Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Byron 1812'de Çocuk Harold'ın Hac Yolculuğu'nun ilk iki kantosunu yayımladı ve Moore'un aktardığına göre bir sabah uyanıp kendini ünlü buldu. Okurlar kahramanda şairi aradı; gururlu, yalnız, gizli bir suç taşıyan Byroncu kahraman doğdu.
- Hazlitt 1825'te Byron'ı sempatiyle değil karşıtlıkla var olan, siyasetinde liberal ama dehasında aristokrat bir şair olarak betimledi. Ölüm haberinden sonra denemesine bir sonsöz ekledi ve Byron'ı özgürlük davasının şehidi saydı.
- Shelley'nin «Ozymandias»ı (1818) büyüklüğünü ilan eden bir kraldan geriye yalnızca kırık bir heykel, bir yazı ve kum kaldığını gösterir. Şiirin Savunusu'nda şairleri dünyanın tanınmamış yasa koyucuları olarak tanımlar.
- Byron 1809–1811'de Osmanlı topraklarını gezdi. Seber'e göre Gâvur'un çekirdeği bir kahvehane hikâyecisinden dinlenen bir hikâyedir ve şiirin büyük bölümünü bir Türk balıkçı anlatır.
- Byron Londra Yunan Komitesi üyesi olarak Yunan isyanını destekledi ve 1824'te Mesolongi'de öldü. Doğan'ın kullandığı Osmanlı belgeleri aynı olayları devletin gözünden kaydeder. Çocuk Harold'ın ilk Türkçe çevirisi yaklaşık iki yüz yıl sonra Tamer Gülbek'in imzasıyla çıktı.
Kazanımlar
- Byron'ın bir sabah uyanıp kendini ünlü bulmasını ve Byroncu kahraman tipini, şairin hayatının şiirinin bir parçası hâline gelmesi olarak açıklayabilir.
- Hazlitt'in Byron portresini ve ölüm haberinden sonra eklediği sonsözü karşılaştırarak bir çağdaşın yargısının nasıl değiştiğini tartışabilir.
- Shelley'nin «Ozymandias» şiirini ve Şiirin Savunusu'ndaki «tanınmamış yasa koyucu» iddiasını iktidar ile şiir arasındaki ilişki üzerinden yorumlayabilir.
- Byron'ın Osmanlı topraklarındaki yolculuğunu, Gâvur'daki Türk anlatıcıyı ve Osmanlı arşivindeki izini kullanarak aynı şairin farklı gözlerle nasıl okunduğunu değerlendirebilir.
Video metni
Soğuk açılış
Londra, 1812. Yirmi dört yaşında bir lord, yolculuğundan getirdiği uzun bir şiirin ilk iki kantosunu yayımlar. Şiirin kahramanı, eğlenceden bıkmış, ülkesini terk edip yabancı diyarlarda dolaşan karamsar bir gençtir.
Etkisi Thomas Moore'un anlatımıyla elektrik gibidir. İlk baskı hemen tükenir. «Çocuk Harold» ve «Lord Byron» herkesin dilindedir. Kapısı dönemin en ünlü isimleriyle dolar. Byron bu günleri anı defterine tek bir cümleyle yazar: bir sabah uyandım ve kendimi ünlü buldum.
On iki yıl sonra aynı adam Yunanistan'da, Mesolongi'de, ateşli bir hastalıktan ölecektir. Arada bir şiir, bir skandal, bir sürgün ve bir savaş vardır.
Büyük soru
Bir şairin hayatı şiirinden ayrılabilir mi? Başkaldırı bir tutum mudur, bir poz mu? Ve aynı şair, farklı halkların gözünde nasıl hem kahraman hem de başka bir şey olabilir?
Bağlam
Keats'in ölümü üzerine biri ağıt, öbürü alaycı bir dize yazan iki şair (239-04) İngiliz romantiklerinin ikinci kuşağındandır. İkisi de ülkelerinden ayrılıp yıllarını İtalya'da geçirdi. İkisi de genç öldü: Shelley 1822'de, Byron 1824'te.
Wordsworth ve Coleridge'in kuşağı doğada bir öğretmen aramıştı. Bu ikinci kuşak doğayla birlikte iktidara, kiliseye, ahlaka yöneldi. Onların romantizmi bir başkaldırıdır.
Ana anlatı — Byron: kendini yazan şair
Çocuk Harold'ın Hac Yolculuğu'nun kahramanı Byron'a çok benzer. Okurlar bu benzerliği hemen fark etti ve şiiri bir itiraf gibi okudu. Byron da bu okumayı besledi. Kahramanlarının maskesi hep aynı yüze benziyordu: gururlu, yalnız, bir sırrın ya da bir suçun yükünü taşıyan, dünyayı küçümseyen bir adam.
William Hazlitt, 1825'te yayımlanan Çağın Ruhu'nda Byron'ı Walter Scott'la karşılaştırır. Portresi serttir. Byron'a göre doğa onun ayağına gelip poz vermelidir; o doğaya gitmez. Sempatiyle değil, karşıtlıkla var olur. Her şeyi küçümser, kendini bile. Hazlitt'in en keskin cümlesi bir çelişkiyi yakalar: Byron siyasetinde liberaldir, dehasında ise kibirli ve aristokrat.
Ama Hazlitt'in denemesinin bir dipnotu vardır: yazı Byron'ın ölümünden hemen önce yazılmıştır. Hazlitt haberi aldıktan sonra denemenin sonuna birkaç cümle ekler. Byron ölmüştür, der; o da özgürlük davası uğruna, insanlığın son ve en iyi umutları uğruna şehit oldu. Bırakın bu hem özrü hem mezar yazısı olsun.
Ana anlatı — Shelley: kum üstündeki taş yüz
Percy Bysshe Shelley'nin başkaldırısı daha düşünseldir. 1818'in Ocak ayında haftalık bir gazetede kısa bir sone yayımlar: «Ozymandias». Bir yolcu antik bir ülkeden gelmiştir ve anlatır. Çölde gövdesiz iki dev taş bacak durmaktadır. Yanlarında, kuma yarı gömülü, kırık bir yüz: çatık kaşlar, kıvrık bir dudak, soğuk bir buyurganlığın alaycı ifadesi. Kaidenin üstünde bir yazı vardır.
Kralların kralı Ozymandias kendi eserine bakmaya çağırır, güçlüleri umutsuzluğa davet eder. Ama çevresinde hiçbir şey kalmamıştır. Yalnızca sonsuz, çıplak, dümdüz kum.
Şiirin bir ayrıntısı Shelley'nin şiir anlayışının özüdür. Kralın tutkuları taş öldükten sonra da yaşar, çünkü onları okuyan bir heykeltıraş vardır. Kral yıkılmıştır; heykeltıraşın okuması kalmıştır.
Shelley bu düşünceyi Şiirin Savunusu'nun son sayfasında bir iddiaya dönüştürür. Şairler, der, anlaşılmamış bir esinin rahipleri, geleceğin şimdiye düşürdüğü dev gölgelerin aynalarıdır. Ve metni şu cümleyle bitirir: şairler dünyanın tanınmamış yasa koyucularıdır.
Ana anlatı — Aynı şair, farklı gözler
Byron'ın ilk büyük yolculuğu onu Osmanlı topraklarına götürmüştü. Hande Seber'in aktardığına göre Byron 2 Temmuz 1809'da İngiltere'den yola çıktı ve o dönem Osmanlı yönetimindeki Arnavutluk ve Yunanistan'ı, İstanbul'u, İzmir'i ve Çanakkale'yi gördü. Annesine yazdığı bir mektupta Türkleri de aralarında saydığı pek çok halkı tanıdığını ve kendi bakışını yitirmeden başkalarının âdetlerini değerlendirebileceğini söyler.
Seber'e göre Gâvur'un çekirdeği, Byron'ın bir kahvehanede bir halk hikâyecisinden, bir çevirmen aracılığıyla dinlediği hikâyedir. Şiirin büyük bölümünü bir Türk balıkçı anlatır. Ramazanın son gecesidir. Balıkçı kara atıyla geçen bir yabancıyı görür ve onu «gâvur» diye adlandırır. Anlatı dört farklı bakış açısından kurulur ve Seber'in vurguladığı gibi olaya hem Gâvur'un, hem Hasan'ın, hem de Leyla'nın açısından farklı değer yargılarıyla bakmayı mümkün kılar.
Byron son yıllarında bu dünyaya başka bir kimlikle döndü. Birgül Doğan'ın incelemesine göre Londra Yunan Komitesi'nin üyesi olarak isyana para ve destek taşıdı, Mesolongi'de büyük bir coşkuyla karşılandı ve orada ateşli bir hastalıktan öldü. Doğan'ın kullandığı Osmanlı arşiv belgeleri aynı olayları başka bir yerden kaydeder: isyancılara yardım eden İngilizleri ve Byron'ın Mesolongi'ye gelişini.
Yaygın yanlış«Byron'ın Yunan isyanındaki rolü tek bir anlama sahiptir.»
Aynı olay farklı tanıklıklarda farklı adlar alır. Hazlitt için Byron özgürlük davasının şehididir. Yunanlılar onu bağımsızlıklarının dostu olarak andı. Doğan'ın aktardığı Osmanlı belgeleri ise onu devlete karşı ayaklanan isyancılara yardım eden bir yabancı olarak kaydeder. Bir edebiyat okuru bu tanıklıklardan birini seçmek zorunda değildir; ama hangisinin kimin gözünden yazıldığını bilmek zorundadır.
Metin anı
Shelley, «Ozymandias»:
Adım Ozymandias, kralların kralı: bakın eserlerime, ey güçlüler, ve umutsuzluğa düşün! Başka hiçbir şey kalmamış.
Hazlitt, Çağın Ruhu, «Lord Byron»:
Siyasetinde liberal olan Lord Byron, dehasında kibirli ve aristokrattır.
Shelley'nin kaidesindeki yazı ile şiirin son cümlesi arasında bir boşluk vardır. Kral okuru eserlerine bakmaya çağırır; şiir bakar ve hiçbir şey bulamaz. İktidarın yazısı kalır, iktidar gider. Bu sone yalnızca bir kralı değil, her büyüklük iddiasını sınar. Byron'ın gururlu kahramanlarını da.
Hazlitt'in cümlesi ise asi şairin kendi çelişkisini gösterir. Byron baskıya karşı yazar, ama kahramanları kalabalığı küçümser. Özgürlüğü savunur, ama bir lord gibi. Hazlitt'in sonradan eklediği sonsöz bu çelişkiyi silmez; ona bir son verir. Bir yargı, ölüm haberiyle birlikte yeniden yazılmıştır.
Cevap ve bağlantı
Bir şairin hayatı şiirinden ayrılabilir mi? Byron'da ayrılamaz: okurlar Harold'da Byron'ı aradı, Byron da buna izin verdi. Bu, modern şöhretin edebiyattaki ilk büyük örneklerinden biridir. Shelley ise hayatını değil, şiirin kendisini bir başkaldırı olarak savundu. Şairlerin tanınmamış yasa koyucular olduğu iddiası, şiire krallardan daha kalıcı bir güç biçer.
Başkaldırı bir tutum mu, bir poz mu? Hazlitt'in iki cümlesi bu sorunun iki cevabıdır: önce bir kibir, sonra bir şehitlik. Seber'in Gâvur okuması ise bir üçüncü yolu gösterir. Byron Osmanlı dünyasını yalnızca uzaktan bir dekor olarak kullanmaz; bir Türk balıkçının sesine şiirinde yer açar.
Byron'ın bu yolculuğu anlatan ilk büyük şiiri Türkçeye çok geç girdi. Çocuk Harold'ın Hac Yolculuğu ancak yaklaşık iki yüz yıl sonra, Tamer Gülbek'in çevirisi ve Hasan Aksakal'ın sunuşuyla Genç Harold'ın Yolculuğu adıyla Türkçede yayımlandı.
Kapanış kancası
1816 yazında Byron ile Shelley Cenevre Gölü kıyısında komşuydu. Yağmurlu bir akşam, hayalet hikâyeleri okuduktan sonra Byron bir öneride bulundu: her birimiz bir hayalet hikâyesi yazalım. Aradan yıllar geçtikten sonra o yarışmadan en çok okunan eseri çıkaran, masadaki genç kadın oldu: Mary Shelley. Bir sonraki derste bakıyoruz: bir hayalet hikâyesi yarışması nasıl yeni bir türün doğduğu yere dönüştü?
Özet kartı
- Byron 1812'de Çocuk Harold'ın Hac Yolculuğu'nun ilk iki kantosunu yayımladı ve Moore'un aktardığına göre bir sabah uyanıp kendini ünlü buldu. Okurlar kahramanda şairi aradı; gururlu, yalnız, gizli bir suç taşıyan Byroncu kahraman doğdu.
- Hazlitt 1825'te Byron'ı sempatiyle değil karşıtlıkla var olan, siyasetinde liberal ama dehasında aristokrat bir şair olarak betimledi. Ölüm haberinden sonra denemesine bir sonsöz ekledi ve Byron'ı özgürlük davasının şehidi saydı.
- Shelley'nin «Ozymandias»ı (1818) büyüklüğünü ilan eden bir kraldan geriye yalnızca kırık bir heykel, bir yazı ve kum kaldığını gösterir. Şiirin Savunusu'nda şairleri dünyanın tanınmamış yasa koyucuları olarak tanımlar.
- Byron 1809–1811'de Osmanlı topraklarını gezdi. Seber'e göre Gâvur'un çekirdeği bir kahvehane hikâyecisinden dinlenen bir hikâyedir ve şiirin büyük bölümünü bir Türk balıkçı anlatır.
- Byron Londra Yunan Komitesi üyesi olarak Yunan isyanını destekledi ve 1824'te Mesolongi'de öldü. Doğan'ın kullandığı Osmanlı belgeleri aynı olayları devletin gözünden kaydeder. Çocuk Harold'ın ilk Türkçe çevirisi yaklaşık iki yüz yıl sonra Tamer Gülbek'in imzasıyla çıktı.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Şöhret kültü | Celebrity cult | Yazarın eserleri kadar kişiliğinin ve özel hayatının da hayranlık ve merak konusu olması |
| Byroncu kahraman | Byronic hero | Gururlu, karamsar, toplumdan kopmuş, gizli bir suç ya da acı taşıyan kahraman tipi |
| Türk hikâyeleri | Turkish Tales | Byron'ın Osmanlı dünyasında geçen uzun anlatı şiirleri dizisi |
| Filhelenizm | Philhellenism | Antik Yunan hayranlığıyla birleşen, Yunan bağımsızlık hareketini destekleyen akım |
| Tanınmamış yasa koyucu | Unacknowledged legislator | Shelley'ye göre toplumların değerlerini biçimlendiren ama bu gücü resmî olarak tanınmayan şair |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Çocuk Harold'ın Hac Yolculuğu'nun yayımlanması Byron'ın hayatını nasıl değiştirdi? Byroncu kahraman hangi özellikleri taşır?
- (Kazanım 2) Hazlitt Byron'ı nasıl betimler? Ölüm haberinden sonra eklediği sonsöz yargısını nasıl değiştirir?
- (Kazanım 3) «Ozymandias» iktidar ile sanat arasında nasıl bir ilişki kurar? Shelley şairleri neden «tanınmamış yasa koyucular» olarak adlandırır?
- (Kazanım 4) Seber'e göre Gâvur'un çekirdeği nereden gelir ve şiirin anlatımında Türk kültürü nasıl yer alır?
- (Kazanım 4) Byron'ın Yunan isyanındaki rolü farklı tanıklıklarda nasıl adlandırılır? Byron'ın ilk büyük şiiri Türkçeye ne zaman girdi?
Cevaplar
- Byron 1812'de şiirin ilk iki kantosunu yayımladı; Moore'un aktardığına göre etkisi elektrik gibiydi, ilk baskı hemen tükendi ve Byron anı defterine bir sabah uyanıp kendini ünlü bulduğunu yazdı. Okurlar kahramanda şairin kendisini aradı. Byroncu kahraman gururlu, karamsar, toplumdan kopmuş, geçmişinde gizli bir suç ya da acı taşıyan ve kurallara boyun eğmeyen bir figürdür.
- Hazlitt Byron'ı Scott'la karşılaştırır: Byron doğanın ayağına gelmesini bekler, sempatiyle değil karşıtlıkla var olur, her şeyi, kendini bile küçümser; siyasetinde liberal, dehasında kibirli ve aristokrattır. Deneme Byron'ın ölümünden hemen önce yazılmıştır. Hazlitt ölüm haberinden sonra eklediği sonsözde Byron'ın özgürlük davası uğruna şehit olduğunu söyler ve bunun onun hem özrü hem mezar yazısı olmasını ister.
- Şiirde büyüklüğünü ilan eden kraldan geriye kırık bir heykel, kaidede bir yazı ve sonsuz kum kalmıştır; kralın tutkuları ise onları okuyup taşa işleyen heykeltıraş sayesinde yaşar. İktidar geçer, sanatçının okuması kalır. Shelley Şiirin Savunusu'nda şairlerin toplumların duyarlılığını ve değerlerini biçimlendirdiğini, ama bu gücün resmî olarak tanınmadığını söyler ve metni şairlerin dünyanın tanınmamış yasa koyucuları olduğu cümlesiyle bitirir.
- Seber'e göre Byron hikâyeyi bir kahvehanede bir halk hikâyecisinden, bir çevirmen aracılığıyla dinlemiştir ve kendi tanık olduğu bir olaydan da yararlanmıştır. Şiirin büyük bölümünü, toplumunun değer ve inançlarını yansıtan bir Türk balıkçı anlatır; olay ramazanın son gecesinde başlar. Anlatı dört bakış açısından kurulduğu için Gâvur'un, Hasan'ın ve Leyla'nın farklı değer yargılarını görmek mümkün olur.
- Hazlitt için Byron özgürlük davasının şehididir; Yunanlılar onu bağımsızlıklarının dostu olarak andı; Doğan'ın kullandığı Osmanlı belgeleri ise onu isyancılara yardım eden bir yabancı olarak kaydeder. Çocuk Harold'ın Hac Yolculuğu ise ancak yaklaşık iki yüz yıl sonra, Tamer Gülbek'in çevirisi ve Hasan Aksakal'ın sunuşuyla Genç Harold'ın Yolculuğu adıyla Türkçeye girdi.
Okuma
- Lord Byron, Genç Harold'ın Yolculuğu, çev. Tamer Gülbek, sunuş Hasan Aksakal.
- Percy Bysshe Shelley, Şiirin Bir Savunması, çev. Bünyamin Kasap.
- Hande Seber, «Lord Byron'ın The Giaour (Gâvur) Adlı Hikâyesinde Türk Kültüründen İzler», bilig 74 (2015).
- William Hazlitt, The Spirit of the Age (1825), «Lord Byron». Denemenin sonundaki dipnota ve son paragrafa dikkat edin.