İçeriğe geç

2.5 · Seviye 1 · Filmin dili

Kompozisyon

Denge, ağırlık, boşluk, çerçeve içinde çerçeve

Film Okuma Akademisi — Kare ve plan · 1.803 kelime · 2 film örneği · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Kompozisyon, karenin içindeki öğelerin yerleştirilme düzenidir; denge, görsel ağırlık, boş alan, çizgiler ve iç çerçeveler bu düzenin eksenleridir.
  2. Boş alan bir eksiklik değildir; karakterlerin çevresinde ne kadar boşluk bırakıldığı, karakterlerin kendisi kadar anlam taşıyabilir.
  3. Çerçeve içinde çerçeve, bir karakteri bir kapı, pencere ya da ayna ile ikinci kez sınırlar ve seyirciyi bir aralıktan bakan birine dönüştürebilir.
  4. Aşk Zamanı karakterleri kenarlara iterek ve kareyi duvarlarla bölerek bir sıkışmışlığı ya da bir mahremiyeti kurar; 2001 uzay gemisinde bakışımlı kompozisyonla bir düzen ve soğukluk duygusu yaratır.
  5. Kompozisyonun sabit bir anlamı yoktur; okuma, yerleşimin sahnede gözü nereye götürdüğünü ve karakterler arasındaki ilişkiyi nasıl kurduğunu sorar.

Açılış

Dar bir koridor. Duvarlar kareyi neredeyse ikiye bölüyor: solda bir duvarın kenarı, sağda bir kapının pervazı, ortada daracık bir aralık. O aralığın içinde, ekranın bir köşesine sıkışmış, bir kadın duruyor; desenli, dar bir elbise giymiş, elinde bir yemek kabı. Karenin büyük kısmını o kadın değil, duvarlar, boşluk ve gölge kaplıyor. Kadın birkaç adım atıyor ve karenin kenarından çıkıyor; kare bir an boş kalıyor.

Wong Kar-wai'nin 2000 tarihli Aşk Zamanı'nda bu tür kareler o kadar sık tekrar eder ki, filmin kendisi bir duvarlar ve aralıklar düzeni gibi hatırlanır. Kadının yüzünü değil, yüzünün çevresindeki duvarları hatırlarız. Bu ders, karenin içindeki öğelerin nasıl yerleştirildiğini, yani kompozisyonu ele alıyor.

Tek fikir

Kompozisyon, karenin içindeki öğelerin yerleştirilme biçimidir: neyin nerede durduğu, neyin ağır neyin hafif göründüğü, nerenin dolu nerenin boş bırakıldığı. Bir kompozisyon seyircinin gözünü yönlendirir ve karakterler arasındaki ilişkiyi görünür kılar.

Kavram

Kenarları, büyüklüğü, bakış noktasını ve dışarıyı geride bıraktık. Kompozisyon ise sınırların içine bakar: aynı kare, içindeki öğeler farklı yerleştirildiğinde bambaşka bir şey söyleyebilir.

Kompozisyonu okumanın birkaç temel ekseni vardır. İlki dengedir. Bir kare, sağ ve sol yarısında benzer ağırlıkta öğeler taşıyorsa dengeli, bakışımlı görünür; bir yanı dolu, öbür yanı boşsa dengesiz görünür. Dengeli bir kare çoğu zaman bir düzen, bir durgunluk ya da bir resmîlik duygusu verir. Dengesiz bir kare ise bir gerilim, bir hareket ya da bir eksiklik duygusu yaratabilir.

İkinci eksen görsel ağırlıktır. Bir karede bazı öğeler gözü daha çok çeker: büyük olanlar, parlak olanlar, keskin olanlar, insan yüzleri, hareket eden şeyler. Göz önce bunlara gider. Kompozisyon bu ağırlıkları dağıtarak seyircinin bakışını bir öğeden ötekine taşır. Bir yüz karanlık bir alanın içinde parlak kalıyorsa, seyirci önce ona bakar; bir yüz kalabalık bir arka planın içinde kayboluyorsa, seyirci onu aramak zorunda kalır.

Üçüncü eksen boşluktur.

Boş alan bir eksiklik değildir. Bir karakterin önünde boşluk bırakılması, onun bir yöne baktığını ya da bir yöne gideceğini hissettirir. Bir karakterin çevresinde geniş bir boşluk bırakılması, onu küçük ya da yalnız gösterebilir. Bir karakterin hiç boşluk bırakılmadan, kenarlara sıkıştırılarak gösterilmesi ise bir baskı ya da sıkışmışlık duygusu verebilir. Bu etkilerin hiçbiri kesin değildir; 2.1'den beri söylediğimiz gibi, anlam sahnede kurulur.

Dördüncü eksen çizgiler ve yönlerdir. Bir koridorun duvarları, bir masanın kenarı, bir yolun uzanışı, gözü karenin belli bir noktasına doğru taşıyabilir. Karenin derinliğine doğru giden çizgiler bir uzaklık ve bir yön duygusu kurar; karenin ortasında birleşen çizgiler gözü merkeze toplar.

Beşinci eksen, karenin içine yerleştirilen ikinci çerçevelerdir.

Çerçeve içinde çerçeve, bir karakteri iki kez sınırlar. Bir kapı aralığından görülen bir insan, hem karenin hem de kapının içine kapatılmış gibidir. Bu düzen bir sıkışmışlık, bir gözetlenme ya da bir mesafe duygusu yaratabilir: seyirci bir karaktere doğrudan değil, bir aralıktan bakar. Ayna ise başka bir şey yapar: aynı kişiyi iki kez gösterir ya da karenin dışındaki bir şeyi içeri taşır.

Kompozisyon bir de karakterler arasındaki ilişkiyi kurar. İki karakter karenin aynı yarısında, birbirine yakın duruyorsa bir yakınlık; karenin iki ucunda, aralarında bir boşluk ya da bir duvarla duruyorsa bir uzaklık duygusu doğabilir. Kimin karenin merkezinde, kimin kenarında durduğu, kimin ışıkta, kimin gölgede kaldığı, bir sahnenin güç ilişkilerini sözsüz biçimde gösterir. Akademinin her görüntü konuşmasında dönüp durduğu soru, kimin nasıl görünür kılındığı, kompozisyonda karakterlerin karedeki yerleri üzerinden sorulur.

Filmde

Seviye 0'ın biçim dersinde bu filmin çerçeve içinde çerçeve kurduğunu not etmiştik. Kompozisyonun bütün eksenleriyle bakıldığında, bu düzenin ne kadar tutarlı olduğu görünür. Denge bakımından kareler çoğu zaman dengesizdir: karakterler karenin ortasında değil, bir kenarında ya da köşesinde durur ve karenin geri kalanını bir duvar, bir pervaz ya da gölgeli bir boşluk kaplar. Görsel ağırlık bakımından, desenli elbiseler ve parlak yüzler, koyu ve düz yüzeylerin arasında gözü kendine çeker; ama bu ağırlık karenin merkezinde değil, kenarındadır. Boş alan bakımından, kareler karakterlerin çevresinde değil, karakterlerin önünde ve yanında, aralarına giren duvarlarla dolar.

Bu düzenin işlevi, filmin hikâyesiyle sıkı biçimde bağlanır. İki karakter, eşlerinin ilişkisini öğrenmiştir ve kendileri de birbirlerine yakınlaşmaktadır; ama komşularının, binanın ve toplumun gözü önünde bu yakınlığı yaşayamazlar. Kompozisyon bu sıkışmışlığı görünür kılar: karakterler kenarlara itilmiş, duvarlarla bölünmüş, birbirinden bir pervazla ayrılmış olarak görünür. Seyirci de onlara doğrudan değil, aralıklardan bakar ve bu, komşuların meraklı bakışına benzeyen bir konuma yerleştirir.

Bir okuma bu düzeni, toplumsal kuralların iki insanı birbirinden ayırmasının bir biçimi olarak görür: duvarlar, onları ayıran görünmez sınırların görünür hâlidir. Başka bir okuma, aynı düzende bir mahremiyet bulur: kalabalık bir binada, iki insanın ancak aralıklarda, köşelerde ve gölgelerde bir arada olabildiği bir dünya. İki okuma da kompozisyona dayanır; biri duvarı bir engel, öteki bir sığınak olarak görür. Hangisinin ağır bastığına, seyircinin duvara mı, duvarın gölgesindeki iki insana mı baktığı karar verir.

Filmde aynalar da sık kullanılır. Bir karakter bir aynada görünür, ya da iki karakterin yüzü bir aynanın içinde birlikte belirir. Ayna, iki insanı aynı kareye, ama bir yansıma olarak, getirir; doğrudan değil, dolaylı bir yakınlık. Bu ayrıntı, filmin iki karakteri bir araya getirip aynı anda ayrı tutma biçiminin bir parçası olarak okunabilir.

Başka bir filmde

Dengesizliğin karşısında, neredeyse kusursuz bir bakışımın ne yaptığını görmek için bir örnek.

Uzay gemisinin içindeki birçok sahnede kare neredeyse kusursuz bir bakışım taşır. Koridorların duvarları karenin iki yanından ortadaki bir noktaya doğru uzanır; karakterler çoğu zaman bu çizgilerin ortasında, karenin merkezinde durur. Bu kompozisyon Aşk Zamanı'nın tam tersidir: denge kusursuzdur, boşluklar iki yana eşit dağılmıştır, göz merkeze toplanır.

Bu bakışımın işlevi, Aşk Zamanı'ndaki dengesizliğin işlevinden çok farklıdır. Kusursuz denge burada bir düzen ve bir soğukluk duygusu kurar: gemi, insanların değil, bir makinenin ölçüleriyle düzenlenmiş bir dünya gibi görünür. Karakterler bu düzenin merkezinde dururlar, ama düzen onlardan büyüktür. Bir okuma, bu kompozisyonu insanın kendi yaptığı teknolojinin içinde küçülmesinin bir biçimi olarak görebilir. Aynı bakışımda bir güzellik, bir kusursuzluk arzusu bulan okurlar da vardır. Burada da kompozisyon bir anlam dayatmaz; bir duygu alanı açar ve sahne onu biçimlendirir.

İki film birlikte, kompozisyonun iki ucunu gösterir. Biri karakterleri kenarlara iter ve kareyi duvarlarla böler; öteki onları merkeze koyar ve kareyi bakışımla düzenler. İkisinde de soru aynıdır: göz nereye gidiyor ve bu yerleşim karakterler hakkında ne söylüyor?

Yaygın okuma hataları

Yaygın yanlışKompozisyonu yalnız bir güzellik meselesi saymak.
Doğrusu

Bir kare güzel olabilir; ama okuma onun güzelliğiyle yetinmez. Kompozisyonun gözü nereye yönlendirdiğini ve karakterler arasındaki ilişkiyi nasıl kurduğunu sorar.

Yaygın yanlışKompozisyon kurallarını bir puanlama tablosu gibi kullanmak.
Doğrusu

Bir karenin dengeli ya da dengesiz olması iyi ya da kötü olduğu anlamına gelmez. Bir film dengesizliği bilerek kullanabilir; okurun işi bir kuralın çiğnenip çiğnenmediğini değil, kompozisyonun sahnede ne yaptığını bulmaktır.

Yaygın yanlışYalnız karakterlere bakıp boş alanı görmemek.
Doğrusu

Karenin boş bırakılan ya da duvarlarla doldurulan kısmı çoğu zaman karakterler kadar önemlidir; bir karakterin ne kadar yer kapladığı kadar, çevresinde ne kadar boşluk bırakıldığı da bir seçimdir.

Okuma Defteri

Defter: Üç plandan hangisinde iki karakter karede en yakın, hangisinde en uzak duruyor? Bu sıralamanın hikâyedeki ilişkiyle örtüşüp örtüşmediğini bir cümleyle karşılaştır.

Özet

  1. Kompozisyon, karenin içindeki öğelerin yerleştirilme düzenidir; denge, görsel ağırlık, boş alan, çizgiler ve iç çerçeveler bu düzenin eksenleridir.
  2. Boş alan bir eksiklik değildir; karakterlerin çevresinde ne kadar boşluk bırakıldığı, karakterlerin kendisi kadar anlam taşıyabilir.
  3. Çerçeve içinde çerçeve, bir karakteri bir kapı, pencere ya da ayna ile ikinci kez sınırlar ve seyirciyi bir aralıktan bakan birine dönüştürebilir.
  4. Aşk Zamanı karakterleri kenarlara iterek ve kareyi duvarlarla bölerek bir sıkışmışlığı ya da bir mahremiyeti kurar; 2001 uzay gemisinde bakışımlı kompozisyonla bir düzen ve soğukluk duygusu yaratır.
  5. Kompozisyonun sabit bir anlamı yoktur; okuma, yerleşimin sahnede gözü nereye götürdüğünü ve karakterler arasındaki ilişkiyi nasıl kurduğunu sorar.

Kendini sına

  1. Boş alan nedir ve bir kompozisyonda neden önemlidir?
  2. Çerçeve içinde çerçeve nasıl kurulur? Bir örnek nesne ver.
  3. Aşk Zamanı'nda iki ana karakter karede çoğu zaman nereye yerleştirilir ve karenin geri kalanını ne kaplar?
  4. 2001'in uzay gemisi iç mekânlarında kompozisyon hangi özelliği taşır?

Yanıtlar

  1. Karede insanların ve önemli nesnelerin kaplamadığı, boş bırakılmış ya da düz bir yüzeyle doldurulmuş alandır. Önemlidir, çünkü bir karakterin çevresinde ne kadar boşluk bırakıldığı onu küçük, yalnız, sıkışmış ya da bir yöne yönelmiş gösterebilir.
  2. Karenin içindeki bir nesnenin, karakteri ikinci kez çerçevelemesiyle kurulur. Bir kapı aralığı, bir pencere, bir ayna ya da bir koridor bu işi görebilir.
  3. Çoğu zaman karenin bir kenarına ya da köşesine yerleştirilir; karenin büyük kısmını duvarlar, kapı pervazları ya da ön plandaki nesneler kaplar ve karakterler sık sık bir aralıktan görülür.
  4. Kare sık sık ortadan bakışımlı kurulur; duvarların, tavanın ve zeminin çizgileri karenin merkezindeki bir noktaya doğru uzanır ve karakterler çoğu zaman bu merkezde durur.

Sonraki derse köprü

Kompozisyon karenin yüzeyine, sağına, soluna, kenarlarına ve merkezine baktı. Ama bir karenin bir derinliği de vardır: önde, ortada ve arkada duran şeyler. Sonraki ders, 2.6, bu derinlik katmanlarını ele alıyor ve bir sahnenin ön planında ve arka planında aynı anda iki ayrı şeyin nasıl söylenebildiğini soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.