İçeriğe geç

Ünite EDB-243-01 · Seviye 2C — Dünya Edebiyatı

Kayıp Kuşak

EDB-243 Amerikan Edebiyatı II: 20. Yüzyıl ve Sonrası

1.916 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · anlatım 9 dk

  • Kayıp kuşak
  • Caz Çağı
  • Amerikan rüyası
  • kendini yeniden icat
  • tanık anlatıcı
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. «Kayıp kuşak» adı, Hemingway'in 1926 tarihli Güneş de Doğar'ına epigraf olarak koyduğu, Gertrude Stein'a atfedilen «hepiniz kayıp bir kuşaksınız» sözünden yaygınlaştı; Hemingway yanına Vaiz kitabından kuşakların gelip geçtiğini söyleyen bir ayet koydu.
  2. Muhteşem Gatsby 1925'te yayımlandı; Caz Çağı'nın zenginleşen Amerika'sında, Long Island'da geçer.
  3. Gatsby'nin gerçek adı James Gatz'dır; Kuzey Dakota'lı yoksul bir çiftçi ailesinin oğlu, on yedi yaşında kendini yeniden icat eder ve kendi Platonik kavramına sonuna kadar sadık kalır.
  4. Gatsby geçmişin tekrarlanabileceğine inanır; romanın son satırlarında yeşil ışık, geleceğe koşarken geçmişe sürüklenen bir ülkenin imgesine dönüşür.
  5. Nick hem içeride hem dışarıda duran bir tanık anlatıcıdır; Erden El ise Gatsby'yi Araba Sevdası'yla özenti ve hayal kırıklığı açısından karşılaştırır.

Kazanımlar

  • «Kayıp kuşak» adının Gertrude Stein'a atfedilen sözden ve Hemingway'in onu bir karşı epigrafla yan yana koymasından nasıl doğduğunu açıklayabilir.
  • Muhteşem Gatsby'de Jay Gatsby'nin kendini yeniden icat edişini ve Amerikan rüyasıyla ilişkisini metinden örneklerle çözümleyebilir.
  • Nick Carraway'i tanık anlatıcı olarak okuyup onun hem içeride hem dışarıda duran bakışının romanın yargısını nasıl biçimlendirdiğini tartışabilir.
  • Muhteşem Gatsby'yi Araba Sevdası'yla özenti ve hayal kırıklığı açısından karşılaştıran bir Türkçe incelemeyi değerlendirebilir.

Video metni

Soğuk açılış

Long Island, bir yaz gecesi. Genç bir adam, Nick Carraway, kiraladığı küçük evin önünde durur. Komşusunun, dev bir malikânede her hafta sonu yüzlerce kişinin katıldığı partiler veren gizemli adamın, karanlıkta bahçesine çıktığını görür. Adam kollarını tuhaf bir biçimde koyun karanlık suyuna doğru uzatır. Nick, uzakta olmasına rağmen onun titrediğine yemin edebilir.

Nick de denize bakar. Hiçbir şey göremez; yalnızca tek bir yeşil ışık, küçük ve uzak, belki bir iskelenin ucunda. Tekrar döndüğünde komşusu kaybolmuştur.

Komşunun adı Jay Gatsby'dir. O yeşil ışığın hangi evin iskelesinde yandığını roman ilerledikçe öğreneceğiz.

Büyük soru

Bir insan kendini baştan yaratabilir mi? Ve bir kuşağa «kayıp» demek, o kuşağı anlatır mı, yoksa yalnızca bir etiket mi yapıştırır?

Bağlam

Birinci Dünya Savaşı 1918'de bitti. Savaştan dönen ya da gençliğini o yıllarda yaşayan Amerikalı yazarların bir kısmı Paris'e yerleşti, bir kısmı New York'ta kaldı. Savaş sonrası on yıl, Amerika'da hızlı bir zenginleşmenin, içki yasağına rağmen süren partilerin ve yeni bir müziğin, cazın yıllarıydı. F. Scott Fitzgerald bu yıllara bir ad vermişti: 1922'deki öykü kitabının adı Caz Çağı Öyküleri'ydi.

Muhteşem Gatsby 1925'te yayımlandı. Roman New York yakınlarında, zenginlerin yaşadığı iki yarımadada, West Egg ve East Egg'de geçer; iki yarımada arasında bir körfez, bir de o yeşil ışık vardır.

Ana anlatı — Bir kuşağa ad koymak

Hemingway'in 1926'da yayımlanan ilk romanı Güneş de Doğar'ın başında iki epigraf vardır. Birincisi kısa bir cümledir ve altında bir ad yazar: hepiniz kayıp bir kuşaksınız; Gertrude Stein, bir konuşmada. İkincisi Kitab-ı Mukaddes'teki Vaiz kitabındandır: bir kuşak gider, bir kuşak gelir; ama dünya sonsuza dek kalır. Güneş doğar, güneş batar ve doğduğu yere koşar.

İki epigraf birbirine cevap verir. Birincisi bir hüküm verir: bu kuşak kayıptır. İkincisi o hükmü büyük bir zamanın içine yerleştirir: kuşaklar gelir geçer, güneş yine doğar. Hemingway, kendi kuşağına yapıştırılan etiketi kitabının kapısına asar ama hemen yanına onu küçülten bir ayet koyar. «Kayıp kuşak» adı bu yüzden baştan tartışmalıdır: bir kuşağın kendini tanımlaması mı, yoksa ona yukarıdan bakan birinin yargısı mı?

Fitzgerald bu kuşağın en ünlü yazarlarındandı; ama Muhteşem Gatsby'nin kahramanı savaştan dönen genç bir yazar değil, savaştan dönüp kendini bambaşka birine dönüştüren bir adamdır.

Ana anlatı — Kendi Platonik kavramından doğan adam

Gatsby hakkında dolaşan söylentiler romanın ilk yarısını doldurur: bir adam öldürdüğü, Alman casusu olduğu, Kanada'ya kaçak içki taşıyan bir boru hattı işlettiği söylenir. Gatsby Nick'e Oxford'da okuduğunu anlatır; ortağı Wolfshiem de onun «Oggsford»lu olduğunu söyler.

Altıncı bölümde Nick gerçeği anlatır. Gatsby'nin gerçek adı, en azından yasal adı, James Gatz'dır; Kuzey Dakota'lı, işleri yolunda gitmeyen, başarısız çiftçi bir ailenin oğludur. On yedi yaşında, Superior Gölü'nde bir zenginin yatını gördüğü anda adını değiştirmiştir. Nick'in cümlesi romanın en ünlü cümlelerinden biridir: West Egg'li Jay Gatsby, kendi Platonik kavramından doğmuştu.

Gatsby'nin bütün bu yeniden yaratılışının bir amacı vardır: savaştan önce sevdiği, ama o yoksulken başkasıyla evlenen Daisy'yi geri kazanmak. Körfezin karşı yakasındaki yeşil ışık, Daisy'nin evinin iskelesindedir. Nick ona geçmişin tekrarlanamayacağını söylediğinde Gatsby şaşırır: geçmiş tekrarlanamaz mı? Elbette tekrarlanabilir!

Gatsby'nin rüyasının trajedisi, Daisy'nin sesinde bir cümleyle belli olur. Nick onun sesinin bir şeyle dolu olduğunu söylemeye çalışırken Gatsby tamamlar: sesi parayla dolu. Gatsby'nin sevdiği kadın, aynı zamanda ulaşmak istediği sınıfın kendisidir.

Yaygın yanlış«*Muhteşem Gatsby* Caz Çağı'nın ışıltılı partilerini hayranlıkla anlatan bir romandır.»
Doğrusu

— Partiler romanın en canlı sahnelerindendir, ama roman onlara hayranlıkla değil, giderek artan bir mesafeyle bakar. Long Island'ın zengin yarımadalarıyla New York arasında, fabrika küllerinin tarlalara yığıldığı bir «kül vadisi» vardır; üstünde de yüzü olmayan dev bir gözlük reklamı, Doktor Eckleburg'un gözleri. Nick romanın sonunda Daisy ile kocası Tom için şunu söyler: onlar dikkatsiz insanlardı; eşyaları ve canlıları ezip geçtiler, sonra paralarına ya da uçsuz bucaksız dikkatsizliklerine çekildiler.

Metin anı

Romanın son sayfasında Gatsby artık yoktur. Nick, Gatsby'nin boş malikânesinin önündeki kumsala iner, körfezin karşısına bakar ve ilk Hollandalı denizcilerin bu adayı gördükleri anı düşünür. Sonra roman şu satırlarla biter:

Gatsby believed in the green light, the orgiastic future that year by year recedes before us. It eluded us then, but that's no matter—tomorrow we will run faster, stretch out our arms further … And one fine morning— So we beat on, boats against the current, borne back ceaselessly into the past.

«Gatsby yeşil ışığa inanıyordu, her yıl önümüzden biraz daha uzaklaşan o coşkulu geleceğe. O zaman elimizden kaçtı, ama önemi yok; yarın daha hızlı koşacağız, kollarımızı daha uzağa uzatacağız… Ve güzel bir sabah… Böylece kürek çekip dururuz, akıntıya karşı giden kayıklar, durmadan geçmişe geri sürüklenerek.»

Bu son cümlede iki hareket çarpışır. «Yarın daha hızlı koşacağız» geleceğe doğru bir hamledir; «geçmişe geri sürüklenerek» ise ona karşı koyan bir akıntıdır. Gatsby geçmişi tekrarlamak istemişti; roman, geleceğe koşmanın da aslında geçmişe doğru bir kürek çekiş olduğunu söyler. Özne de değişir: cümle «Gatsby inanıyordu» diye başlar, «biz» diye biter. Nick, Gatsby'nin rüyasını anlatırken onu bütün bir ülkenin rüyasına dönüştürür.

Cevap ve bağlantı

Bir insan kendini baştan yaratabilir mi? Roman bu soruya iki cevap verir. Gatsby başarır: yoksul bir çiftçi çocuğu, adını ve geçmişini değiştirip bir malikâne kurar. Ama başaramaz da: Daisy'nin dünyasına, «eski paranın» dünyasına hiçbir zaman gerçekten giremez ve romanın sonunda hayatını kaybeder. Kendini yeniden yaratmak mümkündür; o yaratılışı başkalarına kabul ettirmek başka bir şeydir.

Nick'in kendisi de güvenilir bir hâkim değildir. Romanın başında babasının öğüdünü hatırlar: birini eleştirmek istediğinde, dünyadaki herkesin senin sahip olduğun avantajlara sahip olmadığını unutma. Bu yüzden yargılarını saklamaya eğilimli olduğunu söyler; sonra bütün bir romanı yargılarla doldurur. Başka bir yerde de kendini şöyle tanımlar: tanıdığım birkaç dürüst insandan biriyim. Bir partide kendi durumunu da söyler: hem içerideydim hem dışarıda; hayatın tükenmez çeşitliliği hem büyülüyor hem itiyordu beni. Tanık anlatıcının gücü de sınırı da buradadır.

Türkçede Gatsby'yi bir Türk romanıyla karşılaştıran çalışmalardan biri, Erden El'in 2024 tarihli makalesidir. El, Muhteşem Gatsby'yi Recaizade Mahmut Ekrem'in Araba Sevdası'yla özenti ve hayal kırıklığı kavramları açısından inceler. 207-08'de gördüğümüz Bihruz Bey, Çamlıca'da bir alafranga hayat kurmaya çalışır; Gatsby de Long Island'da bir aristokrat hayatı. El'e göre iki romanda da lüks bir yaşam mutluluk getirmez, lükse özenmek felaket getirir; ama Bihruz Bey gülünç duruma düşerken Gatsby'nin sonu çok daha trajiktir. Bu karşılaştırma bir etki iddiası değildir; biri Tanzimat'ın alafrangalığını, öbürü Caz Çağı'nın zenginliğini eleştiren iki romanın aynı insan tipine bakışıdır.

Kapanış kancası

«Kayıp kuşak» adını romanının başına koyan Hemingway, yanına bir de ayet eklemişti. Bir sonraki derste Hemingway'in kendisine geçiyoruz: bir yazar, anlatmak istediği şeyin büyük kısmını bilerek sayfanın dışında bırakırsa, okur o eksik kısmı nasıl hisseder?

Özet kartı

  1. «Kayıp kuşak» adı, Hemingway'in 1926 tarihli Güneş de Doğar'ına epigraf olarak koyduğu, Gertrude Stein'a atfedilen «hepiniz kayıp bir kuşaksınız» sözünden yaygınlaştı; Hemingway yanına Vaiz kitabından kuşakların gelip geçtiğini söyleyen bir ayet koydu.
  2. Muhteşem Gatsby 1925'te yayımlandı; Caz Çağı'nın zenginleşen Amerika'sında, Long Island'da geçer.
  3. Gatsby'nin gerçek adı James Gatz'dır; Kuzey Dakota'lı yoksul bir çiftçi ailesinin oğlu, on yedi yaşında kendini yeniden icat eder ve kendi Platonik kavramına sonuna kadar sadık kalır.
  4. Gatsby geçmişin tekrarlanabileceğine inanır; romanın son satırlarında yeşil ışık, geleceğe koşarken geçmişe sürüklenen bir ülkenin imgesine dönüşür.
  5. Nick hem içeride hem dışarıda duran bir tanık anlatıcıdır; Erden El ise Gatsby'yi Araba Sevdası'yla özenti ve hayal kırıklığı açısından karşılaştırır.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Kayıp kuşakLost generationBirinci Dünya Savaşı'ndan sonra eski değerlere güvenini yitirmiş görülen kuşak ve onun yazarları
Caz ÇağıJazz AgeSavaştan 1929 bunalımına kadar Amerika'da zenginleşme, eğlence ve yeni adetlerle anılan dönem
Amerikan rüyasıAmerican DreamHerkesin çalışarak zenginliğe ve mutluluğa ulaşabileceği inancı
Kendini yeniden icatSelf-inventionDoğduğu adı, sınıfı ve geçmişi bırakıp kendine yeni bir kimlik kurma
Tanık anlatıcıWitness narratorOlayların merkezindeki kişiyi yakından izleyip aktaran yan karakter anlatıcı

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) «Kayıp kuşak» adı nereden gelir? Hemingway'in iki epigrafı birbirine nasıl cevap verir?
  2. (Kazanım 2) Jay Gatsby'nin gerçek adı ve geçmişi nedir? Nick onun kendini yeniden icat edişini hangi cümleyle anlatır?
  3. (Kazanım 2) Gatsby'nin geçmiş hakkındaki inancı ve «sesi parayla dolu» cümlesi Amerikan rüyası hakkında ne söyler?
  4. (Kazanım 3) Nick neden bir tanık anlatıcıdır? Kendi hakkındaki sözleri onun güvenilirliği hakkında ne düşündürür?
  5. (Kazanım 4) Erden El Muhteşem Gatsby ile Araba Sevdası'nı hangi kavramlarla karşılaştırır ve hangi sonuca varır?

Cevaplar

  1. Hemingway'in 1926 tarihli Güneş de Doğar'ına koyduğu, Gertrude Stein'a atfedilen «hepiniz kayıp bir kuşaksınız» epigrafından. İkinci epigraf Vaiz kitabındandır: bir kuşak gider, bir kuşak gelir, dünya sonsuza dek kalır, güneş doğar ve batar. Birincisi bir hüküm verir, ikincisi o hükmü büyük bir zamanın içine yerleştirip küçültür; ad bu yüzden baştan tartışmalıdır.
  2. Gerçek adı James Gatz'dır; Kuzey Dakota'lı, başarısız çiftçi bir ailenin oğludur ve adını on yedi yaşında, bir zenginin yatını gördüğü anda değiştirmiştir. Nick bunu West Egg'li Jay Gatsby'nin kendi Platonik kavramından doğduğu cümlesiyle anlatır.
  3. Gatsby geçmişin tekrarlanabileceğine, Daisy'yi yeniden kazanarak her şeyi eskisi gibi yapabileceğine inanır; bu, Amerikan rüyasının her şeyin yeniden kurulabileceği vaadini taşır. Daisy'nin sesinin parayla dolu olması ise Gatsby'nin sevdiği kadının aynı zamanda ulaşmak istediği sınıfın kendisi olduğunu gösterir; rüya, aşk ile zenginliğin iç içe geçtiği bir yanılsamaya dönüşür.
  4. Olayların merkezindeki kişi olmadığı hâlde Gatsby'nin hikâyesini yakından izleyip aktarır. Babasının öğüdüyle yargılarını saklamaya eğilimli olduğunu söyler ama romanı yargılarla doldurur; kendini tanıdığı birkaç dürüst insandan biri sayar; bir partide hem içeride hem dışarıda olduğunu, hayatın hem büyülediğini hem ittiğini itiraf eder. Bu sözler onun hem yakın hem mesafeli, hem tanık hem taraf olduğunu gösterir.
  5. Özenti ve hayal kırıklığı kavramlarıyla karşılaştırır. İki romanda da lüks yaşamın mutluluk getirmediğini, lükse özenmenin felakete yol açtığını söyler; ama Bihruz Bey'in gülünç duruma düştüğünü, Gatsby'nin ise hayatını kaybederek çok daha trajik bir sona ulaştığını belirtir.

Okuma

  • F. Scott Fitzgerald, Muhteşem Gatsby, çev. Fadime Kâhya (İş Kültür). Birinci bölümün yeşil ışık sahnesini, altıncı bölümün James Gatz sayfalarını ve romanın son paragrafını okuyun.
  • Erden El, «Recaizade Mahmut Ekrem'in Araba Sevdası İsimli Romanı ile F. Scott Fitzgerald'ın Muhteşem Gatsby İsimli Romanının Özenti ve Hayal Kırıklığı Kavramları Açısından İncelenmesi», RumeliDE 38 (2024), 483–499.
  • Recaizade Mahmut Ekrem, Araba Sevdası. Bihruz Bey'in Çamlıca sahnelerini Gatsby'nin partileriyle karşılaştırın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:30 Soğuk açılış: gece, bir körfez; bir malikânenin bahçesinde kollarını suya doğru uzatan bir silüet; karşı kıyıda küçük, titreyen yeşil bir ışık.
  • 1:30–2:10 Büyük soru: bir kimlik kartındaki ad silinip yerine başka bir ad yazılır.
  • 2:10–3:30 Bağlam: 1920'lerden bir şehir silueti, bir caz orkestrası, lüks otomobiller; bir haritada iki yarımada ve aralarındaki körfez.
  • 3:30–6:20 Ana anlatı — Bir kuşağa ad koymak: bir kitabın ilk sayfasında iki epigraf; birinin altında kısa bir cümle, öbüründe doğup batan bir güneş.
  • 6:20–9:30 Ana anlatı — Kendi Platonik kavramından doğan adam: bir göl kıyısında yırtık kazaklı bir genç, gölde bir yat; genç bir anda takım elbiseli bir adama dönüşür; ardından küllerin tarlalara yığıldığı gri bir vadi ve bir reklam panosundaki dev bir çift göz.
  • 9:30–10:50 Metin anı: sabaha karşı bir körfezde akıntıya karşı kürek çeken küçük bir kayık; kayık ilerlemeye çalışırken geriye doğru kayar.
  • 10:50–13:40 Cevap ve bağlantı: bir partinin ışıkları, bir pencerenin ardından onu izleyen bir adam; ardından iki kitap kapağı yan yana, bir İstanbul köşkü ve bir Long Island malikânesi.
  • 13:40–14:20 Kapanış kancası: denizin üstünde yüzen bir buzdağı; suyun altında kalan dev kısım yavaşça görünür olur.
  • Romandaki kaza ve Gatsby'nin ölümü gösterilmez; son sahne yalnızca boş bir malikâne ve körfezle anlatılır.

Telaffuz

  • F. Scott Fitzgerald: «EF SKAT FİTS-ce-rıld»; Jay Gatsby: «CEY GETS-bi»; James Gatz: «CEYMZ GETS»; Nick Carraway: «NİK KE-rı-vey»; Daisy: «DEY-zi»; Tom Buchanan: «TAM byu-KE-nın».
  • West Egg, East Egg: «VEST EG, İİST EG»; Wolfshiem: «VULF-şaym»; Eckleburg: «E-kıl-börg».
  • Gertrude Stein: «GÖR-trud STAYN»; Hemingway (soyadı): «HE-ming-vey»; Erden El: «er-DEN EL»; Fadime Kâhya: «faa-di-ME kaah-YA».