Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Faust, on altıncı yüzyıl Almanyasında şeytanla anlaşan bir bilginin efsanesidir. Goethe'nin Faust'unun bir parçası 1790'da, birinci kısmı 1808'de, ikinci kısmı ise ölümünden sonra 1832'de yayımlandı.
- Goethe anlaşmayı iki bahse dönüştürür. Gökte Önsöz'de Mefisto Tanrı'yla Faust üzerine bahse girer; Tanrı «insan çabaladıkça yanılır» der. Faust da Mefisto'yla, bir ana «kal biraz, ne güzelsin» derse kaybedeceği bir bahse girer.
- Çabanın bedelini Gretchen, annesi, ağabeyi Valentin, son perdede de Philemon ile Baucis öder. Kör Faust bahsin sözlerini dilek kipiyle söyler ve ölür; melekler onu «her zaman çabalayanı kurtarabiliriz» diyerek kurtarır.
- Berman'a göre Faust sırasıyla hayalci, âşık ve gelişimcidir. Özgü'nün derlediği tartışmada Lenau ve Menzel kurtuluşu ahlaki gerekçelerle reddeder, Goethe'nin Eckermann'a yaptığı açıklamaya dayanan yorumlar ise onu savunur.
- Türkçede Faust'a ilgi 1960'larda yoğunlaştı (Sadi Irmak 1960, Vasfi Mahir Kocatürk 1965, Recai Bilgin 1966, ikinci baskı). Enser, Karakoç'un Taha'nın Kitabı'nı Faust'un modernlik anlayışına karşı çıkan bir eser olarak okur, ama doğrudan bir etki kanıtı olmadığını da belirtir.
Kazanımlar
- Goethe'nin Faust'unda eski şeytanla anlaşma kalıbının iki bahse, Gökte Önsöz'deki bahse ve Faust ile Mefisto arasındaki «an» bahsine, nasıl dönüştüğünü açıklayabilir.
- Gretchen trajedisini ve ikinci kısmın son perdesini Faust'un çabalamasının bedeli olarak çözümleyebilir.
- Faust'un sonunda kurtarılmasını haklı bulan ve ahlaki gerekçelerle reddeden okumaları karşılaştırabilir.
- Sezai Karakoç'un Taha'nın Kitabı'nı Faust'la karşılaştıran bir çalışmayı ve Türkçe Faust çevirilerini, eserin Türk okurundaki yerini tartışmak için kullanabilir.
Video metni
Soğuk açılış
Gece. Dar, yüksek tavanlı, kitaplarla dolu bir çalışma odası. Masada kafatasları, cam kaplar, eski aletler. Yaşlı bir bilgin kendi kendine konuşur:
Felsefeyi, hukuku, tıbbı, ne yazık ki teolojiyi de baştan sona okudum. İşte buradayım, zavallı budala, eskisi kadar akıllıyım. On yıldır öğrencilerimi burnundan tutup oraya buraya sürüklüyorum. Ve görüyorum ki hiçbir şey bilemiyoruz. Bu, yüreğimi yakıyor.
Adı Faust'tur. Birazdan kapısına bir kara köpek gelecek. Köpek bir gezgin âlim kılığına girecek ve kendini tanıtacaktır: hep kötülüğü isteyen ve hep iyiliği yaratan o gücün bir parçasıyım.
Büyük soru
Bir insan ruhunu neden satar? Ve bu kadar zarar veren bir adam sonunda kurtarılabilir mi? Eğer kurtarılırsa, bu bir bağışlama mıdır, yoksa bir haksızlık mı?
Bağlam
Faust, on altıncı yüzyıl Almanyasında dolaşan bir efsanenin adıdır: bilgi ve güç için şeytanla anlaşan, sonunda cehenneme giden bir bilgin. Goethe bu halk hikâyesini hayatının büyük bölümünde işledi. Önceki derste gördüğümüz Werther ona ünü getirmişti; Faust ise onun başyapıtı oldu.
Melâhat Özgü'nün 1950'deki incelemesine göre eserin yarım bir parçası 1790'da yayımlandı ve okurlara bitmemiş bir bilmece gibi göründü. Birinci kısım 1808'de, ikinci kısım ise Goethe'nin ölümünden sonra, 1832'de çıktı. Ramazan Kandemir Enser eserin yaklaşık altmış yılda yazıldığını not eder.
Ana anlatı — Anlaşma değil, bahis
Eski efsanede bir sözleşme vardır: şeytan belli bir süre hizmet eder, süre dolunca ruhu alır. Goethe bu kalıbı iki kez değiştirir.
İlk değişiklik oyunun başında, gökte olur. Mefistofeles Tanrı'nın karşısına çıkar ve insanların hâlinden yakınır. Tanrı ona Faust'u, «kulunu» gösterir. Mefisto bahse girer: izin verirsen onu yavaş yavaş kendi yoluma çekerim. Tanrı izin verir, ama bir cümle ekler: insan çabaladıkça yanılır.
İkinci değişiklik Faust'un çalışma odasında olur. Faust bir sözleşme imzalar, ama koşulu kendisi koyar. Mefisto ona zevkler, güzellikler, dünyanın her şeyini sunabilir. Eğer Faust bir gün geçip giden ana «kal biraz, ne güzelsin!» derse, işte o zaman Mefisto onu zincire vurabilir.
Bu fark önemlidir. Efsanedeki Faust ruhunu belli bir süreliğine alınan bir hizmete karşılık satar. Goethe'nin Faust'u ise hiçbir zaman yetinmeyeceğine dair bahse girer. Onu kaybettirecek şey tatmindir.
Ana anlatı — Çabanın bedeli
Çabanın ilk bedelini Gretchen öder. Faust, Mefisto'nun yardımıyla bu genç kızı baştan çıkarır. Kızın annesi, verilen bir uyku ilacıyla ölür. Faust, kızın ağabeyi Valentin'i bir düelloda öldürür. Gretchen doğan bebeğini boğar, hapse atılır ve ölüme mahkûm edilir.
Birinci kısmın son sahnesi zindandadır. Faust onu kaçırmak ister, Gretchen reddeder ve kendini Tanrı'ya bırakır. Mefisto «Yargılandı!» der. Yukarıdan bir ses cevap verir: «Kurtarıldı!»
İkinci kısımda Faust bambaşka bir dünyaya geçer: bir imparatorluk sarayına, antik Yunan'a, Helena'ya. Enser'in aktardığına göre Marshall Berman bu yolculuğu üç başkalaşım olarak okur. Faust Gretchen'le bir hayalci, Helena'yla bir âşık, sonunda ise bir gelişimcidir.
Son perdede yaşlı Faust kıyıda büyük işlere girişir. Önünde tek bir engel vardır: iki yaşlı insanın, Philemon ile Baucis'in, küçük evi. Mefisto'nun adamları evi boşaltırken yaşlı çift ölür. Enser'in vurguladığı gibi Faust bu ölümlere doğrudan değil, dolaylı olarak yol açar.
Sonra Faust'un yanına Kaygı gelir ve onu kör eder. Kör Faust kürek seslerini duyar ve kanalının kazıldığını sanır. Mefisto ise acı bir kelime oyunu yapar: burada bir kanaldan değil, bir mezardan söz ediliyor. Faust o anda özgür bir toprakta özgür bir halkla birlikte durmayı hayal eder ve bahsin kelimelerini söyler. Ama dilek kipiyle söyler: o ana «kal biraz, ne güzelsin» diyebilirdim.
Faust ölür. Mefisto ruhunu almaya hazırlanır. Ama melekler gelir ve ruhu yukarı taşır. Kurtuluşun gerekçesini de söylerler: her zaman çabalayanı kurtarabiliriz.
Yaygın yanlış«Faust'un kurtuluşu herkes tarafından yerinde bir son olarak kabul edildi.»
Özgü'nün derlediği tartışma bunun tersini gösterir. Şair Nikolaus Lenau, Faust'un kurtarılmasına katlanılamayacağını söyleyip kendi Faust'unu yazdı. Eleştirmen Wolfgang Menzel sert bir benzetme yaptı: Faust Gretchen'i baştan çıkarıp terk ettiği için gökleri hak ediyorsa, çiçek tarlasında yuvarlanan her domuz da bahçıvan olmayı hak eder. Karşı yorum ise Goethe'nin kendi sözüne dayandı. Özgü'nün aktardığına göre Goethe, Eckermann'a Faust'ta sonuna kadar daha yüksek, daha temiz bir etkinlik olduğunu ve yukarıdan ona sonsuz bir sevginin yardım ettiğini söyler.
Metin anı
Gökte Önsöz'de Tanrı'nın Mefisto'ya cevabı:
İnsan çabaladıkça yanılır.
Birinci kısımda Faust'un bahsi:
Bir gün geçip giden ana: Kal biraz, ne güzelsin! dersem, o zaman beni zincire vurabilirsin.
İkinci kısmın sonunda meleklerin sözü:
Her zaman çabalayarak emek vereni kurtarabiliriz.
Üç cümle bir döngü kurar. Oyunun başında Tanrı insanın çabalarken yanılacağını söyler. Ortada Faust bir ana takılıp kalırsa kaybedeceğine söz verir. Sonda melekler çabanın kendisini kurtuluşun ölçüsü yapar. Arada Faust çok yanılmıştır, ama hiç durmamıştır.
Menzel'in itirazı tam bu noktaya yönelir. Çabanın ölçü olduğu bir dünyada Gretchen'in, Valentin'in, Philemon ile Baucis'in acısı nereye yazılır? Goethe bu soruyu kapatmaz. Gretchen de kurtarılmıştır ve ikinci kısmın sonunda Faust'un ruhunu yukarıya çekenlerden biri odur. Ama bu, onların bedelini silmez.
Cevap ve bağlantı
Faust ruhunu neden satar? Bilgi için değil, yetinmemek için. Onu kurtaran da aynı şeydir: durmadan çabalamak. Bu, eseri hem modern insanın destanı hem de onun en ağır eleştirisi yapar. Enser'in aktardığına göre Puşkin Faust'u modern hayatın İlyada'sı diye anmıştı. Berman'ın gelişimcisi de bir kahraman olduğu kadar bir uyarıdır.
Türk okuru Faust'la çeviriler aracılığıyla tanıştı. Enser, Nedret Pınar'ın 1984 tarihli çalışmasına dayanarak 1960'larda yoğunlaşan bir ilgiden söz eder: Sadi Irmak'ın 1960'taki ve Vasfi Mahir Kocatürk'ün 1965'teki çevirileri, Recai Bilgin'in çevirisinin 1966'daki ikinci baskısı.
Enser bu yılların hemen ardından yazılan bir eseri Faust'la karşılaştırır: Sezai Karakoç'un 1967 sonbaharı ile 1968 baharı arasında yazdığı uzun şiiri Taha'nın Kitabı. Enser'e göre Karakoç, Goethe'nin Faust için bir kurtuluş vesilesi saydığı modernleşme düşüncesini, Taha'nın şahsında yıkıma yol açtığı gerekçesiyle reddeder. Enser dürüst bir kayıt da düşer: Karakoç Faust'a düzyazılarında üç kez değinir, ama bu şiirde ona özel bir ilgi duyduğunu gösteren doğrudan bir kanıt yoktur. Karşılaştırma bir etki iddiası olarak değil, bir okuma önerisi olarak değerlendirilmelidir.
Kapanış kancası
Goethe Faust'un büyük kısmını Weimar'da yazdı. Aynı şehirde bir dostu vardı: özgürlük üzerine oyunlar ve denemeler yazan bir şair, Friedrich Schiller. Onlardan sonra gelen genç Alman romantikleri ise doğaya, gece ve rüyaya döndü. Bir sonraki derste soruyoruz: özgürlük aklın işi midir, yoksa doğanın mı?
Özet kartı
- Faust, on altıncı yüzyıl Almanyasında şeytanla anlaşan bir bilginin efsanesidir. Goethe'nin Faust'unun bir parçası 1790'da, birinci kısmı 1808'de, ikinci kısmı ise ölümünden sonra 1832'de yayımlandı.
- Goethe anlaşmayı iki bahse dönüştürür. Gökte Önsöz'de Mefisto Tanrı'yla Faust üzerine bahse girer; Tanrı «insan çabaladıkça yanılır» der. Faust da Mefisto'yla, bir ana «kal biraz, ne güzelsin» derse kaybedeceği bir bahse girer.
- Çabanın bedelini Gretchen, annesi, ağabeyi Valentin, son perdede de Philemon ile Baucis öder. Kör Faust bahsin sözlerini dilek kipiyle söyler ve ölür; melekler onu «her zaman çabalayanı kurtarabiliriz» diyerek kurtarır.
- Berman'a göre Faust sırasıyla hayalci, âşık ve gelişimcidir. Özgü'nün derlediği tartışmada Lenau ve Menzel kurtuluşu ahlaki gerekçelerle reddeder, Goethe'nin Eckermann'a yaptığı açıklamaya dayanan yorumlar ise onu savunur.
- Türkçede Faust'a ilgi 1960'larda yoğunlaştı (Sadi Irmak 1960, Vasfi Mahir Kocatürk 1965, Recai Bilgin 1966, ikinci baskı). Enser, Karakoç'un Taha'nın Kitabı'nı Faust'un modernlik anlayışına karşı çıkan bir eser olarak okur, ama doğrudan bir etki kanıtı olmadığını da belirtir.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Şeytanla anlaşma | Pact with the devil | Bilgi, güç ya da zevk karşılığında ruhun şeytana bırakıldığı sözleşme kalıbı |
| Gökte önsöz | Prologue in Heaven | Tanrı ile Mefistofeles'in Faust üzerine bahse girdiği açılış sahnesi |
| Bahis | Wager | Faust'un bir anda durup yetinirse kaybedeceği koşul |
| Çabalama | Striving (Streben) | İnsanın durmadan daha fazlasına yönelmesi; hem hatayı hem kurtuluşu içerir |
| Gelişimci | The developer | Berman'ın büyük projeler peşindeki son perde Faust'u için kullandığı ad |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Goethe eski şeytanla anlaşma kalıbını hangi iki bahisle değiştirir? Faust'u kaybettirecek koşul nedir?
- (Kazanım 2) Gretchen trajedisi nasıl sona erer? Birinci kısmın son iki repliği neyi gösterir?
- (Kazanım 2) Son perdede Philemon ile Baucis'e ne olur? Kör Faust bahsin sözlerini hangi kipte söyler ve bu neden önemlidir?
- (Kazanım 3) Lenau ve Menzel Faust'un kurtuluşuna neden karşı çıkar? Karşı yorum neye dayanır?
- (Kazanım 4) Enser Taha'nın Kitabı ile Faust arasında nasıl bir karşılaştırma yapar? Bu karşılaştırmanın sınırı nedir?
Cevaplar
- İlk bahis Gökte Önsöz'dedir: Mefisto, Tanrı'nın izniyle Faust'u yavaş yavaş kendi yoluna çekeceğine dair bahse girer; Tanrı insanın çabaladıkça yanılacağını söyler. İkinci bahis Faust ile Mefisto arasındadır: Faust bir gün geçip giden ana «kal biraz, ne güzelsin!» derse Mefisto onu zincire vurabilecektir. Faust'u kaybettirecek şey belli bir sürenin dolması değil, tatmindir.
- Faust Mefisto'nun yardımıyla Gretchen'i baştan çıkarır. Kızın annesi bir uyku ilacıyla ölür, ağabeyi Valentin Faust'un elinden ölür; Gretchen doğan bebeğini boğar ve ölüme mahkûm edilir. Zindanda Faust onu kaçırmak ister, Gretchen reddedip kendini Tanrı'ya bırakır. Mefisto «Yargılandı!» der, yukarıdan bir ses «Kurtarıldı!» diye cevap verir. Bu, insan yargısıyla ilahi bağışlamanın karşı karşıya geldiğini gösterir.
- Faust'un büyük projesinin önündeki küçük evi Mefisto'nun adamları boşaltırken yaşlı çift ölür; Faust bu ölümlere dolaylı yoldan yol açar. Kaygı'nın kör ettiği Faust, mezarının kazıldığı sesleri kanalının kazıldığı sanır ve özgür bir toprakta özgür bir halkla durmayı hayal ederek bahsin sözlerini söyler. Ama dilek kipiyle söyler: o ana «kal biraz» diyebilirdim. Bu kip, Faust'un bahsi gerçekten kaybedip kaybetmediğini tartışmaya açar.
- Lenau, Faust'un kurtarılmasına katlanılamayacağını söyleyip kendi Faust'unu yazar. Menzel, Gretchen'i baştan çıkarıp terk eden birinin gökleri hak etmesini alaya alır ve çiçek tarlasında yuvarlanan domuz benzetmesini yapar. Karşı yorum, Özgü'nün aktardığı biçimiyle Goethe'nin Eckermann'a yaptığı açıklamaya dayanır: Faust'ta sonuna kadar daha yüksek ve daha temiz bir etkinlik vardır ve yukarıdan ona sonsuz bir sevgi yardım eder.
- Enser iki eserin başkişilerini anlam arayışları ve moderniteye bakışları bakımından karşılaştırır. Ona göre Goethe modernleşmeyi Faust için bir kurtuluş vesilesi sayarken Karakoç bu düşünceyi, Taha'nın şahsında yıkıma yol açtığı gerekçesiyle reddeder. Sınırı ise Enser'in kendisinin belirttiği gibi doğrudan bir etki kanıtının bulunmamasıdır: Karakoç Faust'a düzyazılarında üç kez değinir, ama bu şiirde ona özel bir ilgi duyduğu belgelenmez. Karşılaştırma bir etki iddiası değil, bir okuma önerisidir.
Okuma
- Johann Wolfgang von Goethe, Faust, çev. Senail Özkan (Ötüken Neşriyat). Gökte Önsöz'ü, Çalışma Odası'ndaki bahis sahnesini ve ikinci kısmın beşinci perdesini okuyun.
- Melâhat Özgü, «Faust Tefsirleri (Yeni bir tefsir dolayısiyle)», Ankara Üniversitesi DTCF Dergisi 8/1–2 (1950).
- Ramazan Kandemir Enser, «Modernitenin İki Yüzü: Goethe'nin Faust'u ve Sezai Karakoç'un Taha'nın Kitabı Üzerine», Edebî Eleştiri Dergisi 9/1 (2025).
- Sezai Karakoç, Taha'nın Kitabı. Enser'in karşılaştırmasını okuduktan sonra şiirin ilk bölümünü okuyun ve etkiden mi, benzer bir sorudan mı söz edilebileceğini tartışın.