Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Suç ve Ceza (1866), yoksul hukuk öğrencisi Raskolnikov'un yaşlı bir tefeci kadını öldürmesini ve cinayetten sonrasını anlatır.
- Raskolnikov'un makalesi insanları sıradan ve olağanüstü diye ayırır; olağanüstüler yeni bir söz söylemek için yasayı aşma hakkını vicdanlarında taşır. Rusçada «suç» sözcüğü sınırı aşmakla aynı köktendir.
- Sonya'ya itirafında Raskolnikov para ya da annesi için değil, bir bit mi yoksa insan mı olduğunu öğrenmek için öldürdüğünü söyler: «Ben kendimi öldürdüm, kocakarıyı değil!»
- Pisarev 1867'de yoksulluğu cinayetin asıl nedeni sayar; roman ise Razumihin'in «çevre yedi bitirdi» açıklamasını Porfiriy'nin ağzından önceden geri çevirir.
- Sonsöz Lazarus'un dirilişine dayanan bir yenilenmeyi vaat eder; İşiyok'un incelediği «Katil Osman»da ise ceza ıslah etmez, suçluluğu artırır.
Kazanımlar
- Suç ve Ceza'da Raskolnikov'un makalesindeki olağanüstü insan kuramını ve bu kuramın «sınırı aşma» düşüncesiyle ilişkisini açıklayabilir.
- Raskolnikov'un Sonya'ya itirafındaki «titreyen bir yaratık mıyım, yoksa hakkım var mı» sorusunu ve «kendimi öldürdüm» cümlesini çözümleyebilir.
- Pisarev'in yoksulluğu cinayetin asıl nedeni sayan çevre tezini, romanın kendi metnindeki itirazlarla karşılaştırarak tartışabilir.
- Romanın sonsözündeki diriliş anlatısını, Sabahattin Ali'nin «Katil Osman» öyküsünde cezanın işlevini inceleyen bir çalışmayla karşılaştırabilir.
Video metni
Soğuk açılış
Temmuz başı, bunaltıcı bir sıcak, akşamüstü. Petersburg'da beş katlı bir evin çatı katında, bir daireden çok bir dolaba benzeyen bir odadan genç bir adam çıkar. Merdivenlerde ev sahibesine yakalanmamak için sessizce iner. Ona borçludur. Kıyafetleri eskimiş, yüzü solgundur.
Genç adam yavaş yavaş, kararsız, bir köprüye doğru yürür. Aklında bir iş vardır; ona hâlâ adını vermekten çekinir. O gün yalnızca bir «prova» yapacaktır: yaşlı bir tefeci kadının kapısını çalacak, içeriyi görecektir. Evinden kadının evine kadar olan adımları bir zamanlar saymıştır bile: tam yedi yüz otuz. Kendi kendine sorar: gerçekten buna muktedir miyim?
Büyük soru
Bir cinayetin nedenini kim söyler: katil mi, eleştirmen mi, yoksa roman mı? Ve ceza bir insanı değiştirir mi, yoksa onu daha da suçlu mu yapar?
Bağlam
241-02'de Turgenyev'in nihilist Bazarov'unu ve Pisarev'in onu savunan yazısını gördük. Birkaç yıl sonra Fyodor Dostoyevski, bir fikrin genç bir adamı nereye götürebileceğini sınayan bir roman yazdı: Suç ve Ceza. Roman 1866'da bölümler hâlinde yayımlandı.
Konu, ilk sayfalardan belli olacak kadar sadedir: yoksul hukuk öğrencisi Rodion Raskolnikov yaşlı bir tefeci kadını baltayla öldürür, oraya beklenmedik biçimde gelen kız kardeşini de öldürmek zorunda kalır. Romanın geri kalanı cinayetten sonrasını anlatır: hastalık, korku, sorgu yargıcı Porfiriy Petroviç ile kedi fare oyunu, yoksul bir genç kadın olan Sonya'ya yapılan itiraf, teslim oluş ve Sibirya.
Ana anlatı — Bir makalenin tezi
Üçüncü kısmın beşinci bölümünde Raskolnikov, sorgu yargıcı Porfiriy Petroviç'le tanışır. Porfiriy, Raskolnikov'un bir süre önce yazdığı ve bir dergide yayımlanmış bir makalesini okumuştur. Makaleyi alaycı bir özetle anlatır: bütün insanlar «sıradan» ve «olağanüstü» diye ikiye ayrılır; sıradanlar itaat içinde yaşamalı ve yasayı çiğnememelidir, olağanüstüler ise olağanüstü oldukları için her türlü suçu işleme hakkına sahiptir.
Raskolnikov bu çarpıtmaya gülümser ve düzeltir. Ona göre olağanüstü insan bu hakkı kendi vicdanında taşır: fikri bütün insanlığa gerekli olduğunda, önündeki engeli aşmasına izin verir. Örnekler sayar: Likurgoslar, Solonlar, Muhammedler, Napolyonlar. Ona göre hepsi, yeni bir yasa koyarak eskisini bozdukları için birer suçluydu ve kan dökmekten geri durmadılar.
Rusçada bu tartışmanın bir kelime oyunu vardır. Porfiriy'nin cümlelerinde tekrar tekrar geçen yasayı «aşmak», çiğnemek fiili ile romanın adındaki «suç» sözcüğü aynı kökten gelir: suç, bir sınırın ötesine adım atmaktır.
Ana anlatı — Bit mi, insan mı?
Beşinci kısmın dördüncü bölümünde Raskolnikov, Sonya'nın odasında her şeyi anlatır. Sonya ailesini geçindirmek için sokağa düşmüş, dindar ve yumuşak bir genç kadındır. Raskolnikov önce bir açıklama dener: Napolyon olmak istedim, bu yüzden öldürdüm. Sonra başka açıklamalar dener ve hepsini kendisi reddeder.
Asıl itiraf şudur. Annesine yardım etmek için öldürmediğini, bunun saçma olduğunu söyler; insanlığın hayırseveri olmak için de öldürmemiştir. Asıl gerekli olan para değildir. Bir şeyi öğrenmesi gerekmiştir: herkes gibi bir bit mi, yoksa insan mı? Sınırı aşabilecek mi, aşamayacak mı?
Yaygın yanlış«Raskolnikov yaşlı kadını parasına ihtiyacı olduğu için öldürür.»
— Yoksulluk romanın her sayfasındadır ve cinayetin ortamını hazırlar. Ama Raskolnikov'un kendi itirafı bu açıklamayı açıkça reddeder: para asıl gerekli olan şey değildir, cinayet kendisinin ne olduğunu öğrenmek için bir sınamadır. Üstelik aldığı parayı ve eşyaları neredeyse hiç kullanmaz, bir taşın altına saklar.
Ana anlatı — Yoksulluk mu, fikir mi?
Roman yayımlandıktan bir yıl sonra, 241-02'de Bazarov'u savunan Pisarev, «Hayat için Mücadele» başlıklı uzun bir yazıyla romana cevap verdi. Pisarev'in tezi açıktı: Raskolnikov suçunu cahil bir yoksulun işleyeceği biçimde işlemez, ama onu cahil bir yoksulun işleyeceği aynı nedenle işler. İki durumda da asıl itici güç yoksulluktur. Pisarev'e göre mülkiyete karşı işlenen suçların çoğu aynı plana göre kurulur; hırsızlığın ve soygunun en sıradan nedeni yoksulluktur.
Roman bu tezi önceden bilir gibidir. Porfiriy'nin makaleyi anlattığı sahnede Raskolnikov'un arkadaşı Razumihin şaşkınlıkla sorar: suç işleme hakkı mı, ama «çevre yedi bitirdi» diye değil mi? Porfiriy cevap verir: hayır, tam olarak o yüzden değil. Pisarev'in tezi romanın içinde bir kez sorulur ve geri çevrilir. Yine de Pisarev'in gördüğü şey yanlış değildir: çatı katındaki açlık, satılan eşyalar, annenin mektupları, hepsi romandadır. Tartışma, yoksulluğun cinayetin nedeni mi, yoksa yalnızca zemini mi olduğu üzerinedir.
Metin anı
Raskolnikov Sonya'ya itirafının en keskin iki cümlesini söyler:
Тварь ли я дрожащая или право имею… […] Разве я старушонку убил? Я себя убил, а не старушонку!
«Titreyen bir yaratık mıyım, yoksa hakkım var mı… […] Ben o kocakarıyı mı öldürdüm? Ben kendimi öldürdüm, kocakarıyı değil!»
İki cümle arasında kuramın çöküşü vardır. İlk cümle kuramın dilini konuşur: yaratık ile hak sahibi, sıradan ile olağanüstü. İkinci cümle o dili yıkar. Raskolnikov öldürdüğünü sandığı kişiyi değil, kendisini öldürdüğünü söyler. İtirafın bir başka yerinde Sonya'nın şaşkın sorusu duyulur. Raskolnikov öldürdüğü kadını zararlı, iğrenç bir bit diye anınca Sonya haykırır: insan mı bit!
Cevap ve bağlantı
Bir cinayetin nedenini kim söyler? Romanda üç ses birbiriyle yarışır. Raskolnikov'un kendisi önce Napolyon'u, sonra bir sınamayı gösterir. Pisarev yoksulluğu gösterir. Roman ise hiçbir sese son sözü vermez; Raskolnikov'un kendi açıklamalarını bile birer birer çürütür. Forster'ın, 103-02'de gördüğümüz gibi, Dostoyevski'nin kişilerini tek bir cümleye sığmayan yuvarlak karakterler saydığını görmüştük. Raskolnikov'un cinayeti de tek bir nedene sığmaz.
Ceza bir insanı değiştirir mi? Romanın sonsözü evet der, ama temkinle. Raskolnikov Sibirya'da sekiz yıllık kürek cezası çekmektedir. Yastığının altında Sonya'nın İncil'i durur; ona Lazarus'un dirilişini okuduğu aynı kitap. Anlatıcı yazar: diyalektiğin yerine hayat geldi. Önlerinde yedi yıl vardır, ama ikisi bu yılları yedi gün gibi görmeye hazırdır. Ve roman şöyle biter: burada yeni bir hikâye, bir insanın yavaş yavaş yenilenmesinin hikâyesi başlar; ama şimdiki hikâyemiz sona erdi. Romanın en temkinli yanı da budur: yenilenmenin kendisi anlatılmaz, yalnızca vaat edilir.
Türk edebiyatı aynı soruya çok farklı bir cevap verdi. İşiyok'un aktardığına göre Sabahattin Ali 1945'te yazdığı ve 1947'de Sırça Köşk'te yayımlanan «Katil Osman»da, cezaevinde tanıdığı bir mahkûmun hikâyesini anlatır. Asım Bezirci'nin aktarımıyla, Osman aslında katil falan değildir; tehditler savurduğu için adı katile çıkmıştır ve herkes onunla alay eder. Sonunda bu alaylardan kurtulmak için gerçekten bir adam öldürür. Cinayetten sonra da pişmanlık gelmez; eski ürkek hâli kaybolur, koğuşta kavgalar çıkarır, yerini sağlamlaştırır. İşiyok'a göre ceza burada ıslah etmez, suçluluğu artırır.
İki öykü yan yana okunduğunda ortak bir soru görünür: Osman da Raskolnikov gibi kendisinin ne olduğunu kanıtlamak için öldürür. Ama Dostoyevski'nin kahramanı Sibirya'da bir yenilenmenin eşiğine gelir, Sabahattin Ali'ninki cezaevinde daha da sertleşir. Bu bir etki ilişkisi değildir; iki yazarın suç ile ceza arasındaki ilişkiye verdiği iki farklı cevaptır.
Kapanış kancası
Raskolnikov bir kuramla hareket etti ve kuramı onu çökertti. Dostoyevski bundan birkaç yıl önce, bütün kuramlara, akla, hatta iki kere ikinin dört ettiğine isyan eden bir adamı bir yeraltı odasından konuşturmuştu. Birkaç yıl sonra ise tamamen iyi bir insanı romanın merkezine koymayı deneyecekti. Bir sonraki derste Yeraltından Notlar ile Budala'ya geçiyoruz: akla isyan eden bir adam ile kötülük nedir bilmeyen bir adam, aynı dünyada nasıl yaşar?
Özet kartı
- Suç ve Ceza (1866), yoksul hukuk öğrencisi Raskolnikov'un yaşlı bir tefeci kadını öldürmesini ve cinayetten sonrasını anlatır.
- Raskolnikov'un makalesi insanları sıradan ve olağanüstü diye ayırır; olağanüstüler yeni bir söz söylemek için yasayı aşma hakkını vicdanlarında taşır. Rusçada «suç» sözcüğü sınırı aşmakla aynı köktendir.
- Sonya'ya itirafında Raskolnikov para ya da annesi için değil, bir bit mi yoksa insan mı olduğunu öğrenmek için öldürdüğünü söyler: «Ben kendimi öldürdüm, kocakarıyı değil!»
- Pisarev 1867'de yoksulluğu cinayetin asıl nedeni sayar; roman ise Razumihin'in «çevre yedi bitirdi» açıklamasını Porfiriy'nin ağzından önceden geri çevirir.
- Sonsöz Lazarus'un dirilişine dayanan bir yenilenmeyi vaat eder; İşiyok'un incelediği «Katil Osman»da ise ceza ıslah etmez, suçluluğu artırır.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Olağanüstü insan kuramı | Theory of the extraordinary man | İnsanlığı sıradan çoğunluk ve yasayı aşmaya vicdanında hakkı olan olağanüstü azınlık diye ayıran görüş |
| Sınırı aşma | Transgression | Yasal ya da ahlaki bir sınırın ötesine bilerek geçme |
| Çevre tezi | Environmental thesis | Suçun nedenini toplumsal koşullarda, örneğin yoksullukta arayan açıklama |
| Diriliş anlatısı | Resurrection narrative | Kahramanın manevi bir ölümden sonra yeni bir hayata uyanışını anlatan yapı |
| Islah | Rehabilitation | Cezanın suçluyu düzelterek topluma yeniden kazandırma işlevi |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Porfiriy Petroviç Raskolnikov'un makalesini nasıl özetler? Raskolnikov bu özeti nasıl düzeltir?
- (Kazanım 1) Olağanüstü insan kuramı ile romanın adındaki «suç» sözcüğü arasında nasıl bir bağ vardır?
- (Kazanım 2) Raskolnikov Sonya'ya cinayetin nedeni olarak hangi açıklamaları reddeder? Asıl öğrenmek istediği şey nedir?
- (Kazanım 3) Pisarev cinayetin nedenini nerede görür? Roman bu açıklamaya nasıl karşılık verir?
- (Kazanım 4) Romanın sonsözü cezanın sonucunu nasıl anlatır? İşiyok'un incelediği «Katil Osman» buna nasıl bir karşıt örnek sunar?
Cevaplar
- Porfiriy, makaleye göre insanların sıradan ve olağanüstü diye ayrıldığını, sıradanların itaat etmesi ve yasayı çiğnememesi, olağanüstülerin ise olağanüstü oldukları için her suçu işleme hakkına sahip olduğunu söyler. Raskolnikov bu çarpıtmaya gülümser: olağanüstü insanın hakkı resmî bir hak değildir, fikri insanlığa gerekli olduğunda önündeki engeli aşmasına kendi vicdanında izin vermesidir. Likurgos, Solon, Muhammed ve Napolyon gibi yasa koyucuların eski yasayı bozdukları için birer suçlu olduğunu söyler.
- Rusçada yasayı aşmak, çiğnemek anlamındaki fiil ile romanın adındaki «suç» sözcüğü aynı kökten gelir; suç, bir sınırın ötesine adım atmaktır. Raskolnikov'un kuramının merkezindeki soru da olağanüstü insanın bu sınırı aşıp aşamayacağıdır.
- Annesine yardım etmek için ya da insanlığın hayırseveri olmak için öldürmediğini, asıl gerekli olanın para olmadığını söyler; Napolyon açıklamasını da ilk açıklama olarak dener. Asıl öğrenmek istediği, herkes gibi bir bit mi yoksa insan mı olduğu, sınırı aşıp aşamayacağıdır: titreyen bir yaratık mı, yoksa hakkı olan biri mi?
- Pisarev asıl itici gücü yoksullukta görür: Raskolnikov suçunu cahil bir yoksulun işleyeceği biçimde işlemese de aynı nedenle işler; mülkiyete karşı suçların en sıradan nedeni yoksulluktur. Roman bu tezi önceden bilir gibidir: Razumihin «çevre yedi bitirdi» açıklamasını sorunca Porfiriy tam olarak o yüzden olmadığını söyler; Raskolnikov'un itirafı da parayı asıl neden olmaktan çıkarır. Ama yoksulluk romanın her sayfasında zemin olarak durur.
- Sonsözde Sibirya'daki Raskolnikov'un yastığının altında Sonya'nın İncil'i vardır; diyalektiğin yerine hayat gelir ve anlatıcı yavaş yavaş yenilenmenin yeni bir hikâye olduğunu söyleyerek bitirir. Yenilenme anlatılmaz, vaat edilir. «Katil Osman»da ise alaylardan kurtulmak için gerçekten adam öldüren Osman, cezaevinde pişman olmaz, sertleşir ve kavgalar çıkarır; İşiyok'a göre ceza ıslah etmez, suçluluğu artırır.
Okuma
- Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza; Türkçesinde Mazlum Beyhan'ın çevirisinden, İş Kültür baskısından okuyun (çev. Mazlum Beyhan). III. kısım 5. bölüm, V. kısım 4. bölüm ve Sonsöz.
- Sabahattin Ali, «Katil Osman», Sırça Köşk (1947) içinde.
- Büşra İşiyok, «Planlı Bir Suçluluk Arttırma Öyküsü: Sabahattin Ali'nin "Katil Osman"ında Cezanın İşlevi», Yazıt Kültür Bilimleri Dergisi 4/2 (2024).