Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Wordsworth ile Coleridge'in Lirik Baladlar'ı 1798'de yazar adı olmadan yayımlandı. Kısa önsözü şiirleri, konuşma dilinin şiirsel hazza uygunluğunu sınayan deneyler olarak tanıtır.
- Coleridge'e göre iş bölümü şuydu: kendisi doğaüstünü inandırıcı kılacak, Wordsworth gündelik şeylere yenilik büyüsü verecekti. Yaşlı Denizcinin Ezgisi'nde lanet, denizcinin su yılanlarını farkında olmadan kutsamasıyla kalkar. «Tintern Manastırı»nda doğa bir öğretmen ve koruyucu olur.
- Keats 22 Aralık 1817 tarihli mektubunda olumsuz yeteneği tanımlar: belirsizliklerin ve şüphelerin içinde, olgulara ve akla sabırsızca uzanmadan kalabilmek. Shakespeare'i örnek, Coleridge'i karşı örnek olarak verir.
- «Yunan Vazosuna Od» «Güzellik gerçektir, gerçek güzellik» dizesiyle biter. Keats veremden 23 Şubat 1821'de Roma'da öldü. Shelley ölümüne Quarterly Review'daki eleştiriyi, Byron ise alaycı bir dizeyle bu anlatıyı hedef aldı; Rossetti anlatının abartılı olduğunu, ama ters yöndeki abartının da yanıltıcı olduğunu yazar.
- Yaşlı Denizcinin Ezgisi'nin ilk Türkçe çevirisi 1996'da Alper Çeker'in imzasıyla çıktı; 2020'ye kadar altı yeniden çevirisi yapıldı.
Kazanımlar
- Lirik Baladlar'ın 1798 tarihli kısa önsözünü ve Coleridge'in anlattığı iş bölümünü, kitabı bir şiirsel deney olarak okumak için kullanabilir.
- Yaşlı Denizcinin Ezgisi ile «Tintern Manastırı» şiirlerini doğaüstü ile gündelik olanın iki ayrı yolu olarak karşılaştırabilir.
- Keats'in olumsuz yetenek kavramını ve «Yunan Vazosuna Od»un son dizelerini açıklayabilir.
- Keats'in bir eleştiri yüzünden öldüğü söylencesini Shelley'nin, Byron'ın ve Rossetti'nin tanıklıklarıyla tartışabilir; Yaşlı Denizcinin Ezgisi'nin Türkçeye geç girişini değerlendirebilir.
Video metni
Soğuk açılış
1798. Londra'da ince bir şiir kitabı çıkar. Kapakta yazar adı yoktur. Yalnızca bir başlık: Lirik Baladlar, Birkaç Başka Şiirle.
Kitabın başında kısa bir not okura bir uyarıda bulunur. Buradaki şiirlerin çoğu birer deney sayılmalıdır, der. Amaç, toplumun orta ve alt sınıflarının konuşma dilinin şiirsel hazza ne ölçüde uygun düştüğünü sınamaktır. Modern yazarların gösterişli dillerine alışkın okurlar kitabı bitirmeye çalışırlarsa sık sık bir tuhaflık ve beceriksizlik duygusuyla boğuşacaklardır.
Kitap tuhaf bir şiirle açılır: bir düğüne giden adamı yolda durduran, gözleri parlayan yaşlı bir denizci. Ve bir nehir kıyısında, beş yıl sonra aynı manzaraya dönen bir adamın uzun düşünceleriyle kapanır.
Büyük soru
Sıradan insanların dili olağanüstü olanı taşıyabilir mi? Şair doğaya mı bakmalı, doğanın ötesine mi? Ve şiir, yazanı ne kadar korur ya da ne kadar yaralar?
Bağlam
Romantizm dersinde (109-02) Lirik Baladlar'ı İngiliz romantizminin başlangıcı olarak anmış, Wordsworth'ün 1800 baskısına eklediği önsözü görmüştük. Bu derste kitabın içine giriyoruz: iki şair, iki şiir ve bir kuşak sonra gelen üçüncü bir şair.
Schiller'in doğayla kurulan iki ilişkiyi ayırdığı yıllarda (239-03), İngiltere'de de aynı ikilik iki arkadaş arasında paylaştırılmıştı. Coleridge bu planı yirmi yıl sonra Biographia Literaria'da anlatır. Kendi payına doğaüstü ya da en azından romantik kişiler ve olaylar düşmüştü. Wordsworth ise gündelik şeylere yenilik büyüsü verecek, alışkanlığın uyuşukluğuna gömülmüş zihni uyandıracaktı. Gözlerimiz vardır ama görmeyiz, der Coleridge; kulaklarımız vardır ama duymayız.
Ana anlatı — Bir denizci ve bir nehir
Kitabı açan şiir Coleridge'in Yaşlı Denizcinin Ezgisi'dir. Yaşlı bir denizci bir düğün konuğunu durdurur ve anlatır. Gemisi buzlarla kuşatılmışken bir albatros gelmiş, gemi yeniden yol almıştır. Denizci kuşu nedensiz yere tatar yayıyla vurur. Lanet başlar. Rüzgâr durur, gemi boyası yapılmış bir okyanustaki boyalı bir gemi gibi kıpırtısız kalır. Su her yerdedir, ama içecek bir damla yoktur.
Bütün tayfa ölür. Denizci ölülerin gözleri arasında yalnız kalır. Laneti kaldıran şey bir eylem değil, bir bakıştır. Denizci geminin çevresinde kıvrılan su yılanlarını görür, onların güzelliğine hayran kalır ve farkında olmadan onları kutsar. O anda boynundaki albatros düşer.
Kitabı kapatan şiir Wordsworth'ündür: «Tintern Manastırı'nın birkaç mil yukarısında yazılmış dizeler». Şair beş yıl sonra Wye nehrinin kıyısına döner. Aynı tepeler, aynı çitler, ağaçların arasından yükselen aynı duman. Ama bakan adam değişmiştir. Doğada artık yalnızca bir coşku değil, insanlığın sessiz, hüzünlü müziğini duyar.
Coleridge'in iş bölümü burada görünür hâle gelir. Denizci doğaüstünün içinden bir ahlak dersine ulaşır: küçük ve büyük her canlıyı seven iyi dua eder. Wordsworth ise gündelik bir manzaradan bir iç yolculuğa çıkar. İki yol da aynı yere varır: doğa bir öğretmen olur. Coleridge'in dürüst bir itirafı da vardır. Wordsworth'ün şiirleri öylesine çoğalmıştı ki kendi şiirleri kitapta bir denge unsuru olmaktan çıkıp araya sıkışmış yabancı bir madde gibi göründü.
Ana anlatı — Keats: belirsizlikte kalabilmek
Yirmi yıl sonra genç bir şair, John Keats, bu kuşağı hem hayranlıkla hem mesafeyle okur. 22 Aralık 1817'de kardeşlerine yazdığı bir mektupta bir yürüyüş dönüşü aklına gelen bir düşünceyi anlatır.
Büyük işler başaran bir insanı, özellikle edebiyatta, neyin oluşturduğunu sorar ve cevabı bir adla verir: olumsuz yetenek. Yani belirsizliklerin, gizemlerin, şüphelerin içinde, olgulara ve akla sabırsızca uzanmadan kalabilme yeteneği. Shakespeare'de bu yetenek son derece güçlüdür. Keats'in karşı örneği şaşırtıcıdır: Coleridge. Ona göre Coleridge, yarım bilgiyle yetinemediği için gizemin derinlerinden yakaladığı güzel bir sezgiyi bile elinden kaçırırdı.
Keats bu düşünceyi bir cümleyle bağlar: büyük bir şairde güzellik duygusu her başka düşünceyi yener, daha doğrusu siler. 1820'de yayımlanan kitabındaki «Yunan Vazosuna Od» aynı düşünceyi bir nesneye bağlar. Şair antik bir vazonun üstündeki figürlere bakar: hiç öpemeyecek ama hiç yaşlanmayacak bir âşık, hiç dökülmeyecek yapraklar. Şiirin sonunda vazo konuşur.
Ana anlatı — Bir eleştiri bir şairi öldürür mü?
Keats'in ilk uzun şiiri Endymion sert eleştirilere uğradı. En çok anılanı Quarterly Review'daki eleştiridir. Keats'in sağlığı bozuldu; verem teşhisi konunca İtalya'ya gitti ve 23 Şubat 1821'de Roma'da öldü. Mezar taşına kendi istediği yazı kazındı: burada adı suya yazılmış biri yatıyor.
Shelley ölüm haberinden önce bile suçluyu bulmuştu. Quarterly Review'nun editörüne hitaben yazdığı bir mektupta, eleştirinin Keats'i derin bir bunalıma sürüklediğini ve hastalığına büyük katkıda bulunduğunu söyler. Keats'e bir ağıt yazdı: Adonais. Byron ise Don Juan'da bu anlatıyla alay etti: ne tuhaf, o ateşten zerre olan zihin kendini bir yazıyla söndürülmeye bıraktı.
Yaygın yanlış«Keats'i *Quarterly Review*'daki eleştiri öldürdü.»
Keats veremden öldü. Adonais'in 1891 baskısını hazırlayan W. M. Rossetti bu anlatıyı belgelerle tartar. Shelley'nin bilgisi, ona göre, yayımlanmış bir belgeye değil, ikinci elden anlatılara dayanıyordu. Rossetti, 1848'de Lord Houghton'ın Keats biyografisi çıktığından beri Shelley'nin anlattıklarının kaba abartılar sayıldığını yazar. Ama bir uyarı da ekler: o günden sonra eğilim fazlasıyla ters yöne kaymış, eleştirinin Keats'e verdiği acı gereğinden az önemsenmeye başlamıştır. Eleştiri Keats'i öldürmedi; ama onu yaraladığı da doğrudur.
Metin anı
Wordsworth, «Tintern Manastırı»:
Doğa, onu seven yüreğe hiçbir zaman ihanet etmedi.
Keats, «Yunan Vazosuna Od»:
«Güzellik gerçektir, gerçek güzellik»: yeryüzünde bütün bildiğiniz ve bilmeniz gereken budur.
Wordsworth'ün cümlesi bir güven cümlesidir, ama bir koşula bağlıdır: doğayı seven yürek. Şiirin sonunda şair bu güveni kız kardeşine devreder. Doğa ona da, yıllar boyunca, sevinçten sevince yol gösterecektir. Doğa burada bir manzara değil, bir ahlaki eğitimdir.
Keats'in son dizeleri ise tartışmanın odağıdır. Kim konuşur: vazo mu, şair mi? Tırnaklar yalnızca ilk yarıyı mı kapsar? Güzellik ile gerçeğin özdeşliği, Keats'in mektubundaki olumsuz yeteneğin bir sonucu gibi okunabilir. Şair kanıtlamaya kalkmaz; vazonun sessiz formu onu da düşüncenin dışına çıkarır, tıpkı sonsuzluğun yaptığı gibi.
Cevap ve bağlantı
Sıradan insanların dili olağanüstü olanı taşıyabilir mi? Lirik Baladlar bunu bir deney olarak sordu ve iki yoldan cevap verdi. Coleridge doğaüstünü inandırıcı kıldı, Wordsworth gündeliği şaşırtıcı kıldı. Keats bir kuşak sonra bir üçüncü yol önerdi: cevaba koşmadan belirsizliğin içinde kalmak.
Şiir yazanı ne kadar korur ya da yaralar? Keats'in hikâyesi iki uç anlatı doğurdu: bir eleştirinin öldürdüğü şair ve eleştiriyi hiç umursamayan şair. Rossetti'nin tartışması gösterir ki ikisi de yanlıştır. Kırılgan şair miti romantizmin kendi yarattığı imgelerden biridir; onu kuranlardan biri de Keats'e ağıt yazan Shelley'dir.
Bu şiirlerin Türkçeye girişi uzun sürdü. Bilgan ile Arslan Özcan'a göre Yaşlı Denizcinin Ezgisi'nin ilk Türkçe çevirisi 1996'da, Alper Çeker'in imzasıyla ve İhtiyar Denizcinin Ezgisi adıyla Altıkırkbeş Yayınları'ndan çıktı. Çeker, şiirin Lirik Baladlar'daki ilk biçimine dayandı. Bunu 2020'ye kadar altı yeniden çeviri izledi. Araştırmacılara göre bu çevirilerden bazıları belirgin bir çeviri projesine dayanırken bazıları yayıncılık sektörünün dinamikleriyle biçimlendi. Araştırmacılar incelenen çevirilerden birinin dize içi ve dize sonu uyakları bütünüyle izlemediğini, bu yüzden özgün şiirin ses özelliklerini tam aktaramadığını da not eder.
Kapanış kancası
Keats'in ölümü iki şairi karşı karşıya getirdi: ona ağıt yazan Shelley ve onunla alay eden Byron. İkisi de İngiltere'yi terk etmiş, İtalya'da yaşıyordu; ikisi de ülkelerinin ahlakına, kilisesine, iktidarına başkaldırıyordu. Bir sonraki derste asi şairlere bakıyoruz: bir şairin hayatı şiirinin bir parçası olabilir mi?
Özet kartı
- Wordsworth ile Coleridge'in Lirik Baladlar'ı 1798'de yazar adı olmadan yayımlandı. Kısa önsözü şiirleri, konuşma dilinin şiirsel hazza uygunluğunu sınayan deneyler olarak tanıtır.
- Coleridge'e göre iş bölümü şuydu: kendisi doğaüstünü inandırıcı kılacak, Wordsworth gündelik şeylere yenilik büyüsü verecekti. Yaşlı Denizcinin Ezgisi'nde lanet, denizcinin su yılanlarını farkında olmadan kutsamasıyla kalkar. «Tintern Manastırı»nda doğa bir öğretmen ve koruyucu olur.
- Keats 22 Aralık 1817 tarihli mektubunda olumsuz yeteneği tanımlar: belirsizliklerin ve şüphelerin içinde, olgulara ve akla sabırsızca uzanmadan kalabilmek. Shakespeare'i örnek, Coleridge'i karşı örnek olarak verir.
- «Yunan Vazosuna Od» «Güzellik gerçektir, gerçek güzellik» dizesiyle biter. Keats veremden 23 Şubat 1821'de Roma'da öldü. Shelley ölümüne Quarterly Review'daki eleştiriyi, Byron ise alaycı bir dizeyle bu anlatıyı hedef aldı; Rossetti anlatının abartılı olduğunu, ama ters yöndeki abartının da yanıltıcı olduğunu yazar.
- Yaşlı Denizcinin Ezgisi'nin ilk Türkçe çevirisi 1996'da Alper Çeker'in imzasıyla çıktı; 2020'ye kadar altı yeniden çevirisi yapıldı.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Şiirsel deney | Poetic experiment | Konuşma dilinin şiire uygunluğunu sınamak için yazılmış, sonucu önceden bilinmeyen şiir |
| Lirik balad | Lyrical ballad | Halk baladının öykü anlatan biçimini lirik şiirin iç sesiyle birleştiren şiir |
| Olumsuz yetenek | Negative capability | Belirsizliklere ve şüphelere, onları hemen olgu ve akılla çözmeye kalkmadan katlanabilme |
| Od | Ode | Yüce bir tonla bir kişiye, nesneye ya da kavrama seslenen uzun lirik şiir |
| Kırılgan şair miti | Myth of the fragile poet | Duyarlı şairin sert bir eleştiri karşısında sönüp gittiği anlatısı |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Lirik Baladlar'ın 1798 önsözü şiirleri nasıl tanıtır? Coleridge kitabın planındaki iş bölümünü nasıl anlatır?
- (Kazanım 2) Yaşlı Denizcinin Ezgisi'nde lanet nasıl başlar ve nasıl kalkar? «Tintern Manastırı»nda doğa şaire ne olur?
- (Kazanım 3) Keats olumsuz yeteneği nasıl tanımlar? Kimi örnek, kimi karşı örnek olarak verir?
- (Kazanım 3) «Yunan Vazosuna Od»un son dizeleri ne söyler? Bu dizeler olumsuz yetenek düşüncesiyle nasıl ilişkilendirilebilir?
- (Kazanım 4) Keats'in bir eleştiri yüzünden öldüğü anlatısını kim yaydı, kim alaya aldı, Rossetti nasıl değerlendirdi? Yaşlı Denizcinin Ezgisi Türkçeye ne zaman ve nasıl girdi?
Cevaplar
- Önsöz şiirlerin çoğunu deney olarak sunar: amaç toplumun orta ve alt sınıflarının konuşma dilinin şiirsel hazza ne ölçüde uygun olduğunu sınamaktır; gösterişli dile alışkın okurların tuhaflık duyacağını da önceden söyler. Coleridge Biographia Literaria'da planı anlatır: kendisi doğaüstü ya da romantik kişi ve olayları inandırıcı kılacak, Wordsworth ise gündelik şeylere yenilik büyüsü verip alışkanlıkla uyuşmuş zihni dünyanın güzelliklerine uyandıracaktı.
- Buzların arasında gemiye gelen albatrosu denizci nedensiz yere vurur; rüzgâr durur, gemi kıpırtısız kalır, su her yerde olduğu hâlde içecek bir damla yoktur ve bütün tayfa ölür. Lanet, denizcinin su yılanlarının güzelliğine hayran kalıp onları farkında olmadan kutsamasıyla kalkar. «Tintern Manastırı»nda şair beş yıl sonra döndüğü nehir kıyısında doğayı düşüncelerinin çapası, bakıcısı, rehberi ve koruyucusu olarak görür; doğa onu seven yüreğe ihanet etmez.
- Keats olumsuz yeteneği belirsizliklerin, gizemlerin ve şüphelerin içinde, olgulara ve akla sabırsızca uzanmadan kalabilme yeteneği olarak tanımlar. Shakespeare'in bu yeteneğe son derece sahip olduğunu söyler. Coleridge'i ise yarım bilgiyle yetinemediği için gizemden yakaladığı güzel bir sezgiyi bile kaçıracak biri olarak karşı örnek gösterir.
- Vazo «Güzellik gerçektir, gerçek güzellik» der ve bunun yeryüzünde insanın bildiği ve bilmesi gereken tek şey olduğunu ekler. Keats mektubunda büyük şairde güzellik duygusunun her başka düşünceyi yendiğini yazmıştı; vazonun sözü de kanıt aramadan güzellik ile gerçeği özdeşleştirir. Şiirde vazo, tıpkı sonsuzluk gibi, bakanı düşüncenin dışına çıkarır.
- Shelley, Quarterly Review'daki eleştirinin Keats'i derin bir bunalıma sürüklediğini ve hastalığına büyük katkıda bulunduğunu yazdı ve Adonais'i ona ağıt olarak yayımladı. Byron Don Juan'da ateşten bir zihnin bir yazıyla söndürülmeye kendini bırakmasıyla alay etti. Rossetti 1891'de Shelley'nin bilgisinin ikinci elden olduğunu, 1848'den beri anlatının kaba bir abartı sayıldığını, ama sonradan eleştirinin verdiği acının gereğinden az önemsendiğini yazdı; Keats veremden öldü. Yaşlı Denizcinin Ezgisi'nin ilk Türkçe çevirisi 1996'da Alper Çeker'in imzasıyla İhtiyar Denizcinin Ezgisi adıyla çıktı ve 2020'ye kadar altı yeniden çeviri izledi.
Okuma
- Samuel Taylor Coleridge, İhtiyar Denizcinin Ezgisi, çev. Alper Çeker (Altıkırkbeş Yayınları, 1996).
- Lyrical Ballads (1798): kısa önsözü, The Rime of the Ancyent Marinere'i ve «Tintern Abbey»yi yan yana okuyun.
- John Keats, 22 Aralık 1817 tarihli kardeşlerine mektup ve «Ode on a Grecian Urn».
- Gülay Bilgan ve Lale Arslan Özcan, «Samuel Taylor Coleridge'in The Rime of The Ancient Mariner Adlı Eserinin Türkçe Çevirilerinin Yeniden Çeviri Bağlamında İncelenmesi», RumeliDE Ö14 (2024).