Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Poe 1841'de «Morg Sokağı Cinayetleri»nde C. Auguste Dupin'i yarattı; Dupin arkadaşının on beş dakikalık sessiz düşünce zincirini geriye doğru okuyarak onu şaşırtır.
- Dupin polisi kurnaz ama yöntemsiz bulur; Vidocq nesneyi gözüne fazla yaklaştırdığı için yanılıyordu, oysa önemli bilgilerde hakikat çoğu zaman yüzeydedir.
- «Çalınan Mektup»ta Dupin tek-çift oyunundaki çocuk gibi rakibinin aklıyla özdeşleşir ve bakanın mektubu hiç saklamaya çalışmadan bir kartvizitliğe koyduğunu bulur.
- «Ele Veren Yürek»in anlatıcısı deli olmadığını kanıtlamaya çalıştıkça kendini ele verir; «Kızıl Ölümün Maskesi»nde ise akıl, kilitli bir saraya giren vebaya yenilir.
- Conan Doyle'un Holmes'u Dupin'i küçümser ama aynı kalıbı sürdürür; Fikret Osman ise Türkçedeki ilk polisiye Esrâr-ı Cinâyât'ın akıl yürütmelerinin çoğunlukla eksik öncüllü ve delile dayalı kıyaslar olduğunu gösterir.
Kazanımlar
- Poe'nun Dupin öykülerinde amatör dedektif figürünü ve akıl yürütme öyküsünün kuruluşunu «Morg Sokağı Cinayetleri» ile «Çalınan Mektup»tan örneklerle açıklayabilir.
- Dupin'in rakiple özdeşleşme ve göz önünde saklama üzerine akıl yürütmelerini metinden izleyerek çözümleyebilir.
- «Ele Veren Yürek»in anlatıcısını güvenilmez anlatıcı kavramıyla okuyup Poe'nun dedektif öyküleriyle korku öyküleri arasındaki bağı tartışabilir.
- Dupin'in yöntemini, Ahmet Mithat'ın Esrâr-ı Cinâyât'ındaki akıl yürütmeleri mantık açısından inceleyen bir Türkçe çalışmayla karşılaştırarak değerlendirebilir.
Video metni
Soğuk açılış
Paris, bir gece. İki arkadaş Palais Royal yakınlarında uzun, kirli bir sokakta yürüyor. İkisi de düşüncelere dalmıştır; en az on beş dakikadır tek bir hece konuşmamışlardır. Birden biri söze girer: evet, çok ufak tefek bir adam, Varyete Tiyatrosu'nda daha başarılı olurdu.
Öbürü farkında olmadan onaylar, sonra donup kalır. Arkadaşı, onun tam o anda düşündüğü şeyi söylemiştir: tragedyada rol almaya kalkıp alay konusu olan eski bir kunduracı, Chantilly. Nasıl bildin, diye sorar. Cevap bir zincirdir: az önce bir meyve satıcısı sana çarpmıştı, sen sokağın taşlarına baktın; taşlar sana «stereotomi» sözcüğünü, o sözcük Epikuros'un atomlarını, o da Orion takımyıldızını ve sonunda Chantilly'yi düşündürdü. Ben de seni adım adım izledim.
Düşünceleri okuyan adamın adı C. Auguste Dupin'dir. Onu 1841'de Edgar Allan Poe yarattı.
Büyük soru
Bir aklın nasıl çalıştığını adım adım izlemek neden bir öykünün asıl konusu olur? Ve aynı yazar neden hem her şeyi açıklayan bir dedektif hem de kendini hiç açıklayamayan bir anlatıcı yaratır?
Bağlam
Poe'nun kısa öykü üzerine kuramını ve «Kuzgun»un nasıl yazıldığını anlatan denemesini daha önceki derslerde gördük. Bu derste yazarın öbür yüzüne bakıyoruz: 1840'larda yazdığı bir dizi öyküye. «Morg Sokağı Cinayetleri» 1841'de, «Kızıl Ölümün Maskesi» 1842'de, «Ele Veren Yürek» 1843'te, «Çalınan Mektup» 1844'te yayımlandı. Poe'nun ölümünden sonra yayımlanan toplu eserlerinin editörü bu öykülerin bir kısmını «akıl yürütme çalışmaları» diye sınıflandırdı; öbür kısmı korku ve yanılsama öyküleriydi.
Ana anlatı — Analiz eden akıl
Dupin'in gücü, olayların değil, insanların izini sürmesidir. Soğuk açılıştaki sahnede bir cinayet yoktur; yalnızca bir arkadaşın düşünce zincirini geriye doğru okuyan bir akıl vardır. Poe, dedektif öyküsünün kahramanını bir polis olarak değil, kitaplarla dolu karanlık bir evde yaşayan, geceleri dolaşan, yoksullaşmış eski bir soylu olarak kurar.
Dupin polise karşı serttir. «Morg Sokağı Cinayetleri»nde Paris polisinin kurnaz ama yöntemsiz olduğunu söyler. Ünlü polis şefi Vidocq iyi bir tahminci ve azimli bir adamdı; ama eğitimli bir düşünceden yoksun olduğu için, araştırmalarının yoğunluğu yüzünden sürekli yanılıyordu. Nesneyi gözüne fazla yaklaştırıp görüşünü bozuyordu. Dupin'in cümlesi bir ilke olarak kalır: hakikat her zaman bir kuyunun dibinde değildir. Önemli bilgilerde, bence, hakikat hep yüzeydedir.
Poe bu öyküleri yazarken tek bir şeyin altını çizer: çözümü, anlatıcı arkadaş aracılığıyla aktarır. Dupin konuşur, arkadaşı şaşırır ve yazar. Okur, dâhinin yanında duran sıradan bir tanığın gözünden bakar. Bu düzen, dedektif öyküsünün yüzyıl boyunca tekrarlanacak kalıbı olur.
Ana anlatı — Herkesin önünde saklı
«Çalınan Mektup»ta sorun başkadır. Paris polis müdürü Dupin'e gelir: bir bakan, D—, önemli bir kişinin tehlikeli bir mektubunu çalmıştır; herkes kimin çaldığını bilir, ama mektup bulunamaz. Polis bakanın evini gece gece arar: mobilyaların içi, halıların altı, kitapların ciltleri, iğnelerle yoklanan minderler. Hiçbir şey çıkmaz.
Dupin bir çocuk oyunu anlatır: tek mi çift mi. Oyunculardan biri avucunda bilyeler tutar, öbürü sayının tek mi çift mi olduğunu tahmin eder. Okulundaki bütün bilyeleri kazanan sekiz yaşında bir çocuk tanımıştır. Çocuk, rakibinin ne kadar zeki ya da saf olduğunu ölçer, onun yerine düşünür ve tahminini buna göre yapar. Anlatıcı sonucu kendisi söyler: bu, akıl yürütenin aklının rakibinin aklıyla özdeşleşmesidir. Dupin ekler: çocuk ona, birinin ne düşündüğünü anlamak için yüzünü onun yüzünün ifadesine benzettiğini söylemişti.
Dupin bu yöntemle bakanı ölçer: hem şair hem matematikçi olan, polisin nerelere bakacağını çok iyi bilen bir adam. Böyle biri mektubu gizli bir köşeye saklamaz. Dupin yeşil gözlüklerle bakanı ziyaret eder ve odada gezinirken şömine rafının altında, kirli mavi bir kurdeleyle asılı, karton bir kartvizitliği görür. İçinde birkaç kartvizit ve buruşturulmuş, ortasından neredeyse yırtılmış tek bir mektup vardır. Bakan, mektubu saklamak için hiç saklamaya çalışmama yolunu seçmiştir.
Yaygın yanlış«Dedektif öyküsünü Arthur Conan Doyle, Sherlock Holmes'la başlattı.»
— Holmes'un ilk göründüğü Kızıl Soruşturma 1887'de yayımlandı; Dupin kırk altı yıl önce, 1841'de ortaya çıkmıştı. Conan Doyle bu borcu romanın içinde bile anar: Watson, Holmes'a onu Poe'nun Dupin'ine benzettiğini söyler. Holmes'un cevabı ise alaycıdır: Dupin çok aşağı bir adamdı; on beş dakikalık sessizlikten sonra uygun bir sözle arkadaşının düşüncesine dalma numarası gösterişli ve yüzeyseldi.
Metin anı
«Morg Sokağı Cinayetleri» bir cinayetle değil, bir düşünceyle açılır:
The mental features discoursed of as the analytical, are, in themselves, but little susceptible of analysis. We appreciate them only in their effects.
«Analitik diye söz edilen zihinsel özellikler, kendi başlarına pek az analize elverişlidir. Onları yalnızca etkilerinden tanırız.»
Bu iki cümle bir paradoks kurar. Poe dedektif öyküsünü analizin zaferi olarak yazar; ama ilk cümlesinde analizin kendini analiz edemeyeceğini söyler. Çözüm şudur: akıl ancak bir sahnede, bir olayın karşısında görünür olur. Dedektif öyküsü, bu görünürlüğün tiyatrosudur. Soğuk açılıştaki meyve satıcısı, taşlar ve takımyıldız da budur: okur Dupin'in aklını değil, onun izlediği yolu görür.
Cevap ve bağlantı
Aynı yazar neden hem her şeyi açıklayan bir dedektif hem de kendini açıklayamayan bir anlatıcı yaratır? «Ele Veren Yürek» bu sorunun öbür yüzüdür. Öykü şöyle açılır: doğru! Sinirliydim, çok, çok korkunç derecede sinirliydim ve hâlâ öyleyim; ama neden deli olduğumu söyleyeceksiniz? Hastalık duyularımı keskinleştirmişti, bozmamıştı. Anlatıcı yaşlı bir adamı öldürdüğünü itiraf eder; bütün öykü boyunca dikkatini, soğukkanlılığını ve zekâsını kanıtlamaya çalışır. Ama her açıklaması onu biraz daha ele verir.
Dupin ile bu anlatıcı aynı madalyonun iki yüzüdür. İkisi de bir akıl yürütme zinciri kurar. Dupin'inki dışarıya, başkalarının zihnine uzanır ve bir çözüme varır. Anlatıcınınki içeriye kapanır ve bir itirafa varır. «Kızıl Ölümün Maskesi»nde ise akıl hiç işe yaramaz: veba kapılarını kilitleyen bir prensin sarayına girer ve öykü bir yenilgiyle biter: karanlık, çürüme ve Kızıl Ölüm her şeyin üstünde sınırsız egemenlik kurdu.
Türkçedeki ilk polisiye roman sayılan Esrâr-ı Cinâyât, Ahmet Mithat'ın 1884'te yayımladığı eserdir. Fikret Osman 2014 tarihli makalesinde bu romandaki akıl yürütmeleri mantıksal çıkarımlara dönüştürür. Örneğin romanda gazetecilerin, bir şeyi ciddi olarak merak ederlerse onu ayrıntısıyla öğrenmemelerinin düşünülemeyeceği, çünkü her yerde dostlarının bulunduğu söylenir; Osman bunu açık öncülleriyle yeniden yazar ve geçerli bir çıkarım olarak gösterir. Vardığı sonuca göre romandaki akıl yürütmeler çoğunlukla öncülü ya da sonucu eksik bırakılmış kıyaslar, delile dayalı kıyaslar ve saçmaya indirgeme türündendir. Poe'dan Ahmet Mithat'a uzanan bir etki hattı kanıtlanmış değildir; yan yana konduklarında ise iki ayrı dedektif aklı görünür. Ahmet Mithat'ın romanında akıl yürütme, izlerden kurallara giden açık bir mantık dersidir. Dupin'inki ise rakibin zihnine girmeye, onun yerine düşünmeye dayanır.
Kapanış kancası
Poe'nun kahramanları ya bir bilmecenin ya da kendi zihinlerinin içine kapanıyordu. Bir sonraki derste Melville'e ve Moby Dick'e geçiyoruz: bütün bir okyanus tek bir beyaz balinaya daraldığında, bir kaptanın takıntısı bir gemiyi ve bir romanı nereye sürükler?
Özet kartı
- Poe 1841'de «Morg Sokağı Cinayetleri»nde C. Auguste Dupin'i yarattı; Dupin arkadaşının on beş dakikalık sessiz düşünce zincirini geriye doğru okuyarak onu şaşırtır.
- Dupin polisi kurnaz ama yöntemsiz bulur; Vidocq nesneyi gözüne fazla yaklaştırdığı için yanılıyordu, oysa önemli bilgilerde hakikat çoğu zaman yüzeydedir.
- «Çalınan Mektup»ta Dupin tek-çift oyunundaki çocuk gibi rakibinin aklıyla özdeşleşir ve bakanın mektubu hiç saklamaya çalışmadan bir kartvizitliğe koyduğunu bulur.
- «Ele Veren Yürek»in anlatıcısı deli olmadığını kanıtlamaya çalıştıkça kendini ele verir; «Kızıl Ölümün Maskesi»nde ise akıl, kilitli bir saraya giren vebaya yenilir.
- Conan Doyle'un Holmes'u Dupin'i küçümser ama aynı kalıbı sürdürür; Fikret Osman ise Türkçedeki ilk polisiye Esrâr-ı Cinâyât'ın akıl yürütmelerinin çoğunlukla eksik öncüllü ve delile dayalı kıyaslar olduğunu gösterir.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Akıl yürütme öyküsü | Tale of ratiocination | Çözümü okura bir akıl yürütme zinciri olarak gösteren erken dedektif öyküsü |
| Amatör dedektif | Amateur detective | Resmî görevi olmadan suç çözen, çoğu zaman polisten başarılı kurmaca kahraman |
| Rakiple özdeşleşme | Identification with the opponent | Karşıdakinin nasıl düşündüğünü onun yerine geçerek tahmin etme yöntemi |
| Göz önünde saklama | Hiding in plain sight | Bir şeyi herkesin göreceği ama önemsemeyeceği bir yere bırakarak saklama |
| Güvenilmez anlatıcı | Unreliable narrator | Anlattıklarına tam olarak güvenilemeyen, sözlerinin ötesinin okunması gereken anlatıcı |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Soğuk açılıştaki sahnede Dupin ne yapar? Poe dedektif kahramanını ve çözümün aktarılışını nasıl kurar?
- (Kazanım 2) Dupin tek-çift oyunundaki çocuğun yöntemini nasıl açıklar? Bu yöntem «Çalınan Mektup»taki çözüme nasıl uygulanır?
- (Kazanım 2) «Morg Sokağı Cinayetleri»nin açılış cümleleri hangi paradoksu kurar? Dupin'in Vidocq hakkındaki sözleri bu paradoksla nasıl ilişkilidir?
- (Kazanım 3) «Ele Veren Yürek»in anlatıcısı neden güvenilmez bir anlatıcıdır? Dupin ile bu anlatıcı nasıl karşılaştırılabilir?
- (Kazanım 4) Fikret Osman Esrâr-ı Cinâyât'taki akıl yürütmeleri nasıl inceler ve hangi sonuca varır? Bu akıl yürütmeler Dupin'in yönteminden nasıl ayrılır?
Cevaplar
- Arkadaşıyla on beş dakikadır sessiz yürürken birden onun düşündüğü kişiyi, Chantilly'yi söyler ve meyve satıcısından sokak taşlarına, stereotomi sözcüğüne, Epikuros'a, Orion'a ve Chantilly'ye uzanan düşünce zincirini geriye doğru açıklar. Poe kahramanını bir polis değil, yoksullaşmış, kitaplarla yaşayan amatör bir dedektif olarak kurar; çözümü de hayran bir anlatıcı arkadaşın gözünden aktarır, böylece okur dâhinin yanında duran sıradan bir tanık olur.
- Çocuk, rakibinin ne kadar zeki ya da saf olduğunu ölçer, onun yerine düşünür, hatta yüzünü onun yüzünün ifadesine benzeterek aklından geçeni anlamaya çalışır; anlatıcı bunu akıl yürütenin aklının rakibinin aklıyla özdeşleşmesi olarak özetler. Dupin bakanı hem şair hem matematikçi, polisin arayacağı yerleri bilen biri olarak ölçer ve onun mektubu gizli bir köşeye değil, göz önündeki bir kartvizitliğe koyacağını çıkarır.
- Analitik zihinsel özelliklerin kendilerinin pek az analiz edilebildiğini, onları yalnızca etkilerinden tanıyabildiğimizi söyler: analizin kahramanı olan öykü, analizin kendini analiz edemeyeceğini ilan ederek açılır. Dupin'e göre Vidocq nesneyi gözüne fazla yaklaştırarak bütünü kaçırıyordu; hakikat çoğu zaman yüzeydedir. İkisi de aklın tanımla değil, işleyişiyle ve sonuçlarıyla görünür olduğunu gösterir.
- Çünkü deli olmadığını, sakin ve dikkatli olduğunu kanıtlamaya çalıştıkça tersini gösterir; okur onun sözlerinin ötesini okumak zorundadır. Dupin de anlatıcı da akıl yürütme zinciri kurar; ama Dupin'inki dışarıya, başkalarının zihnine uzanır ve bir çözüme varır, anlatıcınınki içeriye kapanır ve bir itirafa varır.
- Osman romandaki akıl yürütmeleri açık öncüllerle yeniden yazar, sembolleştirir ve geçerliliklerini gösterir; bu akıl yürütmelerin çoğunlukla öncülü ya da sonucu eksik kıyaslar, delile dayalı kıyaslar ve saçmaya indirgeme türünden olduğunu bulur. Esrâr-ı Cinâyât'ta akıl yürütme izlerden genel kurallara dayanan açık bir mantık işlemidir; Dupin'in yöntemi ise rakibin zihnine girip onun yerine düşünmeye dayanır.
Okuma
- Edgar Allan Poe, Bütün Öyküleri, çev. Hasan Fehmi Nemli (İletişim, iki cilt). «Morg Sokağı Cinayetleri», «Çalınan Mektup» ve «Ele Veren Yürek»i okuyun; Dupin'in ve anlatıcının akıl yürütme zincirlerini işaretleyin.
- Ahmet Mithat, Esrâr-ı Cinâyât (1884). Romandaki çözümün hangi izlere dayandığını Dupin'in yöntemiyle karşılaştırın.
- Fikret Osman, «Esrâr-ı Cinâyât ve Mantık», Kaygı 23 (2014), 39–47.