Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Mrs. Dalloway 1925'te yayımlandı; 1923'te bir haziran gününde davet hazırlayan Clarissa Dalloway ile savaştan dönmüş Septimus Warren Smith'in hayatlarını, hiç karşılaşmadan, birbirine bağlar.
- Woolf anlatıyı değişken odakla bir zihinden ötekine kaydırır ve karakterlerin geçmişini «tünel açma» dediği yöntemle şimdinin içinden açar; Big Ben'in sesi ortak saati hatırlatır.
- Deniz Feneri 1927'de yayımlandı; «Pencere» bir öğleden sonrayı yüz sayfada, «Zaman Geçiyor» on yılı birkaç sayfada anlatır ve Mrs. Ramsay'in ölümünü bir ayraç içinde haber verir.
- Woolf'un romanlarında olaylar vardır ama alışılmış yerlerinde değildir; bazı eleştirmenler ise onun dünyasını dar bir üst orta sınıf dünyası olarak eleştirdi.
- Atayurt'a göre Woolf 1906 ve 1910'da İstanbul'da bulundu; Mrs. Dalloway ve Deniz Feneri'nde İstanbul, karakterlerin adlandıramadıkları tutkuların sembolik mekânıdır.
Kazanımlar
- Mrs. Dalloway'in tek bir haziran gününde Clarissa Dalloway ile Septimus Warren Smith'in hayatlarını nasıl birbirine bağladığını açıklayabilir.
- Deniz Feneri'nin üç bölümlü yapısını ve «Zaman Geçiyor» bölümünde on yılın ve ölümlerin nasıl anlatıldığını metinden örneklerle çözümleyebilir.
- Woolf'un zamanı saatle ölçülen ve içeriden yaşanan zaman olarak ikiye ayıran anlatımını, ona yöneltilen eleştiriyle birlikte tartışabilir.
- Woolf'un romanlarındaki İstanbul göndermelerini ele alan Türkçe bir okumayı tartışabilir.
Video metni
Soğuk açılış
Londra, haziranın ortasında bir çarşamba sabahı. Elli iki yaşına basmış bir kadın, akşam vereceği davet için çiçekleri kendisi almaya karar verir. Kapıdan çıkar. Hava tazedir; savaş bitmiştir. Westminster'dan geçerken Big Ben çalar: önce bir uyarı, müzikli; sonra saat, geri alınamaz. Kurşun halkalar havada dağılır.
Aynı saatlerde, aynı sokakların birinde, genç bir adam karısıyla birlikte bir bankta oturmaktadır. Savaştan dönmüştür. Ağaçların kendisiyle konuştuğunu, ölmüş bir arkadaşının parmaklıkların ardından ona baktığını görür.
İki insan o gün hiç karşılaşmayacaktır. Ama gün bitmeden biri öbürünün haberini alacak ve onu hiç tanımadığı hâlde ona çok benzediğini hissedecektir.
Büyük soru
Bir roman zamanı saatle mi ölçmeli, yoksa bir insanın içinden mi? On yıl tek bir sayfaya, bir öğleden sonra yüz sayfaya sığabilir mi?
Bağlam
Virginia Woolf 1882'de Londra'da doğdu. Babası Leslie Stephen tanınmış bir eleştirmen ve yayıncıydı; annesi Julia, Virginia on üç yaşındayken öldü. Çocukluğunun yazları Cornwall'da, St Ives'deki bir yazlıkta, deniz feneri karşısında geçti. Kocası Leonard Woolf'la birlikte 1917'de Hogarth Press'i kurdu ve kendi kitaplarını kendisi yayımlamaya başladı.
Mrs. Dalloway 1925'te, Deniz Feneri 1927'de yayımlandı. 244-05'te Joyce'un Dublin'i tek bir haziran gününe sığdırdığını görmüştük; Woolf da Londra'yı 1923'ün bir haziran gününe sığdırır.
Ana anlatı — Bir gün, iki hayat
Mrs. Dalloway'de anlatı bir karakterden ötekine kayar. Clarissa çiçekçiye yürür; sokakta bir otomobil gürültüsü herkesi aynı anda başını çevirmeye zorlar; anlatı oradan kalabalıktaki başka bir zihne, sonra bir başkasına geçer. Gökyüzünde reklam yazan bir uçak, Londra'nın binlerce gözünü aynı noktaya kaldırır.
Clarissa'nın gününün geçmişi de vardır. Gençliğinde Peter Walsh'u değil Richard Dalloway'i seçmiştir; Peter o gün Hindistan'dan döner. Woolf bu geçmişi geriye dönüşlerle anlatmaz; karakterlerin şimdisinin altına, birbirine bağlanan mağaralar gibi açar. Woolf bunu kendi yöntemi olarak tarif etmiştir: karakterlerinin arkasında güzel mağaralar kazıyor, onları birbirine bağlıyordu.
Romanın öbür kahramanı Septimus Warren Smith'tir. Savaşta bir arkadaşını kaybetmiştir ve o günden beri bir şey hissedemediğini düşünür. Doktorlar ona bir şey olmadığını, biraz dinlenmesi gerektiğini söyler; ünlü bir hekim onu bir dinlenme evine kapatmaya karar verir. Septimus o akşam, kapatılmadan önce, kendi hayatına son verir.
O gece Clarissa'nın davetine o hekim de gelir ve geç kalışının nedenini anlatır: genç bir adam kendini öldürmüştür. Clarissa davetin ortasında küçük bir odaya çekilir ve hiç tanımadığı bu gence kendisini bir şekilde çok benzer hissettiğini düşünür. Woolf, romanın sonradan yazdığı bir önsözünde, ilk tasarıda Septimus'un hiç olmadığını, Clarissa'nın kendisinin ölmesinin düşünüldüğünü anlatmıştır. Septimus, Clarissa'nın yerine ölen ikizi olarak romana girmiştir.
Ana anlatı — On yıl bir ayracın içinde
Deniz Feneri üç bölümden oluşur. İlk bölüm, «Pencere», İskoçya'nın bir adasındaki yazlıkta tek bir öğleden sonradan akşama kadar uzanır. Küçük James ertesi gün deniz fenerine gitmek ister; annesi Mrs. Ramsay belki gideriz der, babası Mr. Ramsay hava iyi olmayacak der. Bölüm, yemek masasında toplanan bir aileyi ve konukları, en çok da Mrs. Ramsay'in onları bir arada tutan zihnini anlatır; yüz sayfayı aşar.
İkinci bölüm, «Zaman Geçiyor», kısacıktır ve on yılı anlatır. Ev boş kalır; rüzgâr, toz, rutubet, kumlar içeri girer. Bu yıllarda aileden üç kişi ölür, bir savaş olur. Ama Woolf bu ölümleri anlatmaz; onları köşeli ayraçlar içinde, birer cümleyle haber verir.
Yaygın yanlış«Woolf'un romanlarında hiçbir şey olmaz; yalnızca karakterlerin düşünceleri vardır.»
— Woolf'un romanlarında çok şey olur: bir savaş, ölümler, bir intihar, bir evlilik, bir sanat eserinin tamamlanması. Ama Woolf bu olayları alışılmış romanın verdiği yere koymaz. Deniz Feneri'nde annenin ölümü bir ayracın içinde, bir yan cümleyle geçer; buna karşılık bir yemek masasındaki bir an onlarca sayfa sürer. Woolf için önemli olan olayın büyüklüğü değil, bir zihinde bıraktığı izdir. Yine de bu tercih her okuru ikna etmedi: bazı eleştirmenler Woolf'un dünyasını, hizmetçilerin ve yoksulların iç dünyasına pek girmeyen, dar bir üst orta sınıf dünyası olarak eleştirdi.
Metin anı
«Zaman Geçiyor» bölümünde, rüzgârın ve karanlığın evi doldurduğu bir paragrafın sonunda, ayracın içinde tek bir cümle durur:
[Mr. Ramsay, stumbling along a passage one dark morning, stretched his arms out, but Mrs. Ramsay having died rather suddenly the night before, his arms, though stretched out, remained empty.]
«[Mr. Ramsay, karanlık bir sabah koridorda sendeleyerek ilerlerken kollarını uzattı; ama Mrs. Ramsay önceki gece oldukça ani bir biçimde öldüğü için, kolları uzanmış olsa da boş kaldı.]»
Cümlenin dilbilgisi olayı gizler. Ana cümle bir harekettir: Mr. Ramsay kollarını uzattı. Mrs. Ramsay'in ölümü ise bir yan cümlede, «öldüğü için» diye geçer; sanki bir neden, bir açıklama gibi. Sonra ana cümleye dönülür: kollar boş kaldı. Okur bu cümlede ölümü değil, ölümün bıraktığı boşluğu görür. İlk bölümde onlarca sayfa boyunca herkesi bir arada tutan kadın, ikinci bölümde bir ayraca sığar.
Cevap ve bağlantı
Bir roman zamanı saatle mi ölçmeli, içeriden mi? Woolf'un iki romanı iki zamanı bir arada tutar. Mrs. Dalloway'de Big Ben her saat başı çalar; saatin kurşun halkaları, herkesin aynı anda yaşadığı ortak zamanı hatırlatır. Ama her karakter o saati kendi içinden, kendi anılarıyla yaşar. Deniz Feneri'nde bir öğleden sonra yüz sayfa, on yıl ise birkaç sayfa sürer. Romanın sonunda ressam Lily Briscoe, on yıl önce başladığı tabloyu bitirir ve son cümle onun düşüncesiyle kapanır: görümü yakaladım.
Bu romanlarda İstanbul da vardır. Zeynep Z. Atayurt, 2011 tarihli çalışmasında Woolf'un 1906'da ve 1910'da kısa süreliğine İstanbul'da bulunduğunu ve şehri güzel ve dayanıklı diye nitelediğini aktarır. Atayurt'a göre İstanbul, Mrs. Dalloway'de Clarissa'nın kocasıyla ilişkisindeki soğukluğu fark ettiği bir anının yeridir: Clarissa, gençliğinde bir ırmak kıyısında ve sonra İstanbul'da, defalarca, içindeki bir soğukluk yüzünden kocasını yarı yolda bıraktığını hatırlar. Deniz Feneri'nde ise genç Nancy, bir arkadaşı elini tuttuğunda bütün dünyanın ayaklarının altına serildiğini, sanki sisin içinden görülen İstanbul'muş gibi, «Şu Ayasofya mı? Şu Haliç mi?» diye sormak zorunda kaldığını düşünür. Atayurt'a göre bu romanlarda İstanbul, karakterlerin adlandıramadıkları tutkularını taşıyan sembolik bir mekândır.
Kapanış kancası
Woolf, bir kadının bir gününü ve bir ailenin on yılını içeriden anlattı. Bir sonraki derste bambaşka bir içeriye giriyoruz: bir sabah uyandığında kendini dev bir böceğe dönüşmüş bulan bir adamın ailesi, onun bedenindeki değişime mi, yoksa artık evi geçindiremeyecek olmasına mı daha çok üzülür?
Özet kartı
- Mrs. Dalloway 1925'te yayımlandı; 1923'te bir haziran gününde davet hazırlayan Clarissa Dalloway ile savaştan dönmüş Septimus Warren Smith'in hayatlarını, hiç karşılaşmadan, birbirine bağlar.
- Woolf anlatıyı değişken odakla bir zihinden ötekine kaydırır ve karakterlerin geçmişini «tünel açma» dediği yöntemle şimdinin içinden açar; Big Ben'in sesi ortak saati hatırlatır.
- Deniz Feneri 1927'de yayımlandı; «Pencere» bir öğleden sonrayı yüz sayfada, «Zaman Geçiyor» on yılı birkaç sayfada anlatır ve Mrs. Ramsay'in ölümünü bir ayraç içinde haber verir.
- Woolf'un romanlarında olaylar vardır ama alışılmış yerlerinde değildir; bazı eleştirmenler ise onun dünyasını dar bir üst orta sınıf dünyası olarak eleştirdi.
- Atayurt'a göre Woolf 1906 ve 1910'da İstanbul'da bulundu; Mrs. Dalloway ve Deniz Feneri'nde İstanbul, karakterlerin adlandıramadıkları tutkuların sembolik mekânıdır.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Tünel açma tekniği | Tunnelling process | Karakterlerin geçmişini şimdinin içinden, birbirine bağlı tüneller gibi açığa çıkarma yöntemi |
| Değişken odak | Shifting focalization | Anlatının bir karakterin bilincinden ötekine kayması |
| Savaş nevrozu | Shell shock | Birinci Dünya Savaşı'nda askerlerde görülen ruhsal yıkım için dönemin kullandığı ad |
| Ayraç içi anlatım | Parenthetical narration | Önemli olayların ana metnin dışına, ayraç içine birkaç sözcükle yerleştirilmesi |
| Varlık anı | Moment of being | Gündelik akış içinde gerçekliğin yoğun ve bütün olarak hissedildiği an |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Clarissa Dalloway ile Septimus Warren Smith arasındaki bağ nedir? İkisi romanda hiç karşılaşır mı?
- (Kazanım 1) Değişken odak ve tünel açma tekniği Mrs. Dalloway'de nasıl işler?
- (Kazanım 2) Deniz Feneri'nin üç bölümü zamanı nasıl farklı ölçülerde anlatır? Metin anındaki ayraçlı cümlenin dilbilgisi neyi gizler?
- (Kazanım 3) «Woolf'un romanlarında hiçbir şey olmaz» yargısı neden yanlıştır? Woolf'a hangi eleştiri yöneltilmiştir?
- (Kazanım 4) Atayurt'a göre İstanbul Woolf'un romanlarında nasıl bir rol oynar?
Cevaplar
- Clarissa bir davet hazırlayan, elli yaşlarında, varlıklı bir kadındır; Septimus savaştan dönmüş, savaş nevrozu yaşayan genç bir adamdır. Hiç karşılaşmazlar; ama Septimus o akşam kendi hayatına son verdiğinde haber Clarissa'nın davetine ulaşır ve Clarissa hiç tanımadığı bu gence kendini çok benzer hisseder. Woolf'a göre ilk tasarıda ölecek olan Clarissa'ydı; Septimus onun ölen ikizi olarak romana girdi.
- Değişken odakla anlatı, herkesin aynı anda duyduğu ya da gördüğü bir şey üzerinden bir karakterin bilincinden ötekine geçer; örneğin sokaktaki bir otomobil gürültüsü ya da gökte reklam yazan bir uçak anlatıyı kalabalıktaki başka zihinlere taşır. Tünel açma tekniğiyle karakterlerin geçmişi ayrı bölümlerde değil, şimdiki anın içinden, anılar aracılığıyla birbirine bağlanan mağaralar gibi açılır.
- «Pencere» tek bir öğleden sonradan akşama kadar olan zamanı yüz sayfayı aşan bir uzunlukta, «Zaman Geçiyor» on yılı birkaç sayfada anlatır; üçüncü bölüm yine tek bir güne döner. Ayraçlı cümlede ana cümle Mr. Ramsay'in kollarını uzatmasıdır; Mrs. Ramsay'in ölümü bir yan cümlede, bir neden gibi geçer; okur ölümü değil, ölümün bıraktığı boşluğu görür.
- Romanlarda bir savaş, ölümler, bir intihar ve bir sanat eserinin tamamlanması gibi olaylar vardır; ama Woolf onları alışılmış yerlerine koymaz, bir ölümü ayraç içine alıp bir yemek masasındaki anı onlarca sayfa anlatır. Bazı eleştirmenler ise onun dünyasını, hizmetçilerin ve yoksulların iç dünyasına pek girmeyen dar bir üst orta sınıf dünyası olarak eleştirmiştir.
- Woolf'un 1906 ve 1910'da kısa süreliğine bulunduğu İstanbul, romanlarında karakterlerin adlandıramadıkları tutkuları taşıyan sembolik bir mekândır: Mrs. Dalloway'de Clarissa'nın kocasıyla ilişkisindeki soğukluğu fark ettiği bir anının yeri, Deniz Feneri'nde Nancy'nin sisin içinden Ayasofya'yı ve Haliç'i sorduğu bir hayal.
Okuma
- Virginia Woolf, Mrs. Dalloway, çev. Tomris Uyar (İletişim). Clarissa'nın sabah yürüyüşünü ve Septimus'un parktaki sahnesini art arda okuyun.
- Virginia Woolf, Deniz Feneri, çev. Naciye Akseki Öncül. «Zaman Geçiyor» bölümünü bir oturuşta okuyun ve ayraç içindeki cümleleri işaretleyin.
- Zeynep Z. Atayurt, «Virginia Woolf, Orlando ve İstanbul», DTCF Dergisi 51/1 (2011), 107–122.