiden yaklaşık kaçında subkostal düzlem ikinci bel omuru hizasındaydı? Bu bulgu bir organı bölgeye göre tarif ederken neye dikkat etmeyi gerektirir?
  4. Sağ böbreğe göre karaciğer ipsilateral midir, kontralateral mi? Dalak için aynı soruyu cevapla.
  5. Sol retinanın burun tarafındaki yarısından gelen lifler hangi beyin yarısına gider? Dış yarısından gelenler?

Bir sonraki derse köprü

Bu derste karnı yüzeyden dokuz bölgeye böldük. Vücut Boşlukları dersi aynı karnın içine girecek: sırt tarafındaki boşluk ile ön taraftaki boşluk hangi alt bölmelere ayrılır, göğüsle karnı hangi kas ayırır, ve akciğerle kalbi saran ince seröz zarın iki yaprağı arasındaki boşluk neden doludur da organların hareketini kolaylaştırır?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?