İçeriğe geç

Ünite EDB-243-06 · Seviye 2C — Dünya Edebiyatı

Savaş sonrası

EDB-243 Amerikan Edebiyatı II: 20. Yüzyıl ve Sonrası

1.838 kelime · yaklaşık 8 dakika okuma · anlatım 9 dk

  • Sahtelik
  • gençlik romanı
  • Beat kuşağı
  • kendiliğinden düzyazı
  • karşı kültür
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Çavdar Tarlasında Çocuklar 1951'de yayımlandı; okuldan atılan on altı yaşındaki Holden Caulfield'ın New York'ta geçirdiği birkaç Aralık gününü onun ağzından anlatır.
  2. Holden yetişkin dünyasını «sahte» diye yargılar, ama kendisi de yalan söyler ve rol yapar; roman onu anlar ama gözlüğünü okura zorla takmaz.
  3. Romanın adı Holden'ın Burns'ün «Comin' Thro' the Rye» şiirindeki «karşılaşırsa» sözcüğünü «yakalarsa» diye yanlış hatırlamasından ve çocukları uçurumdan kurtarma hayalinden gelir.
  4. Beat kuşağı adını Kerouac'ın bir sohbetinden ve Holmes'un 1952 tarihli yazısından aldı; Ginsberg'in şiiri 1957'deki müstehcenlik davasından beraatla çıktı; Podhoretz hareketi sert biçimde eleştirdi.
  5. Roman Türkçeye 1967'de Adnan Benk'in Fransızcadan çevirisiyle Gönülçelen, 1997'de Coşkun Yerli'nin İngilizceden çevirisiyle Çavdar Tarlasında Çocuklar adıyla girdi.

Kazanımlar

  • Çavdar Tarlasında Çocuklar'ı İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerika'sının bağlamında, Holden Caulfield'ın «sahtelik» yargısı üzerinden açıklayabilir.
  • Romanın adının Robert Burns'ün şiirinden ve Holden'ın onu yanlış hatırlamasından nasıl doğduğunu metinle birlikte yorumlayabilir.
  • Beat kuşağının adını, Howl davasını ve Kerouac'ın kendiliğinden düzyazısını, hareketin eleştirmenleriyle birlikte tartışabilir.
  • Romanın Gönülçelen ve Çavdar Tarlasında Çocuklar adlı iki Türkçe çevirisinin başlık ve dil kararlarını inceleyen bir çalışmayı değerlendirebilir.

Video metni

Soğuk açılış

New York, Aralık. Noel'e birkaç gün var. On altı yaşında bir çocuk, yatılı okulundan atılmıştır ve bunu ailesine söylemeye cesaret edemez. Eve gitmek yerine birkaç gün şehirde dolaşmaya karar verir. Otellerde kalır, taksilere biner, barlara girmeye çalışır.

Bir taksiye bindiğinde şoföre tuhaf bir soru sorar. Central Park'taki gölet kışın donuyor; peki oradaki ördekler nereye gidiyor? Biri gelip onları bir kamyonla mı götürüyor, yoksa kendileri mi uçup gidiyor? Şoför sinirlenir. Çocuk soruyu bırakmaz; romanın içinde başka bir taksiciye de sorar.

Çocuğun adı Holden Caulfield'dır. Kimse ona ördeklerin nereye gittiğini söylemez. Ama okur, Holden'ın aslında başka bir şey sorduğunu sezer: soğuk bastığında insan nereye gider?

Büyük soru

Bir genç çevresindeki herkesin sahte olduğunu söylediğinde, edebiyat ona hak mı verir? Yoksa onun da kendi sahteliğini gösterir mi?

Bağlam

İkinci Dünya Savaşı 1945'te bitti. Savaştan galip çıkan Amerika zenginleşti; banliyöler, otomobiller, televizyon ve büyük şirketler yeni bir orta sınıf hayatı kurdu. Bu düzen, gençlere uyum ve başarı vaat ediyordu. Elli yıllar aynı zamanda soğuk savaşın, komünizm korkusunun ve şüphe dolu bir siyasi havanın yıllarıydı.

J. D. Salinger'ın The Catcher in the Rye adlı romanı 1951'de yayımlandı. Salinger kendisi savaşta askerdi; sonraki yıllarda kamuoyundan çekildi ve hakkındaki yayınları mahkemeler yoluyla engellemeye çalıştı.

Ana anlatı — Herkes sahte

Holden romanı kendi ağzından anlatır ve ilk cümlesinden itibaren okura tavır alır: doğduğu yeri, berbat çocukluğunu, anne babasının neyle meşgul olduğunu merak ediyorsanız, ona göre bunlar David Copperfield türünden saçmalıklardır ve anlatmaya niyeti yoktur. Okur daha ilk paragrafta bir romanın geleneksel başlangıcının reddedildiğini duyar.

Romanın en sık tekrarlanan sözcüklerinden biri «phony»dir: sahte. Okul müdürü sahtedir, oda arkadaşı sahtedir, sinemadaki oyuncular, kilisedeki rahipler, okulun reklam broşürleri sahtedir. Holden'a göre yetişkinlerin dünyası, gösteriş ve rol yapma üzerine kuruludur.

Bu öfkenin altında bir yas vardır. Holden'ın küçük kardeşi Allie lösemiden ölmüştür; Holden onun üzerine şiirler yazılmış beyzbol eldivenini saklar. Romanın içinde Holden'ın sevdiği ve güvendiği tek kişiler çocuklardır: ölen kardeşi ve on yaşındaki kız kardeşi Phoebe.

Yaygın yanlış«Holden kuşağının sözcüsüdür; roman onun her yargısını onaylar.»
Doğrusu

— Holden güvenilir bir hâkim değildir. Romanın başlarında okura kendisinin hayatında gördüğü en müthiş yalancı olduğunu kendisi söyler. Herkesi sahtelikle suçlar, ama kendisi de yeri geldiğinde yalan söyler, rol yapar, yeni tanıştığı insanlara uydurma adlar verir. Neydim de Holden'ın, eleştirdiği bireyler kadar sahte davrandığını vurgular. Romanın sonunda Holden'ın bu hikâyeyi bir dinlenme ve tedavi yerinden anlattığı anlaşılır. Roman Holden'a acır ve onu anlar; ama onun gözlüğünü okura zorla takmaz.

Ana anlatı — Bir kuşağın adı

Holden yalnızdı; ama aynı yıllarda başka gençler bir arada yola düşüyordu. 1952'de John Clellon Holmes, The New York Times Magazine'de «This Is the Beat Generation» başlıklı bir yazı yayımladı. Ad Jack Kerouac'ın bir sohbetinden çıkmıştı. 243-01'de Hemingway'in kuşağına «kayıp» denmişti; bu kuşak kendine «beat» dedi: yorgun, bitkin, dışarıda kalmış, ama aynı zamanda müziğin vuruşuna bağlı.

Allen Ginsberg 1955 sonbaharında San Francisco'da küçük bir galeride uzun bir şiir okudu. Şiir 1956'da yayımlandı ve şöyle başlıyordu: kuşağımın en iyi beyinlerinin delilikle yıkıldığını gördüm. 1957'de kitabın yayıncısı Lawrence Ferlinghetti müstehcen yayın satmakla yargılandı. 005-03'te müstehcenlik davalarını görmüştük; bu davada yargıç Clayton Horn, şiiri müstehcen bulmayan bir kararla yayıncıyı beraat ettirdi.

Kerouac'ın On the Road'u 1957'de yayımlandı. Kerouac romanı 1951 baharında, birbirine yapıştırılmış uzun bir kâğıt şeridine, birkaç haftada, neredeyse hiç durmadan yazmıştı. Sal Paradise ile Dean Moriarty Amerika'yı otomobille baştan başa geçer; roman yolun kendisidir.

Hareketin sert eleştirmenleri de vardı. Eleştirmen Norman Podhoretz 1958'de Partisan Review'da Beat yazarlarını «Hiçbir Şey Bilmeyen Bohemler» diye adlandırdı; ona göre bu edebiyat, düşünceye ve zekâya karşı bir öfkeydi. Beat yazarlarını savunanlar ise onların, ellili yılların sessiz uyumunun bastırdığı bir sesi açığa çıkardığını söyledi.

Metin anı

Romanın adı bir şarkıdan gelir. Holden Broadway'de yürürken, kaldırımın hemen yanında, yolun kenarından yürüyen küçük bir çocuğun bir şarkı mırıldandığını duyar: biri birini çavdarların arasında yakalarsa. Holden sözleri böyle aklında tutar; sonra kız kardeşi Phoebe onu düzeltir: şarkının sözü «yakalarsa» değil, «karşılaşırsa»dır. Robert Burns'ün şiiri gerçekte şöyledir:

Gin a body meet a body
Comin thro' the rye,
Gin a body kiss a body
Need a body cry?

«Biri biriyle karşılaşırsa / Çavdarların arasından gelirken, / Biri birini öperse / Ağlaması mı gerekir?»

Holden'ın yanlışı romanın anahtarıdır. Burns'ün şiirinde iki genç karşılaşır ve öpüşür; Holden ise sözcüğü değiştirir ve bir kurtarma hayali kurar. Phoebe'ye anlattığına göre gözünde hep bir uçurumun kenarında, çavdar tarlasında oynayan binlerce çocuk vardır ve orada büyük olarak bir tek kendisi bulunur; çocuklardan biri uçuruma doğru koşarsa onu yakalayacaktır. Romandaki sözüyle, yalnızca çavdar tarlasındaki yakalayıcı olacaktır. Bir aşk şarkısı, büyümeye karşı bir nöbete dönüşür. Holden çocukları uçurumdan, yani yetişkinliğe düşmekten korumak ister.

Cevap ve bağlantı

Edebiyat Holden'a hak mı verir? Roman sahtelik eleştirisini ciddiye alır ve onu Holden'ın ağzından keskin biçimde söyletir; ama yanlış hatırlanmış bir şarkının üzerine kurulu bir hayalin kimseyi kurtaramayacağını da gösterir. Holden'ın kurtarmak istediği masumiyet zaten kaybedilmiştir; ölen kardeşiyle birlikte. Romanın sonunda Phoebe'yi atlıkarıncada izlerken Holden çocukların düşebileceğini, ama onları tutmaya çalışmanın yanlış olacağını düşünür. Yakalayıcı olmaktan vazgeçtiği an, belki de büyümeye başladığı andır.

Bu şarkının Türkçeye geçişi başlı başına bir hikâyedir. Necdet Neydim'in incelemesine göre roman Türkçeye iki kez çevrildi. İlk çeviriyi 1967'de Adnan Benk, İngilizce aslından değil Fransızcasından yaptı ve kitaba Gönülçelen adını verdi; Holden'ın yanlış hatırladığı dizeyi de «bir gönül bir gönlü çelerse, çavdarların arasında» diye çevirdi. 1997'de Coşkun Yerli romanı İngilizce aslından yeniden çevirdi ve kitap Çavdar Tarlasında Çocuklar adıyla yayımlandı. Neydim'e göre Benk başlıkta şarkının aşk çağrışımını, Yerli ise çocukların masumiyetini öne çıkarır; ikisi de «yakalamak» fiilini başlığa taşımaz. Yerli bir söyleşisinde metnin dilinin argo olmadığını, doğal bir konuşma dili olduğunu söyler; Neydim ise iki çevirmenin de gençlik dili karşısında çekingen kaldığını düşünür.

Kapanış kancası

Holden yetişkinlerin dünyasında kendini görünmez hissetti; ama okulundan, ailesinden, sınıfından emindi. Bir sonraki derste Baldwin ve Ellison'a geçiyoruz: bir insan herkesin gözü önünde dururken nasıl görünmez olur ve bunu anlatan bir roman, okuru bakıp da görmemeye nasıl zorlar?

Özet kartı

  1. Çavdar Tarlasında Çocuklar 1951'de yayımlandı; okuldan atılan on altı yaşındaki Holden Caulfield'ın New York'ta geçirdiği birkaç Aralık gününü onun ağzından anlatır.
  2. Holden yetişkin dünyasını «sahte» diye yargılar, ama kendisi de yalan söyler ve rol yapar; roman onu anlar ama gözlüğünü okura zorla takmaz.
  3. Romanın adı Holden'ın Burns'ün «Comin' Thro' the Rye» şiirindeki «karşılaşırsa» sözcüğünü «yakalarsa» diye yanlış hatırlamasından ve çocukları uçurumdan kurtarma hayalinden gelir.
  4. Beat kuşağı adını Kerouac'ın bir sohbetinden ve Holmes'un 1952 tarihli yazısından aldı; Ginsberg'in şiiri 1957'deki müstehcenlik davasından beraatla çıktı; Podhoretz hareketi sert biçimde eleştirdi.
  5. Roman Türkçeye 1967'de Adnan Benk'in Fransızcadan çevirisiyle Gönülçelen, 1997'de Coşkun Yerli'nin İngilizceden çevirisiyle Çavdar Tarlasında Çocuklar adıyla girdi.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
SahtelikPhoninessHolden'ın yetişkin dünyasındaki gösteriş ve içtenliksizliği adlandırdığı yargı
Gençlik romanıYoung-adult novelErgen bir kahramanın büyüme ve kimlik arayışını onun diliyle anlatan roman
Beat kuşağıBeat GenerationEllili yıllarda uyumu reddedip caz, yol ve Doğu düşüncesinden beslenen yazarlar
Kendiliğinden düzyazıSpontaneous proseKerouac'ın caz doğaçlamasından esinlenen, düzeltmesiz ve kesintisiz yazı yöntemi
Karşı kültürCountercultureToplumun egemen değerlerine karşı başka bir yaşam ve sanat öneren akım

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Holden Caulfield'ın «sahte» dediği şeyler nelerdir? Bu yargının arkasında hangi kayıp vardır?
  2. (Kazanım 2) Holden Burns'ün şiirini nasıl yanlış hatırlar? Bu yanlış onun hayaliyle nasıl bağlanır?
  3. (Kazanım 1) Holden neden güvenilir bir hâkim değildir? Roman onun yargılarına nasıl bir mesafeden bakar?
  4. (Kazanım 3) Beat kuşağının adı nereden gelir? Howl davası nasıl sonuçlandı ve Podhoretz harekete nasıl bir eleştiri yöneltti?
  5. (Kazanım 4) Adnan Benk ile Coşkun Yerli'nin çevirileri başlık ve dil açısından nasıl farklılaşır?

Cevaplar

  1. Okul müdürünü, oda arkadaşını, oyuncuları, rahipleri, okulun broşürlerini, kısacası yetişkin dünyasının gösterişini ve rol yapmasını sahte bulur. Bu öfkenin arkasında kardeşi Allie'nin lösemiden ölümünün yası vardır; Holden onun şiirlerle dolu eldivenini saklar ve yalnızca çocuklara güvenir.
  2. Şiirdeki «biri biriyle karşılaşırsa» sözünü «biri birini yakalarsa» diye hatırlar; Phoebe onu düzeltir. Bu yanlıştan, bir uçurumun kenarındaki çavdar tarlasında oynayan çocukları düşmeden yakalayan tek yetişkin olma hayali doğar; yani çocukları büyümekten koruma isteği.
  3. Kendisi en müthiş yalancı olduğunu söyler; herkesi sahtelikle suçlarken kendisi de yalan söyler, rol yapar, uydurma adlar verir. Neydim de onun eleştirdikleri kadar sahte davrandığını vurgular. Roman ona acır ve onu anlar, ama yargılarını okura dayatmaz; sonunda Holden'ın hikâyeyi bir tedavi yerinden anlattığı anlaşılır.
  4. Ad Kerouac'ın bir sohbetinden çıktı ve John Clellon Holmes'un 1952'de The New York Times Magazine'de yayımladığı yazıyla yaygınlaştı. 1957'de Howl'nın yayıncısı Ferlinghetti müstehcen yayın satmakla yargılandı ve yargıç Clayton Horn'un şiiri müstehcen bulmayan kararıyla beraat etti. Podhoretz 1958'de Beat yazarlarını «Hiçbir Şey Bilmeyen Bohemler» diye adlandırıp bu edebiyatı düşünceye ve zekâya karşı bir öfke olarak eleştirdi.
  5. Benk 1967'de Fransızcadan çevirdi, kitaba Gönülçelen adını verdi ve dizeyi «bir gönül bir gönlü çelerse» diye aktararak aşk çağrışımını öne çıkardı. Yerli 1997'de İngilizce aslından çevirdi; Çavdar Tarlasında Çocuklar başlığıyla çocukların masumiyetini vurguladı. İkisi de «yakalamak» fiilini başlığa taşımadı; Neydim'e göre ikisi de gençlik dili karşısında çekingen kaldı.

Okuma

  • J. D. Salinger, Çavdar Tarlasında Çocuklar, çev. Coşkun Yerli (Yapı Kredi Yayınları). Phoebe'nin şarkıyı düzelttiği bölümü ve atlıkarınca sahnesini art arda okuyun.
  • Necdet Neydim, «Yazınsal Bir Gençlik Edebiyatı Metni Olarak The Catcher in the Rye/Çavdar Tarlasında Çocuklar'ın Analizi ve Çevirmenin Görünmezliği Üzerine Küçük Bir Yolculuk», Çeviribilim ve Uygulamaları Dergisi 28 (2020), 126–143.
  • Robert Burns, «Comin' Thro' the Rye». Kısa şiiri İskoçça aslından okuyup Holden'ın hangi sözcüğü değiştirdiğini kendiniz bulun.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:30 Soğuk açılış: karla kaplı bir park, donmuş bir gölet; kırmızı av şapkalı bir gencin taksi camından dışarı bakan silueti; göletin üstünde boş bir buz tabakası.
  • 1:30–2:10 Büyük soru: bir ayna; karşısındaki gencin parmağı aynadaki görüntüyü işaret eder.
  • 2:10–3:30 Bağlam: savaş sonrası banliyöde birbirinin aynı evler, garaj önlerinde yeni otomobiller, bir salonda ilk televizyonlar.
  • 3:30–6:20 Ana anlatı — Herkes sahte: bir okul broşüründeki gülümseyen yüzler tek tek maskeye dönüşür; ardından el yazısıyla şiirler yazılmış bir beyzbol eldiveni.
  • 6:20–8:50 Ana anlatı — Bir kuşağın adı: bir caz kulübünün loş sahnesi; uzun bir kâğıt şeridi daktilodan akarak bir yola dönüşür; küçük bir galeride ayakta kalabalık.
  • 8:50–10:20 Metin anı: rüzgârda dalgalanan altın rengi bir çavdar tarlası, tarlanın ucunda bir uçurum; tarlada oynayan çocuk siluetleri.
  • 10:20–13:00 Cevap ve bağlantı: yağmur altında dönen bir atlıkarınca, ona bakan bir genç; ardından iki Türkçe kitap kapağı yan yana, birinde Gönülçelen, öbüründe Çavdar Tarlasında Çocuklar.
  • 13:00–13:40 Kapanış kancası: kalabalık bir şehir kaldırımı; insanlar bir adamın yanından geçer, kimse ona bakmaz; adamın silueti yavaş yavaş saydamlaşır.
  • Holden'ın kardeşinin ölümü ve tedavi yeri gösterilmez; anlatıyı bir rafta duran eski eldiven taşır.

Telaffuz

  • J. D. Salinger: «CEY Dİİ SE-lin-cır»; Holden Caulfield: «HOUL-dın KOL-fiild»; Phoebe: «Fİİ-bi»; Allie: «E-li»; Pencey: «PEN-si».
  • Jack Kerouac: «CEK KE-ru-ek»; Allen Ginsberg: «E-lın GİNZ-börg»; Lawrence Ferlinghetti: «LO-rıns för-lin-GE-ti»; Norman Podhoretz: «NOR-mın PAD-ho-rets».
  • John Clellon Holmes: «CAN KLE-lın HOUMZ»; Robert Burns: «RA-bırt BÖRNZ»; Necdet Neydim: «nec-DET ney-DİM»; Adnan Benk: «ad-NAN BENK»; Coşkun Yerli: «coş-KUN yer-Lİ».