İçeriğe geç

Ünite EDB-240-08 · Seviye 2C — Dünya Edebiyatı

George Eliot

EDB-240 Realizmin Büyük Romanları

1.874 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · anlatım 9 dk

  • Çok olay örgülü roman
  • ilişkiler ağı
  • benmerkezci yanılsama
  • odak kayması
  • tarihe geçmeyen eylem
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Middlemarch 1871–1872'de bölümler hâlinde yayımlandı; Demirbaş'a göre Eliot, Lydgate'in hikâyesi ile «Miss Brooke»u Mart 1871'de birleştirdi.
  2. On beşinci bölümde anlatıcı, insan yazgılarının nasıl iç içe örüldüğünü göstermek için bütün ışığını «bu belirli ağa» toplaması gerektiğini söyler.
  3. Yirmi yedinci bölümdeki çizikli ayna meselinde olaylar her yöne giden çiziklerdir; onları kendi çevresinde düzenli gösteren, kişinin bencilliğinin mumudur.
  4. Yirmi dokuzuncu bölümde anlatıcı «ama neden hep Dorothea?» diye sorarak Casaubon'un iç dünyasına geçer; bu Aşk-ı Memnu üzerine «kimin romanı» tartışmasıyla karşılaştırılabilir.
  5. Final, dünyanın iyiliğini kısmen «tarihe geçmeyen eylemlere» bağlar; Woolf romanı yetişkinler için yazılmış az sayıdaki İngiliz romanından sayarken kadın kahramanları Eliot'ın en zayıf yanı bulur.

Kazanımlar

  • Middlemarch'ın iki ayrı hikâyenin birleşmesinden doğan çok olay örgülü yapısını ve anlatıcının «ağ» benzetmesini açıklayabilir.
  • Yirmi yedinci bölümdeki çizikli ayna benzetmesini benmerkezci yanılsama kavramıyla çözümleyebilir.
  • Yirmi dokuzuncu bölümdeki «ama neden hep Dorothea?» sorusunu bir odak kayması olarak yorumlayabilir ve Aşk-ı Memnu üzerine «kimin romanı» tartışmasıyla karşılaştırabilir.
  • Önsözdeki Theresa ile finaldeki «tarihe geçmeyen eylemler» cümlesini, Woolf'un Eliot'ın kadın kahramanları üzerine eleştirisiyle birlikte tartışabilir.

Video metni

Soğuk açılış

İspanya'nın Ávila kentinde, üç yüz yıl önce, küçük bir kız ondan da küçük erkek kardeşinin elini tutup bir sabah evden çıkar. Amaçları büyüktür: Mağribilerin ülkesine gidip şehit olmak. Yolda amcaları onları yakalar ve eve geri götürür.

Kızın adı Teresa'dır. Büyüyünce bir tarikatı yeniden düzenleyecek, adı azizler arasına yazılacaktır. Bir İngiliz romanı bu çocuk yolculuğunu anlatarak açılır. Ama roman bir azizin hayatını anlatmak için değil, hiçbir zaman aziz olamayacak kadınlar için yazılmıştır.

Büyük soru

Bir hayat büyük bir işe dönüşmediğinde boşa mı gitmiştir? Ve bir roman, okurunun sevdiği kahramandan başka birinin gözüyle bakmaya zorlandığında ne kazanır, ne kaybeder?

Bağlam

George Eliot, asıl adı Mary Ann Evans olan İngiliz romancının kalem adıdır. 006-03'te onun, sanatın sempatilerimizi genişlettiği yolundaki inancını görmüştük. Middlemarch 1871–1872'de bölümler hâlinde yayımlandı; olaylar ise yaklaşık kırk yıl önce, 1832 Reform Yasası'nın arifesinde, uydurma bir taşra kasabasında geçer.

Kasabada birbirinden habersiz birkaç hayat vardır. Dorothea Brooke, yaşlı bilgin Casaubon ile büyük bir iş yapacağına inanarak evlenir. Genç hekim Lydgate, hastaneyi ve tıbbı yenilemek ister; ama kasabanın güzel kızı Rosamond Vincy ile evlenince borca batar. Bir bankacının geçmişi, bir miras kavgası ve bir demiryolu tartışması bu hayatları birbirine bağlar.

Ana anlatı — İki hikâyeden bir ağ

Middlemarch tek bir plandan doğmadı. Demirbaş'ın aktardığına göre Eliot 1869'da Lydgate'in, Vincy ailesinin ve Garth'ların hikâyesine başlamıştı. Sonra ayrı bir anlatı yazmaya koyuldu ve ona «Miss Brooke» adını verdi. Mart 1871'de ikisinin aynı zaman dilimine düştüğünü görünce birleştirmeye karar verdi. Dorothea'nın ve Lydgate'in hikâyeleri, iki ayrı kitap olmaktan çıkıp bir kasabanın iki yüzü oldu.

Anlatıcı bu yapının farkındadır ve onu açıkça adlandırır. On beşinci bölümde, bölüm başlarında okurla sohbet eden eski romancı Fielding'i anar. Fielding'in günleri daha uzundu, der; biz geç kalmış tarihçiler onun gibi oyalanamayız. Çünkü benim, bazı insan yazgılarını çözmek, onların nasıl dokunup iç içe örüldüğünü görmek gibi o kadar çok işim var ki, elimdeki bütün ışığı bu belirli ağın üzerine toplamalı, evren denen o çekici alaka alanına dağıtmamalıyım.

Ana anlatı — Mumun çevresindeki çizikler

Ağın içindeki herkes, ağın merkezinde durduğunu sanır. Yirmi yedinci bölümde anlatıcı bunu bir benzetmeyle anlatır. Bir hizmetçinin sildiği cilalı çelik bir aynanın yüzeyi her yöne giden sayısız çizikle doludur. Ama önüne yanan bir mum koyarsanız, çizikler o küçük güneşin çevresinde eşmerkezli halkalar gibi dizilmiş görünür. Çiziklerin her yöne tarafsızca gittiği kanıtlanabilir; bu düzenli halkalar mumun yarattığı pohpohlayıcı bir yanılsamadır.

Anlatıcı hemen açıklar: bunlar bir mesel. Çizikler olaylardır, mum da herhangi bir kişinin bencilliğidir. Burada Rosamond Vincy'nin bencilliği. Rosamond'un kendine ait bir takdiri ilahisi vardır: onu başka kızlardan daha çekici yaratmış, sonra ağabeyinin hastalığını ve bir doktorun yanlışını, onu Lydgate'e yaklaştırmak için düzenlemiştir.

Mesel yalnızca Rosamond için değildir. Her kişi kendi mumunu taşır. Ve romanın kendisi de bir mum taşır: okurun sevdiği kahramanın ışığı.

Ana anlatı — Neden hep Dorothea?

Yirmi dokuzuncu bölüm şöyle başlar: Lowick'e gelişinden birkaç hafta sonra bir sabah Dorothea... Ve cümle yarıda kesilir. Anlatıcı sorar: ama neden hep Dorothea? Bu evlilik konusunda onun bakış açısı tek olası bakış açısı mı?

Anlatıcı ardından Casaubon'a döner. Casaubon, Dorothea'nın kız kardeşi Celia'nın kırpışan gözlerini ve benlerini itici bulduğu, kuru, yaşlı bir bilgindir. Okur onu Dorothea'nın mutsuzluğunun sebebi olarak görmeye alışmıştır. Anlatıcı ise itiraz eder: bütün ilgimizin, sıkıntıya rağmen taze görünen genç tenlere verilmesine karşıyım. Casaubon'un da içinde yoğun bir bilinç vardır; o da hepimiz gibi ruhen açtır.

Yaygın yanlış«*Middlemarch* Dorothea'nın romanıdır; öbür kişiler onun hikâyesinin arka planıdır.»
Doğrusu

— Roman Dorothea'nın hikâyesiyle Lydgate'in hikâyesinin birleşmesinden doğmuştur ve anlatıcı okurun yalnızca Dorothea'ya bakmasına açıkça karşı çıkar. Casaubon'un, Lydgate'in, Rosamond'un, bankacı Bulstrode'un iç dünyalarına da uzun bölümler ayrılır.

Metin anı

Romanın son paragrafı Dorothea'nın ikinci evliliğinden sonraki sessiz hayatını anlatır:

the growing good of the world is partly dependent on unhistoric acts; and that things are not so ill with you and me as they might have been, is half owing to the number who lived faithfully a hidden life, and rest in unvisited tombs.

«Dünyanın büyüyen iyiliği kısmen tarihe geçmeyen eylemlere bağlıdır; ve sizin ve benim işlerimizin olabileceği kadar kötü olmaması, yarı yarıya, gizli bir hayatı sadakatle yaşamış ve kimsenin ziyaret etmediği mezarlarda yatan insanların sayısı sayesindedir.»

Bu cümle önsözle birlikte okunmalıdır. Önsöz, ruhunu büyük bir işe verecek bir düzen bulamayan, yanlışlarla dolu bir hayat sürüp unutulan «sonradan doğmuş Theresa»lardan söz eder: hiçbir şeyin kurucusu olmayan bir Aziz Theresa. Final bu hayatlara bir değer verir, ama bu değeri görünmezlikte bulur. Dorothea'nın dolu doğası, der anlatıcı, yeryüzünde büyük bir adı olmayan kanallara dağıldı; ama çevresindeki insanlara etkisi hesaplanamayacak kadar yaygındı.

Cevap ve bağlantı

Bir hayat büyük bir işe dönüşmediğinde boşa mı gitmiştir? Eliot'ın cevabı ikili bir cevaptır. Bir yandan Dorothea'nın büyük bir kaderi olmayışı bir kayıptır; önsöz bunu açıkça bir toplumun, ateşli bir ruha yön verecek bir düzen sunmamasına bağlar. Öbür yandan final, küçük eylemlerin toplamını dünyanın iyiliğinin yarısı sayar.

Virginia Woolf 1919'da bu dengeye başka bir yerden baktı. Ona göre Middlemarch, bütün kusurlarına rağmen, yetişkinler için yazılmış az sayıdaki İngiliz romanından biriydi. Ama Woolf, Eliot'ı eleştirenlerin çoğunlukla kadın kahramanlar yüzünden eleştirdiğini ve bunda haklı olduklarını yazar: kadın kahramanlar Eliot'ın en kötü yanını ortaya çıkarır, onu kendinin fazlasıyla farkında, didaktik ve zaman zaman bayağı yapar. Dorothea bilgelik arar ve Ladislaw ile evlilikte ne olduğu pek bilinmeyen bir şey bulur. Yine de Woolf'a göre bu kadınları silerseniz, sanatsal olarak daha kusursuz ama çok daha küçük ve daha değersiz bir dünya kalır.

Neden hep Dorothea sorusu, kurs boyunca başka bir romanda da karşımıza çıkmıştı. 208-05'te Aşk-ı Memnu'nun «kimin romanı» olduğu üzerine yorum ayrılıklarını görmüştük: roman Bihter'in çöküşü üzerinden de, Nihal'in kayıpları üzerinden de okunabilir. İki roman arasında bir etki ilişkisi yoktur; ama ikisi de birden çok merkezli bir yapı kurar ve okuru tek bir kahramana bağlanmaktan alıkoyar. Middlemarch bugün Türkçede de Ünal Aytür'ün tam çevirisiyle okunabilir.

Demirbaş ise romanı bir reform çağının romanı olarak okur. Lydgate tıpta, Bay Brooke siyasette, demiryolu kasabanın manzarasında bir değişimi temsil eder. Ama Demirbaş'ın gösterdiği gibi Lydgate, Casaubon ve Bay Brooke gibi başarısız olur ve kasabayı terk etmek zorunda kalır. Romanın reformcuları büyük işlerinde yenilir; iz bırakanlar ise küçük eylemlerdir.

Kapanış kancası

Middlemarch'ın önsözü insanlığı, Zamanın çeşitli deneyleri altında nasıl davrandığını bilmek istediğimiz gizemli bir karışıma benzetir. Manş'ın öte yanında, çok geçmeden, bir romancı bu deney benzetmesini bir yönteme dönüştürmeyi önerecek: romanı bir laboratuvar deneyi gibi kurmak, kalıtımı ve çevreyi insanın kaderini belirleyen yasalar olarak göstermek. Bir sonraki derste Émile Zola'ya ve Germinal'e geçiyoruz: bir maden ocağının derinliklerinde insanın iradesi ne kadar hükmedebilir?

Özet kartı

  1. Middlemarch 1871–1872'de bölümler hâlinde yayımlandı; Demirbaş'a göre Eliot, Lydgate'in hikâyesi ile «Miss Brooke»u Mart 1871'de birleştirdi.
  2. On beşinci bölümde anlatıcı, insan yazgılarının nasıl iç içe örüldüğünü göstermek için bütün ışığını «bu belirli ağa» toplaması gerektiğini söyler.
  3. Yirmi yedinci bölümdeki çizikli ayna meselinde olaylar her yöne giden çiziklerdir; onları kendi çevresinde düzenli gösteren, kişinin bencilliğinin mumudur.
  4. Yirmi dokuzuncu bölümde anlatıcı «ama neden hep Dorothea?» diye sorarak Casaubon'un iç dünyasına geçer; bu Aşk-ı Memnu üzerine «kimin romanı» tartışmasıyla karşılaştırılabilir.
  5. Final, dünyanın iyiliğini kısmen «tarihe geçmeyen eylemlere» bağlar; Woolf romanı yetişkinler için yazılmış az sayıdaki İngiliz romanından sayarken kadın kahramanları Eliot'ın en zayıf yanı bulur.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Çok olay örgülü romanMulti-plot novelAyrı başlayan birkaç hikâyenin aynı çevrede yan yana ilerleyip birbirine değdiği roman
İlişkiler ağıWeb of relationsKişilerin hayatlarının görünmez bağlarla örülü olması ve kararların zincirleme etkisi
Benmerkezci yanılsamaEgoistic illusionRastlantısal olayları kendi çevresinde bir düzen oluşturuyormuş gibi görme
Odak kaymasıShift of focalizationAnlatının okurun alıştığı kişiden başka bir kişinin iç dünyasına geçmesi
Tarihe geçmeyen eylemUnhistoric actAdı kaydedilmeyen ama çevresindeki hayatları değiştiren sıradan eylem

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Middlemarch hangi iki hikâyenin birleşmesinden doğdu? Anlatıcı on beşinci bölümde kendi işini hangi benzetmeyle tanımlar?
  2. (Kazanım 2) Yirmi yedinci bölümdeki ayna meselinde çizikler ve mum neyi temsil eder? Mesel Rosamond'a nasıl uygulanır?
  3. (Kazanım 3) Yirmi dokuzuncu bölümde anlatıcı neden «ama neden hep Dorothea?» diye sorar ve kime döner?
  4. (Kazanım 3) Bu odak kayması, Aşk-ı Memnu'nun «kimin romanı» olduğu tartışmasıyla nasıl karşılaştırılabilir?
  5. (Kazanım 4) Önsözdeki «hiçbir şeyin kurucusu olmayan Aziz Theresa» ile finaldeki «tarihe geçmeyen eylemler» birbirini nasıl tamamlar? Woolf'un eleştirisi bu değerlendirmeye ne ekler?

Cevaplar

  1. Demirbaş'ın aktardığına göre Eliot'ın 1869'da başladığı Lydgate, Vincy ailesi ve Garth'lar hikâyesi ile «Miss Brooke» adlı ayrı anlatı, Mart 1871'de aynı zaman dilimine düştükleri için birleştirildi. Anlatıcı, insan yazgılarının nasıl dokunup iç içe örüldüğünü görmek için bütün ışığını «bu belirli ağın» üzerine toplaması gerektiğini söyler.
  2. Çizikler olaylardır ve her yöne tarafsızca gider; mum, herhangi bir kişinin bencilliğidir ve çiziklerin onun çevresinde eşmerkezli halkalar oluşturuyormuş gibi görünmesine yol açar. Rosamond, ağabeyinin hastalığını ve bir doktorun yanlışını, kendisini Lydgate'e yaklaştırmak için düzenlenmiş olaylar gibi görür.
  3. Anlatıcı, Dorothea'nın bakış açısının bu evlilik konusundaki tek olası bakış açısı olmadığını düşünür ve bütün ilgimizin genç ve taze görünenlere verilmesine itiraz eder. Casaubon'a döner: onun da içinde yoğun bir bilinç vardır ve o da hepimiz gibi ruhen açtır.
  4. İki roman da tek bir kahramana bağlanmayan, birden çok merkezli bir yapı kurar. Aşk-ı Memnu Bihter'in çöküşü üzerinden de Nihal'in kayıpları üzerinden de okunabilir; Middlemarch'ta anlatıcı okuru açıkça Dorothea'dan Casaubon'a çevirir. Aralarında bir etki ilişkisi yoktur; karşılaştırma iki romanın ortak bir yapı sorusuna verdiği cevaplara bakar.
  5. Önsöz, ateşli ruhlarına yön verecek bir toplumsal düzen bulamayan ve unutulan sonradan doğmuş Theresa'lardan söz eder; final bu görünmez hayatlara bir değer verir: dünyanın iyiliği kısmen tarihe geçmeyen eylemlere bağlıdır. Woolf romanı yetişkinler için yazılmış az sayıdaki İngiliz romanından sayar, ama kadın kahramanların Eliot'ı didaktik ve bayağı yaptığını, Dorothea'nın Ladislaw evliliğinde ne olduğu pek bilinmeyen bir şey bulduğunu yazar; yine de onlar silinse daha küçük bir dünya kalacağını kabul eder.

Okuma

  • George Eliot, Middlemarch, çev. Ünal Aytür (YKY, 2021). Önsözü, on beşinci bölümün başını, yirmi yedinci ve yirmi dokuzuncu bölümleri ve finali okuyun.
  • Virginia Woolf, «George Eliot» (1919), The Common Reader içinde.
  • Leman Demirbaş, «George Eliot's Middlemarch: The Urge of Reform and Progress in Victorian Novel», Humanitas 5/10 (2017).

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:30 Soğuk açılış: taş surlarla çevrili bir İspanyol kasabası; el ele yürüyen iki küçük çocuk; yolda onları durduran iki yetişkin silueti.
  • 1:30–2:10 Büyük soru: büyük bir anıtın gölgesinde küçük, adı olmayan bir mezar taşı.
  • 2:10–3:20 Bağlam: bir İngiliz taşra kasabasının haritası; evler arasında belirmeye başlayan ince çizgiler.
  • 3:20–5:50 Ana anlatı — İki hikâyeden bir ağ: iki ayrı defter yan yana; sayfaları birbirine karışıp tek bir kitap olur; kasaba haritasındaki çizgiler bir ağa dönüşür.
  • 5:50–8:10 Ana anlatı — Mumun çevresindeki çizikler: çizik dolu parlak bir metal yüzey; önüne konan bir mumla çiziklerin halkalar gibi görünmesi; mum kaldırılınca halkaların dağılması.
  • 8:10–10:20 Ana anlatı — Neden hep Dorothea?: genç bir kadının yüzünden yaşlı bir adamın masasına kayan bir kamera; kitaplar ve notlar arasında yalnız oturan bir bilgin.
  • 10:20–11:50 Metin anı: bir nehrin küçük kanallara ayrılıp bir ovayı sulaması; üstünde ad yazılmamış mezar taşları.
  • 11:50–14:00 Cevap ve bağlantı: iki romanın kapakları yan yana; her birinin üzerinde birden fazla yüz; ardından bir tren rayı ve bir hastane kapısı.
  • 14:00–14:40 Kapanış kancası: bir laboratuvar masasında cam kaplar; ardından karanlık bir maden ocağının girişi.

Telaffuz

  • George Eliot: «CORC E-li-ıt»; Mary Ann Evans: «ME-ri EN E-vınz»; Middlemarch: «Mİ-dıl-març»; Ávila: «A-vi-la»; Teresa: «te-RE-sa».
  • Dorothea Brooke: «do-ro-Tİ-ya BRUK»; Casaubon: «kı-ZO-bın»; Lydgate: «LİD-geyt»; Rosamond Vincy: «RO-za-mınd VİN-si»; Bulstrode: «BUL-strod»; Ladislaw: «LE-dis-lo»; Lowick: «LO-vik»; Fielding: «FİİL-ding».
  • Woolf: «VULF»; Leman Demirbaş: «le-MAN de-mir-BAŞ»; Ünal Aytür: «ü-NAL ay-TÜR»; Émile Zola: «e-MİL zo-LA»; Germinal: «jer-mi-NAL».